<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>peygamberlerin hayatı &#8211; İsme Özel Şiir</title>
	<atom:link href="https://sevdalilarmekani.com/etiket/peygamberlerin-hayati-2/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sevdalilarmekani.com</link>
	<description>Taner temel&#039;in şair ruhlu duygularıyla kurumuştur.Duygularını aktarabileceği bir blog sitesidir.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 01 Oct 2019 18:46:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>

<image>
	<url>https://sevdalilarmekani.com/wp-content/uploads/2016/07/cropped-icon-150x150.png</url>
	<title>peygamberlerin hayatı &#8211; İsme Özel Şiir</title>
	<link>https://sevdalilarmekani.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>FRANSADAN BİR İBRETLİK OLAY</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/fransadan-bir-ibretlik-olay.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/fransadan-bir-ibretlik-olay.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Oct 2019 04:25:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[FRANSADAN BİR İBRETLİK OLAY]]></category>
		<category><![CDATA[hiç duyulmamış hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=29931</guid>

					<description><![CDATA[<p>FRANSADAN BİR İBRETLİK OLAY Fransa da Peçeli bir bacımız süper markette alış-verişini bitirdikten sonra ücretini ödemek için sırada bekler. Birkaç dakika sonra sıranın kendisine gelmesiyle kasiyere doğru ilerler? Kasadaki bayan tesettürsüz bir Müslümandır? Bu bayan çarsafli peçeli bayanın eşyalarını birer birer kasadan geçirmeye başlar, bir müddet sonra müşterisine kendini beğenmiş bir üslupla, ?Bizim bu ülkede &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/fransadan-bir-ibretlik-olay.html">FRANSADAN BİR İBRETLİK OLAY</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>FRANSADAN BİR İBRETLİK OLAY</h3>
<p><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/fransadan-bir-ibretlik-olay">Fransa</a> da Peçeli bir bacımız süper markette alış-verişini bitirdikten sonra ücretini ödemek için sırada bekler. Birkaç dakika sonra sıranın kendisine gelmesiyle kasiyere doğru ilerler?<br />
Kasadaki bayan tesettürsüz bir Müslümandır?<br />
Bu bayan çarsafli peçeli bayanın eşyalarını birer birer kasadan geçirmeye başlar, bir müddet sonra müşterisine kendini beğenmiş bir üslupla,<br />
?Bizim bu ülkede birçok problemimiz var ve senin <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/fransadan-bir-ibretlik-olay">peçen</a> de bunlardan biri?<br />
Biz gurbetçiler ticaret için buradayız, dinimizi veya tarihimizi göstermek için değil?<br />
Eğer dinini yaşamak ve çarşafını giymek ve peçeni takmak istiyorsan, Arap ülkene geri dön, orada ne yapmak istiyorsan onu yap??<br />
Peçeli kardeşimiz elindeki poşetleri yere koyarak yüzündeki örtüyü kaldırdı?<br />
Kasiyer bayan tamamen şok halindeydi, Sarışın ve mavi gözlüydü ve şunları söyledi<br />
? Ben bir Fransız&#8217;ım, Arap değilim, hele bir göçmen hiç değilim?<br />
Bu benim ülkem ve İSLAM BENİM DİNİM<br />
Siz Müslüman doğumlular, dinlerinizi çıkarlarınız uğruna sattınız ve bizde onları sizlerden satın aldık der? alıntı<br />
Bu yaşanmış olaydan çıkarılacak çok dersler var. Biz ancak YOKLAMA ŞOKLANMA yaza bildik.<br />
Anlayana bir dörtlük yeter, Anlamak istemeyene roman yazsan yetmez. Hayırlı ve bereketli günlerimiz daim olsun İnşâ Allah</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/fransadan-bir-ibretlik-olay.html">FRANSADAN BİR İBRETLİK OLAY</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/fransadan-bir-ibretlik-olay.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şeytani İlimlere Dikkat</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/seytani-ilimlere-dikkat.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/seytani-ilimlere-dikkat.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Sep 2019 09:18:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[hiç duyulmamış hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Şeytani İlimlere Dikkat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=29886</guid>

					<description><![CDATA[<p>Okumak önemli ancak okuduğunu düşünüp hazmetmek, yaşamımızda kullanmak dahada önemli. Okuduğunuzu yaşantımızda uygulamıyorsak neye yarar okumak&#8230; Nice okumuşlar gördük. Bu dünyaya niçin geldiğinin bilincinde bile değil. Hayat sınavından bi haber. Bu dünyada iki ilim vardır.. Biri şeytani ilimler. diğeri Rahmani ilimler. Şeytani ilimlerde her şey serbest, yalan, hile, yalakalık, zulüm yapmak, iftira atmak, kural bir &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/seytani-ilimlere-dikkat.html">Şeytani İlimlere Dikkat</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Okumak önemli ancak okuduğunu düşünüp hazmetmek, yaşamımızda kullanmak dahada önemli. Okuduğunuzu yaşantımızda uygulamıyorsak neye yarar okumak&#8230; Nice okumuşlar gördük. Bu <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/seytani-ilimlere-dikkat">dünya</a>ya niçin geldiğinin bilincinde bile değil. Hayat sınavından bi haber. Bu dünyada iki <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/seytani-ilimlere-dikkat">ilim</a> vardır..<br />
Biri şeytani ilimler. diğeri Rahmani ilimler. Şeytani ilimlerde her şey serbest, yalan, hile, yalakalık, zulüm yapmak, iftira atmak, kural bir tane. Rahmani ilimlerden uzak durmak. Rahmani ilimlerin kuralları çok, yalan yok, hile yok, haksızlık yok, sözünden dönmek yok, Emanete ihanet yok, zorluk çok, yanlışlara tövbe var, kul hakkında ceza çok. Mükafatın azı bu dünyada, çoğu ahirette. Bu yüzden, Rahmani ilimler zor geliyor.. Helalleri kazanmak zor, Zor olanın bereketi çok, sonu cennettir İnşaAllah. Şeytani ilimler haramların yolu, kazanmak çok kolay, güzelliği yalan, çirkinliği çok, sonu cehennem.. Rahmani ilimlerde yorulanlarımız bereketli olsun. İNŞAALLAH&#8230;<br />
Şeytani ilimlerin uzmanı şeytan, elemanları siyonist yahudiler, Cahil Müslümanları ve Hristiyanları kullanırlar.. her kılığa girerler. Bazen papaz olurlar, bazen imam, bazen dilenci, zengin.. Değişmeyen karakter bukalemunluk. Bin bir suret onlara uyar..<br />
Şeytani ilimlerden çok uzak, Rahmani ilimlerde olan günleriniz bereketli ve daim olsun. İNŞAALLAH.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>HANIMLAR KESİNLİKLE OKUYUN</strong>&#8230;</p>
<p>ERKEKLER DE HANIMLARINA VE KIZLARINIZA AKTARSINLAR!<br />
HZ. ALİ (R.A) ANLATIYOR:<br />
BEN VE FATIMA RESULULLAH (S.A.V)&#8217;İN YANINA GİRDİK?. O&#8217;NU ÜZÜNTÜLÜ VE AĞLAR DURUMDA BULDUK, SEBEBİNİ SORDUK. RESULULLAH (S.A.V) BUYURDU Kİ: BEN MİRAÇ GECESİNDE GÖKLERDE ÜMMETİMİN KADINLARINI ÇOK ÇEŞİTLİ AZAP OLDUKLARINI GÖRDÜM. ONLARIN GÖRDÜKLERİ O ŞIDDETLİ AZAPLARINA DAYANAMAYIP ÜZÜLDÜM VE AĞLADIM&#8230;<br />
1-) ONLARDAN BİR KISMINI SAÇLARINDAN ASILMIŞ (ATEŞTEN KOR KAFALARININ ÜSTÜNE KOYMUŞLARDI) BEYİNLERINİ KAYNARKEN GÖRDÜM&#8230;<br />
2-) BİR KISMINI DİLERİNDEN ASILMIŞ BOĞAZLARINDAN KATRAN AKITILIRKEN GÖRDÜM&#8230;<br />
3-) BİR KISMINI ELLERİ BOYUNLARINA VE AYAKLARI GÖĞÜSLERİNE BAĞLANMIŞ OLARAK GÖRDÜM. YILAN VE AKREPLER ONLARI SOKUP ZEHİRLIYORLARDI&#8230;<br />
4-) BİR KISMINI GÖĞÜSLERİNDEN ASILI OLARAK GÖRDÜM&#8230;<br />
5-) BİR KISIM KADIN GÖRDÜM Kİ BAŞI DOMUZ GÖVDESI, MERKEP GÖVDESİ GİBİ BİN BİR ÇEŞİT AZAP İLE AZAP OLUYORLARDI&#8230;<br />
6-) BİR KISIM KADIN GÖRDÜM Kİ SURETLERİ KÖPEK SURETİNDE ATEŞ AĞIZLARINDAN GİRİYOR ARDINDAN ÇIKIYORDU, MELEKLER TOKMAKLARIYLA DURMADAN BAŞLARINA VURUYORLARDI&#8230;<br />
İŞTE ONLARI HATIRLADIM, ÜZÜLDÜM VE AĞLADIM. HZ. FATIMA AĞLAYIP AYAĞA KALKTI: EY SEVGİLİ BABACIĞIM. ACABA BUNLAR NELER YAPARLAR Kİ BU KADAR ÇEŞİTLİ AZAPLARLA KARŞILAŞTILAR DİYE SORDU. RESULÜ EKREM (S.A.V) ;<br />
1-) SAÇLARINDAN ASILMIŞ BEYİNLERİ KAYNAYIP AZAPLANANLAR, BAŞINI ÖRTMEYİP SAÇINI BAŞINI YABANCI ERKEKLERDEN GİZLEMEYEN KADINLARDIR&#8230;<br />
2-) DİLİNDEN ASILMIŞ, BOĞAZINDAN KATRAN DÖKÜLÜP AZAPLANANLAR, DİLİ İLE KOCASINA EZİYET EDİP SERVET MAL MÜLK İSTEYEN KADINLARDIR&#8230;<br />
3-)ELLERİ BOYUNLARINA VE AYAKLARI GÖĞSÜNE BAĞLANMIŞ OLUP YILAN VE AKREPLERLE ZEHİRLENİP AZAPLANANLAR, CÜNÜPLÜKTEN VE HAYIZLIKTAN YIKANMAYIP NAMAZA İHANET EDEN, NAMAZ KILMAYAN KADINLARDIR&#8230;<br />
4-) GÖĞÜSLERİNDEN ASILIP AZAPLANANLAR, KOCASININ HİZMETİNİ YAPMAYIP YATAĞINDA EZİYET EDEN, GÖĞSÜNÜ YABANCI ERKEKLERDEN SAKINMAYIP ÖRTÜNMEYEN KADINLARDIR&#8230;<br />
5-) BAŞI DOMUZ GÖVDESİ MERKEP GÖVDESİ GİBİ OLUP BİNBİR ÇEŞİT AZAPLANANLAR (SAÇINI BAŞINI SÜSLEYİP PÜSLEYİP, AÇIK SAÇIK DAR VE AÇIK RENKLİ GİYİNİP, VÜCUT HATLARINI BELLİ ETTİRİP BİNBİR CİLVELERLE YABANCI ERKEKLERİN GÖNLÜNÜ ÇEKEN) KADINLARDIR&#8230;<br />
6-) KÖPEK SURETİNDE OLUP ATEŞ AĞZINDAN GİRİP ARDINDAN ÇIKANLAR HASED EDİP KOCASIYLA MÜSLÜMANLARIN ARASINI BOZMAK İÇİN SÖZ GEZDİRİP YALAN KONUŞAN KADINLARDIR&#8230;<br />
YAZIKLAR OLSUN ALLAH VE RESULÜ (S.A.V)&#8217;İN EMİRLERİNİ YAŞAMAYIP YAŞATMAYANLARA, İSLAMIYETİ YAŞAMAYIP İSYAN EDENLERE BUNLARIN DUALARI KABUL OLMAZ CENNETE DE GİREMEZLER CENNETİN KOKUSUNU DAHI ALAMAZLAR&#8230;<br />
KAYNAK: MÜSNED-I AHMED, İBNİ MÂCE, İBNİ CERÎR, BEYHAKÎ, HÂKİM, İBNİ EBÎ HÂTİM, TABERÂNÎ, BEZZÂR, İBNİ İSHÂK, İBNİ MERDÛYE, EBÛ DÂVÛD. RÂVİLER: HZ. EBÛ HUREYRE, HZ. EBÛ SA&#8217;İD HUDRÎ VE HZ. ENES BİN MÂLİK)</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/seytani-ilimlere-dikkat.html">Şeytani İlimlere Dikkat</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/seytani-ilimlere-dikkat.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deprem</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/deprem.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/deprem.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Sep 2019 10:20:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[hiç duyulmamış hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=29876</guid>

					<description><![CDATA[<p>‼️Depremler kıyamet alametlerindendir. Buhari’deki hadis-i şerifte, (Depremler çoğalmadıkça kıyamet kopmaz) buyurulmuştur. Kıyametin ne zaman kopacağı bildirilmedi. ‼️ Fakat, Peygamber Efendimiz birçok alametlerini haber verdi: Mehdi gelecek, İsa gökten inecek, Deccal çıkacak. Yecüc Mecüc her yeri karıştıracak. Güneş batıdan doğacak. Büyük depremler olacak. Din bilgileri unutulacak. Kötülük çoğalacak. Dinsiz, ahlaksız, kimseler Emir olacak, Allahü teâlânın emirleri &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/deprem.html">Deprem</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span class="_5mfr"><span class="_6qdm"></span></span><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/deprem">Depremler</a> kıyamet alametlerindendir. Buhari’deki hadis-i şerifte, (Depremler çoğalmadıkça kıyamet kopmaz) buyurulmuştur. Kıyametin ne zaman kopacağı bildirilmedi.<br />
<span class="_5mfr"><span class="_6qdm"></span></span><br />
Fakat, Peygamber Efendimiz birçok alametlerini haber verdi:<br />
Mehdi gelecek, İsa gökten inecek, Deccal çıkacak. Yecüc Mecüc her yeri karıştıracak. <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/deprem">Güneş</a> batıdan doğacak. Büyük depremler olacak. Din bilgileri unutulacak. Kötülük çoğalacak. Dinsiz, ahlaksız, kimseler Emir olacak, Allahü teâlânın emirleri yaptırılma<span class="text_exposed_show">yacak. Haramlar her yerde işlenecek, Yemen’den bir ateş çıkacak. Gökler ve dağlar parçalanacak. Güneş ve Ay kararacak. Denizler birbirine karışacak ve kaynayıp kuruyacaktır.<br />
<span class="_5mfr"><span class="_6qdm"></span></span><br />
İlahi ikazdır<br />
İnsanların isyandan vazgeçmesi için ilahi bir ikaz olan depremden ibret alınmalıdır. Sel, deprem, kuraklık gibi, ilahi musibetlerin ara sıra zuhur edişi, Allahü teâlânın sonsuz nimetlerine, lütuf ve ihsanına karşı isyanda olanları ikaz mahiyetindedir. Hiçbir nimet ve felaket sebepsiz değildir. Düşünebilenler için nice hikmetleri vardır. Günahların affına sebep olduğu gibi başka hikmetleri de vardır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br />
(Ümmetim için depremler günahlarına kefaret olur.) [Hakim]
<span class="_5mfr"><span class="_6qdm"></span></span><br />
Âlimler, (Tehlikelerden, gücünüz yettiği kadar sakınınız. Çünkü, güç yetmeyen, dayanılamayan şeylerden uzaklaşmak, Peygamberlerin âdetidir) buyurmaktadır.<br />
<span class="_5mfr"><span class="_6qdm"></span></span><br />
Kapalı yerde iken deprem olursa, oradan açık bir yere kaçmak müstehaptır. (Bezzâziyye)<br />
<span class="_5mfr"><span class="_6qdm"></span></span><br />
Deprem olunca evden çıkıp açık yere gitmelidir. Resulullah efendimiz, yolda eğri duvarın önünden koşarak geçti. (Hindiyye)<br />
<span class="_5mfr"><span class="_6qdm"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/16.0.1/72x72/203c.png" alt="‼" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span></span><br />
Bu fetvalardan anlaşıldığına göre, depremden kaçmayan intihar etmiş sayılmaz. Müstehabı terk etmiş olur. Depremden kaçmayan mutlaka ölür diye bir şey yoktur. Depremde ölenin imanı varsa mutlaka şehittir.</span></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/deprem.html">Deprem</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/deprem.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NE VERİRSEN ELİNLE O GİDER SENİNLE</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/ne-verirsen-elinle-o-gider-seninle.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/ne-verirsen-elinle-o-gider-seninle.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Sep 2019 12:30:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[hiç duyulmamış hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[NE VERİRSEN ELİNLE O GİDER SENİNLE]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=29851</guid>

