<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dini Hikayeler &#8211; İsme Özel Şiir</title>
	<atom:link href="https://sevdalilarmekani.com/kategori/dini-hikayeler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sevdalilarmekani.com</link>
	<description>Taner temel&#039;in şair ruhlu duygularıyla kurumuştur.Duygularını aktarabileceği bir blog sitesidir.</description>
	<lastBuildDate>Wed, 26 Oct 2016 17:58:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>

<image>
	<url>https://sevdalilarmekani.com/wp-content/uploads/2016/07/cropped-icon-150x150.png</url>
	<title>Dini Hikayeler &#8211; İsme Özel Şiir</title>
	<link>https://sevdalilarmekani.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ahde Vefa</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/ahde-vefa.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/ahde-vefa.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Oct 2016 17:53:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Ahde Vefa]]></category>
		<category><![CDATA[dinde yaşanılan gerçekler]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[hakikatden uvguler]]></category>
		<category><![CDATA[hikayeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=16491</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hz.Ömer arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura üç genç girerler, derlerki -Ey halife bu aramızdaki arkadaş bizim babamızı öldürdü ne gerekiyorsa lütfen yerine getirin. Bu söz üzerine Hz.Ömer suçlanan gence dönerek: -Söyledikleri doğrumu diye sorar. Suçlanan genç derki evet doğru bu söz üzerine Hz Ömer: -Anlat bakalım nasıl oldu diye sorar. Bunun üzerine genç anlatmaya başlar,derki : &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/ahde-vefa.html">Ahde Vefa</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/ahde-vefa">Hz.Ömer</a> arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura üç <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/ahde-vefa">genç</a> girerler, derlerki</em></strong></p>
<p><strong><em>-Ey halife bu aramızdaki arkadaş bizim babamızı öldürdü ne gerekiyorsa lütfen yerine getirin.</em></strong></p>
<p><strong><em>Bu söz üzerine Hz.Ömer suçlanan gence dönerek:</em></strong></p>
<p><strong><em>-Söyledikleri doğrumu diye sorar.</em></strong></p>
<p><strong><em>Suçlanan genç derki evet doğru bu söz üzerine Hz Ömer:</em></strong></p>
<p><strong><em>-Anlat bakalım nasıl oldu diye sorar.</em></strong></p>
<p><strong><em>Bunun üzerine genç anlatmaya başlar,derki :</em></strong></p>
<p><strong><em>-Ben bulunduğum kasaba hali vakti yerinde olan bir insanım ailemle beraber gezmeye çıktık kader bizi arkadaşların bulunduğu yere getirdi. Hayvanlarımın arasında bir güzel atım varki dönen bir defa daha bakıyor hayvana ne yaptıysam bu arkadaşların bahçesinden meyva koparmasına engel olamadım, arkadaşların babası içerden hışımla çıktı atıma bir taş atım oracıkta öldü, nefsime bu durum ağır geldi, ben de bir taş attım babası öldü, kaçmak istedim, fakat arkadaşlar beni yakaladı,durum bundan ibaret,dedi.</em></strong></p>
<div><strong><em> </em></strong></div>
<p><strong><em>Bu söz üzerine Hz <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/ahde-vefa">Ömer</a> söyleyecek bir şey yok bu suçun cezası idam, madem suçunu da kabul ettin&#8230;</em></strong></p>
<div><strong><em> </em></strong></div>
<p><strong><em>Bu sözden sonra delikanlı söz alarak:</em></strong></p>
<p><strong><em>-Efendim bir özrüm var, ben memleketinde zengin bir insanım babam rahmetli olmadan bana epey bir altın bıraktı, gelirken kardeşim küçük olduğu için saklamak zorunda kaldım şimdi siz bu cezayı ifnaz ederseniz yetimin hakkını zayi ettğiniz için Allah indin&#8217;de sorumlu olursunuz, bana üç gün izin veriseniz ben emaneti kardeşime teslim eder gelirim, bu üç gün için de yerime birini bulurum der.</em></strong></p>
<p><strong><em>Hz Ömer dayanamaz derki:</em></strong></p>
<p><strong><em>-Bu topluluğa yabancı birisin, senin yerine kim kalırki? der,</em></strong></p>
<p><strong><em>Sözün burasında genç adam ortama bir göz atar derki,</em></strong></p>
<p><strong><em>-Bu zat benim yerime kalır, o zat Amr ibni As&#8217; dan başkası değildir. Hz Ömer Amr &#8216;a dönerek</em></strong></p>
<p><strong><em>-Ey Amr delikanlıyı duydun, der.</em></strong></p>
<p><strong><em>O Güzel sahabi:</em></strong></p>
<p><strong><em>-Evet, ben kefili, der ve genç adam serbest bırakılır.</em></strong></p>
<p><strong><em>Üçüncü günün sonunda vakit dolmak üzere ama gençten bir haber yoktur, Medinenin ileri gelenleri Hz Ömere çıkarak gencin gelmeyeceğini, dolayısıyla Amr&#8217;ın idamın yerine, maktülün diyetinin verilmesini teklif ederler, fakat gençler razı olmaz ve babamızın kanı yerde kalsın istemiyoruz, derler.</em></strong></p>
<p><strong><em>Hz Ömer kendinden beklenen cevabı verir, derki,</em></strong></p>
<p><strong><em>-Bu kefil babam olsa farketmez, cezayı infaz ederim.</em></strong></p>
<p><strong><em><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/ahde-vefa">Amr</a> tam bir teslimiyet içerisinde derki,</em></strong></p>
<p><strong><em>-Biz de sözümüzün arkasındayız.</em></strong></p>
<p><strong><em>Bu arada kalabalıkta bir dalgalanma olur ve insanların arasından genç görünür.</em></strong></p>
<p><strong><em>Hz Ömer gence dönerek derki,</em></strong></p>
<p><strong><em>-Evladım gelmeme gibi önemli bir fırsatın vardı neden geldin.</em></strong></p>
<p><strong><em>Genç vakurla başını kaldırır ve:</em></strong></p>
<p><strong><em>-Ahde vefasızlık etti demeyesiniz diye geldim, der.</em></strong></p>
<p><strong><em>Hz Ömer başını bu defa çevirir ve Amr&#8217;a derki,</em></strong></p>
