<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>radiyallahu anhâ &#8211; İsme Özel Şiir</title>
	<atom:link href="https://sevdalilarmekani.com/etiket/radiyallahu-anha/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sevdalilarmekani.com</link>
	<description>Taner temel&#039;in şair ruhlu duygularıyla kurumuştur.Duygularını aktarabileceği bir blog sitesidir.</description>
	<lastBuildDate>Sat, 23 Mar 2013 22:23:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>

<image>
	<url>https://sevdalilarmekani.com/wp-content/uploads/2016/07/cropped-icon-150x150.png</url>
	<title>radiyallahu anhâ &#8211; İsme Özel Şiir</title>
	<link>https://sevdalilarmekani.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hz. SAFIYYE radiyallahu anhâ</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/hz-safiyye-radiyallahu-anha.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/hz-safiyye-radiyallahu-anha.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Mar 2013 22:13:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. SAFIYYE]]></category>
		<category><![CDATA[radiyallahu anhâ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=3609</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hz. SAFIYYE (r.a) Hz. Muhammed (s.a.s)&#8217;in hanimlarindan biri. &#8220;Ümmehâtül-Mü&#8217;minin&#8221; (Mü&#8217;minlerin anneleri)&#8217;nden biri olan Safiyye, Huyeyy b. Ahtab adinda Medine&#8217;deki yahudilerden Madirogullari kabilesi reisinin kiziydi. Huyeyy, Hz. Peygamber (s.a.s)e karsi müsriklerle isbirligi görüsmeleri yapan ve bundan dolayi müslümanlar tarafindan Medine&#8217;den uzaklastirilan Nadirogullari&#8217;nin lideriydi. Bu zorunlu göçten sonra bu kabilenin bir kismiyla Hayber tarafina gitmisti. Ahzab savasinda, &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/hz-safiyye-radiyallahu-anha.html">Hz. SAFIYYE radiyallahu anhâ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: center;"><strong><em>Hz. SAFIYYE (r.a)</em></strong></h2>
<h3 style="text-align: center;"><strong><em>Hz. Muhammed (s.a.s)&#8217;in hanimlarindan biri.</em></strong></h3>
<h3 style="text-align: center;"><strong><em>&#8220;Ümmehâtül-Mü&#8217;minin&#8221; (Mü&#8217;minlerin anneleri)&#8217;nden biri olan Safiyye, Huyeyy b. Ahtab adinda Medine&#8217;deki yahudilerden Madirogullari kabilesi reisinin kiziydi. Huyeyy, Hz. Peygamber (s.a.s)e karsi müsriklerle isbirligi görüsmeleri yapan ve bundan dolayi müslümanlar tarafindan Medine&#8217;den uzaklastirilan Nadirogullari&#8217;nin lideriydi. Bu zorunlu göçten sonra bu kabilenin bir kismiyla Hayber tarafina gitmisti. Ahzab savasinda, Huyeyy de hücum edenlerle beraber gelmis ve Kureyzaogullarini müslümanlarin aleyhine kiskirtmak için onlarin kalelerine girmis, sonra da onlarin ugradigi akibete ugramis ve orada öldürülmüstü. Huyeyy&#8217;in kizi olan Hz. Safiyye&#8217;nin annesinin adi Durra idi.</em></strong></h3>