					<description><![CDATA[<p>NE VERİRSEN ELİNLE, O GİDER SENİNLE İnsanoğlu bu dünyaya imtihan için gönderilmiştir. Burada belirli bir süre kalacak, daha sonra ölüm denilen kapıdan geçerek ahiret yurduna varacaktır. Ahirette ise dünyada yaptığı küçük-büyük her şeyi karşısında bulacaktır (Kehf, 18/49). O gün herkese işlediği amelin karşılığı tastamam verilecek (Âl-i İmrân, 3/185), kimseye haksızlık yapılmayacaktır. Peygamber Efendimiz; “İnsanoğlu öldüğü &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/ne-verirsen-elinle-o-gider-seninle.html">NE VERİRSEN ELİNLE O GİDER SENİNLE</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>NE VERİRSEN ELİNLE, O GİDER SENİNLE</strong></p>
<p><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/ne-verirsen-elinle-o-gider-seninle">İnsanoğlu</a> bu dünyaya imtihan için gönderilmiştir. Burada belirli bir süre kalacak, daha sonra <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/ne-verirsen-elinle-o-gider-seninle">ölüm</a> denilen kapıdan geçerek ahiret yurduna varacaktır. Ahirette ise dünyada yaptığı küçük-büyük her şeyi karşısında bulacaktır (Kehf, 18/49). O gün herkese işlediği amelin karşılığı tastamam verilecek (Âl-i İmrân, 3/185), kimseye haksızlık yapılmayacaktır. Peygamber Efendimiz; “İnsanoğlu öldüğü zaman, amel defteri kapanır. Üç kimse bundan müstesn<span class="text_exposed_show">adır: Sadaka-i cariye sahibi kimseler, topluma yararlı bir ilim (eser) bırakanlar ve kendisine hayır dua eden hayırlı çocuk yetiştirenler.” (Tirmizî, Ahkâm, 36) buyurmuşlardır. İnsanların faydalandığı müesseseler kuran, eserler bırakan kimse, kendisi ölse bile, insanlar o şeyden faydalandıkları müddetçe onun sevabını almaya devam edecektir. Özetle; nimeti paylaşmak bize bu dünyada huzur verecek, ahiret yurdunda Allah’ın rızasını kazanmamıza vesile olacaktır&#8230;</span></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/ne-verirsen-elinle-o-gider-seninle.html">NE VERİRSEN ELİNLE O GİDER SENİNLE</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/ne-verirsen-elinle-o-gider-seninle.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Mürşidin Hikayesi</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/bir-mursidin-hikayesi.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/bir-mursidin-hikayesi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Sep 2019 09:50:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Mürşidin Hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[hiç duyulmamış hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=29847</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dergahlara Sohbetlere gelemeyenler iyi dinlesinler; Zamanin birinde Dergaha uzun süredir gelmeyen sofisini ziyarete giden bir mürşidin hikayesi&#8230; Bir kış günü talebenin kapısını çalar hocası.Talebe bakarki hocası ayağına kadar gelmiştir. Utanır, mahçup bir edayla içeri davet eder hocasını.. Hocası selam verir yanmakta olan ocağın başına oturur, alır eline maşayı karıştırır ateşi. Sükut sohbeti bir müddet sürer.Sofi &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/bir-mursidin-hikayesi.html">Bir Mürşidin Hikayesi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="js_4sq" class="_5pbx userContent _3576" data-testid="post_message" data-ft="{&quot;tn&quot;:&quot;K&quot;}">
<div id="id_5d8bc0b7141bf0212038168" class="text_exposed_root text_exposed">
<p><strong>Dergahlara Sohbetlere gelemeyenler iyi dinlesinler;</strong></p>
<p>Zamanin birinde Dergaha uzun süredir gelmeyen sofisini ziyarete giden <strong>bir <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/bir-mursidin-hikayesi">mürşidin</a> hikayesi</strong>&#8230;<br />
Bir kış günü talebenin kapısını çalar hocası.Talebe bakarki hocası ayağına kadar gelmiştir.<br />
Utanır, <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/bir-mursidin-hikayesi">mahçup</a> bir edayla içeri davet eder hocasını..<span class="text_exposed_show"><br />
Hocası selam verir yanmakta olan ocağın başına oturur, alır eline maşayı karıştırır ateşi.<br />
Sükut sohbeti bir müddet sürer.Sofi daha sonra içeri gider ikram için bir tas dolusu hoşaf getirir. Hocasına ikram eder,hocası yine sükut halde ateşi karıştırmaktadır. sessizce&#8230;Bir kor alır ateşten ayırır kenara bir müddet bekler korun ateşi söner.<br />
Derki ;<br />
Evladım bak ateşten ayrılan kor nasılda söndü, ateşini yitirdi. Bunun tekrar yanması için ateşe girmesi gerek.<br />
Aynen bunun gibi sofide Allah aşkı ve muhabbetini murad ediyorsa sofilerden ve dergahtan ayrı kalmayacak,eğer ayrı kalırsa bu odun gibi söner kimseye bir faydası olmaz.<br />
Sen sen ol bir daha dergahtan uzaklaşma der ve geldiği gibi gider.<br />
Hikaye bitti, biz alacağimiz hisseye bir bakalım&#8230;.</span></p>
<div class="text_exposed_show">
<p>Ebu Turab Nahşebi hz.leri derki:<br />
Bugüne bakarım,dün geçti,yarın varmı?<br />
Gençliğine güvenme, ölen hep ihtiyarmi?<br />
Evet.<br />
Azrail (a.s)ile randevu ne zaman bilinmez.Hep birlikte sönük korlar olmamak ve etrafımıza da aşk taşımak istiyorsak önce kendimizi düzene koyarsak, gerisi kendiliğinden düzelir inşallah&#8230;.</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="_3x-2" data-ft="{&quot;tn&quot;:&quot;H&quot;}">
<div data-ft="{&quot;tn&quot;:&quot;H&quot;}">
<div class="mtm">
<div>
<div class="_1ktf" data-ft="{&quot;tn&quot;:&quot;E&quot;}"></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/bir-mursidin-hikayesi.html">Bir Mürşidin Hikayesi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/bir-mursidin-hikayesi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ölüm Rabıtasıdır</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/olum-rabitasidir.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/olum-rabitasidir.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Sep 2019 06:30:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[hiç duyulmamış hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[Ölüm Rabıtasıdır]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=29830</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsana en çok fayda veren bir şey de ölüm rabıtasıdır. Ölüm rabıtası tul-i emeli yıkar, ihlas ve yakîni doğurur. Hazret (k.s.), her gün yakınlarından ahirete gidenlerin isimlerini zikrederek &#8221;sıra bize geldi&#8221; derdi. Rabıta, nefse karşı en büyük ilaçtır. Rabıta kuvvetlendikçe insan, nefsin hile ve azgınlıklarından kurtulur. Rabıtaya devam ediniz. İnsan kendini mahlukatın en aşağısı olarak &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/olum-rabitasidir.html">Ölüm Rabıtasıdır</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsana en çok fayda veren bir şey de <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/olum-rabitasidir">ölüm</a> rabıtasıdır. Ölüm rabıtası tul-i emeli yıkar, ihlas ve yakîni doğurur.<br />
Hazret (k.s.), her gün yakınlarından ahirete gidenlerin isimlerini zikrederek &#8221;sıra bize geldi&#8221; derdi.<br />
Rabıta, nefse karşı en büyük ilaçtır. Rabıta kuvvetlendikçe insan, nefsin hile ve azgınlıklarından kurtulur. Rabıtaya devam ediniz.<br />
İnsan kendini mahlukatın en aşağısı olarak görmelidir. Köprü gibi olmalıdır. Üzerinden herkes geçse o görevini yapmalıdır. Nakşibendi nisbeti, nefsini terbiye eden, ihlas ve teslimiyet sahibi kimselerin üzerine gelir. Evrad-ı nakşibendiyeden maksad nefsi ıslahtır. Şeytanın helakı, kendini üstün görmesindendir. Cenab-ı Rabbu&#8217;l alemin bizleri nefsin şerrinden muhafaza eylesin.&#8217;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/olum-rabitasidir.html">Ölüm Rabıtasıdır</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/olum-rabitasidir.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÖVBE</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/tovbe.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/tovbe.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Sep 2019 10:49:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Okunmaya Değer Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[hiç duyulmamış hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[TÖVBE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=29590</guid>

					<description><![CDATA[<p>TÖVBE Ebu Said (radıyallahü anh) anlatıyor: &#8220;Resûlullah (sallallahü aleyhi vesellem) buyurdular ki: Sizden önce yaşayanlar arasında doksan dokuz kişiyi öldüren bir adam vardı. Bir ara yeryüzünün en bilgin kişisini sordu. Kendisine bir râhib tarif edildi. Ona kadar gidip, doksan dokuz kişi öldürdüğünü, kendisi için bir tövbe imkânının olup olmadığını sordu. Râhib: &#8211; Hayır yoktur! dedi. &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/tovbe.html">TÖVBE</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/tovbe"><strong>TÖVBE</strong></a></p>
<p>Ebu Said (radıyallahü anh) anlatıyor: &#8220;Resûlullah (sallallahü aleyhi vesellem) buyurdular ki:</p>
<p>Sizden önce yaşayanlar arasında doksan dokuz kişiyi öldüren bir adam vardı. Bir ara yeryüzünün en bilgin kişisini sordu. Kendisine bir râhib tarif edildi. Ona kadar gidip, doksan dokuz kişi öldürdüğünü, kendisi için bir tövbe imkânının olup olmadığını sordu.</p>
<p>Râhib:</p>
<p>&#8211; Hayır yoktur! dedi. Herif onu da öldürüp cinayetini yüze tamamladı.</p>
<p>Adamcağız, yeryüzünün en bilginini sormaya devam etti. Kendisine âlim bir kişi tarif edildi. Ona gelip, yüz kişi öldürdüğünü, kendisi için bir tövbe imkânı olup olmadığını sordu.</p>
<p>Âlim:</p>
<p>&#8211; Evet, vardır, seninle tövben arasına kim perde olabilir? dedi. Ve ilâve etti:</p>
<p>&#8211; Ancak, falan memlekete gitmelisin. Zîra orada Allah&#8217;a ibadet eden kimseler var. Sen de onlarla Allah ibadet edeceksin ve bir daha kendi memleketine dönmeyeceksin. Zira orası kötü bir yer.</p>
<p>Adam yola çıktı. Giderken yarı yola varır varmaz ölüm meleği gelip ruhunu kabzetti. Rahmet ve azab melekleri onun hakkında ihtilâfa düştüler.</p>
<p>Rahmet melekleri:</p>
<p>&#8211; Bu adam tövbekâr olarak geldi. Kalben Allah yönelmişti, dediler.</p>
<p><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/tovbe">Azab</a> melekleri de:</p>
<p>&#8211; Bu adam hiçbir hayır işlemedi, dediler.</p>
<p>Onlar böyle çekişirken insan suretinde bir başka melek, yanlarına geldi. Melekler onu aralarında hakem yaptılar.</p>
<p>Hakem onlara:</p>
<p>&#8211; Onun çıktığı yerle, gitmekte olduğu yer arasını ölçün, hangi tarafa daha yakınsa ona teslim edin,dedi.</p>
<p>Ölçtüler, gördüler ki, gitmeyi arzu ettiği (iyiler diyarına) bir karış daha yakın. Onu hemen rahmet melekleri aldılar.&#8221;</p>
<p>Kaynak: Buharî, Enbiya 50; Müslim, Tövbe 46, (2766)</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/tovbe.html">TÖVBE</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/tovbe.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ELLERİ</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/elleri.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/elleri.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Jun 2019 06:59:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[ELLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=28035</guid>

					<description><![CDATA[<p>ELLERİ Bir gün Avn&#8217;nın babası Efendimiz&#8217;i ziyarete gitti. Onu selamladıktan sonra mübarek elini tuttu ve yüzüne sürdü&#8230; Efendiler Efendisinin eli, kardan daha soğuk, miskten daha hoş kokulu idi. Enes b. Malik de şöyle dedi: O&#8217;nun avucunun yumuşaklığı ne atlasta ne de ipekte bulunur. Hz. Ali, Resulüllah&#8217;m elleri iri, Hind de avuçlarının içi geniş idi, dedi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/elleri.html">ELLERİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ELLERİ</strong></p>
<p>Bir gün Avn&#8217;nın babası Efendimiz&#8217;i ziyarete gitti.<br />
Onu selamladıktan sonra mübarek elini tuttu ve yüzüne sürdü&#8230;<br />
Efendiler Efendisinin eli,<br />
kardan daha soğuk,<br />
miskten daha hoş kokulu idi.<br />
<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/elleri">Enes</a> b. Malik de şöyle dedi:<br />
O&#8217;nun avucunun yumuşaklığı ne atlasta ne de ipekte bulunur.<br />
Hz. Ali, Resulüllah&#8217;m elleri iri,<br />
Hind de avuçlarının içi geniş idi, dedi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/elleri.html">ELLERİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/elleri.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİR ÇİFT POTİN</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/bir-cift-potin.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/bir-cift-potin.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Jun 2019 04:59:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[BİR ÇİFT POTİN]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=28024</guid>

					<description><![CDATA[<p>BİR ÇİFT POTİN Peygamberimiz(s.a.v). hayatı boyunca çok çeşitli ayakabılar giymişti. Bunlar genelde sıcak iklime uygun papuç ve sandal tarzında idi. Bir de Habeş Kralı Necaşi tarafından kendisine potin hediye edilmişti. Peygamberimiz bu potini eskiyinceye kadar giydi. Bir gün arkadaşlarıyla araziye çıkmıştı. Mübarek ayağında da bu potinler vardı. Peygamber Efendimiz bir ağacın altında oturdu ve potinlerini &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/bir-cift-potin.html">BİR ÇİFT POTİN</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BİR ÇİFT POTİN</strong></p>
<p>Peygamberimiz(s.a.v). hayatı boyunca çok çeşitli ayakabılar giymişti.<br />
Bunlar genelde sıcak iklime uygun papuç ve sandal tarzında idi.<br />
Bir de <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/bir-cift-potin">Habeş</a> Kralı Necaşi tarafından kendisine potin hediye edilmişti.<br />
Peygamberimiz bu potini eskiyinceye kadar giydi.<br />
Bir gün arkadaşlarıyla araziye çıkmıştı.<br />
Mübarek ayağında da bu potinler vardı.<br />
Peygamber Efendimiz bir ağacın altında oturdu ve potinlerini çıkardı.<br />
İhtiyaç için oradan ayrıldı.<br />
Tekrar ağacın altına döndü.<br />
Potinlerinden birini ayağına giydi.<br />
Diğerini tam giyeceği sırada bir kuş ansızın gelerek potini kaptı ve havalandı.<br />
<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/bir-cift-potin">Kuş</a> bir hayli yükselince potini ters çevirdi.<br />
İçinden bir şey yere düştü.<br />
O da ne!? Kocaman bir yılan&#8230;<br />
Olayı seyreden Peygamberimiz şöyle buyurdu:<br />
&#8220;Bu koruma bana Allah&#8217;ın bir lütfudur&#8221;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/bir-cift-potin.html">BİR ÇİFT POTİN</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/bir-cift-potin.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SÜRME ÇEKMESİ</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/surme-cekmesi.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/surme-cekmesi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Jun 2019 14:45:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[SÜRME ÇEKMESİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=28021</guid>

					<description><![CDATA[<p>SÜRME ÇEKMESİ Resulüllah Efendimiz, yanında sürmedan bulundurur, her gece yatmadan önce bu sürmedandan üç kez sağ gözlerine, üç kez de sol gözlerine sürme çekerdi. Bu konuda; Gözlerinizi &#8220;İsmid&#8221; ile sürmeleyiniz. İsmid ile sürmelemek göze cila verir ve kirpik bitirir. &#8220;buyururdu.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/surme-cekmesi.html">SÜRME ÇEKMESİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>SÜRME ÇEKMESİ</strong></p>
<p>Resulüllah Efendimiz,<br />
yanında sürmedan bulundurur,<br />
her <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/surme-cekmesi">gece</a> yatmadan önce bu sürmedandan üç kez sağ <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/surme-cekmesi">gözlerine</a>,<br />
üç kez de sol gözlerine sürme çekerdi.<br />
Bu konuda;<br />
Gözlerinizi &#8220;İsmid&#8221; ile sürmeleyiniz.<br />
İsmid ile sürmelemek göze cila verir ve kirpik bitirir. &#8220;buyururdu.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/surme-cekmesi.html">SÜRME ÇEKMESİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/surme-cekmesi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Peygamberimizin KAŞI GÖZLERİ VE KİRPİKLERİ</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-kasi-gozleri-ve-kirpikleri.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-kasi-gozleri-ve-kirpikleri.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 May 2019 12:59:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimizin KAŞI GÖZLERİ VE KİRPİKLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=28010</guid>

					<description><![CDATA[<p>KAŞI, GÖZLERİ VE KİRPİKLERİ Hazreti Hind şöyle dedi: Kaşları uzun, uçları ince ve araları çok yakındı. Kirpikleri ise uzundu. Göz bebeklerinin siyahı çok siyahtı. Cabir Hazretleri de: Resulüllah&#8217;a baktığım zaman iki gözü sürmeli derdim. Oysa gözlerine sürme çekmiş değildi, dedi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-kasi-gozleri-ve-kirpikleri.html">Peygamberimizin KAŞI GÖZLERİ VE KİRPİKLERİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KAŞI, GÖZLERİ VE KİRPİKLERİ</strong></p>
<p><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/peygamberimizin-kasi-gozleri-ve-kirpikleri">Hazreti</a> Hind şöyle dedi:<br />
Kaşları uzun, uçları ince ve araları çok yakındı.<br />
Kirpikleri ise uzundu.<br />
Göz bebeklerinin<br />
siyahı çok siyahtı.<br />
<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/peygamberimizin-kasi-gozleri-ve-kirpikleri">Cabir</a> Hazretleri de:<br />
Resulüllah&#8217;a baktığım zaman iki gözü sürmeli derdim.<br />
Oysa gözlerine sürme çekmiş değildi, dedi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-kasi-gozleri-ve-kirpikleri.html">Peygamberimizin KAŞI GÖZLERİ VE KİRPİKLERİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-kasi-gozleri-ve-kirpikleri.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Peygamberimizin YÜZÜĞÜ</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-yuzugu.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-yuzugu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 May 2019 09:50:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimizin YÜZÜĞÜ]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=28006</guid>