<p><strong><em>-Ey Amr sen bu delikanlıyı tanımıyorsun nasıl oldu da onun yerine kefil oldun?</em></strong></p>
<p><strong><em>Amr :</em></strong></p>
<p><strong><em>-Bu kadar insanın içerisinden beni seçti, insanlık öldü dedirtmemek için kabul ettim der.</em></strong></p>
<p><strong><em>Sıra gençlere gelir derlerki,</em></strong></p>
<p><strong><em>-Biz bu davadan vazgeçiyoruz, bu sözün üzerine Hz Ömer :</em></strong></p>
<p><strong><em>-Ne oldu biraz evvel babamızın kanı yerde kalmasın diyordunuz ne oldu da vazgeçiyorsunuz?</em></strong></p>
<p><strong><em>Gençlerin cevabı dehşetlidir :</em></strong></p>
<p><strong><em>&#8211; Merhametsiz insan kalmadı demeyesiniz diye.</em></strong></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/ahde-vefa.html">Ahde Vefa</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/ahde-vefa.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ağızdaki Taşın Hikmeti</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/agizdaki-tasin-hikmeti.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/agizdaki-tasin-hikmeti.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Oct 2016 17:46:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Ağızdaki Taşın Hikmeti]]></category>
		<category><![CDATA[dinde yaşanılan gerçekler]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[hakikatden uvguler]]></category>
		<category><![CDATA[hikayeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=16487</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birgün Hazret-i Ebû Bekr (r.a), hazret-i Fahr-i âlem seyyid-i veled-i âdem Nebiyyi muhterem ve habîb-i mükerremin (s.a.v.) huzûr-ı şerîflerinde, se&#8217;âdetle otururlarken; Bir bedbaht kötü huylu kimse; bir edebsizlik edip, Ebû Bekre dil uzatıp, yakışıksız sözler söyledi. Hazret-i Server-i kâinât; o edebsiz, Ebû Bekre edebsizlik etdikce; birşey söylemez, ba&#8217;zan da tebessüm eder idi. Hazret-i Ebû Bekr; &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/agizdaki-tasin-hikmeti.html">Ağızdaki Taşın Hikmeti</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><strong><em>Birgün Hazret-i <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/agizdaki-tasin-hikmeti">Ebû Bekr</a> (r.a), hazret-i Fahr-i âlem seyyid-i veled-i âdem Nebiyyi muhterem ve habîb-i mükerremin (s.a.v.) huzûr-ı şerîflerinde, se&#8217;âdetle otururlarken; Bir bedbaht kötü huylu kimse; bir edebsizlik edip, Ebû Bekre dil uzatıp, yakışıksız sözler söyledi. Hazret-i Server-i kâinât; o edebsiz, Ebû Bekre edebsizlik etdikce; birşey söylemez, ba&#8217;zan da tebessüm eder idi. Hazret-i Ebû Bekr; o bedbaht ve edebsizin edebsizliği haddi aşınca; zarûrî olarak gadaba gelip, birkaç söz söyleyince; hazret-i Fahr-i kâinât, se&#8217;âdetle ve devletle yerinden kalkıp, gitdi. Hazret-i Ebû Bekr &#8216;radıyallahü teâlâ anh&#8217; Sultân-ı Enbiyânın ardına düşüp, yetişdi ve dedi ki:</em></strong></p>
<p><strong><em>&#8211; Yâ Resûlallah! Niçin, bir hayâsız, edebsizlik edip, <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/agizdaki-tasin-hikmeti">gönül</a> incitirken, susu, birşey söylemediniz. Şimdi, ben ona söyleyince, kalkıp, gitdiniz; sebebi nedir.</em></strong></p>
<p><strong><em><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/agizdaki-tasin-hikmeti">Hazret</a>-i Fahr-i kevneyn ve Resûl-i sakaleyn &#8216;s.a.v.&#8217; buyurdu ki:</em></strong></p>
<p><strong><em>&#8211; Yâ Sıddîk! O hayâsız ve bedbaht sana dil uzatmağa başladığı zemân, Allahü teâlâ bir melek gönderdi ki, o kimseyi karşılayıp, kovacak idi. Sen, hemen gadaba geldin; söylemeğe başladın. O melek gidip, yerine iblîs geldi. İblîs-i la&#8217;înin olduğu yerde, ben durmam.</em></strong></p>
<p><strong><em>Hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîk (r.a) ondan sonra, vaktli vaktsiz söz söylememek için, mubârek ağzına bir taş koyar idi. Ne zemân söz söylemek lâzım gelse, evvelâ fikr ederdi. Bir söz söyliyeceği zemân, o sözü kendi kendine nice zemân düşünür, tefekkürden sonra, mubârek ağzından o taş parçasını çıkarıp, ne söz söyliyecek ise söyler idi. Sonra o taş parçasını mubârek ağzına alıp, tesbîh ve tehlîl ile meşgûl olurdu. Kimseye, hayrdan ve şerden dünyâ kelâmı söylemez, eğer kat&#8217;î lâzım ise ve çok efdal ise, söylerdi. Yoksa, gecede ve gündüzde tesbîh ve tehlîl ile meşgûl idi.</em></strong></p>
</div>
<p><strong><em>Menakıb-i Çihar Yar-i Güzin</em></strong></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/agizdaki-tasin-hikmeti.html">Ağızdaki Taşın Hikmeti</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/agizdaki-tasin-hikmeti.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hz. Safvan bin Muattal Kimdir ?</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/hz-safvan-bin-muattal-kimdir.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/hz-safvan-bin-muattal-kimdir.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Oct 2016 21:05:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Dini Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini konular]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Safvan]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Safvan bin Muattal Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[ilahi sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[Muattal Kimdir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=16018</guid>