<h3 style="text-align: center;"><strong><em>Safiyye, önce kendi kabilesinden Sellam b. Miskem ile nikahlanmis; bir süre sonra bosanarak Kinâne b. Ebi Hukayk ile evlenmisti. Bu esi de Hayber savasinda öldürülenler arasindaydi. Ayrica yine bu savasta Safiyye, esi ve babasiyla birlikte kardesini de kaybetmisti. Safiyye savas esirleri arasindaydi. Bazi kaynaklar Safiyye&#8217;nin asil isminin Zeyneb oldugunu kaydeder. Arabistan&#8217;da reislere veya hükümdarlara düsen ganimet hissesine &#8220;Safiyye&#8221; denildigi ve bu sebeple, Zeyneb de Hayber savasinda esir olarak Rasûlüllah (s.a.s)&#8217;in hissesine düstügü için ona &#8220;Safiyye&#8221; denIlmisti. Esirler toplandigi zaman Dihyetül-Kelbî, Hz. Peygamber (s.a.s)&#8217;den bir cariye Istemis. O da Safiyye&#8217;yi vermisti. Ashabtan birinin, Safiyye&#8217;yi peygamberimizin almasinin daha uygun olacagini, zira bir reis kizi oldugu için mevkiinin bunu gerektirdigini söylemesi üzerine, Safiyye&#8217;yi geri almis, ona da baska bir cariye vermisti.</em></strong></h3>
<h3 style="text-align: center;"><strong><em>Hz. Peygamber, Yahudiler ile bir anlasma imzaladiktan sonra Safiyye&#8217;ye Islâm ve Yahudilik hakkindaki görüsünü sordu. &#8220;Ey Allah&#8217;in Rasûlü! Islâmi arzu etmis ve sen davet etmeden önce seni tasdik etmistim. Babam da senin davanin dogrulugunu itiraf ederdi. Fakat irkçilik onu götürdü.</em></strong></h3>
<h3 style="text-align: center;"><strong><em>Ben Allah&#8217;tan baska ilâh olmadigina ve senin Allah&#8217;in Rasûlü olduguna kesinlikle inaniyorum&#8221; cevabini alinca onu âzad ederek onunla evlenmisti.</em></strong></h3>
<h3 style="text-align: center;" align="CENTER"><strong><em><img decoding="async" class="aligncenter" alt="" src="https://www.enfal.de/isl24.gif" width="338" height="221" /></em></strong></h3>
<h3 style="text-align: center;"><strong><em>Hz. Peygamber (s.a.s), yeni hanimini yakindan tanimaya firsat bulabildigi Ilk gece onun yanaginda yesil bir benek gördü. Sormasi üzerine Safiyye&#8217;nin cevabi su olmustu: &#8220;Bir süre önce rüyamda, gökteki ayin yerinden ayrilip gögsümün üzerine düstügünü gördüm; bunu kocama anlattigimda o Sen su Medine krali ile evlenmek istiyorsun&#8221; dedi. Ben ise senin hakkinda o sirada hiç bir sey duymamistim. Buna ragmen tutup suratima siddetli bir samar indirdi; Iste bunun izi hâlâ devam etmektedir&#8221;.</em></strong></h3>
<h3 style="text-align: center;"><strong><em>Hz. Muhammed (s.a.s) dügününün yapildigi gece, esini kabilesinin ugradigi zarar ve kayiplar konusunda teselli etti ve Hayberlilerin kendisini bu konuda zorladiklarini izaha çalisti. Islâm&#8217;a ve onun peygamberine karsi çok samimi hislerle bagli olan Hz. Safiyye, ayni zamanda asil, zeki, güzel ve dindar bir kadindi. Özellikle tutumluluguyla taninirdi. Diger bir hususiyeti de pisirdigi yemeklerdi. Hz. Safiyye&#8217;nin mutfaginda pisen yemekler, onun aile fertleri, yani ehl-i beyti arasinda çok begenilirdi. Öte yandan, Hz. Peygamber (s.a.s)&#8217;den birkaç hadis rivayeti de vardir. Rasûlüllah da Hz. Safiyye&#8217;ye hürmet ve sevgide özen gösterirdi. Bir gün, bir seyahat esnasinda Hz. Safiyye&#8217;nin devesi hastalanmis Hz. Peygamber (s.a.s) de, Hz. Zeyneb&#8217;e, develerinden birini ona ödünç vermesini Istemis, ancak o &#8220;Devemi bir Yahudi asilliya mi vereyim?&#8221; demisti. Hz. Peygamber (s.a.s) onun bu sözünden çok müteessir olmus ve Hz. Zeyneb ile Iki ay görüsmemisti.</em></strong></h3>