					<description><![CDATA[<p>YÜZÜĞÜ Hazreti Ali der ki: Resulüllah aleyhisselam yüzüklerini sağ ellerine takardı. Abdullah b. Ömer anlatır: Peygamber Efendimiz&#8217;in gümüşten bir yüzüğü vardı. Onu kaşı avucunun içine gelecek şekilde parmağına takmıştı. Kaşında &#8220;Muhammedün Resulüllah&#8221; yazılıydı.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-yuzugu.html">Peygamberimizin YÜZÜĞÜ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>YÜZÜĞÜ</strong></p>
<p><a href="https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-yuzugu.html">Hazreti Ali</a> der ki:<br />
Resulüllah aleyhisselam<br />
yüzüklerini sağ ellerine takardı.<br />
Abdullah b. Ömer anlatır:<br />
<a href="https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-yuzugu.html">Peygamber</a> Efendimiz&#8217;in<br />
gümüşten bir yüzüğü vardı.<br />
Onu kaşı avucunun içine gelecek şekilde parmağına takmıştı.<br />
Kaşında &#8220;Muhammedün Resulüllah&#8221;<br />
yazılıydı.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-yuzugu.html">Peygamberimizin YÜZÜĞÜ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-yuzugu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Peygamberimizin SAÇLARI VE SAKALI</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-saclari-ve-sakali.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-saclari-ve-sakali.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 May 2019 06:59:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimizin SAÇLARI VE SAKALI]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=28002</guid>

					<description><![CDATA[<p>SAÇLARI VE SAKALI Enes İbn Malik: Resulüllah&#8217;m saçı, orta bir saçtı, ne kıvırcık ne de düz idi, dedi. Hind bin Hale ise şöyle anlattı: Saçı, kendiliğinden ikiye ayrılır, yanlarına dökülürse, onları birleştirmezdi. Birleştikleri zaman ise, onları ayırmazdı, oldukları gibi bırakırdı. Saçını uzattığında, kulaklarının memesini geçerdi. Hazreti Ali şunu söyledi: Resulüllah&#8217;ın sakalı sıktı. El-Bera&#8217;nın tarifi: Resulüllah&#8217;ın &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-saclari-ve-sakali.html">Peygamberimizin SAÇLARI VE SAKALI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>SAÇLARI VE SAKALI</strong></p>
<p><strong>Enes İbn Malik:</strong></p>
<p>Resulüllah&#8217;m saçı, orta bir saçtı, ne kıvırcık ne de düz idi, dedi.<br />
<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/peygamberimizin-saclari-ve-sakali">Hind</a> bin Hale ise şöyle anlattı:<br />
Saçı, kendiliğinden ikiye ayrılır, yanlarına dökülürse,<br />
onları birleştirmezdi. Birleştikleri zaman ise, onları ayırmazdı, oldukları gibi bırakırdı.<br />
<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/peygamberimizin-saclari-ve-sakali">Saç</a>ını uzattığında, kulaklarının memesini geçerdi.<br />
Hazreti Ali şunu söyledi:<br />
Resulüllah&#8217;ın sakalı sıktı.<br />
El-Bera&#8217;nın tarifi: Resulüllah&#8217;ın omuzlarına dökülen saçları vardı, şeklindeydi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-saclari-ve-sakali.html">Peygamberimizin SAÇLARI VE SAKALI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-saclari-ve-sakali.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AĞZI VE DİŞLERİ</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/agzi-ve-disleri.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/agzi-ve-disleri.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 May 2019 04:51:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[AĞZI VE DİŞLER]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27999</guid>

					<description><![CDATA[<p>AĞZI VE DİŞLERİ Hazreti Cumey, Hind, Ebu Hureyre ve İbni Abbas Efendimizin mübarek ağzını şöyle tarif ettiler: Resulüllah güzel Ve geniş ağızlıydı. Dişleri aralıklıydı. Gülümsediğinde dişleri dolu taneleri Ve nur gibi görünürdü.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/agzi-ve-disleri.html">AĞZI VE DİŞLERİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>AĞZI VE DİŞLERİ</strong></p>
<p>Hazreti Cumey, Hind,<br />
Ebu Hureyre ve İbni Abbas<br />
Efendimizin mübarek ağzını şöyle tarif ettiler:<br />
Resulüllah <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/agzi-ve-disler">güzel</a><br />
Ve geniş ağızlıydı.<br />
<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/agzi-ve-disler">Dişleri</a> aralıklıydı.<br />
Gülümsediğinde dişleri dolu taneleri Ve nur gibi görünürdü.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/agzi-ve-disleri.html">AĞZI VE DİŞLERİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/agzi-ve-disleri.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UYANINCA</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/uyaninca.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/uyaninca.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 May 2019 12:59:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[UYANINCA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27996</guid>

					<description><![CDATA[<p>UYANINCA Ebu Zerr anlattı: Resulüllah uyandığında şu duayı yapardı: Bizi öldükten sonra dirilten Allah&#8217;a hamdolsun. Diriltmek O&#8217;na aittir.&#8221;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/uyaninca.html">UYANINCA</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>UYANINCA</strong></p>
<p><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/uyaninca">Ebu</a> Zerr anlattı:<br />
Resulüllah uyandığında şu duayı yapardı:<br />
Bizi öldükten sonra dirilten Allah&#8217;a hamdolsun.<br />
Diriltmek O&#8217;na aittir.&#8221;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/uyaninca.html">UYANINCA</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/uyaninca.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Peygamerimizin YATMADAN ÖNCE</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/peygamerimizin-yatmadan-once.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/peygamerimizin-yatmadan-once.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 May 2019 09:54:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamerimizin YATMADAN ÖNCE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27991</guid>

					<description><![CDATA[<p>YATMADAN ÖNCE İbn Abbas, Resulüllah Efendimiz&#8217;in Her gece yatmadan önce, gözlerine üçer defa sürme çektiğini, söyledi. Hazreti Aişe gördüklerini şöyle anlattı: Peygamberimiz her gece, yatağına geldiğinde avuçlarını birleştirip sonra onlara üfleyerek içlerine ihlas, Felak ve Nas surelerini okur, ellerini vücudunun gücü yeten yerlerine sürer ; önce başına, yüzüne ve vücudunun ön kısmına sürerek başlar ve &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/peygamerimizin-yatmadan-once.html">Peygamerimizin YATMADAN ÖNCE</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>YATMADAN ÖNCE</strong></p>
<p><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/peygamerimizin-yatmadan-once">İbn</a> Abbas,<br />
Resulüllah Efendimiz&#8217;in<br />
Her gece yatmadan önce,<br />
gözlerine üçer defa sürme çektiğini, söyledi.<br />
Hazreti Aişe gördüklerini şöyle anlattı:<br />
<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/peygamerimizin-yatmadan-once">Peygamberimiz</a> her gece,<br />
yatağına geldiğinde avuçlarını birleştirip sonra<br />
onlara üfleyerek içlerine ihlas,<br />
Felak ve Nas surelerini okur,<br />
ellerini vücudunun gücü yeten yerlerine sürer ;<br />
önce başına, yüzüne ve vücudunun ön kısmına sürerek başlar ve bunu üç defa tekrar ederdi.&#8221;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/peygamerimizin-yatmadan-once.html">Peygamerimizin YATMADAN ÖNCE</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/peygamerimizin-yatmadan-once.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SAÇ BAKIMI</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/sac-bakimi.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/sac-bakimi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 May 2019 06:51:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[SAÇ BAKIMI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27987</guid>

					<description><![CDATA[<p>SAÇ BAKIMI Peygamberimiz üst-baş temizliğine çok dikkat ederdi. Saçının düzenli olmasına özen gösterirdi. Ona göre temizlik ne ise bakım da aynı şeydi. Gözü güzel şeyler görmeye alıştırmak ve başkalarının da göz zevkine saygılı olmak zarifliğini her zaman gösterirdi. Bir gün saçı-başı dağınık birini gördü. Adamın halinden hayli rahatsız oldu ve şöyle serzeniş etti: Bu adamcağız, &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/sac-bakimi.html">SAÇ BAKIMI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>SAÇ BAKIMI</strong></p>
<p><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/sac-bakimi">Peygamberimiz</a> üst-baş temizliğine çok dikkat ederdi.<br />
Saçının düzenli olmasına özen gösterirdi.<br />
Ona göre temizlik ne ise bakım da aynı şeydi.<br />
Gözü güzel şeyler görmeye alıştırmak ve başkalarının da göz zevkine saygılı olmak zarifliğini her zaman gösterirdi.<br />
Bir gün saçı-başı dağınık birini gördü.<br />
Adamın halinden hayli rahatsız oldu ve şöyle serzeniş etti:<br />
Bu adamcağız, acaba<br />
saçına çeki düzen verecek bir şey bulamamış mıdır!?<br />
Bir başka gün, üstü başı kir içinde birini gördüğünde:<br />
Bu adamcağız, acaba çamaşırını yıkıyacak su bulamamış mıdır!?<br />
Diyerek hoşnutsuzluğunu <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/sac-bakimi">ifade</a> etti.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/sac-bakimi.html">SAÇ BAKIMI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/sac-bakimi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BURUN ŞEKLİ</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/burun-sekli.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/burun-sekli.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 May 2019 04:50:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[BURUN ŞEKLİ]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27983</guid>

					<description><![CDATA[<p>BURUN ŞEKLİ Hind bin Ebi Hale O&#8217;nun burnunu şöyle tarif etti: Resulüllah Efendimizin burun kemiğinin ortasında bir kavis vardı. Burnunda, ona güzellik veren bir parlaklık vardı. Dikkat etmeyen kimse onun burnunun kemiğinin uzun olduğunu zannederdi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/burun-sekli.html">BURUN ŞEKLİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BURUN ŞEKLİ</strong></p>
<p><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/burun-sekli">Hind</a> bin Ebi Hale<br />
O&#8217;nun burnunu şöyle tarif etti:<br />
Resulüllah Efendimizin<br />
burun kemiğinin ortasında<br />
bir kavis vardı.<br />
Burnunda, ona <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/burun-sekli">güzellik</a> veren bir parlaklık vardı.<br />
Dikkat etmeyen kimse onun burnunun kemiğinin uzun olduğunu zannederdi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/burun-sekli.html">BURUN ŞEKLİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/burun-sekli.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Peygamberimizin MÜBAREK YÜZÜ</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-mubarek-yuzu.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-mubarek-yuzu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 May 2019 12:49:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimizin MÜBAREK YÜZÜ]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27979</guid>

					<description><![CDATA[<p>MÜBAREK YÜZÜ Hind, Efendimiz&#8217;in yüzünü şöyle tarif etti: Her türlü büyüklük Resulüllah&#8217;ta (s.a.v) toplanmıştı. Onun yüzü, ayın ondördü gibi parladı. Yanakları da düz idi. Hazreti Ali ise: &#8220;Resulüllah&#8217;ın yüzü yuvarlakçaydı.&#8221; dedi. Ümmü Ma&#8217;bed O&#8217;nun hakkında : &#8220;Güzelliği aşikar ve parlak yüzlü bir zat idi.&#8221; demiştir.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-mubarek-yuzu.html">Peygamberimizin MÜBAREK YÜZÜ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>MÜBAREK <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/peygamberimizin-mubarek-yuzu">YÜZÜ</a></strong></p>
<p>Hind, Efendimiz&#8217;in<br />
yüzünü şöyle tarif etti:<br />
Her türlü büyüklük<br />
Resulüllah&#8217;ta (s.a.v) toplanmıştı.<br />
Onun yüzü,<br />
ayın ondördü gibi parladı.<br />
Yanakları da düz idi.<br />
Hazreti Ali ise:<br />
&#8220;Resulüllah&#8217;ın yüzü yuvarlakçaydı.&#8221; dedi.<br />
<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/peygamberimizin-mubarek-yuzu">Ümmü</a> Ma&#8217;bed O&#8217;nun hakkında :<br />
&#8220;Güzelliği aşikar ve parlak yüzlü bir zat idi.&#8221; demiştir.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-mubarek-yuzu.html">Peygamberimizin MÜBAREK YÜZÜ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-mubarek-yuzu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Peygamberimizin HALKLA İLİŞKİLER</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-halkla-iliskiler.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-halkla-iliskiler.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 May 2019 09:59:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimizin HALKLA İLİŞKİLER]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27974</guid>

					<description><![CDATA[<p>HALKA İLİŞKİLER Hazreti Hasan, Hind&#8217;e: Resulüllah evden çıktığında ne yapardı, diye sordu. O da şu cevabı verdi: Peygamber Efendimiz kendini ilgilendiren araları ısındıran ve soğukluğu kaldıran konularda konuşurdu Hiç kimseden güler yüzünü Esirgemezdi güzel huyunu Ashabını arardı olup bitenleri sorardı Över, desteklerdi iyiyi kötüyü de yererdi Allah&#8217;ı zikretmedikçe ne kalkar, ne otururdu. Oturan herkese Kendiyle &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-halkla-iliskiler.html">Peygamberimizin HALKLA İLİŞKİLER</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>HALKA İLİŞKİLER</strong></p>
<p>Hazreti Hasan, Hind&#8217;e:<br />
<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/peygamberimizin-halkla-iliskiler">Resulüllah</a> evden çıktığında ne yapardı, diye sordu.<br />
O da şu cevabı verdi:<br />
Peygamber Efendimiz<br />
kendini ilgilendiren araları ısındıran ve soğukluğu kaldıran konularda konuşurdu<br />
Hiç kimseden güler yüzünü<br />
Esirgemezdi güzel huyunu<br />
Ashabını arardı<br />
olup bitenleri sorardı<br />
Över, desteklerdi iyiyi<br />
kötüyü de yererdi<br />
Allah&#8217;ı zikretmedikçe<br />
ne kalkar, ne otururdu.<br />
Oturan herkese<br />
Kendiyle birlikte<br />
verirdi nasibini<br />
Öyle ikram ederdi ki<br />
sanırdı yanındaki yok kendinden üstün biri<br />
Kendisinden bir kimse<br />
bulununca istekte<br />
reddetmez verir onu<br />
yada tatlı bir dille<br />
geri çevirirdi onu<br />
Daima <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/peygamberimizin-halkla-iliskiler">güleryüzlü</a><br />
Yumuşak huylu değildi katı kalpli ne ayıplardı ne de överdi<br />
göz yumardı hoşlanmadığına düşürmezdi umanı umutsuzluğa alıkoymuştu üç şeyden kendisini<br />
ne çekişirdi insanlarla<br />
ne de çok konuşurdu<br />
boş şeylerle uğraşmaktan<br />
kendisi korurdu<br />
görünce bir muhtacı<br />
ona yardım edin derdi<br />
kesmezdi kimsenin sözünü<br />
batıl olmadıkça..<br />
şayet böyle olursa<br />
ya düzeltir sözü<br />
ya da kalkıp giderdi..</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-halkla-iliskiler.html">Peygamberimizin HALKLA İLİŞKİLER</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-halkla-iliskiler.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Peygamberimizin İNSANLARLA GÖRÜŞMESİ</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-insanlarla-gorusmesi.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-insanlarla-gorusmesi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 May 2019 06:59:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimizin İNSANLARLA GÖRÜŞMESİ]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27970</guid>

					<description><![CDATA[<p>İNSANLARLA GÖRÜŞMESİ Peygamberimiz biriyle göreşeceği zaman, önce selam verir ve tokalaşırdı. Biri eğilerek kulağına bir şeyler söylerse, o kişi ağzını, kulağından çekinceye kadar onun tarafına yüzünü çevirmezdi. Tokalaşırken de adeti böyleydi. Yani birinin elini tutunca, o kişi elini kendiliğinden çekmediği sürece onun elini bırakmazdı. Bir toplantıda otururken, dizleri hiçbir zaman yanında oturanlardan daha önce olmazdı. &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-insanlarla-gorusmesi.html">Peygamberimizin İNSANLARLA GÖRÜŞMESİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İNSANLARLA <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/peygamberimizin-insanlarla-gorusmesi">GÖRÜŞMESİ</a></strong></p>
<p><strong>Peygamberimiz</strong></p>
<p>biriyle göreşeceği zaman,<br />
önce selam verir ve tokalaşırdı.<br />
Biri eğilerek kulağına bir şeyler söylerse, o kişi ağzını, kulağından çekinceye kadar onun tarafına yüzünü çevirmezdi.<br />
Tokalaşırken de adeti böyleydi.<br />
Yani birinin elini tutunca,<br />
o kişi elini kendiliğinden<br />
çekmediği sürece onun elini bırakmazdı.<br />
Bir <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/peygamberimizin-insanlarla-gorusmesi">toplantıd</a>a otururken,<br />
dizleri hiçbir zaman<br />
yanında oturanlardan daha önce olmazdı.<br />
Kendisini ziyarete gelmek isteyen kimse, kapısının önüne gelip durur, önce &#8220;es-Selamü aleyküm&#8221; der, sonra &#8220;İçeri girebilir miyim?&#8221;<br />
diye izin isterdi.<br />
Kendisi de biriyle görüşmek üzere gittiğinde aynı şekilde izin isterdi.<br />
Bu şekilde hareket etmeyenleri kabul etmez, geri çevirirdi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-insanlarla-gorusmesi.html">Peygamberimizin İNSANLARLA GÖRÜŞMESİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-insanlarla-gorusmesi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GÜZEL KOKU</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/guzel-koku.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/guzel-koku.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 May 2019 04:59:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[GÜZEL KOKU]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27966</guid>