					<description><![CDATA[<p>ما علمت منه إلا خيرا &#8220;Ben Onun Hakkında Ancak Hayır Biliyorum&#8221; Hz. Muhammed (sav) Adıyaman’da mezarı bulunduğu belirtilen sahabelerden mezarı kesin olarak kaynaklarda aktarılan sahabe Hz. Safvan b. Muattal’dır. Anadolu’daki sahabe mezarlarının bir kısmı konusunda bu kadar şüpheler bulunmasına rağmen, Adıyaman’da bulunan Hz. Safvan b. Muattal’ın kabri konusunda hiçbir ihtilaf bulunmamaktadır. Bütün İslam Tarihi kaynakları &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/hz-safvan-bin-muattal-kimdir.html">Hz. Safvan bin Muattal Kimdir ?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ما علمت منه إلا خيرا &#8220;Ben Onun Hakkında Ancak Hayır Biliyorum&#8221; Hz. Muhammed (sav)</p>
<div class="text_exposed_show">
<p>Adıyaman’da mezarı bulunduğu belirtilen sahabelerden mezarı kesin olarak kaynaklarda aktarılan sahabe Hz. <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/hz-safvan-bin-muattal-kimdir">Safvan</a> b. Muattal’dır. Anadolu’daki sahabe mezarlarının bir kısmı konusunda bu kadar şüpheler bulunmasına rağmen, Adıyaman’da bulunan Hz. Safvan b. Muattal’ın kabri konusunda hiçbir ihtilaf bulunmamaktadır. Bütün İslam Tarihi kaynakları Hz. Safvan b. Muattal’ın Adıyaman’da vefat ettiği konusunda hemfikirdirler. Onun vefat tarihi konusunda ihtilaf olsa da, başka bir yerde vefat ettiğine dair en ufak farklı bir rivayet bile bulunmamaktadır.<br />
Bu anlamda Anadolu coğrafyasını düşündüğümüzde; sahabe kabri olarak Anadolu coğrafyasındaki sahabe kabirleri içinde en kesin olan ilk iki sırayı sayarsak; bu kesinlikle İstanbul Eyüp’teki Hz. Ebu Eyyub El-Ensari’nin mezarı ve Adıyaman’daki Samsat Kâhta arasındaki Hz. Safvan b. Muattal’ın mezarı olmalıdır. Bu konu bu kadar kesindir. Nitekim Adıyaman’daki yöre halkı da Hz. Safvan b. Muattal hakkında “Sahabe-i Paki” şeklinde bir tabir kullanmaktadırlar. Bu tabir, onun ifk hadisesinde Kuran tarafından paklandığını anlatmaktadır.<br />
Hz. Safvan bin Muattal Türbesi Adıyaman&#8217;ın Samsat ilçesine yaklaşık 10.5 km mesafede bulunan, Taşkuyu ve Çiçek Köyleri arasında kalan (Doğanlar Mezrası) mevkide, yüksek bir tepede bulunmaktadır.</p>
<p>Hz. Safvan b. Muattal, Ben-i Süleym Kabilesinde doğmuş olup Hz. Peygamber’in hicretinden yaklaşık 4 yıl sonra Medine’ye gelerek Müslüman olmuş bir sahabedir. Ben-i Süleym, Kays Aylanlar’a mensup kudretli ve isyankâr bir Arap kabilesi olup Arap tarihinde ismi ilk olarak VI. asırda görülen bu kabilenin nesebi şu şekilde verilmektedir; Suleym b. Mansur b. İkrime b. Hasefe b. Kays b. Aylan b. Mudar b. Nizar b. Mad b. Adnan. Buna göre <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/hz-safvan-bin-muattal-kimdir">Hz. Safvan</a> b. Muattal ile Hz. Peygamber’in nesebi Adnan’da birleşmektedir. Aynı zamanda Hz. Peygamber’in nenelerinden biri de bu kabiledendir.</p>
<p>Benu Suleym, oldukça kalabalık ve büyük bir Arap kabilesidir. Bu kabileden Benu Zikvan, Benu Buhse, Benu Semmal, Benu Madrut, Benu İmruu’l-Kays, Benu Sureyd, Benu Salebe gibi birçok büyük alt kabile kollarına ayrılmaktadır. Suleym ile Hevazin aynı babanın çocukları oldukları için Hevazin gibi güçlü bir kabile ile de kardeş kabile idiler.</p>
</div>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/hz-safvan-bin-muattal-kimdir.html">Hz. Safvan bin Muattal Kimdir ?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/hz-safvan-bin-muattal-kimdir.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adetiniz Böyle Değil mi ?</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/adetiniz-boyle-degil-mi.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/adetiniz-boyle-degil-mi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Sep 2016 19:48:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Adetiniz]]></category>
		<category><![CDATA[Adetiniz Böyle Değil mi]]></category>
		<category><![CDATA[BÖYLE]]></category>
		<category><![CDATA[Değil mi]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[güzel dini sözler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=15259</guid>

					<description><![CDATA[<p>Delinin biri camiye girer, belli ki namaz kılacak. Ama oturmaz, meraklı ve şaşkın gözlerle etrafı süzer-dolanır. Bir oraya, bir buraya her köşeye dikkatlice bakar ve hızla çıkar gider. Az sonra sırtında bağlanmış odunlarla tekrar gelir camiye ve tam namaza başlamak üzere olan cemaatle birlikte saf tutar. Ama sırtındaki odunlarla güç bela bitirir namazını. Eğilip kalktıkça &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/adetiniz-boyle-degil-mi.html">Adetiniz Böyle Değil mi ?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Delinin biri camiye girer, belli ki namaz kılacak. Ama oturmaz, meraklı ve şaşkın gözlerle etrafı süzer-dolanır. Bir oraya, bir buraya her köşeye dikkatlice bakar ve hızla çıkar gider.</p>
<p>Az sonra sırtında bağlanmış odunlarla tekrar gelir camiye ve tam namaza başlamak üzere olan cemaatle birlikte saf tutar. Ama sırtındaki odunlarla güç bela bitirir namazını. Eğilip kalktıkça yere düşen odunlar, çıkardığı ses vs. derken, tabii cemaat de rahatsız olmuştur bu durumdan. Nihayet biter <a href="https://sevdalilarmekani.com/adetiniz-boyle-degil-mi.html">namaz</a>, bitmesine ama her kafadan bir ses çıkar. Herkes kıpırdanmaya, adama söylenmeye başlamıştır bile. İmama kadar ulaşır sesler, hafiften tartışmalar.</p>
<p>İmam aynı mahalleden, bilir az çok garibin halini, şefkatle yaklaşır meczubun yanına ve der ki:<br />
“Oğlum böyle namaz mı olur, sırtında odunlarla, sen ne yaptın? Hem kendini hem de çevreni rahatsız ettin bak, bir daha namaz kılmaya yüksüz gel olur mu?”</p>
<p>Bunu duyan meczub melül-mahzun, ama manalı bir bakışla sorar</p>
<p>“<a href="https://sevdalilarmekani.com/adetiniz-boyle-degil-mi.html">Âdetiniz</a> böyle değil mi?”<br />
“Ne âdeti?!” der Hoca..</p>
<p>Cemaat da toplanmış, merak ve şaşkınlıkla olayı izlemektedir o sıra..</p>
<p>Der ki meczub bu kez:</p>