<h3 style="text-align: center;"><strong><em>Hz. Safiyye H. 50/ M. 670 yilinda vefat etmistir. Rasûlüllah (s.a.s)&#8217;in vefatindan sonra, uzun bir ömür sürmüs olan Hz. Safiyye, ölüm döseginde iken, sahip oldugu mallarinin üçte birini, Yahudi dininde israr edip kalmis olan bir yegenine vasiyet etmisti. Zira Islâm hukukuna göre, gayr-i müslim akrabaya sadaka câizdi. Bu durumda mirastan hisse almaya hak sahibi olmayanlar için vasiyette bulunmak mümkündü. Ancak bazi müslümanlar bu vasiyetin yerine getirIlmesine karsi çiktilarsa da, Hz. Muhammed (s.a.s)&#8217;in bir diger esi ve döneminin hukuk otoritesi Hz. Aise; lehine vasiyet yapilanin tarafini tutacak bir biçimde araya girerek, vasiyetin yerine getirIlmesinin Islâm hukukuna uygun olacagini ifade etti. Halbuki Hz. Aise ile Hz. Safiyye, Hz. Peygamber (s.a.s)&#8217;in sagliginda zaman zaman dargin durmuslar, ancak darginliklarina hemen son vererek helâllesmislerdi.</em></strong></h3>
<h3 style="text-align: center;"><strong><em>Hz. Safiyye Medine&#8217;de Baki&#8217; mezarliginda topraga verIlmistir (Ibn Sa&#8217;d, Tabakatü&#8217;l-Kübrâ, Beyrut (ts.), VIII,120-129; Muhammed Hamidullah, Islâm Peygamberi, çev. Salih Tug, Istanbul 1980, II, 740-741; Mevlana Sibli, Asr-i Saadet, çev. Ö. Riza Dogrul, Istanbul 1981, II, 162-163).</em></strong></h3>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/hz-safiyye-radiyallahu-anha.html">Hz. SAFIYYE radiyallahu anhâ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/hz-safiyye-radiyallahu-anha.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hazreti Hafsa radiyallahu anhâ</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/hazreti-hafsa-radiyallahu-anha.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/hazreti-hafsa-radiyallahu-anha.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Mar 2013 21:49:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hazreti Hafsa]]></category>
		<category><![CDATA[Hazreti Hafsa (radiyallahu anhâ)]]></category>
		<category><![CDATA[radiyallahu anhâ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=3605</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ömer ibni Hattab’in Kizi &#8211; Mü’minlerin Annesi Hazreti Hafsa radiyallahu anhâ &#160; Hazret-i Hafsa radiyallahu anhâ Hz. Ömer (r.a)’in kizi&#8230; Bilgili ve kültürlü, irâdesi kuvvetli, sadakat sahibi bir Islâm hanimefendisi&#8230; O devirde okuma-yazma bilen pek ender, kültürlü kadinlardan&#8230; Üçüncü hicri yilda Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin aileleri arasina katilarak mü’minlerin annesi olma serefini elde &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/hazreti-hafsa-radiyallahu-anha.html">Hazreti Hafsa radiyallahu anhâ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 style="text-align: center;"><strong><em>Ömer ibni Hattab’in Kizi &#8211; Mü’minlerin Annesi<br />
</em></strong></h3>
<h3 style="text-align: center;"><strong><em><span style="color: #004080;"><big><big><big><big><big><big>Hazreti Hafsa</big></big></big></big></big></big><br />
</span>radiyallahu anhâ</em></strong></h3>
<p>&nbsp;</p>
<h4 style="text-align: center;"><strong><em><big>Hazret-i Hafsa radiyallahu anhâ Hz. Ömer (r.a)’in kizi&#8230; Bilgili ve kültürlü, irâdesi kuvvetli, sadakat sahibi bir Islâm hanimefendisi&#8230; O devirde okuma-yazma bilen pek ender, kültürlü kadinlardan&#8230; Üçüncü hicri yilda Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin aileleri arasina katilarak mü’minlerin annesi olma serefini elde eden bahtiyarlardan&#8230;<br />