					<description><![CDATA[<p>GÜZEL KOKU Peygamber Efendimiz(s.a.v) güzel kokuyu çok severdi. Herhangi biri güzel kokulu bir şeyi hediye gönderdiğinde, hiçbir zaman geri çevirmezdi. Sükte denilen özel bir kokuyu Peygamberimiz daima kulanırdı. Sahabeler şöyle demiştir: Allah Resulü, hangi sokaktan geçse orası güzel kokuyla dolanırdı. Çoğu kez &#8220;Erkeklerin güzel kokusu öyle olmalı ki güzel koku yayılıp renk görünmemelidir. Kadınların ki &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/guzel-koku.html">GÜZEL KOKU</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GÜZEL KOKU</strong></p>
<p>Peygamber Efendimiz(s.a.v)<br />
<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/guzel-koku">güzel</a> kokuyu çok severdi.<br />
Herhangi biri güzel kokulu bir şeyi hediye gönderdiğinde, hiçbir zaman geri çevirmezdi.<br />
Sükte denilen özel bir kokuyu<br />
Peygamberimiz daima kulanırdı.<br />
Sahabeler şöyle demiştir:<br />
Allah Resulü, hangi sokaktan geçse orası güzel kokuyla dolanırdı.<br />
Çoğu kez &#8220;Erkeklerin güzel kokusu öyle olmalı ki güzel koku yayılıp renk görünmemelidir.<br />
Kadınların ki ise, güzel <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/guzel-koku">koku</a> yayılmayıp renk görülmelidir, buyurdu.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/guzel-koku.html">GÜZEL KOKU</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/guzel-koku.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TEMİZ ELBİSE</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/temiz-elbise.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/temiz-elbise.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 May 2019 06:59:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[TEMİZ ELBİSE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27952</guid>

					<description><![CDATA[<p>TEMİZ ELBİSE Birini kirli elbise giymiş halde görünce: &#8220;Bu adam elbisesini yıkamaktan aciz mi?&#8221; buyurdu. Başka birgün adamın biri berbat bir elbise giymiş olarak huzuruna geldi. Allah Resulü &#8220;Hiç imkanın yok mu?&#8221;diye sorunca, adam:&#8221; Var&#8221;dedi. Bunun üzerine:&#8221;Madem Allah Teala sana ihsanda bulunmuş, o halde bu, üstünde görünmelidir&#8221; buyurdu. Adamın birinin saçını bakımsız ve darmadağın görünce: &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/temiz-elbise.html">TEMİZ ELBİSE</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TEMİZ ELBİSE</strong></p>
<p>Birini kirli elbise giymiş halde görünce:<br />
&#8220;Bu adam elbisesini yıkamaktan <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/temiz-elbise">aciz</a> mi?&#8221; buyurdu. Başka birgün adamın biri berbat bir <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/temiz-elbise">elbise</a> giymiş olarak huzuruna geldi.<br />
Allah Resulü &#8220;Hiç imkanın yok mu?&#8221;diye sorunca, adam:&#8221; Var&#8221;dedi.<br />
Bunun üzerine:&#8221;Madem Allah Teala sana ihsanda bulunmuş, o halde bu, üstünde görünmelidir&#8221; buyurdu.<br />
Adamın birinin saçını bakımsız ve darmadağın görünce:<br />
&#8220;Bu adam saçlarını temizleyip düzeltmeyi beceremez mi?&#8221; buyururdu.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/temiz-elbise.html">TEMİZ ELBİSE</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/temiz-elbise.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UZUN ELBİSE</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/uzun-elbise.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/uzun-elbise.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 May 2019 04:49:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[UZUN ELBİSE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27947</guid>

					<description><![CDATA[<p>UZUN ELBİSE Peygamber Efendimiz, elbisenin topukları geçecek şekilde uzun olmasını istemezdi. Elbisesini kibir ve gösteriş için yerde sürüyenleri de uyarırdı. Bir gün Ubeyd, Medine sokaklarında elbisesini sürüyerek yürüyordu. Bu sırada arkasından bir ses işitti: Elbiseni yukarı kaldır! Elbisenin yerde sürünmemedi onun daha temiz kalmasını ve uzun süre dayanmasını sağlar. Ubeyd, arkasına dönüp bakınca bu sözleri &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/uzun-elbise.html">UZUN ELBİSE</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>UZUN ELBİSE</strong></p>
<p><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/uzun-elbise">Peygamber</a> Efendimiz, elbisenin topukları geçecek şekilde uzun olmasını istemezdi.<br />
Elbisesini kibir ve gösteriş için yerde sürüyenleri de uyarırdı.<br />
Bir gün Ubeyd, <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/uzun-elbise">Medine</a> sokaklarında elbisesini sürüyerek yürüyordu. Bu sırada arkasından bir ses işitti:<br />
Elbiseni yukarı kaldır! Elbisenin yerde sürünmemedi onun daha<br />
temiz kalmasını ve uzun süre dayanmasını sağlar.<br />
Ubeyd, arkasına dönüp bakınca bu sözleri söyleyenin Peygamberimiz olduğunu gördü<br />
ve şöyle diyerek özür beyan etti:<br />
Ey Allah&#8217;ın Elçisi! O değersiz bir elbisedir.<br />
Bunun üzerine Resulüllah şöyle buyurdu:<br />
Sen her konuda olduğu gibi, kıyafet konusunda da beni örnek almaz mısın ?</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/uzun-elbise.html">UZUN ELBİSE</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/uzun-elbise.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İBLİS VE ADAMLARI</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/iblis-ve-adamlari.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/iblis-ve-adamlari.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 May 2019 12:50:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[İBLİS VE ADAMLARI]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27942</guid>

					<description><![CDATA[<p>İBLİS ve ADAMLARI İblis, bir gün adamlarını çağırır, (Size görev veriyorum. İçinizde en başarılı fitneci kimse, onu lider yapacağım. Benim için en makbul olanınız, fitnede en başarılı olandır. Şimdi hepiniz işlerinize dağılın) der. İblis&#8217;in adamları bir müddet sonra geri dönüp rapor vermeye başlarlar. Biri, (Ben namazlarında şaşırttım) der, diğeri, (Ben oruçlarını bozdurdum) der, bir diğeri &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/iblis-ve-adamlari.html">İBLİS VE ADAMLARI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/iblis-ve-adamlari">İBLİS</a> ve ADAMLARI</strong></p>
<p>İblis, bir gün adamlarını çağırır, (Size görev veriyorum. İçinizde en başarılı fitneci kimse, onu lider yapacağım. Benim için en makbul olanınız, fitnede en başarılı olandır. Şimdi hepiniz işlerinize dağılın) der.<br />
İblis&#8217;in adamları bir müddet sonra geri dönüp rapor vermeye başlarlar. Biri, (Ben namazlarında şaşırttım) der, diğeri, (Ben oruçlarını bozdurdum) der, bir diğeri de, (Ben abdestlerini 30 defa aldırdım) gibi şeyler söyler. İblis, bunlara tek tek, (Tamam, geç!) der. Bir tanesi gelip, (Ben karıyla kocanın arasını açtım. Önce aralarına bir kıskançlık, güvensizlik soktum. Ondan sonra, her gün en ufak meselede münakaşa ettirdim. Şimdi ikisi ayrıldılar, birbirlerine düşman oldular) der. İblis de çok beğenir, onu alnından öpüp (Aferin, en büyük işi başardın, bundan sonra diğer işleri de nasıl olsa bozulur) der.<br />
(Bu <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/iblis-ve-adamlari">şeytan</a>ın ismi, Hannâs&#8217;tır. Hannâs&#8217;ın vazifesi, aile arasında, kardeşler arasında, akraba arasında, iş yerinde, birbirini seven insanlar arasında geçimsizliğe sebep olmaktır. Yani İblis, ara bozmak için, Hannâs isminde birini görevlendirmiştir) buyururdu.</p>
<p><strong>Not; Hannas isimli şeytan NAS süresinde de geçer.</strong></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/iblis-ve-adamlari.html">İBLİS VE ADAMLARI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/iblis-ve-adamlari.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PEYGAMBERİMİZİN İSİMLERİ</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-isimleri.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-isimleri.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 May 2019 08:30:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[PEYGAMBERİMİZİN İSİMLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27921</guid>

					<description><![CDATA[<p>İSİMLERİ Peygamber Efendimiz buyurdu: Benim bir takım isimlerim vardır: Bir ismim &#8220;Muhammed&#8221; dir. Bir ismim de &#8220;Ahmed&#8221; dir. İsmimin biri de &#8220;Mahi&#8221; dir ki, Allah benim vasıtamla küfrü mahveder. Diğer bir ismim de &#8220;Haşir&#8221; dir. Yani kıyamet gününde ben herkesten önce dirileceğim Diğer insanlar ise benden sonra dirilecektir. İsimlerimden birisi de &#8220;Akıb&#8221; dır. Akıb, artık &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-isimleri.html">PEYGAMBERİMİZİN İSİMLERİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSİMLERİ</strong></p>
<p>Peygamber Efendimiz buyurdu:<br />
Benim bir takım isimlerim vardır:<br />
Bir ismim &#8220;<strong><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/peygamberimizin-isimleri">Muhammed</a></strong>&#8221; dir.<br />
Bir ismim de &#8220;<strong>Ahmed</strong>&#8221; dir.<br />
İsmimin biri de &#8220;<strong>Mahi</strong>&#8221; dir ki,<br />
Allah benim vasıtamla küfrü mahveder.<br />
Diğer bir ismim de &#8220;<strong>Haşir</strong>&#8221; dir.<br />
Yani kıyamet gününde ben herkesten önce dirileceğim<br />
Diğer insanlar ise benden sonra dirilecektir.<br />
İsimlerimden birisi de &#8220;<strong>Akıb</strong>&#8221; dır.<br />
Akıb, artık kendisinden sonra bir daha peygamber gelmeyecek kimse demektir.<br />
<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/peygamberimizin-isimleri">Peygamberimiz</a> yirmi üç adı vardır. Bunlar:</p>
<p><strong>Muhammed, </strong><br />
<strong>Ahmed, </strong><br />
<strong>Mahi, </strong><br />
<strong>Haşir, </strong><br />
<strong>Akıb, </strong><br />
<strong>Munaffi, </strong><br />
<strong>Nebiyyu&#8217;r-rahme, </strong><br />
<strong>Nebiyyu&#8217;t-tevbe, </strong><br />
<strong>Nebiyyü&#8217;l-melahim, </strong><br />
<strong>Şahid, </strong><br />
<strong>Mübeşşir, </strong><br />
<strong>Bedr, </strong><br />
<strong>Dahuk, </strong><br />
<strong>Kattal, </strong><br />
<strong>Mütwvekkil,</strong><br />
<strong> Fatih, </strong><br />
<strong>Emin, </strong><br />
<strong>Hatem, </strong><br />
<strong>Mustafa, </strong><br />
<strong>Resul, </strong><br />
<strong>Nebi, </strong><br />
<strong>Ummi,</strong><br />
<strong> Kusem&#8217; dir.</strong></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-isimleri.html">PEYGAMBERİMİZİN İSİMLERİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/peygamberimizin-isimleri.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>VÜCUDU</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/vucudu.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/vucudu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 May 2019 06:50:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[VÜCUDU]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27917</guid>

					<description><![CDATA[<p>VÜCUDU Hazreti Hasan küçükken, Gönüllerin Sultanı Efendimiz vefat etmişti. Yıllar geçtikçe O&#8217;nu daha çok özleyen Hasan, dayısı Hinde dedesini anlatmasını istedi. O da söze şöyle başlamıştı: Resulüllah&#8217;ın(s.a.v) bütün vücudu düzgündü. Ne şişman ne de zayıftı&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/vucudu.html">VÜCUDU</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>VÜCUDU</strong></p>
<p>Hazreti Hasan küçükken,<br />
Gönüllerin Sultanı<br />
Efendimiz <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/vucudu">vefat</a> etmişti.<br />
Yıllar geçtikçe O&#8217;nu daha çok özleyen <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/vucudu">Hasan</a>, dayısı Hinde dedesini anlatmasını istedi.<br />
O da söze şöyle başlamıştı:<br />
Resulüllah&#8217;ın(s.a.v) bütün vücudu düzgündü.<br />
Ne şişman ne de zayıftı&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/vucudu.html">VÜCUDU</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/vucudu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>RESÜLÜLLAH&#8217;IN BAŞI</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/resulullahin-basi.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/resulullahin-basi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 May 2019 12:50:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[RESÜLÜLLAH'IN BAŞI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27870</guid>

					<description><![CDATA[<p>RESÜLÜLLAH&#8217;IN BAŞI Hazreti Ali&#8217;ye soruldu: &#8220;Peygamberimizin başı nasıldı?&#8221; &#8220;Onun başı büyüktü.&#8221; dedi. &#8220;Onun alnı nasıldı?&#8221; diye Hazreti Hind&#8217;e sorulunca: &#8220;Resulüllah geniş alınlıydı, dedi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/resulullahin-basi.html">RESÜLÜLLAH&#8217;IN BAŞI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>RESÜLÜLLAH&#8217;IN BAŞI</strong></p>
<p>Hazreti Ali&#8217;ye soruldu:<br />
&#8220;Peygamberimizin başı nasıldı?&#8221;<br />
&#8220;Onun başı büyüktü.&#8221; dedi.<br />
&#8220;Onun alnı nasıldı?&#8221;<br />
diye <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/resulullahin-basi">Hazreti</a> Hind&#8217;e sorulunca:<br />
&#8220;Resulüllah geniş alınlıydı, dedi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/resulullahin-basi.html">RESÜLÜLLAH&#8217;IN BAŞI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/resulullahin-basi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SAĞ TARAF</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/sag-taraf.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/sag-taraf.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 May 2019 09:39:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞ TARAF]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27866</guid>

					<description><![CDATA[<p>SAĞ TARAF Resulüllah aleyhisselatü vesselam bir gün Enesin evindeydi. Sağında bir bedevi, solunda Hazreti Ebu Bekir, karşısında da Ömer oturuyordu. Enes onlar için koyundan süt sağdı. Resülüllah ikram edilen sütten içti. Enes sütü Hazreti Ömer&#8217;e takdim etti. Hazreti Ömer ise önce Hazreti Ebu Bekir&#8217;in içmesini istedi. Resulüllah ise sağ tarafında oturan bedeviye uzatarak : Sağa, &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/sag-taraf.html">SAĞ TARAF</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>SAĞ TARAF</strong></p>
<p><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/sag-taraf">Resulüllah</a> aleyhisselatü vesselam bir gün Enesin evindeydi.<br />
Sağında bir bedevi, solunda Hazreti Ebu Bekir, karşısında da Ömer oturuyordu.<br />
Enes onlar için koyundan süt sağdı. Resülüllah ikram edilen sütten içti. Enes sütü Hazreti Ömer&#8217;e takdim etti.<br />
Hazreti Ömer ise önce Hazreti Ebu Bekir&#8217;in içmesini istedi.<br />
Resulüllah ise <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/sag-taraf">sağ</a> tarafında oturan bedeviye uzatarak :<br />
Sağa, sağa, buyurdu.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/sag-taraf.html">SAĞ TARAF</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/sag-taraf.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HEM YİYECEK HEM İÇECEK</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/hem-yiyecek-hem-icecek.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/hem-yiyecek-hem-icecek.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 May 2019 06:50:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[HEM YİYECEK HEM İÇECEK]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27863</guid>

					<description><![CDATA[<p>HEM YİYECEK HEM İÇECEK İbn Abbas şöyle dedi: Resulüllah&#8217;ın en sevdiği içecek süttü. Resulüllah(s.a.v) şöyle buyurdu: Allah bir kimseye bir yiyecek yedirirse: Allah&#8217;ım! Bunu bize mübarek kıl ve bunu daha iyisiyle değiştir, desin. Allah her kime süt içirirse: Allah&#8217;ım! Bu sütü bize mübarek kıl ve bunu bize artır, desin. Biz, sütten başka yiyecek ve içeceğin &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/hem-yiyecek-hem-icecek.html">HEM YİYECEK HEM İÇECEK</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>HEM YİYECEK HEM İÇECEK</strong></p>
<p>İbn Abbas şöyle dedi:<br />
Resulüllah&#8217;ın en sevdiği içecek süttü.<br />
Resulüllah(s.a.v) şöyle buyurdu:<br />
Allah bir kimseye bir yiyecek yedirirse:<br />
Allah&#8217;ım! Bunu bize <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/hem-yiyecek-hem-icecek">mübarek</a> kıl ve bunu daha iyisiyle değiştir, desin.<br />
Allah her kime süt içirirse:<br />
Allah&#8217;ım! Bu sütü bize mübarek kıl ve bunu bize artır, desin.<br />
Biz, sütten başka yiyecek ve içeceğin yerine geçecek bir şey bilmiyoruz.<br />
<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/hem-yiyecek-hem-icecek">Süt</a>ten başka hiçbir şey yemek ve su yerine geçmez.<br />
O hem tok tutar hem de harareti keser.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/hem-yiyecek-hem-icecek.html">HEM YİYECEK HEM İÇECEK</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/hem-yiyecek-hem-icecek.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÜÇ SOLUKTA</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/uc-solukta.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/uc-solukta.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 May 2019 04:50:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[ÜÇ SOLUKTA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27859</guid>

					<description><![CDATA[<p>ÜÇ SOLUKTA Ebu Katade, Peygamber&#8217;imizin şöyle buyurduğunu söyledi: &#8220;Biriniz bir şey içtiği zaman kabın içine solumasın.&#8221; Enes anlattı: Peygamberimiz su içeceği zaman üç solukta içerdi. Önce besmele çeker bir yudum içer, sonra yine besmele çeker bir yudum daha içer, sonra tekrar besmele çeker bir yudum daha içerdi. Bitince de Allah&#8217;a hamdederdi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/uc-solukta.html">ÜÇ SOLUKTA</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ÜÇ SOLUKTA</strong></p>
<p>Ebu Katade, Peygamber&#8217;imizin şöyle buyurduğunu söyledi:<br />
&#8220;Biriniz bir şey içtiği zaman kabın içine solumasın.&#8221;<br />
Enes anlattı:<br />
Peygamberimiz <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/uc-solukta">su</a> içeceği zaman üç solukta içerdi.<br />
Önce besmele çeker bir yudum içer,<br />
sonra yine <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/uc-solukta">besmele</a> çeker bir yudum daha içer, sonra tekrar besmele çeker bir yudum daha içerdi.<br />
Bitince de Allah&#8217;a hamdederdi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/uc-solukta.html">ÜÇ SOLUKTA</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/uc-solukta.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KOKUSU</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/kokusu.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/kokusu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 May 2019 12:50:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[kokusu]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27852</guid>