<p>“<a href="https://sevdalilarmekani.com/adetiniz-boyle-degil-mi.html">Hocam</a> ben namaz kılmak için girdim camiye, şöyle kendime uygun bir yer ararken içeridekilere baktım, gördüm ki herkesin sırtında bir şeyler var. Zannettim ki adet böyledir, ben de şu odunları yüklendim geldim işte, neden kızıyorsun? Kızacaksan herkese kız, tek bana değil!</p>
<p>Hoca şaşırır: “Benim sırtımda da mı var?” der..</p>
<p>“Evet” der meczub, “Hepinizin sırtı yüklü!”..</p>
<p>Cemaatte ise hafiften “deli işte!” manasına,bıyık altından gülüşmeler başlamıştır. Meczub bu kez öne atılır ve tek tek cemaati işaret ederek, saf bir çocukça, heyecanla bağırır:</p>
<p>“Bak bunun sırtında mavi gözlü bir çocuk, bunda kocaman bir elma ağacı vardı..</p>
<p>Bunda kırık bir kapı, bunda bir tencere yemek, bunda kızarmış tavuk, şunun sırtında yeşil gözlü esmer bir hatun, bununkinde de yaşlı annesi vardı!..”</p>
<p>Sonra iki elini yanlarına salar başını sallar ve umutsuzca;</p>
<p>“ <a href="https://sevdalilarmekani.com/adetiniz-boyle-degil-mi.html">Boş</a> yok, boş yok hiç!. diye tekrarlar.</p>
<p>O böyle söyleyince, herkes dehşet içinde şaşkınlıkla birbirinin yüzüne bakar!</p>
<p>Aynen doğrudur dedikleri çünkü; kimi doğacak çocuğunu düşünüyordur namazda,kimi bahçesindeki meyve ağaçlarını, biri onaracağı kapıyı, diğeri lokantasında pişireceği yemeği. Biri açtır aklında yiyeceği tavuk, birinin sırtında sevdiği kadın, diğerinde de bakıma muhtaç annesi vardır.</p>
<p>“Peki söyle bakalım bende ne vardı?” der, bu kez endişeyle Hoca..</p>
<p>O da der ki:</p>
<p>“Zaten en çok da sana şaştım hoca! Sırtında kocaman bir inek vardı!</p>
<p>Meğerse efendim, hocanın ineği hastaymış, “öldü mü ölecek mi?” diye  düşünürmüş namazda&#8230;</p>
<p><b>Harâbât ehlini hor görme sakın, defineye mâlik viraneler var </b><b><br />
</b><b>Bildirince bildiren, yüreği olan görüyor elbet</b></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/adetiniz-boyle-degil-mi.html">Adetiniz Böyle Değil mi ?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/adetiniz-boyle-degil-mi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adalet Ve Tevazu</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/adalet-ve-tevazu.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/adalet-ve-tevazu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Aug 2016 17:23:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet Ve Tevazu]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[Ve Tevazu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=15057</guid>

					<description><![CDATA[<p>Emevi halifelerinin büyüğü Ömer b. Abdülaziz Hazretleri, devlet başkanlığı sırasında kul hakkı ve sosyal adalet hususunda çok titiz davranırdı. Gece çalışmalarında ayrı işlere tahsis ettiği iki kandili vardı. Bunlardan birini kendi özel işleriyle ilgili notları yazarken kullanır, öbürünü ise devlet ve millet işleriyle ilgili yazışmalarda kullanırdı. Halife, birden fazla gömleği olmayan, varlıksız biriydi. Yakınlarından birisi &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/adalet-ve-tevazu.html">Adalet Ve Tevazu</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Emevi halifelerinin büyüğü <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/adalet-ve-tevazu">Ömer</a> b. Abdülaziz Hazretleri, devlet başkanlığı sırasında kul hakkı ve sosyal adalet hususunda çok titiz davranırdı. Gece çalışmalarında ayrı işlere tahsis ettiği iki kandili vardı. Bunlardan birini kendi özel işleriyle ilgili notları yazarken kullanır, öbürünü ise devlet ve millet işleriyle ilgili yazışmalarda kullanırdı. Halife, birden fazla gömleği olmayan, varlıksız biriydi.</em></strong></p>
<p><strong><em>Yakınlarından birisi Ömer b. Abdülaziz&#8217;e bir elma hediye göndermişti. O da elmayı biraz kokladıktan sonra sahibine geri gönderdi. Elmayı geri götüren görevliye şöyle dedi:</em></strong></p>
<p><strong><em>&#8211; Ona de ki, elma yerini bulmuştur.</em></strong></p>
<p><strong><em>Fakat görevli itiraz edecek oldu:</em></strong></p>
<p><strong><em>&#8211; Ey müminlerin başkanı! Rasulullah Aleyhisselâm hediye kabul ederdi. Bu elmayı gönderen de senin yakınlarındandır.</em></strong></p>
<p><strong><em><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/adalet-ve-tevazu">Halife</a> cevap verdi:</em></strong></p>
<p><strong><em>&#8211; Evet ama, Rasulullah s.a.v.&#8217;e verilen hediye idi. Bize gelince, bize verilen hediyeler rüşvet olur.</em></strong></p>
<p><strong><em>Valilerin maaşlarını çok bol verirdi. Sebebini şöyle açıklardı:</em></strong></p>
<p><strong><em>&#8211; Valiler para sıkıntısı çekmezler, bütün ihtiyaçları karşılanırsa, kendilerini halkın işlerine vakfederler.</em></strong></p>
<p><strong><em>Bir gece halifenin yanında bir misafiri vardı. Kandilin yakıtı tükenmişti. Misafir dedi ki:</em></strong></p>
<p><strong><em>&#8211; Hizmetçiyi uyandıralım da kandilin yağını koyuversin.</em></strong></p>
<p><strong><em>&#8211; Hayır, bırak onu uyusun. Ben ona iki ayrı işi yaptırmak istemem.</em></strong></p>
<p><strong><em>&#8211; Öyleyse ben kalkıp kandile yağ koyayım.</em></strong></p>
<p><strong><em>&#8211; Olmaz, misafire iş gördürmek yiğitlikten sayılmaz.</em></strong></p>
<p><strong><em>Kendisi kalktı, kandilin yağını koyup yerine döndü ve şöyle dedi:</em></strong></p>
<p><strong><em>&#8211; Ben kalkıp iş yaparken de Ömer&#8217;dim; gelip oturdum, yine aynı Ömer&#8217;im.</em></strong></p>