O, Mekke’de Peygamberlik gelmezden (Bi’set’ten) bes sene önce dogdu. Babasi, Islâm tarihinde adâletiyle ün salan, ikinci halife Hz. Ömer (r.a)dir. Annesi Zeynep, Osman ibni Maz’ûn (r.a)’in kiz kardesidir. Babasi ile birlikte Mekke’de müslüman oldu. Ashab’tan Huneys ibni Huzâfe (r.a) ile evlendi. ilk müslümanlarin safinda yer alan bu bahtiyar kari-koca birlikte önce Habesistan’a, daha sonra Medine’ye hicret etti.<br />
Huneys (r.a), Abdullah ibni Huzâfe (r.a)’in kardesidir. Bedir ve Uhud gazvelerine istirak etmistir. Her iki gazvede de kahramanca çarpisti. Uhud savasinda ciddi sekilde yaralandi. Medine’ye dönüldügünde sehadet serbetini içti. Hazreti Hafsa (r.anhâ) genç yasta dul kaldi.Hz. Ömer (r.a) kizinin dul olarak kalmasina gönlü râzi degildi. Biran önce onu evlendirmeliydi. O devirde iddetini tamamlayan kadinlarin fazla beklemeden evlenmesi daha uygun görülüyordu. Bir baba olarak Hz. Ömer (r.a) da kizinin iyi bir kimse ile evlenmesini arzu ediyordu. Bunun için düsündü, tasindi ve onu Hz. Osman (r.a)’a nikâhlamaya karar<br />
verdi. Hz. Osman da o sirada dul kalmisti. Hanimi Peygamberimiz’in kizi Rukiyye (r.anhâ) vefat etmisti. Rahatlikla teklif yapilabilirdi. Vakit kaybetmeden Osman’a gitti. Kizi Hafsa’yi nikâhliyabilecegini söyledi. Bu konudaki görüsmeleri Abdullah ibni Ömer radiyallahu anhümâ bizzat babasindan söyle nakletmektedir:<br />
Osman ibni Affan’a gittim. Onu hüzünlü gördüm. Üzüntüsünü gidermek ve teselli etmek için ona Hafsa’dan bahsettim. istersen Hafsa’yi sana nikâhliyayim dedim. Osman birden cevap veremedi. Hemen evet diyemedi. Biraz düsünmek için zaman istedi ve Hele bir düsüneyim dedi. Aradan bir kaç gün geçtikten sonra karsilastigimizda, simdilik evlenemiyecegim diye özür diledi.<br />
Hz. Ömer ayni teklifi Hz. Ebûbekir (r.a)’a yapmayi düsündü. Onunla karsilastiginda:<br />
istersen sana kizim Hafsa’yi nikahliyayim dedi. Hz. Ebûbekir de sustu. Agzini açip da bir söz söylemedi. Hiçbir cevap vermedi. Bu sebeple ona, Osman’a gücendiginden daha fazla kizdi.<br />
Hz. Ömer (r.a) iki samimi arkadasindan müsbet bir cevap alamayinca cani sikildi. içerledi. Üzüntülü bir sekilde Rasûlullah (s.a)’in huzuruna girdi ve söyle dedi: Yâ Rasûlallah! Ben Osman’a sasiyorum. Hafsa’yi ona nikâhlamak istedim de yanasmadi.<br />
Ebûbekir de öyle&#8230;<br />
iki Cihan Günesi Efendimiz Ömer’e tebessüm ederek: Yâ Ömer! Hafsa, Osman’dan, Osman da Hafsa’dan daha hayirli birisiyle evlenecektir. buyurdu.<br />
Hz. Ömer büsbütün merak içerisinde kalmisti. Osman’dan daha hayirli damât kim olabilirdi? Merak içerisinde aradan yine birkaç gün geçti. Nebiyy-i Ekrem (s.a) Efendimiz Hafsa’ya tâlib oldu. Hz. Ömer (r.a)’a: Sen kizin Hafsa’yi bana nikâhlarsin. Ben de kizim Ümmü Gülsüm’ü Osman’a nikâhlarim. buyurdu.<br />
Hz. Ömer bu müjdeye çok sevindi. iki Cihan Günesi Efendimiz bu haberle Hafsa’yi kendisine Allah’in nikâhladigini anlatmak istiyordu. Bunun üzerine kisa zamanda dügün hazirliklari tamamlandi. Hicretin üçüncü yilinda saban ayi içerisinde Hz. Hafsa, Resûl-i Ekrem (s.a) Efendimizle nikâhlanarak mü’minlerin annesi olma serefine erdi.<br />
Fahr-i Kâinat (s.a) efendimiz bu nâzikâne tesebbüsü ile üç büyük sahâbîsi arasindaki dostlugu, kardesligi, din bagini hisimlikla, akrabalikla daha da kuvvetlendirmis oldu. Âise’yi nikahlayarak Hz. Ebûbekir (r.a)’i Hafsa’yi nikahlayarak da Hz. Ömer (r.a)’i taltif etti. Onlari kendine kayinpeder, kizlarini da mü’minlerin anneleri olma bahtiyarligina kavusturdu.<br />