					<description><![CDATA[<p>KOKUSU Peygamberimiz&#8217;in hizmetkarı Enes der ki: Resulüllah&#8217;m yanında on iki yıl kaldım. Bütün kokuları kokladım. Onun kokusundan daha güzel bir koku koklamadım. O&#8217;nun vücudu misk ve amberden daha güzel kokardı.&#8221; Peygamberimiz&#8216;in rengi gül rengi gibiydi. Atlas ve ipek O&#8217;nun vücudundan daha yumuşak değildi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/kokusu.html">KOKUSU</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KOKUSU</strong></p>
<p>Peygamberimiz&#8217;in hizmetkarı Enes der ki:<br />
Resulüllah&#8217;m yanında on iki yıl kaldım.<br />
Bütün kokuları kokladım.<br />
Onun kokusundan daha güzel bir koku koklamadım.<br />
O&#8217;nun vücudu misk ve amberden daha güzel kokardı.&#8221;<br />
<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/kokusu">Peygamberimiz</a>&#8216;in rengi <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/kokusu">gül</a> rengi gibiydi.<br />
Atlas ve ipek O&#8217;nun vücudundan daha yumuşak değildi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/kokusu.html">KOKUSU</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/kokusu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AYAKLARI</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/ayaklari.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/ayaklari.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 May 2019 09:50:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[AYAKLARI]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27847</guid>

					<description><![CDATA[<p>AYAKLARI  Hazreti Resulüllaha peygamberlik görevi verilmeden önceydi. Kureyşliler bir kahine: &#8221; Söyle bakalım! İbrahim makamındaki ayak izine içimizde en çok kimin ayağı benziyor?&#8221; dediler. Kahin:&#8221;Şu yere bir yaygı serin, sonra sırayla hepiniz üzerinde yürüyün. Ben de sizlerin ayak izine bakarak cevap vereyim&#8221; dedi. Onlar yere yaygı serip üzerinde yürüdüler. Kahin sıra Peygamberimizin ayak izine gelince: &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/ayaklari.html">AYAKLARI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>AYAKLARI </strong></p>
<p><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/ayaklari">Hazreti</a> Resulüllaha peygamberlik görevi verilmeden önceydi. Kureyşliler bir kahine:<br />
&#8221; Söyle bakalım! İbrahim makamındaki ayak izine içimizde en çok kimin ayağı benziyor?&#8221; dediler.<br />
Kahin:&#8221;Şu yere bir yaygı serin, sonra sırayla hepiniz üzerinde yürüyün.<br />
Ben de sizlerin ayak izine bakarak cevap vereyim&#8221; dedi.<br />
Onlar yere yaygı serip üzerinde yürüdüler.<br />
Kahin sıra Peygamberimizin ayak izine gelince:<br />
&#8220;İşte! İçinizde İbrahim&#8217;e en çok benzeyiniz budur&#8221; dedi.<br />
Hazreti Hasan&#8217;ın dayısı Hind Efendimizin ayaklarını bize şöyle tarif etti:<br />
Resulüllah&#8217;ın ayaklarınının altı düz değil, çukurdu.<br />
<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/ayaklari">Ayakları</a> hafif etliydi.<br />
Ayaklarının üzerine su döküldüğü zaman etrafa yayılırdı.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/ayaklari.html">AYAKLARI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/ayaklari.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BOYU</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/boyu.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/boyu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 May 2019 06:46:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[boyu]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27843</guid>

					<description><![CDATA[<p>BOYU Hind der ki: Resulüllah normalden daha uzun, çok uzun olandan kısaydı, yani uzuna yakın orta boyluydu. Hazreti Aişe, O&#8217;nun boyundaki mucizeyi şöyle anlattı: Yanına uzun boylu biri gelse, kendisi ondan daha uzun görünürdü. İki uzun boylu kimseyle birlikte yürüdüğünde ise onlardan daha uzun görünürdü. Onlardan ayrılınca, kendisi normal boyuna döner, O iki kişi de &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/boyu.html">BOYU</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BOYU</strong></p>
<p>Hind der ki:<br />
<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/boyu">Resulüllah</a> normalden daha uzun, çok uzun olandan kısaydı, yani uzuna yakın orta boyluydu.<br />
Hazreti Aişe,<br />
O&#8217;nun boyundaki <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/boyu">mucize</a>yi şöyle anlattı:<br />
Yanına uzun boylu biri gelse,<br />
kendisi ondan daha uzun görünürdü.<br />
İki uzun boylu kimseyle birlikte yürüdüğünde ise onlardan daha uzun görünürdü.<br />
Onlardan ayrılınca, kendisi normal boyuna döner, O iki kişi de uzun boylu hallerine dönerdi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/boyu.html">BOYU</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/boyu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GÜL RENGİ</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/gul-rengi.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/gul-rengi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 May 2019 04:50:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[GÜL RENGİ]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27838</guid>

					<description><![CDATA[<p>GÜL RENGİ Enes İbn Malik: Resulüllah, insanların en güzel renklisiydi, derken Ebu Hureyre şöyle söyledi: Resulüllah(s.a.v) beyazdı. Sanki gümüştendi. &#8220;Hazreti Ali de: Resulüllah&#8217;ın rengi, kırmızı gül rengine yakın beyazdı, dedi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/gul-rengi.html">GÜL RENGİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/gul-rengi"><strong>GÜL RENGİ</strong></a></p>
<p>Enes İbn Malik:<br />
Resulüllah, insanların en güzel renklisiydi, derken Ebu Hureyre şöyle söyledi:<br />
Resulüllah(s.a.v) beyazdı.<br />
Sanki gümüştendi. &#8220;<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/gul-rengi">Hazreti Ali</a> de:<br />
Resulüllah&#8217;ın rengi,<br />
kırmızı gül rengine yakın beyazdı, dedi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/gul-rengi.html">GÜL RENGİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/gul-rengi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GİYİMİ</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/giyimi.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/giyimi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 May 2019 12:50:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[GİYİMİ]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27832</guid>

					<description><![CDATA[<p>GİYİMİ Peygamberimiz tek tip giyinmezdi. Genel olarak giydiği elbise hermani gömlek ve etekti. Sarığınınucu bazen mübarek göğsüne doğru, bazen de omuzlarının arasına doğru sarkardı. Sarığı çoğunlukla siyah renk olurdu. Sarığının altında başına geçirdiği bir tekke bulunur ve: &#8220;Bizi müşriklerden farklı kılan, sarığın altına tekke takmamızdır&#8221; buyururdu. Giyimde en çok çizgili kumaşları severdi. Hz. Peygamber (s.a.v) &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/giyimi.html">GİYİMİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GİYİMİ</strong></p>
<p>Peygamberimiz tek tip giyinmezdi.<br />
Genel olarak giydiği elbise hermani <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/giyimi">gömlek</a> ve etekti.<br />
Sarığınınucu bazen mübarek göğsüne doğru, bazen de omuzlarının arasına doğru sarkardı.<br />
Sarığı çoğunlukla siyah renk olurdu.<br />
Sarığının altında başına geçirdiği bir tekke bulunur ve:<br />
&#8220;Bizi müşriklerden farklı kılan, sarığın altına tekke takmamızdır&#8221; buyururdu. Giyimde en çok çizgili kumaşları severdi.<br />
Hz. Peygamber (s.a.v) kırmızı elbise de giymişti.<br />
<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/giyimi">Kırmızı</a> elbise dedikleri şey,<br />
üzerinde kırmızı çizgilerin bulunduğu Yemen kumaşındam bir elbise olduğu için buna &#8220;kırmızı elbise&#8221; denmişti.<br />
Peygamberimiz siyah, kırmızı, yeşil, sarı, elbise giymişti.<br />
Ancak en sevdiği, beyaz renkli elbise idi.<br />
Efendimiz debdebe ve gösterişten nefret ederdi.<br />
Bununla birlikte kıymetli elbiseler de giyerdi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/giyimi.html">GİYİMİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/giyimi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GÖRÜNSÜN</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/gorunsun.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/gorunsun.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 May 2019 09:40:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[GÖRÜNSÜN]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27829</guid>

					<description><![CDATA[<p>GÖRÜNSÜN Malik bin Nazla adında biri vardı. Bir gün dağınık bir kıyafetle Efendimiz&#8217;in (s.a.v) yanına gitti. Onu bu şekilde gören Resulüllah sordu: Senin malın mülkün var mı? -Evet var ey Allah&#8217;ın Resulü. -Ne gibi malların var? -Allah bana deve, koyun, at sürüleri, arpa ve buğday harmanları ihsan etmiştir. -Eee!.. Allah sana mal-mülk ihsan etmişse, Allah&#8217;ın &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/gorunsun.html">GÖRÜNSÜN</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GÖRÜNSÜN</strong></p>
<p><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/gorunsun">Malik</a> bin Nazla adında biri vardı.<br />
Bir gün dağınık bir kıyafetle Efendimiz&#8217;in (s.a.v) yanına gitti.<br />
Onu bu şekilde gören Resulüllah sordu:<br />
Senin malın mülkün var mı?<br />
-Evet var ey Allah&#8217;ın Resulü.<br />
-Ne gibi malların var?<br />
-Allah bana deve, koyun, at sürüleri, arpa ve buğday harmanları ihsan etmiştir.<br />
-Eee!..<br />
Allah sana <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/gorunsun">mal</a>-mülk ihsan etmişse,<br />
Allah&#8217;ın nimetinin ve ikramının eseri üzerinde görünsün.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/gorunsun.html">GÖRÜNSÜN</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/gorunsun.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GÜZEL GİYİM</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/guzel-giyim.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/guzel-giyim.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 May 2019 06:50:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[GÜZEL GİYİM]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27825</guid>

					<description><![CDATA[<p>GÜZEL GİYİM Çok yakışıklı bir adam Hazreti Resulüllah&#8216;a gelerek: Ey Allah&#8217;ın Resulü! Ben güzelliğe aşırı derecede ilgi duyan biriyim. Gördüğünüz gibi o güzellikten ben de nasiplendim. Hiç kimsenin benden daha güzel giyinmesine gönlüm razı olmaz. İsterim ki ben herkesten üstün olayım. Hatta bu papucumun tokası bile olsa. Acaba bu davranışım kibir midir? Resulüllah Efendimiz cevap &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/guzel-giyim.html">GÜZEL GİYİM</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GÜZEL GİYİM</strong></p>
<p>Çok yakışıklı bir adam<br />
Hazreti <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/guzel-giyim">Resulüllah</a>&#8216;a gelerek:<br />
Ey Allah&#8217;ın Resulü!<br />
Ben güzelliğe aşırı derecede ilgi duyan biriyim.<br />
Gördüğünüz gibi o güzellikten ben de nasiplendim.<br />
Hiç kimsenin benden daha güzel giyinmesine gönlüm razı olmaz.<br />
İsterim ki ben herkesten üstün olayım.<br />
Hatta bu papucumun tokası bile olsa.<br />
Acaba bu davranışım kibir midir?<br />
<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/guzel-giyim">Resulüllah</a> Efendimiz cevap verdi:<br />
Hayır, asla!..<br />
Asıl kibir sahip olduğu nimeti hazmedemeyip şımarmak ve insanlara tepeden bakmaktır.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/guzel-giyim.html">GÜZEL GİYİM</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/guzel-giyim.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AVUÇLA</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/avucla.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/avucla.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 May 2019 12:50:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[AVUÇLA]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27809</guid>

					<description><![CDATA[<p>AVUÇLA Hazreti Ömer&#8216;in oğlu Abdullah ve arkadaşları, Peygamberimizle (s.a.v) birlikte yolculuk ediyordu. Yolda önlerine bir su havuzu çıktı Suyu görür görmez, hemen eğilerek ağızlarıyla içmeye başladılar. Bu manzarayı seyreden Efendimiz onları şöyle uyardı: Arkadaşlar! Öyle eğilip ağzınızla içmeyiniz. Ellerinizi güzelce yıkayıp avuçlarınızla içiniz. Çünkü avuçtan daha güzel bir kap yoktur. Bir defasında da şöyle buyurmuştu: &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/avucla.html">AVUÇLA</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>AVUÇLA</strong></p>
<p>Hazreti <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/avucla">Ömer</a>&#8216;in oğlu Abdullah ve arkadaşları,<br />
Peygamberimizle (s.a.v) birlikte yolculuk ediyordu.<br />
Yolda önlerine bir su havuzu çıktı Suyu görür görmez,<br />
hemen eğilerek ağızlarıyla içmeye başladılar.<br />
Bu manzarayı seyreden Efendimiz onları şöyle uyardı:<br />
Arkadaşlar! Öyle eğilip ağzınızla içmeyiniz.<br />
Ellerinizi güzelce yıkayıp avuçlarınızla içiniz.<br />
Çünkü avuçtan daha güzel bir kap yoktur.<br />
Bir defasında da şöyle buyurmuştu:<br />
<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/avucla">Su</a>yu devenin içtiği gibi hiç dinlenmeden bir içişte içmeyiniz.<br />
İki veya üç defa dinlenerek içiniz.<br />
İçmeye besmele ile başlayınız.<br />
Bardağı dudağınızdan ayırınca da &#8220;Elhamdülillah&#8221; deyiniz.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/avucla.html">AVUÇLA</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/avucla.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DİNLENMİŞ SU</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/dinlenmis-su.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/dinlenmis-su.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 May 2019 09:45:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[DİNLENMİŞ SU]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27805</guid>

					<description><![CDATA[<p>DİNLENMİŞ SU Peygamberimiz, dostu Ebu Bekir&#8217;le birlikte, Medineli bir sahabeyi ziyarete gitti. Sahabe bahçesini sulamaktaydı. Efendimiz ona: Su testisinde gecelemiş suyun varsa bize ikram et, yoksa şu sudan içeriz, dedi. O da : Var Ey Allah&#8217;ın Elçisi, testide dinlenmiş suyum var, dedi. O sudan Resulüllah&#8217;a ikram etti. Suyu içtikten sonra Peygamberimiz de Ebu Bekir&#8217;e ikram &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/dinlenmis-su.html">DİNLENMİŞ SU</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİNLENMİŞ SU</strong></p>
<p>Peygamberimiz,<br />
<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/dinlenmis-su">dostu</a> Ebu Bekir&#8217;le birlikte,<br />
Medineli bir sahabeyi ziyarete gitti.<br />
Sahabe bahçesini sulamaktaydı.<br />
Efendimiz ona:<br />
<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/dinlenmis-su">Su</a> testisinde gecelemiş suyun varsa bize ikram et, yoksa şu sudan içeriz, dedi.<br />
O da : Var Ey Allah&#8217;ın Elçisi,<br />
testide dinlenmiş suyum var, dedi. O sudan Resulüllah&#8217;a ikram etti. Suyu içtikten sonra Peygamberimiz de Ebu Bekir&#8217;e ikram etti.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/dinlenmis-su.html">DİNLENMİŞ SU</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/dinlenmis-su.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİR ŞEHRE GİRERKEN</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/bir-sehre-girerken.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/bir-sehre-girerken.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 May 2019 06:50:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[BİR ŞEHRE GİRERKEN]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27801</guid>

					<description><![CDATA[<p>BİR ŞEHRE GİRERKEN Efendimiz herhangi bir yerleşim merkezine girerken şu duayı okurdu: Ey yedi kat göğün ve üzerine gölgesini yaydığı her şeyin Rabbi olan Allahım! Ey yedi kat yerin ve onun üzerinde yaşayan her şeyin Rabbi olan Allahım! Ey şeytanların ve onların yoldan çıkardığı bütün nefislerin Rabbi olan Allahım! Ey rüzgarların ve onların uçurduğu eşyaların &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/bir-sehre-girerken.html">BİR ŞEHRE GİRERKEN</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BİR ŞEHRE GİRERKEN</strong></p>
<p>Efendimiz herhangi bir yerleşim merkezine girerken şu duayı okurdu:<br />
Ey yedi kat <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/bir-sehre-girerken">göğün</a> ve üzerine gölgesini yaydığı her şeyin Rabbi olan Allahım!<br />
Ey yedi kat yerin ve onun üzerinde yaşayan her şeyin Rabbi olan Allahım! Ey <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/bir-sehre-girerken">şeytan</a>ların ve onların yoldan çıkardığı bütün nefislerin Rabbi olan Allahım!<br />
Ey rüzgarların ve onların uçurduğu eşyaların Rabbi olan Allahım!<br />
Senden bu beldenin ve bu beldede yaşayanların iyiliği istiyor ve bu beldede bulunanların şerrinden Sana sığınıyorum. &#8220;Medine&#8217;ye her dönüşünde önce mescide gider ve iki rekat namaz kılardı.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/bir-sehre-girerken.html">BİR ŞEHRE GİRERKEN</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/bir-sehre-girerken.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GÜLÜMSEMESİ</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/gulumsemesi.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/gulumsemesi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 May 2019 04:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[GÜLÜMSEMESİ]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27797</guid>