<p><strong><em>İki buçuk yıllık halifelik döneminde İslâm aleminde adaleti hakim kılmıştı. Büyük dedesi Hz. Ömer r.a. gibi <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/adalet-ve-tevazu">adalet</a> ve basiret sahibiydi. Henüz kırk yaşlarında iken onu çekemeyenler tarafından bin dinar altın para karşılığında hizmetçisi eliyle zehirlenmişti. Hizmetçisi suçunu itiraf ettiğinde, Ömer b. Abdülaziz, paraları adamdan alarak devlet hazinesine koymuş, kendisini serbest bırakmış, öldürülmekten kurtulması için de kaçmasını söylemişti.</em></strong></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/adalet-ve-tevazu.html">Adalet Ve Tevazu</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/adalet-ve-tevazu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adalet</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/adalet.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/adalet.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Aug 2016 19:44:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[dini hakikatlar]]></category>
		<category><![CDATA[dini mesajlar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dinin temeli]]></category>
		<category><![CDATA[dinle ilgili temel bilgiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=15052</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul&#8217;un fethinden sonra Hazreti Fatih bütün mahkumları serbest bırakmıştı. Fakat bu mahkumların içinden iki papaz zindandan çıkmak istemediklerini söyleyerek dışarı çıkmadılar. Papazlar Bizans imparatorunun halka yaptığı zülüm ve işkence karşısında ona adalet tavsiye ettikleri için hapse atılmışlardı. Onlar da bir daha hapisten çıkmamaya yemin etmişlerdi. Durum Hazreti Fatih&#8217;e bildirildi. O, asker göndererek, papazları huzuruna davet &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/adalet.html">Adalet</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div><strong><em>İstanbul&#8217;un fethinden sonra Hazreti Fatih bütün mahkumları serbest bırakmıştı. Fakat bu mahkumların içinden iki papaz zindandan çıkmak istemediklerini söyleyerek dışarı çıkmadılar. Papazlar Bizans imparatorunun halka yaptığı zülüm ve işkence karşısında ona adalet tavsiye ettikleri için hapse atılmışlardı. Onlar da bir daha hapisten çıkmamaya yemin etmişlerdi.</em></strong></div>
<p><strong><em>Durum <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/adalet">Hazreti</a> Fatih&#8217;e bildirildi. O, asker göndererek, papazları huzuruna davet etti. Papazlar hapisten niçin çıkmak istemediklerini Hazreti Fatih&#8217;e de anlattılar. Fatih o dünyaya kahreden iki papaza şöyle hitap etti:</em></strong></p>
<p><strong><em>&#8211; Sizlere şöyle bir teklifim var: Sizler İslam adaletinin tatbik edildiği memleketimi geziniz, müslüman hakimlerin ve müslüman halkımın davalarını dinleyiniz. Bizde de sizdeki gibi adaletsizlik ve zulüm görürseniz, hemen gelip bana bildiriniz ve sizler de evvelki kararınız gereğince uzlete çekilerek hâlâ küsmekte haklı olduğunu isbat ediniz.</em></strong></p>
<p><strong><em>Hazreti Fatih&#8217;in bu teklifi papazlar için çok cazip gelmişti. Hemen Padişahtan aldıkları tezkere ile İslam beldelerine seyahate çıktılar. İlk vardıkları yerlerden biri Bursa idi&#8230; Bursa&#8217;da şöyle bir hadiseyle karşılaştılar:</em></strong></p>
<p><strong><em>Bir <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/adalet">Müslüman</a> bir yahudiden bir at satın almış, fakat hiçbir kusuru yok diye satılan at hasta imiş. Müslümanın ahırına gelen atın hasta olduğu daha ilk akşamdan anlaşılmış. Müslüman sabırsızlıkla sabahın olmasını beklemiş, sabah olunca da erkenden atını alıp kadının yolunu tutmuş. Fakat olacak ya, o saatte de kadı henüz dairesine gelmemiş olduğundan bir müddet bekledikten sonra adam kadının gelmeyeceğine hükmederek atını alıp ahırına götürmüş. Atını alıp götürmüş ama at da o gece ölmüş.</em></strong></p>
<p><strong><em>Hadiseyi daha sonra öğrenen kadı, atı alan müslümanı çağırtıp meseleyi şu şekilde halletmiş:</em></strong></p>
<p><strong><em>&#8211; Siz ilk geldiğinizde ben makamımda bulunsa idim, sağlam diye satılan atı sahibine iade eder, paranızı alırdım. Fakat ben zamanında makamımda bulunamadığımdan hadisenin bu şekilde gelişmesine madem ki ben sebep oldum, atın ölümünden doğan zararı benim ödemem lazım, deyip atın parasını müslümana vermiş.</em></strong></p>
<p><strong><em><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/adalet">Papazlar</a> islam adaletinin bu derece ince olduğunu görünce parmaklarını ısırmışlar ve hiç zorlanmadan bir kimsenin kendi cebinden mal tazmin etmesi karşısında hayret etmişler.</em></strong></p>
<p><strong><em>Mahkemeden çıkan papazların yolu İznik&#8217;e uğramış. Papazlar orada şöyle bir mahkeme ile karşılaşmışlar:</em></strong></p>
<p><strong><em>Bir müslüman diğer bir müslümandan bir tarla satın alarak ekin zamanı tarlayı sürmeye başlar. Kara sabanla tarlayı sürmeye çalışan çiftçinin sabanına biraz sonra ağzına kadar dolu bir küp altın takılmaz mı? Hiç heyecan bile duymayan Müslüman bu altınları küpüyle tarlayı satın aldığı öbür müslümana götürüp teslim etmek ister;</em></strong></p>
<p><strong><em>&#8211; Kardeşim ben senden tarlanın üstünü satın aldım, altını değil. Eğer sen tarlanın içinde bu kadar altın olduğunu bilseydin herhalde bu fiata bana satmazdın. Al şu altınlarını, der.</em></strong></p>
<p><strong><em>Tarlanın ilk sahibi ise daha başka düşünmektedir. O da şöyle söyler:</em></strong></p>
<p><strong><em>&#8211; Kardeşim yanlış düşünüyorsun. Ben sana tarlayı olduğu gibi, taşı ile toprağı ile beraber sattım. İçini de dışını da bu satışla beraber sana verdiğimden, içinden çıkan altınları almaya hiçbir hakkım yoktur. Bu altınlar senindir dilediğini yap, der. Tarlayı alanla satan anlaşamayınca mesele kadıya, yani mahkemeye intikal eder. Her iki taraf iddialarını kadının huzurunda da tekrarlarlar.</em></strong></p>