Hz. Ebûbekir (r.a) kendine teklifte bulunan Hz. Ömer’e müsbet-menfi bir cevap veremedigi için üzülüyordu. Fakat baska çaresi de yoktu. Çünki bir sirri muhafaza etmesi gerekiyordu. Hz. Hafsa ile Fahr-i Kâinat (s.a)’in evlenecegini biliyordu. Bunu söylemek emanete hiyanet olacakti. Bu sebepten sükût etti. Nikâh kiyildiktan sonra Hz. Ömer (r.a)’a gelerek özür diledi ve durumu söyle izah etti:<br />
Hafsa’yla evlenmemi istedigin, benim de sana cevap vermedigim zaman herhalde bana gücenmissindir. dedi. Hz. Ömer de: Evet diye cevap verdi. Bunun üzerine Ebûbekir (r.a) sunlari söyledi:<br />
Bana bu konuyu açtiginda sana bir cevap vermeyisimin sebebi, Rasûlullah (s.a)’in Hafsa ile evlenmekten söz etmesidir. Elbette onun sirrini ifsâ edemezdim. sayet Nebiyy-i Muhterem, Hafsa ile evlenmekten vazgeçseydi, elbette onunla evlenirdim diyerek onu teselli etti.<br />
Ne nezâket!.. Ne edeb!.. Ne sir saklayicilik!.. iste Islâm edebi!&#8230; Emanet bir sir&#8230; Sükût bir hazinedir&#8230; Emanete riâyet ve sükûtu ihtiyar etmek ise insanin emniyeti ve süsüdür&#8230;<br />
Hz. Hafsa (r.anhâ), Rasûlullah (s.a)’in evine Sevde ve Aise (r.anhümâ) annelerimiz varken gelin olarak geldi. O, iki Cihan Günesi Efendimizin saâdethânelerine geldiginde yirmi yaslarindaydi. Sevde (r.anhâ) annemiz Âise (r.anhâ) gibi onu da büyük bir gönül rahatligi içinde karsiladi. Her ikisine de hizmet etti. Hafsa (r.anha) da gençti. Bilgili ve onurluydu. Özü sözü birdi. iradesi kuvvetliydi. Hâne-i seâdette iki genç annemiz olmustu. ikisi de Efendimize hizmet etme yarisinda gayretlerini esirgemiyorlardi. Son derece nâzik davraniyorlardi. Sevgi ve hürmette kusur etmemeye çalisiyorlardi. Fahr-i Kâinat (s.a) efendimiz de iki aziz<br />
arkadaslarinin kizlari olmalari sebebiyle gücünün yettigince onlara müsâmaha ile davraniyordu. Kadinlik zaafiyetlerini, gençliklerini göz önüne alarak daha merhametli, daha sefkatli muâmele ediyordu. Fakat beser olarak sikintili zamanlar da geçiriyordu. söyle ki: Bir gün Resûl-i Ekrem (s.a) efendimiz Zeynep binti Cahs (r.anhâ) annemizin evinde bal serbeti içmisti. Biraz da yaninda fazla kalmisti. Bu durum iki genç annemizin dikkatlerini çekti ve aralarinda anlasarak. Efendimizin yanina vardiklari zaman kendisinden megâfir kokusu geldigini söylediler. Efendimiz megâfir yemedigini, bal serbeti, içtigini söyledi ve:<br />
Demek ki bali yapan ari megâfir yalamis diyerek bir daha bal serbeti içmemege yemin etti.<br />
Bunun üzerine Allah Teâlâ Tahrim sûresini nâzil buyurdu. Meâli söyledir:<br />
Ey Peygamber! Eslerinin rizasini gözeterek Allah’in sana helâl kildigi seyi niçin kendine haram ediyorsun? Allah çok bagislayan, çok esirgeyendir.<br />
Fahr-i Kâinat (s.a) efendimiz bir ara hanimlarindan ayrilarak uzlete çekilmisti. Genç ailelerini egitmek istiyordu. Ashab arasinda bu durum, Rasûlullah hanimlarini bosadi. diye yayildi. Hz. Ömer (r.a) bu haberi isitince dogruca Efendimizin odasina yöneldi. Kizi Hafsa’nin bir hatasi olabilecegini düsünerek Efendimiz’den içeri girmeye izin istedi ve huzura girerek Efendimizin gönlünü rahatlatacak su sözleri söyledi:<br />