					<description><![CDATA[<p>GÜLÜMSEMESİ Hz.Aişe şöyle anlattı : Ben şimdiye kadar, Resulüllah&#8217;ın çok aşırı neşelendiğini küçük dilini görüncüye kadar güldüğünü görmedim. O, yalnız gülümserdi. Abdullah Ibnu&#8217;l-Haris de şunu söyledi : Resulüllah&#8217;tan daha çok gülümseyeni görmedim. Resulüllah Efendimiz arkadaşlarıyla yemek yiyordu. Süheybi gören Peygamberimiz: Buyur sen de ye! diyerek sofraya davet etti. Süheyb, gözünde bir ağrı olduğunu söyleyerek sofraya &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/gulumsemesi.html">GÜLÜMSEMESİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GÜLÜMSEMESİ</strong></p>
<p><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/gulumsemesi">Hz.Aişe</a> şöyle anlattı :<br />
Ben şimdiye kadar,<br />
Resulüllah&#8217;ın çok aşırı neşelendiğini küçük dilini görüncüye kadar güldüğünü görmedim. O, yalnız gülümserdi.<br />
Abdullah Ibnu&#8217;l-Haris de şunu söyledi :<br />
Resulüllah&#8217;tan daha çok gülümseyeni görmedim.<br />
Resulüllah Efendimiz arkadaşlarıyla yemek yiyordu.<br />
<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/gulumsemesi">Süheybi</a> gören Peygamberimiz:<br />
Buyur sen de ye! diyerek sofraya davet etti. Süheyb, gözünde bir ağrı olduğunu söyleyerek sofraya oturdu. Süheyb iştahla yemeğe başlayınca Resulüllah: Hem gözün ağrıyor, hem de hurma yiyorsun deyince, Süheyb şöyle karşılık verdi: Ağırmayan tarafımla çiğniyorum ya Resulüllah! Süheybin bu cevabı üzerine Efendimiz dişleri gözükünceye kadar güldü.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/gulumsemesi.html">GÜLÜMSEMESİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/gulumsemesi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PEYGAMBERLİK MÜHRÜ</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/peygamberlik-muhru.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/peygamberlik-muhru.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 May 2019 12:50:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[PEYGAMB ERLİK MÜHRÜ]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27793</guid>

					<description><![CDATA[<p>PEYGAMBERLİK MÜHRÜ Selman Farisi&#8217;nin Resulüllahı(s.a.v) müslüman olmadan önceki üçüncü ziyaretiydi. Efendimiz ashabıyla birlikte oturmaktaydı. Selman bu kez daha önce bir Rahibin söylediği peygamberlik mührünü görmeyi istiyordu. Selam verdikten ve belki görürürüm diye, Efendimiz&#8217;in etrafında dolaşmaya başladı. Peygamberimiz Selmanın ne istediğini anladı. Elbisesini omuzundan biraz sarkıtıp : Sana söylenen mührü görmek istersen bak, dedi. Selman şaşırmıştı&#8230; &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/peygamberlik-muhru.html">PEYGAMBERLİK MÜHRÜ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/peygamb-erlik-muhru">PEYGAMBERLİK</a> MÜHRÜ</strong></p>
<p>Selman Farisi&#8217;nin Resulüllahı(s.a.v) müslüman olmadan önceki üçüncü ziyaretiydi. Efendimiz ashabıyla birlikte oturmaktaydı. Selman bu kez daha önce bir Rahibin söylediği peygamberlik mührünü görmeyi istiyordu. Selam verdikten ve belki görürürüm diye,<br />
Efendimiz&#8217;in etrafında dolaşmaya başladı. Peygamberimiz Selmanın ne istediğini anladı. Elbisesini omuzundan biraz sarkıtıp : Sana söylenen mührü görmek istersen bak, dedi.<br />
Selman şaşırmıştı&#8230;<br />
Kendisine, bir Rahibin ne anlattığını Efendimiz bilmekteydi. Evet bu bir mucizeydi. Dikkatle <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/peygamb-erlik-muhru">Resulüllah</a>&#8216;ın mübarek sırtına baktı. İki omuzu arasındaki mührü gördü. Üzerinde şekil,<br />
&#8220;Muhammedün Resulüllah&#8221; yazısına çok benziyordu. Sonunda Selman aradığını bulmuştu. Sevinç gözyaşlarıyla dudaklarından şu cümleler döküldü:<br />
Allah&#8217;tan başka ilah yoktur.<br />
Muhammed O&#8217;nun kulu ve elçisidir.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/peygamberlik-muhru.html">PEYGAMBERLİK MÜHRÜ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/peygamberlik-muhru.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AĞLAMASI</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/aglamasi.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/aglamasi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 May 2019 09:50:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[AĞLAMASI]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[paygamberimizin AĞLAMASI]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27789</guid>

					<description><![CDATA[<p>AĞLAMASI Bir gün Peygamber Efendimiz&#8217;e oğlu İbrahim&#8217;in hastalandı haberi geldi. Resulüllah(s.a.v) Abdurrahman ile birlikte aceleyle onun yanına vardı. İbrahim son anlarını yaşıyordu. Efendimiz onu şefkatle kucağına alıp bağrına bastı. O sırada Peygamberimizin mübarek yanaklarından gözyaşları süzülmeye başladı. Abdurrahman: Sen de mi ağlıyorsun Ey Allah&#8217;ın elçisi? Ağlamayı yasaklanmamış mıydın? diye sordu. Resulüllah (s.a.v) şöyle buyurdu : &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/aglamasi.html">AĞLAMASI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>AĞLAMASI</strong></p>
<p>Bir gün <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/paygamberimizin-aglamasi">Peygamber</a> Efendimiz&#8217;e<br />
oğlu İbrahim&#8217;in hastalandı haberi geldi.<br />
Resulüllah(s.a.v) Abdurrahman ile birlikte aceleyle onun yanına vardı. İbrahim son anlarını yaşıyordu. Efendimiz onu şefkatle kucağına alıp bağrına bastı. O sırada Peygamberimizin mübarek yanaklarından gözyaşları süzülmeye başladı.<br />
Abdurrahman:<br />
Sen de mi ağlıyorsun Ey Allah&#8217;ın elçisi? Ağlamayı yasaklanmamış mıydın? diye sordu.<br />
Resulüllah (s.a.v) şöyle buyurdu :<br />
Ben kendisinde bulunmayan özellikleri sayıp dökerek ölü üzerine bağıra bağıra ağlamayı yasakladım. Benim bu ağlayışım ise merhametten ibarettir. Acımayana, acınmaz&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/aglamasi.html">AĞLAMASI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/aglamasi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GÖRMESİ</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/gormesi.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/gormesi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 May 2019 06:50:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[GÖRMESİ]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27785</guid>

					<description><![CDATA[<p>GÖRMESİ Hazreti Aişe der ki : Peygamber Efendimiz, ışıkta gördüğü gibi karanlıkta da görürdü. Bir defasında Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: Siz benim yalnız ön tarafı mı gördüğümü sanıyorsunuz!? Vallahi rukunuz da, secdeleriniz de bana gizli değildir! Ben sizi arkamdan da görmekteyim.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/gormesi.html">GÖRMESİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GÖRMESİ</strong></p>
<p>Hazreti Aişe der ki :<br />
<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/gormesi">Peygamber</a> Efendimiz,<br />
ışıkta gördüğü gibi<br />
karanlıkta da görürdü.<br />
Bir defasında Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:<br />
Siz benim yalnız ön <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/gormesi">tarafı</a> mı gördüğümü sanıyorsunuz!?<br />
Vallahi rukunuz da, secdeleriniz de bana gizli değildir!<br />
Ben sizi arkamdan da görmekteyim.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/gormesi.html">GÖRMESİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/gormesi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YÜRÜYÜŞÜ</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/yuruyusu.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/yuruyusu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 May 2019 04:00:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[YÜRÜYÜŞÜ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27781</guid>

					<description><![CDATA[<p>YÜRÜYÜŞÜ Hz. Ali O&#8217;nun yürüyüşünü şöyle anlattı: Ne Ondan önce ne de Ondan sonra Onun gibisini görmedim. O yürürken, ayaklarını sürümez, adımlarını canlı ve uzun atar, sanki yüksekten iner gibi önüne eğilirdi. Yezid bin Mersed ise şunları söyledi: Peygamberimiz yürüdüğü zaman sür&#8217;atli ve kuvvetli yürürdü. O&#8217;nun arkasında yürüyen biri koşarcasına giderdi, yine O&#8217;na yetişemezdi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/yuruyusu.html">YÜRÜYÜŞÜ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>YÜRÜYÜŞÜ</strong></p>
<p>Hz. Ali O&#8217;nun yürüyüşünü şöyle anlattı:<br />
Ne Ondan önce ne de Ondan sonra Onun gibisini görmedim.<br />
O yürürken, ayaklarını sürümez,<br />
adımlarını <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/yuruyusu">canlı</a> ve uzun atar,<br />
sanki yüksekten iner gibi önüne eğilirdi.<br />
Yezid bin Mersed ise şunları söyledi:<br />
Peygamberimiz yürüdüğü <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/yuruyusu">zaman</a> sür&#8217;atli ve kuvvetli yürürdü.<br />
O&#8217;nun arkasında yürüyen biri koşarcasına giderdi, yine O&#8217;na yetişemezdi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/yuruyusu.html">YÜRÜYÜŞÜ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/yuruyusu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ELLERİNİ KULLANIŞI</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/ellerini-kullanisi.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/ellerini-kullanisi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 May 2019 12:45:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[ELLERİNİ KULLANIŞI]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27775</guid>

					<description><![CDATA[<p>ELLERİNİ KULLANIŞI Hz.Aişe şöyle demiştir: Peygamber Efendimiz sağ eli temizlik ve yemek, sol eli de, tuvalet ve temizlik içindi. Resulüllah bir şey aldığında onu sağ eliyle alırdı. Bir şey verdiğinde de, sağ eliyle verirdi. Efendimiz sağ tarafı kullanmayı severdi. Bir iş yapacağı zaman sağ elini kullanır, ayakabasını önce sağ ayağına giyer, mescide önce sağ ayağını &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/ellerini-kullanisi.html">ELLERİNİ KULLANIŞI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ELLERİNİ KULLANIŞI</strong></p>
<p>Hz.Aişe şöyle demiştir:<br />
Peygamber Efendimiz sağ eli temizlik ve <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/ellerini-kullanisi">yemek,</a> sol eli de, tuvalet ve temizlik içindi.<br />
Resulüllah bir şey aldığında onu sağ eliyle alırdı.<br />
Bir şey verdiğinde de, sağ eliyle verirdi. Efendimiz sağ tarafı kullanmayı severdi.<br />
Bir iş yapacağı <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/ellerini-kullanisi">zaman</a> sağ elini kullanır, ayakabasını önce sağ ayağına giyer, mescide önce sağ ayağını atar, topluluğa bir şey dağıtırken sağ taraftan başlardı.<br />
Bu şekilde herhangi bir işe başlamak istediğinde önce &#8220;Bismillah&#8221; diyerek besmele çekerdi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/ellerini-kullanisi.html">ELLERİNİ KULLANIŞI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/ellerini-kullanisi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KONUŞMASI</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/konusmasi.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/konusmasi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 May 2019 09:45:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[KONUŞMASI]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27770</guid>

					<description><![CDATA[<p>KONUŞMASI Hz.Hasan bir gün dayısı Hind&#8217;e: Hazreti Peygamber (s.a.v) nasıl konuşurdu? Diye sordu. Hind şöyle anlattı : O daima düşünceliydi. Çoğu zaman sessizdi. Hiçbir zaman gereksiz yere konuşmazdı. Her cümleyi ayrı ve net olarak söylerdi. Eliyle işaret ederken bütün elini kaldırır, bir şeye hayret ettiğinde avucunun içini çevirir, konuşma sırasında bazen elini elinin üstüne vurur, &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/konusmasi.html">KONUŞMASI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KONUŞMASI</strong></p>
<p>Hz.Hasan bir gün dayısı Hind&#8217;e:<br />
Hazreti Peygamber (s.a.v) nasıl konuşurdu?<br />
Diye sordu. <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/konusmasi">Hind</a> şöyle anlattı :<br />
O daima düşünceliydi.<br />
Çoğu zaman sessizdi.<br />
Hiçbir zaman gereksiz yere konuşmazdı.<br />
Her cümleyi ayrı ve net olarak söylerdi.<br />
Eliyle işaret ederken bütün elini kaldırır, bir şeye hayret ettiğinde avucunun içini çevirir, konuşma sırasında bazen elini elinin üstüne vurur, bazen kayiflenir, sevindiğinde ise gözlerini yere çevirirdi.<br />
Çok az <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/konusmasi">güler</a>, güleceği zaman tebessüm ederdi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/konusmasi.html">KONUŞMASI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/konusmasi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TANE TANE</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/tane-tane.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/tane-tane.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 May 2019 06:55:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[TANE TANE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27767</guid>

					<description><![CDATA[<p>TANE TANE Hz. Aişe bir gün dostlarına şöyle anlattı: Resulüllah Efendimiz, sizin konuştuğunuz gibi konuşmazdı. O, açık açık ve tane tane konuşurdu. Öyle ki onu işiten ezberlerdi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/tane-tane.html">TANE TANE</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TANE TANE</strong></p>
<p><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/tane-tane">Hz. Aişe</a> bir gün<br />
dostlarına şöyle anlattı:<br />
Resulüllah Efendimiz,<br />
sizin konuştuğunuz gibi konuşmazdı.<br />
O, açık açık ve tane tane konuşurdu.<br />
Öyle ki onu işiten ezberlerdi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/tane-tane.html">TANE TANE</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/tane-tane.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İŞİTMESİ</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/isitmesi.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/isitmesi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 May 2019 04:10:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[İŞİTMESİ]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27763</guid>

					<description><![CDATA[<p>İŞİTMESİ Peygamberimizin arkadaşlarından Hakim der ki: Biz, Resulullah Efendimiz&#8217;in etrafında toplanmıştık. O, bizlere sordu: &#8211; Benim işittiğini sizler de işitiyor musun? Biz: -Bir şey işitmiyoruz&#8221; dedik. Buyurdu ki: Ben sizin görmediğinizi görür işitmediğinizi işitirim! Ben göklerdekileri duymaktayım!.. Çünkü göklerde bir karışlık boş yer yoktur, her taraf meleklerle doludur. Meleklerin kimisi secdede, kimisi kıyamdadır.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/isitmesi.html">İŞİTMESİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İŞİTMESİ</strong></p>
<p>Peygamberimizin arkadaşlarından Hakim der ki:<br />
Biz, <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/isitmesi">Resulullah</a> Efendimiz&#8217;in etrafında toplanmıştık. O, bizlere sordu:<br />
&#8211; Benim işittiğini sizler de işitiyor musun?<br />
Biz:<br />
-Bir şey işitmiyoruz&#8221; dedik. Buyurdu ki:<br />
Ben sizin görmediğinizi görür işitmediğinizi işitirim!<br />
Ben göklerdekileri duymaktayım!..<br />
Çünkü göklerde bir karışlık boş yer yoktur, her taraf meleklerle doludur.<br />
Meleklerin kimisi secdede, kimisi kıyamdadır.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/isitmesi.html">İŞİTMESİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/isitmesi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KUR&#8217;AN OKUYUŞU</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/kuran-okuyusu.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/kuran-okuyusu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 May 2019 12:50:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[KUR'AN OKUYUŞU]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27758</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUR&#8217;AN OKUYUŞU Peygamber Efendimiz, Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;i tecvidiyle tane tane okurdu. Fakat nağmeli okumazdı. Evdeyken Kur&#8217;an okuduğunda Onu ancak evde bulunanlar işitebilirdi. Sahabeden Abdullah b. Ebi Kays, Hazreti Aişe&#8217;ye sordu : Resulüllah aleyhisselam Kur&#8217;an&#8217; ı sessiz mi yoksa sesli mi okurdu? Her iki şekilde de okurdu. Yerine göre sessiz, yerine göre de sesli.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/kuran-okuyusu.html">KUR&#8217;AN OKUYUŞU</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KUR&#8217;AN OKUYUŞU</strong></p>
<p>Peygamber Efendimiz,<br />
Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;i tecvidiyle tane tane okurdu.<br />
Fakat nağmeli okumazdı.<br />
Evdeyken Kur&#8217;an okuduğunda Onu ancak evde bulunanlar işitebilirdi.<br />
Sahabeden Abdullah b. Ebi Kays,<br />
<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/kuran-okuyusu">Hazreti</a> Aişe&#8217;ye sordu :<br />
Resulüllah aleyhisselam Kur&#8217;an&#8217; ı sessiz mi yoksa <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/kuran-okuyusu">ses</a>li mi okurdu?<br />
Her iki şekilde de okurdu.<br />
Yerine göre sessiz, yerine göre de sesli.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/kuran-okuyusu.html">KUR&#8217;AN OKUYUŞU</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/kuran-okuyusu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ASLA ESNEMEDİ</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/asla-esnemedi.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/asla-esnemedi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 May 2019 09:41:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[ASLA ESNEMEDİ]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27753</guid>

					<description><![CDATA[<p>ASLA ESNEMEDİ Mesleme şöyle demiştir: Hiç bir peygamber, asla esnememiştir. Yezid bin Asam der ki: Peygamber Efendimiz de hiç bir vakit esnemezdi! Ebu Hureyre şunu söyledi: Peygamberimiz aksırdığında, yüzünü kapatır ve aksırdığını gizlerdi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/asla-esnemedi.html">ASLA ESNEMEDİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ASLA ESNEMEDİ</strong></p>
<p>Mesleme şöyle demiştir:<br />
Hiç bir <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/asla-esnemedi">peygamber</a>, asla esnememiştir.<br />
Yezid bin Asam der ki:<br />
Peygamber Efendimiz de hiç bir vakit esnemezdi!<br />
Ebu Hureyre şunu söyledi:<br />
Peygamberimiz aksırdığında, yüzünü kapatır ve aksırdığını gizlerdi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/asla-esnemedi.html">ASLA ESNEMEDİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/asla-esnemedi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>RESÜLÜLLAH  SEVER</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/resulullah-sever.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/resulullah-sever.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 May 2019 06:50:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[RESÜLÜLLAH SEVER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27749</guid>