<p><strong><em>Kadı, her iki şahsada çocukları olup olmadığını sorar. Onlardan birinin kızı birinin de oğlunun olduğunu öğrenir ve oğlanla kızı nikahlayarak altını cehiz olarak verir.</em></strong></p>
<p><strong><em>Papazlar daha fazla gezmelerinin lüzumsuz olduğunu anlayıp doğru İstanbul&#8217;a Hazreti Fatih&#8217;in huzuruna gelirler ve şahit oldukları iki hadiseyi de aynen nakledip şöyle derler:</em></strong></p>
<p><strong><em>&#8211; Bizler artık inandık ki, bu kadar adalet ve biribirinin hakkına saygı ancak İslam dininde vardır. Böyle bir dinin salikleri başka dinden olanlara bile bir kötülük yapamazlar. Dolayısıyla biz zindana dönme fikrimizden vazgeçtik, sizin idarenizde hiç kimsenin zulme uğramayacağına inanmış bulunuyoruz, derler. </em></strong></p>
<p><strong><em>Büyük Dini Hikayeler, İbrahim Sıddık İmamoğlu, Osmanlı Yayınevi</em></strong></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/adalet.html">Adalet</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/adalet.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adak</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/adak.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/adak.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Aug 2016 19:32:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Adak]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[dinle ilgili bilgiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=15047</guid>

					<description><![CDATA[<p>Padişahlar meclisinin kandili Sultan Mahmut Gazne&#8217;den kalkıp Hintlilerle savaşa gitmişti. Hintlilerin pek kalabalık olan ordularını görünce canı sı­kıldı, şaşırdı. O adil sultan bir adakta bulundu; &#8220;eğer&#8221; dedi, &#8220;Bu orduyu yenebilirsem, elde edeceğim bütün ganimetleri yoksullara dağıtayım.&#8221; Nihayet savaş bitti. Sultan Mahmut galip gelmiş, sayısız ganimetler elde edilmişti. O kara yüzlü düşman bozulup dağılmış, ardına da &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/adak.html">Adak</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/adak">Padişahlar</a> meclisinin kandili Sultan Mahmut Gazne&#8217;den kalkıp Hintlilerle savaşa gitmişti.</em></strong></p>
<p><strong><em>Hintlilerin pek kalabalık olan ordularını görünce canı sı­kıldı, şaşırdı. O adil sultan bir adakta bulundu; &#8220;eğer&#8221; dedi, &#8220;Bu orduyu yenebilirsem, elde edeceğim bütün ganimetleri yoksullara dağıtayım.&#8221; Nihayet savaş bitti. Sultan Mahmut galip gelmiş, sayısız ganimetler elde edilmişti. O kara yüzlü düşman bozulup dağılmış, ardına da bir parçasına bile kimse­nin değer biçemeyeceği ganimetler bırakmıştı.</em></strong></p>
<p><strong><em><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/adak">Sultan</a>, hemen adamlarından birini çağırıp dedi ki:</em></strong></p>
<p><strong><em>&#8211; Bu ganimetleri yoksullara dağıt. Çünkü savaştan Önce Allah&#8217;a adakta bulunmuştum. Şimdi bu adağımı yerine getirmem la­zım.&#8221;</em></strong></p>
<p><strong><em> Herkes itiraz etti,</em></strong></p>
<p><strong><em>&#8211; Bunca mal, bunca altın değer bilmez bir avuç yoksula verilir mi? Ya askere ver, memnun olsun, düşmanına kinlenerek savaşa hazırlansın, ya da emret hazi­ne ne götürsünler&#8221; dediler.</em></strong></p>
<p><strong><em>Sultan tereddüde düştü, düşünceye daldı. Adağımı yerine getirip yoksullara mı dağıttırayım, yoksa dediklerini mi yapayım, diye şaşırdı kaldı. Tam o sırada Ebul Hüseyn denen zeki bin meczup ordunun içinden geçiyordu. Sultan Mahmut onu uzaktan görünce &#8220;hah&#8221; dedi, &#8220;Şu meczubu yanıma getir­teyim, ona sorayım, ne derse onu yapayım. Çünkü o ne asker tanır, ne de sultan. Söylenecek sözü sakınmadan söyler.&#8221;</em></strong></p>
<p><strong><em>Ebul HÜseyn&#8217;i yanına çağırdı, olayı ona olduğu gibi anlattı.</em></strong></p>
<p><strong><em><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/adak">Meczup</a> dedi ki:</em></strong></p>
<p><strong><em>-Sultanım şimdi iki şeyden birini yap­mak gerek. Eğer bir daha Allah&#8217;a işin düşmeyecekse merak etme; bunların dediğini yap, adağını düşünme. Yok, bir za­man gelecek, yine işin ona düşecekse utan, onlara uyma sa­kın, adağını yerine getir. Madem Allah sana yardım etti, işini düze çıkardı; demek ki kendisine düşeni yaptı. Sana düşen iş nerde peki? Niçin sözünü yerine getirmiyorsun?</em></strong></p>
<p><strong><em>Sonunda Sultan Mahmut ganimetin hepsini yoksullara dağıttırdı, sonu da adı gibi Mahmut oldu.</em></strong></p>
<p><strong><em>Mantıku&#8217;t- Tayr, Kuş Dili, Feridüddin Attar</em></strong></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/adak.html">Adak</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/adak.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Abid Kadınla Recep Ayı</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/abid-kadinla-recep-ayi.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/abid-kadinla-recep-ayi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Aug 2016 19:59:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Abid Kadınla]]></category>