Ya Rasûlallah! Kadinlardan dolayi ne kadar sikinti çekiyorsun. sayet onlari bosarsan Allah da melekleri de seninle beraberdir. Ben de, Ebûbekir de, mü’minler de seninle beraberiz&#8230; dedi.<br />
iki Cihan Günesi Efendimiz tebessüm etti. Gül yüzünden nurlar saçildi. Ömer’in kalbine huzur verecek ve mü’minleri sevindirecek su cevabi verdi. Hanimlarini bosamadigini, sadece uzlete çekildigini söyledi. Hz. Ömer mescide geldi ve durumu müslümanlara izah etti.<br />
Hz. Hafsa (r.anhâ) yaratilis icâbi biraz celâlli idi. Hz. Âise (r.anhâ) annemiz onu söyle tavsif ediyor: Hafsa tam manasiyla babasinin kizidir. Kuvvetli bir iradesi vardir. Özü sözü birdir.<br />
Birgün Resûl-i Ekrem (s.a) Efendimiz Hafsa annemizin yaninda Hudeybiye’de biat eden ashabini anarak: insaallah, Hudeybiye’de biat eden ashâbim Cehenneme girmez. buyurdu. Hafsa (r.anhâ) da:içinizden oraya ugramayacak hiçbir kimse yoktur. Bu, Rabbin için kesinlesmis bir hükümdür. (Meryem sûresi; 71) âyetini okuyarak hatirlatmada bulundu. Efendimiz de ona: Sonra, biz Allah’tan sakinanlari kurtaririz; zalimleri de diz üstü çökmüs olarak orada birakiriz. (Meryem sûresi; 72) ayetini okuyarak cevap verdi.<br />
Hz. Hafsa (r.anhâ) annemiz ibadete düskündü. Çok namaz kilar, çokca nâfile oruç tutardi. Onun hayati da diger annelerimiz gibi fakirlik içinde geçti. Yatak olarak kullandigi bir siltesi vardi. Yazin onu altina sererdi. Kisin da bir tarafini altina serip, bir tarafini da üzerine örterdi. Çogu zaman yemek için ekmek bulamazdi. Buna ragmen sikâyetçi olmadi. Hep haline sükretti.<br />
O, Resûl-i Ekrem (s.a) efendimize son derece sadakat ve muhabbetle bagliydi. Kendisine hediye edilen seyleri yemez içmez, Resûlullah’a ikram ederdi. Onu daima nefsine tercih ederdi. Bir defasinda kendisine bir tulum bal hediye etmislerdi. Resûl-i Ekrem (s.a) efendimiz odasina ugradiginda ondan serbet yapar ve ikram ederdi.</big></em></strong></h4>
<h4 style="text-align: center;"><strong><em><big>Hz. Hafsa (r.anha) Fahr-i Kâinat (s.a) efendimizin dâr-i bekâya irtihalinden sonra da önemli hizmetlerde bulundu. Hz. Ebûbekir (r.a) devrinde Kur’ân âyetleri bir araya toplanarak Mushaf haline getirilmisti. Bu tek nüsha idi. Hz. Ebûbekir (r.a)in nezdinde kaliyordu. Vefatindan sonra Hz. Ömer (r.a)’in nezaretine verildi. Hz. Ömer (r.a) da yaralanip sehid olacagi zaman kizi Hz. Hafsa (r.anhâ) annemize teslim etti. O da itina ile muhafaza etti. Hz. Osman (r.a) devrinde bu nüshadan çogaltildi.<br />
Hz. Hafsa (r.anhâ) vâlidemiz 60’a yakin hadis-i serif rivayet etti. Bir tanesi sudur. Rasûlullah (s.a) yatagina girdiginde sag elini basinin altina koyar söyle duâ ederdi: Yâ Rabbi! Kullarini dirilttigin gün beni azabindan koru. Bunu üç defa tekrar ederdi.</big></em></strong></h4>
<h4 style="text-align: center;"><strong><em><big>Hicretin 45. yilinda Hz. Muaviye’nin halifeligi döneminde altmis yasinda iken vefat eden Hz. Hafsa (r.anhâ) annemiz’in cenâze namazini Medine valisi Mervan ibni Hakem kildirdi. Cennet-i Bakî’a’da mü‘minlerin annelerinin yanina; ebedî istirahatgâhina tevdi edildi. Cenab-i hak’tan sefaatlerini niyaz ederiz. Amin.</big></em></strong></h4>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/hazreti-hafsa-radiyallahu-anha.html">Hazreti Hafsa radiyallahu anhâ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/hazreti-hafsa-radiyallahu-anha.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