					<description><![CDATA[<p>RESÜLÜLLAH SEVER Resulüllah şöyle buyurdu: [Dinde] Hastalık bulaşması ve uğursuzluk diye bir şey yoktur. Ancak &#8220;fe&#8217;l&#8221; hoşuma gider. Sahabeler sordu: -Ya Resulallah! &#8220;Fe&#8217;l&#8221; nedir? Efendimiz : -Güzel söz, hayra yorma, diye cevap verdi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/resulullah-sever.html">RESÜLÜLLAH  SEVER</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>RESÜLÜLLAH SEVER</strong></p>
<p>Resulüllah şöyle buyurdu:<br />
[Dinde] <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/resulullah-sever">Hastalık</a> bulaşması<br />
ve uğursuzluk diye bir şey yoktur.<br />
Ancak &#8220;fe&#8217;l&#8221; hoşuma gider. Sahabeler sordu:<br />
-Ya Resulallah! &#8220;Fe&#8217;l&#8221; nedir?<br />
Efendimiz :<br />
-Güzel söz, hayra yorma, diye cevap verdi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/resulullah-sever.html">RESÜLÜLLAH  SEVER</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/resulullah-sever.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HEDİYE</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/hediye.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/hediye.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 May 2019 04:10:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[HEDİYE]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27745</guid>

					<description><![CDATA[<p>HEDİYE Hz.Aişe şöyle derdi: Resulüllah (s.a.v) hediyeyi kabul ederdi. Hediyeye daha güzel bir hediye ile karşılık verirdi. Bana bir paça bile hediye edilse onu kabul ederim, Ben paça yemeğe bile davet edilsem giderim, derdi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/hediye.html">HEDİYE</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>HEDİYE</strong></p>
<p>Hz.Aişe şöyle derdi:<br />
<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/hediye">Resulüllah</a> (s.a.v) hediyeyi kabul ederdi. Hediyeye daha güzel bir hediye ile karşılık verirdi.<br />
Bana bir paça bile hediye edilse onu kabul ederim,<br />
Ben paça yemeğe bile davet edilsem giderim, derdi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/hediye.html">HEDİYE</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/hediye.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EVDEKİ HAYAT</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/evdeki-hayat.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/evdeki-hayat.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 May 2019 12:50:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[EVDEKİ HAYAT]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27739</guid>

					<description><![CDATA[<p>EVDEKİ HAYAT Hazreti Hüseyn babası Hazreti Ali&#8217;ye sordu: Resulüllah eve gelince ne yapardı? O da şunları söyledi: Efendimiz evine girdiğinde, vaktini üçe ayırırdı: Bir kısmını Allah&#8217;a, bir kısmını ailesine, Bir kısmını da kendisine.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/evdeki-hayat.html">EVDEKİ HAYAT</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>EVDEKİ HAYAT</strong></p>
<p><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/evdeki-hayat">Hazreti</a> Hüseyn babası Hazreti Ali&#8217;ye sordu: Resulüllah eve gelince ne yapardı?<br />
O da şunları söyledi:<br />
Efendimiz evine girdiğinde, vaktini üçe ayırırdı:<br />
Bir kısmını Allah&#8217;a, bir kısmını ailesine,<br />
Bir kısmını da kendisine.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/evdeki-hayat.html">EVDEKİ HAYAT</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/evdeki-hayat.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YOLCULUK ALIŞKANLIKLARI</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/yolculuk-aliskanliklari.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/yolculuk-aliskanliklari.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 May 2019 09:50:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[YOLCULUK ALIŞKANLIKLARI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27734</guid>

					<description><![CDATA[<p>YOLCULUK ALIŞKANLIKLARI Resulüllah aleyhisselatü vesselam perşembe günü yola çıkmayı sever ve sabah erkenden hareket ederdi. Bineğin yanına gelip de ayağını üzengiye koyduğu sırada, &#8220;Bismillah&#8221; der, semer üzerine oturunca da üç kere tekbir getirir, arkasından da şu ayeti okurdu: &#8220;Bunu bizim emrimize veren Allah&#8217;a hamd ve sena olsun. Halbuki biz onu kendimize boyun eğdiremezdik. Ve biz &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/yolculuk-aliskanliklari.html">YOLCULUK ALIŞKANLIKLARI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>YOLCULUK ALIŞKANLIKLARI</strong></p>
<p><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/yolculuk-aliskanliklari">Resulüllah</a> aleyhisselatü vesselam perşembe günü yola çıkmayı sever ve sabah erkenden hareket ederdi. Bineğin yanına gelip de ayağını üzengiye koyduğu sırada, &#8220;Bismillah&#8221; der, semer üzerine oturunca da üç kere tekbir getirir, arkasından da şu ayeti okurdu:<br />
&#8220;Bunu bizim emrimize veren Allah&#8217;a hamd ve sena olsun. Halbuki biz onu kendimize boyun eğdiremezdik. Ve biz Rabbimize doğru dönenlerdeniz.&#8221; Sonra şu duayı okurdu: Ey Allahım! Yolculuğumuzda senden iyiliği, kötülükten sakınmayı senin seveceğin hareket ve işleri istiyoruz.</p>
<p><strong>Ey Allahım!</strong></p>
<p>Bu seferimizi kolaylaştır. Bu mesafeyi bize aldır. Ey Allahım! Yolculukta Sen arkadaşsın.<br />
Çoluk çocuğa bıraktığımız vekil Sensin<br />
Ey Allahım! Yolculuğun sıkıntısından, geri dönüşün hüznünden ve döndüğümüzde çoluk-çocuğumu ve mallarımı kötü bir halde bulmaktan Sana sığınırım. &#8221;</p>
<p>Peygamber Efendimiz yolculukta bir tepeye çıkarken &#8220;Allahüekber!&#8221; diyerek tekbir getirirdi. Aşağı inerken de &#8220;<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/yolculuk-aliskanliklari">Sübhanellah</a>&#8221; diyerek tesbih okurdu. Sahabeler de O&#8217;na uyarak aynısını tekrar ederlerdi.<br />
Bir yerde mola verdiklerinde şu duayı okurdu:<br />
Ey yeryüzü! Benim ve senin Rabbin Allah&#8217;tır. Senin ve senin içinde bulunanların şerrinden ve senin içinde yaratılanların kötülüğünden, senin üzerinde yürüyenlerin şerrinden Allah&#8217;a sığınırım. Ey Allahım! Arslanların, yılan ve akreplerin ve bu beldede yaşayan insanların şerrinden Sana sığınırım. &#8220;Yol dönüşü ise; Geri dönücüleriz, Tevbe edicileriz, İbadet edicileriz, Rabbimize hamd edicileriz, diye dua ederdi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/yolculuk-aliskanliklari.html">YOLCULUK ALIŞKANLIKLARI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/yolculuk-aliskanliklari.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>OTURUŞ TARZI</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/oturus-tarzi.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/oturus-tarzi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 May 2019 06:50:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[OTURUŞ TARZI]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimizin OTURUŞ TARZI]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27730</guid>

					<description><![CDATA[<p>OTURUŞ TARZI Peygamber Efendimiz (s.a.v) genellikle diz çökerek otururdu. Bunun yanında (edeb dairesi içerisinde) bağdaş kurarak, çömelerek, ayağını sarkıtarak v.b. şekillerde de oturmuştur. Kayle der ki :Resulüllah&#8217;ı büyük bir mahviyet ve tevazu içerisinde otururken görünce, heybetinden vucudum titremeye başlamıştı.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/oturus-tarzi.html">OTURUŞ TARZI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>OTURUŞ TARZI</strong></p>
<p><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/peygamberimizin-oturus-tarzi">Peygamber</a> Efendimiz (s.a.v)<br />
genellikle diz çökerek otururdu.<br />
Bunun yanında (edeb dairesi içerisinde) bağdaş kurarak, <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/peygamberimizin-oturus-tarzi">çömelerek</a>, ayağını sarkıtarak v.b. şekillerde de oturmuştur. Kayle der ki :Resulüllah&#8217;ı büyük bir mahviyet ve tevazu içerisinde otururken görünce, heybetinden vucudum titremeye başlamıştı.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/oturus-tarzi.html">OTURUŞ TARZI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/oturus-tarzi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YEMEK TARZI</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/yemek-tarzi.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/yemek-tarzi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 May 2019 04:00:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[YEMEK TARZI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27725</guid>

					<description><![CDATA[<p>YEMEK TARZI Efendimiz, sirke, bal, zeytin yağı ve sebze gibi bazı yemekleri çok severdi. Bir gün Ümmü Hani&#8217;nin evine gitti ve &#8220;Yiyecek birşeyler var mı?&#8221; diye sordu. O da &#8220;Sirkeden başka bir şey yok&#8221; deyince, Sirke olan evde hiçbir şey yok denemez, buyurdu. Arabistan&#8217;da &#8220;His&#8221; denen bir yemek türü vardır. Tereyağına peynir ve hurma konarak &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/yemek-tarzi.html">YEMEK TARZI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>YEMEK TARZI</strong></p>
<p>Efendimiz, sirke, bal, <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/yemek-tarzi">zeytin</a> yağı ve sebze gibi bazı yemekleri çok severdi. Bir gün Ümmü Hani&#8217;nin evine gitti ve &#8220;Yiyecek birşeyler var mı?&#8221; diye sordu.<br />
O da &#8220;Sirkeden başka bir şey yok&#8221; deyince, Sirke olan evde hiçbir şey yok denemez, buyurdu.<br />
Arabistan&#8217;da &#8220;His&#8221; denen bir yemek türü vardır. Tereyağına peynir ve hurma konarak hazırlanır. Hz. Peygamber (s.a.v) bu yemeği de çok severdi. Peygamberimiz soğuk ve tatlı içecekten hoşlanırdı. Sütü de çok severdi. Sütü bazen katıksız bazen de içine biraz biraz su karıştırarak içerdi. Kayısı, hurma ve üzüm tanesinin de hoşafını içerdi. <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/yemek-tarzi">Sofraya</a> gelen yemeği beğenmediği takdirde elini uzatmazdı. Ama hiçbir zaman da kötü demezdi. Önündeki yemeğe eli daldırıp eliyle karıştıramazdı. Başkalarını da bundan menederdi. Hiçbir zaman bir yere dayanarak yemek yemezdi. Resülüllah, yemek yerken önünden yerdi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/yemek-tarzi.html">YEMEK TARZI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/yemek-tarzi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SU DAĞITAN</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/su-dagitan.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/su-dagitan.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 May 2019 12:50:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[SU DAĞITAN]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27721</guid>

					<description><![CDATA[<p>SU DAĞITAN Enes şunu anlattı: Peygamber Efendimiz, arkadaşlarına su ikram ediyordu. Arkadaşları Ona: Ya Resulallah! Kendin içseydin ya, dediler. Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurdu: Cemaate su dağıtan, onların en son içenidir.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/su-dagitan.html">SU DAĞITAN</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>SU DAĞITAN</strong></p>
<p><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/su-dagitan">Enes</a> şunu anlattı:<br />
Peygamber Efendimiz,<br />
arkadaşlarına su ikram ediyordu.<br />
Arkadaşları Ona: Ya Resulallah!<br />
Kendin içseydin ya, dediler.<br />
Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurdu:<br />
Cemaate <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/su-dagitan">su</a> dağıtan,<br />
onların en son içenidir.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/su-dagitan.html">SU DAĞITAN</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/su-dagitan.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YEMEĞİN BEREKETİ</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/yemegin-bereketi.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/yemegin-bereketi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 May 2019 09:50:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[YEMEĞİN BEREKETİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27716</guid>

					<description><![CDATA[<p>YEMEĞİN BEREKETİ Bir grup Müslüman Resulüllah&#8217;a gelerek: Biz yiyoruz, yiyoruz ama bir türlü doymuyoruz, dediler. Efendimiz: Herhalde tek tek yiyorsunuz, deyince: Evet, dediler. İnsanlığın Sultanı onlara şu tavsiyede bulundu: O halde sofraya topluca oturun ve besmele çekerek başlayın. Göreceksiniz ki Allah yemeğinizin bereketini artıracaktır. Resulüllah Selmana da bereketle ilgili şunları söylemişti: Yemeğin bereketi hem yemekten &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/yemegin-bereketi.html">YEMEĞİN BEREKETİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>YEMEĞİN BEREKETİ</strong></p>
<p>Bir grup <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/yemegin-bereketi">Müslüman</a> Resulüllah&#8217;a gelerek: Biz yiyoruz, yiyoruz ama bir türlü doymuyoruz, dediler.<br />
Efendimiz:<br />
Herhalde tek tek yiyorsunuz, deyince:<br />
Evet, dediler.<br />
İnsanlığın Sultanı onlara şu tavsiyede bulundu:<br />
O halde sofraya topluca oturun ve besmele çekerek başlayın.<br />
Göreceksiniz ki Allah yemeğinizin bereketini artıracaktır.<br />
Resulüllah Selmana da bereketle ilgili şunları söylemişti:<br />
Yemeğin bereketi hem yemekten önce, hem de <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/yemegin-bereketi">yemek</a>ten sonra elleri yıkamaktadır.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/yemegin-bereketi.html">YEMEĞİN BEREKETİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/yemegin-bereketi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KUL PEYGAMBER</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/kul-peygamber.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/kul-peygamber.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 May 2019 06:50:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[KUL PEYGAMBER]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27711</guid>

					<description><![CDATA[<p>KUL PEYGAMBER Bir gün Resulullah Efendimiz, Hazreti Aişe&#8217;ye şöyle dedi: Aişe! ben istersem, altın dağları arkamdan yürür. Bir melek bana gelerek: Rabbi&#8217;nin Sana selamı var. Diyor ki : &#8220;Hükümdar-peygamber olarak mı, yoksa kul-peygamber olarak mı yaşamak istersin? Meleğin yanındaki Cebrail, bana alçak gönüllü olmam işaretini verdi. Ben de kul-peygamber olarak yaşamayı seçtiğimi söyledim. Peygamberimiz o &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/kul-peygamber.html">KUL PEYGAMBER</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/kul-peygamber">KUL</a> PEYGAMBER</strong></p>
<p>Bir gün Resulullah Efendimiz,<br />
Hazreti Aişe&#8217;ye şöyle dedi:<br />
<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/kul-peygamber">Aişe</a>! ben istersem, altın dağları arkamdan yürür.<br />
Bir melek bana gelerek:<br />
Rabbi&#8217;nin Sana selamı var.<br />
Diyor ki : &#8220;Hükümdar-peygamber olarak mı, yoksa kul-peygamber olarak mı yaşamak istersin?<br />
Meleğin yanındaki Cebrail, bana alçak gönüllü olmam işaretini verdi. Ben de kul-peygamber olarak yaşamayı seçtiğimi söyledim. Peygamberimiz o günden sonra bağdaş kurup, sofraya iyice yerleşerek yemek yemedi.<br />
Diz çökerek yerdi ve hep şöyle derdi: Ben, sıradan bir insanın yediği gibi yer ve sıradan bir kulun oturduğu gibi otururum.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/kul-peygamber.html">KUL PEYGAMBER</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/kul-peygamber.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİNEKLERİ</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/binekleri.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/binekleri.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 May 2019 04:05:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[BİNEKLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27706</guid>

					<description><![CDATA[<p>BİNEKLERİ Allah Resulü ata binmeyi çok severdi. Atı öven bir çok söz söylemişti. Atlardan başka katıra, eşeğe ve deveye de binerdi. Peygamberimizin özel bineği olan atın adı Luhayf, eşeğin adı Afir, Düldül, katırın adı Tih, develerin adı ise Kusva/Adba idi. Peygamberimiz&#8217;in Senceh adında bir atı daha vardı. Bir keresinde onu yarışa çıkardı. Rakiplerini geçince buna &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/binekleri.html">BİNEKLERİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BİNEKLERİ</strong></p>
<p>Allah Resulü ata binmeyi çok severdi.<br />
Atı öven bir çok <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/binekleri">söz</a> söylemişti.<br />
Atlardan başka katıra, eşeğe ve deveye de binerdi.<br />
Peygamberimizin <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/binekleri">özel</a> bineği olan atın adı Luhayf, eşeğin adı Afir, Düldül, katırın adı Tih, develerin adı ise Kusva/Adba idi.<br />
Peygamberimiz&#8217;in Senceh adında bir atı daha vardı.<br />
Bir keresinde onu yarışa çıkardı.<br />
Rakiplerini geçince buna çok sevindi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/binekleri.html">BİNEKLERİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/binekleri.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>RAMAZAN AYI HAKKINDA PEYGAMBERİMİZİN HUTBESİ</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/ramazan-ayi-hakkinda-peygamberimizin-hutbesi.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/ramazan-ayi-hakkinda-peygamberimizin-hutbesi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 May 2019 12:50:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[RAMAZAN AYI HAKKINDA PEYGAMBERİMİZİN HUTBESİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27694</guid>

					<description><![CDATA[<p>RAMAZAN AYI HAKKINDA PEYGAMBERİMİZİN HUTBESİ &#8220;Ey insanlar büyük ve mübarek bir ay sizi gölgesi altına almıştır. Bir ay ki:içinde bin aydan daha hayırlı olan bir gece (KADİR) gecesi vardır. -BİR AY Kİ: Allah gündüz orucunu farz, gece ibadetini (TERAVİH) sünnet kılmıştır. -Bu ayda bir iyilik yapan başka zamanlarda bir farzı yerine getirmiş gibi sevab alır. &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/ramazan-ayi-hakkinda-peygamberimizin-hutbesi.html">RAMAZAN AYI HAKKINDA PEYGAMBERİMİZİN HUTBESİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>RAMAZAN AYI HAKKINDA PEYGAMBERİMİZİN <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/ramazan-ayi-hakkinda-peygamberimizin-hutbesi">HUTBESİ</a></strong></p>
<p>&#8220;Ey insanlar büyük ve mübarek bir ay sizi gölgesi altına almıştır. Bir ay ki:içinde bin aydan daha hayırlı olan bir gece (KADİR) gecesi vardır.<br />
-BİR AY Kİ: Allah gündüz orucunu farz, gece ibadetini (TERAVİH) sünnet kılmıştır.<br />
-Bu ayda bir iyilik yapan başka zamanlarda bir farzı yerine getirmiş gibi sevab alır.<br />
-Bu ayda bir farzı yerine getiren kimse de başka aylarda 70 farz eda etmiş gibi olur.<br />
-Ramazan sabır ayıdır. Sabrın mükafatı cennetir.<br />
&#8211;<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/ramazan-ayi-hakkinda-peygamberimizin-hutbesi">Ramazan</a> eşitlik ayıdır.<br />
-Ramazan mü&#8217;minlerin rızkının çoğaldığı aydır. &#8220;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/ramazan-ayi-hakkinda-peygamberimizin-hutbesi.html">RAMAZAN AYI HAKKINDA PEYGAMBERİMİZİN HUTBESİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/ramazan-ayi-hakkinda-peygamberimizin-hutbesi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KAZA VE KEFARET NEYE DENİR</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/kaza-ve-kefaret-neye-denir.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/kaza-ve-kefaret-neye-denir.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 May 2019 09:50:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[KAZA VE KEFARET NEYE DENİR]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27689</guid>