		<category><![CDATA[Abid Kadınla Recep Ayı]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Ayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=15013</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vakti zamanında bir kadın vardı. Zamanını devamlı olarak Kâbe&#8217;de ibadet etmekle geçiriyordu. Recep ayı girdiğinde de, Allah&#8217;a olan sonsuz sevgi ve saygısını dile getirmek için, günde on bir defa ihlâs sûresini okuyordu. Ayrıca Recep ayına karşı beslediği saygısını ifade için de atlas elbisesini çıkarıp, en değersiz elbisesini giyiyordu. &#160; Abid kadın bir Recep ayında hasta &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/abid-kadinla-recep-ayi.html">Abid Kadınla Recep Ayı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div><strong><em><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/abid-kadinla-recep-ayi">Vakti</a> zamanında bir kadın vardı. Zamanını devamlı olarak Kâbe&#8217;de ibadet etmekle geçiriyordu. Recep ayı girdiğinde de, Allah&#8217;a olan sonsuz sevgi ve saygısını dile getirmek için, günde on bir defa ihlâs sûresini okuyordu. Ayrıca Recep ayına karşı beslediği saygısını ifade için de atlas elbisesini çıkarıp, en değersiz elbisesini giyiyordu. </em></strong></div>
<p>&nbsp;</p>
<div>
<p><strong><em>Abid kadın bir Recep ayında hasta düştü. Çok <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/abid-kadinla-recep-ayi">sevdiği</a> oğluna da öldüğü takdirde kendisini üzerindeki değersiz elbisesiyle defnetmesini vasiyet etti. </em></strong></p>
<p><strong><em><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/abid-kadinla-recep-ayi">Nihayet</a> kadın bir gün ruhunu teslim edip bu fani âlem veda etti. Oğlu, sanki annesinin vasiyeti yokmuş gibi, ötekine berikine gösteriş olsun diye, annesini en şık ve pahalı elbisesiyle defnederek onun son sözünü yerine getirmedi. </em></strong></p>
<p><strong><em>Ölümünden sonra bir gece rüyasında annesini gören oğlana annesi, &#8220;Sevgili oğlum, niye vasiyetimi tutmadın? Ben senden razı ve hoşnut değilim&#8221; diye şikâyette bulunuyordu. </em></strong></p>
<p><strong><em>Sabah uykudan uyanan oğlan gece rüyasında gördüğü annesinin vasiyetini yerine getirmek üzere alelacele kabri başına varıp da kabrini açtığında baktı ki, annesi yok. Hayretten dona kalıp iki gözü iki çeşme hüngür hüngür ağlamaya başladı. Ama nasıl ağlıyordu, sormayın. Üstünü başını yolarak. </em></strong></p>
<p><strong><em>Tam bu sırada bir ses duydu. Sesin sahibi şöyle diyordu: &#8220;Ey kulum, sen bilmiyor musun ki Recep ayını oruç tutarak geçiren kimseleri biz, kabrinde tek başına yalnız bırakmayız.&#8221; </em></strong></p>
<p><strong><em>Zübdetül Vaizin</em></strong></p>
</div>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/abid-kadinla-recep-ayi.html">Abid Kadınla Recep Ayı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/abid-kadinla-recep-ayi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Abdestsiz Süt Vermedim</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/abdestsiz-sut-vermedim.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/abdestsiz-sut-vermedim.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Aug 2016 18:53:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Abdestsiz]]></category>
		<category><![CDATA[Abdestsiz Süt Vermedim]]></category>
		<category><![CDATA[dinde yaşanmış gerçekler]]></category>
		<category><![CDATA[dini hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[Süt]]></category>
		<category><![CDATA[Vermedim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=14984</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ahmed-i Bîcân bir gün, Gelibolu&#8217;nun en büyük câmisinde vâz veriyordu. Herkes huşû içinde söylenenleri dinliyordu. &#8220;Kardeşlerim! İnsanı Rabbinden uzaklaştıran perdelerin en büyüğü, kalbi öldürmek, karartmaktır. Kalbin ölmesine kararmasına sebep de dünyayı sevmektir. Bir hadîs-i kutsîde buyruldu ki:&#8221;Ey Âdemoğlu! Kanâat et zengin ol. Hasedi terket, râhat ol! Dünyâyı terket, dînin halis olsun.&#8221; Kim gıybeti terkederse, Allahü &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/abdestsiz-sut-vermedim.html">Abdestsiz Süt Vermedim</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ahmed-i Bîcân bir gün, Gelibolu&#8217;nun en büyük câmisinde vâz veriyordu. Herkes huşû içinde söylenenleri dinliyordu.</p>
<p>&#8220;<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/abdestsiz-sut-vermedim">Kardeş</a>lerim! İnsanı Rabbinden uzaklaştıran perdelerin en büyüğü, kalbi öldürmek, karartmaktır. Kalbin ölmesine kararmasına sebep de dünyayı sevmektir. Bir hadîs-i kutsîde buyruldu ki:&#8221;Ey Âdemoğlu! Kanâat et zengin ol. Hasedi terket, râhat ol! Dünyâyı terket, dînin halis olsun.&#8221;</p>
<p>Kim gıybeti terkederse, Allahü teâlâya karşı olan sevgisi çoğalır. Kim az ve doğru konuşursa, aklı tam olur. Kim aza kanâat ederse, gerçekten Allahü teâlânın ahdine inanmış olur. Kim dünyâ için kaygılanırsa Allahü teâlâdan uzaklaşır.&#8221;</p>
<p>Ahmed-i Bîcân hazretleri vâz ettiği kürsüden bir ara başını kaldırdı. Câminin giriş kapısında ağabeyini gördü. Ayakta bekliyor ve kendisine tebessüm ediyordu. İçeri girip bir yere oturmamasına hayret etmişti. Sonra mânevî bir huzurla vâzına devâm etti. Ağabeyinin bu şekilde beklemesi bir türlü aklından çıkmıyordu.</p>
<p>Akşam <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/abdestsiz-sut-vermedim">anne</a>si ile sohbet ederken bu aklından çıkmayan şeyin sebebini öğrenmek istedi ve; &#8220;Anneciğim! Bugün dikkatimi çeken bir şey oldu. Vâz ederken ağabeyim câmi kapısında durmuş, bana bakıyor ve tebessüm ediyordu. Ama içeri girip oturmadı. Sebebini ondan bir suâl eylesen.&#8221; dedi. Evlâdını kıramayan anne ertesi gün büyük oğlu Muhammed Bîcân&#8217;a giderek sohbet arasında kardeşinin vâzı arasında niçin câmiye girmediğini sordu. O da; &#8220;Kardeşim âlim, ârif biridir. Hâcı Bayram-ı Velî hazretlerini görünce bir başka Ahmed oldu. Sözleri hikmet dolu. Gönülleri alan, ruhları cezbeden bir üslûbu var. İlminden, irfânından istifâde edenlerin sayısı belli değil. Ben de mübârek sözlerini dinlemek için gitmiştim. Meleklerin kanatlarını sererek vâzını dinlediklerini gördüm. Basmamak için içeriye girmedim.&#8221; dedi.</p>
<p>Bu duruma çok sevinen annesi, eve dönerek durumu küçük oğlu Ahmed-i Bîcân&#8217;a anlattı. Ahmed Bîcân sevineceği yerde durgunlaştı. Bunu fark eden annesi sebebini sorunca; &#8220;Ağabeyim melekleri gördüğü hâlde ben niçin göremiyorum, acabâ sebebi nedir?&#8221; dedi. Annesi hiç beklemediği bu soru karşısında şaşırdı. Ahmed-i Bîcân hazretleri sonra ilâve etti; &#8220;Anneciğim bunun sebebini senin bilmen lâzım. Biraz düşün bulacaksın.&#8221; dedi.</p>
<p>Annesi bir süre düşündükten sonra yaşlı gözlerle oğluna; &#8220;Sen henüz süt emme çağında idin. Namaza durmuştum. O esnada komşularımdan bir hanım geldi. Sen ağlamaya başladın. Selâm vermeme de az kalmıştı. Kadıncağız ağlamayasın diye seni emzirmeye başladı. Selâmı vermemle birlikte mâni oldumsa da sen bir kaç yudum almıştın. Sonra sordum hanım abdestsiz imiş. Ben seni hiç abdestsiz emzirmedim. Her halde sebebi odur.&#8221; dedi. Ahmed Bîcân; &#8220;Doğru söyledin.&#8221; dedi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/abdestsiz-sut-vermedim.html">Abdestsiz Süt Vermedim</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/abdestsiz-sut-vermedim.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Abdestsiz Nöbet Tutmam</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/abdestsiz-nobet-tutmam-2.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/abdestsiz-nobet-tutmam-2.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Aug 2016 18:47:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Abdestsiz]]></category>
		<category><![CDATA[Abdestsiz Nöbet Tutmam]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[nöbet]]></category>
		<category><![CDATA[Tutmam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=14980</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Abdestsiz Nöbet Tutmam Sultan İkinci Abdülhamid Han zamanında, Sarayda gece gündüz nöbet tutan hassa askerleri vardı. Bu nöbetçilerin geleneksel olarak geceleyin bir seslenişleri yankılanırdı etrafta: &#8211; Kimdir o? &#8211; Kim var orda?.. Hiç kimse yoktur ama onlar sanki birilerini görüyormuş gibi, belli aralıklarla hep seslenirlermiş&#8230; Böylece devamlı uyanık durduklarını ve vazife başında olduklarını duyururlarmış. &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/abdestsiz-nobet-tutmam-2.html">Abdestsiz Nöbet Tutmam</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<table style="height: 1186px;" border="0" width="1066" cellspacing="2" cellpadding="2">
<tbody>
<tr>
<td><em><big><big><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/abdestsiz-nobet-tutmam">Abdestsiz</a> Nöbet <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/abdestsiz-nobet-tutmam">Tutmam</a></big></big></em></td>
<td></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="2" rowspan="1">
<div><em><big></big>Sultan İkinci Abdülhamid Han zamanında, Sarayda gece gündüz nöbet tutan hassa askerleri vardı. Bu nöbetçilerin geleneksel olarak geceleyin bir seslenişleri yankılanırdı etrafta: </em></div>
<p><em>&#8211; Kimdir o? </em></p>
<p><em>&#8211; Kim var orda?.. Hiç kimse yoktur ama onlar sanki birilerini görüyormuş gibi, belli aralıklarla hep seslenirlermiş&#8230; Böylece devamlı uyanık durduklarını ve vazife başında olduklarını duyururlarmış. Ayrıca bu askerler her saat başı nöbeti başka arkadaşlarına devrederlermiş. Bir gece, yine nöbet yerinden sesler duyar Padişah: </em></p>
<p><em>&#8211; Kimdir o?</em></p>
<p><em>&#8211; Kim var orda?.. </em></p>
<p><em>Aradan 1 saat geçmesine rağmen, yine aynı ses bağırır: </em></p>
<p><em>&#8211; Kimdir o? </em><br />
<em>&#8211; Kimdir var orda?.. </em></p>
<div><em><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/abdestsiz-nobet-tutmam">Padişah</a>&#8216;ın dikkatini çeker. Bu ses, bir saat geçtiği halde değişmemiştir. Halbuki her saat başı nöbetçi değişmelidir. Bir müddet bekler ve tekrar sese dikkat kesilir. Hayret, ses önceki sestir. Nöbetçi niçin değişmemiştir? Sultan Abdülhamid Han, hemen ilgilileri çağırtır ve durumu öğrenmek istediğini söyler. Çünkü kendisine karşı düzenlenmiş müthiş bir bombalı suikasttan kıl payı kurtulmuştur. Ve bu olay daha çok yenidir. Acaba yine bir Ermeni oyunu mu tezgâhlanıyor?</em></div>
<p><em>Biraz sonra saatinde değişmeyen nöbetçi, Padişah&#8217;ın huzurundadır. Heyecan ve korku ile yüzü yerde beklemektedir. </em></p>
<p><em>Padişah sorar: </em></p>
<p><em>&#8211; Sen kaç saattir nöbettesin? </em></p>
<p><em>&#8211; Bir buçuk saate yaklaştı, Hünkârım. </em></p>
<p><em>&#8211; Niçin saat başında vazifeni devretmedin? </em></p>
<p><em>&#8211; Hünkârım, benden sonraki arkadaş rica etti, onun yerine de nöbet tutuyorum. </em></p>
<p><em>&#8211; Niçin? Neden usulü çiğniyorsun? </em></p>
<p><em>O yiğit Mehmetçik utançla indirir mübarek başını. Ürkekliği iyice artar, söylemek istemez. Fakat Padişah&#8217;ın ısrarı üzerine şöyle konuşur: </em></p>
<div><em>&#8211; Padişah&#8217;ım, benden sonraki nöbetçi ihtilâm olmuş. &#8220;Ben bu halde iken Halife-i Müslimîn&#8217;in korunmasında vazife alamam. N&#8217;olur, sen benim yerime de nöbet tut, sonra da ben senin yerine tutarım&#8221; dedi. Ben de kabûl ettim. </em></div>
<p><em>Mehmetçiğin bu inceliği Sultan Abdülhamid Han&#8217;ın çok hoşuna gider. Sabahleyin hemen gusülsüz nöbet tutmayan askeri huzuruna getirtir. Geceki davranışından duyduğu memnuniyetini ifade eder.</em></p>
<div><em> </em></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/abdestsiz-nobet-tutmam-2.html">Abdestsiz Nöbet Tutmam</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/abdestsiz-nobet-tutmam-2.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