					<description><![CDATA[<p>KAZA VE KEFARET NEYE DENİR KAZA: Bozulan orucun yerine gününe gün oruç tutmaktır. KEFARET: Bozulan bir gün orucun yerine iki kameri ayı veya altmış gün peş peşe oruç tutmaktır. Ayrıca bozulan orucun da kaza edilme lazımdır. Kefaret sadece Ramazanda tutulan orucun bile bile bozulmasından dolayı lazım gelir. Diğer Oruçların bozulması halinde sadece kaza yani gününe &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/kaza-ve-kefaret-neye-denir.html">KAZA VE KEFARET NEYE DENİR</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KAZA VE KEFARET NEYE DENİR</strong></p>
<p><strong>KAZA:</strong><br />
Bozulan <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/kaza-ve-kefaret-neye-denir">orucun</a> yerine gününe gün oruç tutmaktır.</p>
<p><strong>KEFARET:</strong></p>
<p>Bozulan bir gün orucun yerine iki kameri ayı veya altmış gün peş peşe oruç tutmaktır.<br />
Ayrıca bozulan orucun da kaza edilme lazımdır.<br />
Kefaret sadece <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/kaza-ve-kefaret-neye-denir">Ramazan</a>da tutulan orucun bile bile bozulmasından dolayı lazım gelir.<br />
Diğer Oruçların bozulması halinde sadece kaza yani gününe gün oruç tutmak gerekir</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/kaza-ve-kefaret-neye-denir.html">KAZA VE KEFARET NEYE DENİR</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/kaza-ve-kefaret-neye-denir.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KULAĞIN ORUCU</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/kulagin-orucu.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/kulagin-orucu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 May 2019 06:50:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[KULAĞIN ORUCU]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27684</guid>

					<description><![CDATA[<p>KULAĞIN ORUCU Kulağınızı da şer&#8217;an dinlenmesi yasak olan şeylerden korunmamız gerekmektedir. Konuşması yasak olan her şeyin dinlenmesi de yasaktır. Bunun için Allah Teala Hazretleri bu gibi sözleri dinleyen ile haramı yiyenleri bir seviyede tutarak şöyle buyuruyor : &#8220;Onlar yalanı dinleyenler, haram yiyenlerdir.&#8221; Hadisi şerifte de gıybet edenin ve dinleyenin günahta olduğu buyrulur. &#8220;Nice oruç tutanlar &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/kulagin-orucu.html">KULAĞIN ORUCU</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KULAĞIN ORUCU</strong></p>
<p>Kulağınızı da şer&#8217;an dinlenmesi yasak olan şeylerden korunmamız gerekmektedir. Konuşması <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/kulagin-orucu">yasak</a> olan her şeyin dinlenmesi de yasaktır.<br />
Bunun için Allah Teala Hazretleri bu gibi sözleri dinleyen ile haramı yiyenleri bir seviyede tutarak şöyle buyuruyor :</p>
<p><strong>&#8220;Onlar yalanı dinleyenler, <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/kulagin-orucu">haram</a> yiyenlerdir.&#8221;</strong></p>
<p>Hadisi şerifte de gıybet edenin ve dinleyenin günahta olduğu buyrulur. &#8220;Nice oruç tutanlar var ki tuttukları oruçtan, açlık ve susuzluktan başka karları yoktur.&#8221;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/kulagin-orucu.html">KULAĞIN ORUCU</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/kulagin-orucu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ORUCU BOZUP HEM KAZA HEM KEFARETİ</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/orucu-bozup-hem-kaza-hem-kefareti.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/orucu-bozup-hem-kaza-hem-kefareti.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 May 2019 04:23:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[ORUCU BOZUP HEM KAZA HEM KEFARETİ]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27681</guid>

					<description><![CDATA[<p>ORUCU BOZUP HEM KAZA HEM KEFARETİ GEREKTİREN ŞEYLER Bile bile 1.Yemek-İçmek 2.Cinsel ilişkide bulunmak 3.Sigara içmek 4.Enfiye çekmek 5.Sevdiği bir kimsenin tükürüğünü yutmak ve lezzet almak.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/orucu-bozup-hem-kaza-hem-kefareti.html">ORUCU BOZUP HEM KAZA HEM KEFARETİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ORUCU BOZUP HEM KAZA HEM KEFARETİ GEREKTİREN ŞEYLER</strong></p>
<p>Bile bile</p>
<p><strong>1.<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/orucu-bozup-hem-kaza-hem-kefareti">Yemek</a>-İçmek</strong><br />
<strong>2.Cinsel ilişkide bulunmak</strong><br />
<strong>3.Sigara içmek</strong><br />
<strong>4.Enfiye çekmek</strong><br />
<strong>5.Sevdiği bir kimsenin tükürüğünü yutmak ve <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/orucu-bozup-hem-kaza-hem-kefareti">lezzet</a> almak.</strong></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/orucu-bozup-hem-kaza-hem-kefareti.html">ORUCU BOZUP HEM KAZA HEM KEFARETİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/orucu-bozup-hem-kaza-hem-kefareti.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YOLCULUK ÖNCESİ</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/yolculuk-oncesi.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/yolculuk-oncesi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 May 2019 11:54:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[YOLCULUK ÖNCESİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27698</guid>

					<description><![CDATA[<p>YOLCULUK ÖNCESİ Peygamber Efendimiz (s.a.v) yolculuğa çıkarken şu eşyaları yanına alırdı: Ayna, Tarak, Misvak, Sürmedan, Makas, Saç Yağı, Koku Şişesi, Çubuk.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/yolculuk-oncesi.html">YOLCULUK ÖNCESİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>YOLCULUK ÖNCESİ</strong></p>
<p>Peygamber Efendimiz (s.a.v) yolculuğa çıkarken şu eşyaları yanına alırdı:</p>
<p><strong>Ayna, </strong><br />
<strong>Tarak, </strong><br />
<strong>Misvak, </strong><br />
<strong>Sürmedan, </strong><br />
<strong><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/yolculuk-oncesi">Makas</a>, </strong><br />
<strong>Saç Yağı,</strong><br />
<strong>Koku Şişesi, </strong><br />
<strong>Çubuk.</strong></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/yolculuk-oncesi.html">YOLCULUK ÖNCESİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/yolculuk-oncesi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DİLİN ORUCU</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/dilin-orucu.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/dilin-orucu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 May 2019 14:18:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[DİLİN ORUCU]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27672</guid>

					<description><![CDATA[<p>DİLİN ORUCU Oruç bir kalkandır. Sizden biriniz oruçlu olduğu vakit sakın cahillik edipte kem söz söylemesin. Şayet birisi kendisine dikleşirse ben oruçluyum desin. Gıybet edenlerin oruçlarının ne hale geldiğini Resulü Ekrem Efendimizden dinleyelim: &#8220;Oruç tutan iki kadın akşama doğru Resulüllah&#8217;a gelerek şöyle dediler. Ey Allah&#8217;ın Resulü, açlık ve susuzluktan helak olacağız. Müsade ederseniz orucumuzu açacağız, &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/dilin-orucu.html">DİLİN ORUCU</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİLİN ORUCU</strong></p>
<p><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/dilin-orucu">Oruç</a> bir kalkandır. Sizden biriniz oruçlu olduğu vakit sakın cahillik edipte kem söz söylemesin. Şayet birisi kendisine dikleşirse ben oruçluyum desin.<br />
Gıybet edenlerin oruçlarının ne hale geldiğini Resulü Ekrem Efendimizden dinleyelim: &#8220;Oruç tutan iki kadın akşama doğru Resulüllah&#8217;a gelerek şöyle dediler.</p>
<p>Ey Allah&#8217;ın Resulü, açlık ve susuzluktan helak olacağız. Müsade ederseniz orucumuzu açacağız, dediler.</p>
<p>Bunun üzerine Resulüllah her ikisinin eline birer bardak vererek kusmalarını söyledi. Kustular her iki bardakta kan ile dolmuştu.</p>
<p>Bu durumu seyredenler ve o iki kadın hayretler içerisinde kaldılar.</p>
<p>Resülüllah buyurdular ki: Siz oruç tuttunuz ama diğer taraftan gıybet ettiniz.</p>
<p><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/dilin-orucu">Gıybet</a> ise müslüman kardeşinin etini yemek gibidir.</p>
<p>İşte bu bardağın içindeki kan ve etler gıybetini ettiğiniz kardeşinizin kan ve etleridir.&#8221;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/dilin-orucu.html">DİLİN ORUCU</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/dilin-orucu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ORUÇLUYA CENNETTE VERİLEN MÜKAFAT</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/orucluya-cennette-verilen-mukafat.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/orucluya-cennette-verilen-mukafat.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 May 2019 12:50:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[ORUÇLUYA CENNETTE VERİLEN MÜKAFAT]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27668</guid>

					<description><![CDATA[<p>ORUÇLUYA CENNETTE VERİLEN MÜKAFAT &#8220;Cennette REYYAN denilen bir kapı vardır ki, bu kapıdan ancak kıyamet günü oruç tutanlar girebilecektir ve o gün: Oruç tutanlar nerede diye nida edilecektir ve oruç tutanlar kalkacaklar ve REYYAN denilen kapıdan gireceklerdir. Başkaları ise giremeyecek ve kapılar kapanacaktır. &#8220;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/orucluya-cennette-verilen-mukafat.html">ORUÇLUYA CENNETTE VERİLEN MÜKAFAT</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ORUÇLUYA CENNETTE VERİLEN MÜKAFAT</strong></p>
<p>&#8220;<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/orucluya-cennette-verilen-mukafat">Cennette</a> REYYAN denilen bir kapı vardır ki, bu kapıdan ancak kıyamet günü <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/orucluya-cennette-verilen-mukafat">oruç</a> tutanlar girebilecektir ve o gün: Oruç tutanlar nerede diye nida edilecektir ve oruç tutanlar kalkacaklar ve REYYAN denilen kapıdan gireceklerdir. Başkaları ise giremeyecek ve kapılar kapanacaktır. &#8220;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/orucluya-cennette-verilen-mukafat.html">ORUÇLUYA CENNETTE VERİLEN MÜKAFAT</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/orucluya-cennette-verilen-mukafat.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ORUCUN FAZİLETİ</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/orucun-fazileti.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/orucun-fazileti.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 May 2019 09:43:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[ORUÇLUYA CENNETTE VERİLEN MÜKAFAT]]></category>
		<category><![CDATA[oruçun fazileti]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27665</guid>

					<description><![CDATA[<p>ORUCUN FAZİLETİ Cenab-ı Hak, Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;inde Zümer suresinin 10.ayetinde &#8220;Sabır edenlere verilecek ecirlerin hesapsız olduğunu&#8221; buyurur. Sevgili Peygamberimizde: &#8220;Oruç sabrın yarısıdır&#8221; Tirmizi &#8220;Sabır imanın yarısıdır&#8221; buyurmuştur. Bir Hadisi Kudside de: Her hasene (iyilik) 10 mislinden 100 misline kadardır. Yalnız oruç bana mahsustur. Onun mükafatını da ancak ben veririm. Buyururlar. Buhari &#8220;Nefsim yedi kudretinde olan Allah&#8217;a &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/orucun-fazileti.html">ORUCUN FAZİLETİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ORUCUN FAZİLETİ</strong></p>
<p>Cenab-ı Hak, Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;inde Zümer suresinin 10.ayetinde &#8220;Sabır edenlere verilecek ecirlerin hesapsız olduğunu&#8221; buyurur. Sevgili Peygamberimizde:<br />
&#8220;<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/orucun-fazileti">Oruç</a> sabrın yarısıdır&#8221; Tirmizi<br />
&#8220;Sabır imanın yarısıdır&#8221; buyurmuştur.<br />
Bir Hadisi Kudside de: Her hasene (iyilik) 10 mislinden 100 misline kadardır. Yalnız oruç bana mahsustur. Onun mükafatını da ancak ben veririm. Buyururlar. Buhari<br />
&#8220;Nefsim yedi kudretinde olan Allah&#8217;a yemin ederim ki oruçlunun <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/orucun-fazileti">ağız</a> kokusu Allah katında misk kokusundan daha hoştur. Aziz ve Celil olan Allah buyurur ki: Kulum yemesini, içmesini şehvetini ancak benim için terk etmiştir. O halde oruç benim içindir. Mükafatını da ancak ben veririm. &#8220;Buhari</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/orucun-fazileti.html">ORUCUN FAZİLETİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/orucun-fazileti.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KEFARET ORUCU NASIL TUTULUR</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/kefaret-orucu-nasil-tutulur.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/kefaret-orucu-nasil-tutulur.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 May 2019 06:50:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[KEFARET ORUCU NASIL TUTULUR]]></category>
		<category><![CDATA[ORUÇLUYA CENNETTE VERİLEN MÜKAFAT]]></category>
		<category><![CDATA[oruçun fazileti]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27660</guid>

					<description><![CDATA[<p>KEFARET ORUCU NASIL TUTULUR Ramazan ayında niyet ederek oruca başlayan kimse, özürsüz olarak bile bile yiyip içse veya cinsi ilişkide bulunsa orucu bozulur. Bozulan bu orucun gününe gün kaza edilmesi, ayrıca özürsüz olarak bozulduğu için de kefaret gerekir. Keffaret ara verilmeden tutulacağı için Ramazan ayına ve oruç tutulması haram olan günlere rastlamaması gerekir. Keffaret orucuna &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/kefaret-orucu-nasil-tutulur.html">KEFARET ORUCU NASIL TUTULUR</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/kefaret-orucu-nasil-tutulur">KEFARET</a> ORUCU NASIL TUTULUR</strong></p>
<p>Ramazan ayında niyet ederek oruca başlayan kimse, özürsüz olarak bile bile yiyip içse veya cinsi ilişkide bulunsa orucu bozulur. Bozulan bu orucun gününe gün kaza edilmesi, ayrıca özürsüz olarak bozulduğu için de kefaret gerekir.</p>
<p>Keffaret ara verilmeden tutulacağı için Ramazan ayına ve oruç tutulması haram olan günlere rastlamaması gerekir.<br />
Keffaret orucuna kameri aylardan birinin ilk gününde başlanırsa iki ay peş peşe oruç tutulur. Ayın ilk günü değil de diğer günlerde başlanırsa hiç ara vermeden altmış gün oruç tutarak keffaret tamamlanır.</p>
<p>Başlanan bir <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/kefaret-orucu-nasil-tutulur">orucu</a> bilerek bozmanın dünyadaki cezası keffarettir. Yani 60 gün birbiri ardına oruç tutmaktır.</p>
<p>Herhangi bir sebeple keffaret orucuna ara verilir veya eksik tutulursa, yeniden başlayıp 60 günü kesintisiz tamamlamak lazımdır.<br />
Kadınlar keffaret orucu tutulurken araya giren adet günleri tutmazlar.</p>
<p>Adet halleri bitince ara vermeden temiz günlerinde oruca devam ederek 60 günü tamamlarlar.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/kefaret-orucu-nasil-tutulur.html">KEFARET ORUCU NASIL TUTULUR</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/kefaret-orucu-nasil-tutulur.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ORUCU BOZUP YALNIZ KAZAYI GEREKTİREN ŞEYLER</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/orucu-bozup-yalniz-kazayi-gerektiren-seyler.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/orucu-bozup-yalniz-kazayi-gerektiren-seyler.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 May 2019 04:15:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[KAZAYI GEREKTİREN ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[ORUÇLUYA CENNETTE VERİLEN MÜKAFAT]]></category>
		<category><![CDATA[ORUCU BOZUP YALNIZ]]></category>
		<category><![CDATA[oruçun fazileti]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27656</guid>

					<description><![CDATA[<p>ORUCU BOZUP YALNIZ KAZAYI GEREKTİREN ŞEYLER 1. Yenmesi mutat olmayan ve ilaç olarak da kullanılmayan şeyleri yutmak (Toprak, kağıt, pamuk.. v.b. şeyler.) 2. Demir, gümüş, altın gibi madeni birşeyi yutmak. 3. Şırınga yaptırmak 4. Buruna ilaç çekmek. 5. Kulağın içine yağ damlatmak. 6. Abdest esnasında ağzına ve burnuna su alırken kendi elinde olmayarak boğazına su &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/orucu-bozup-yalniz-kazayi-gerektiren-seyler.html">ORUCU BOZUP YALNIZ KAZAYI GEREKTİREN ŞEYLER</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ORUCU <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/orucu-bozup-yalniz">BOZUP</a> YALNIZ KAZAYI GEREKTİREN ŞEYLER</strong></p>
<p><strong>1</strong>. Yenmesi mutat olmayan ve ilaç olarak da kullanılmayan şeyleri yutmak (Toprak, kağıt, pamuk.. v.b. şeyler.)<br />
<strong>2</strong>. Demir, <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/orucu-bozup-yalniz">gümüş</a>, altın gibi madeni birşeyi yutmak.<br />
<strong>3</strong>. Şırınga yaptırmak<br />
<strong>4</strong>. Buruna ilaç çekmek.<br />
<strong>5</strong>. Kulağın içine yağ damlatmak.<br />
<strong>6</strong>. Abdest esnasında ağzına ve burnuna su alırken kendi elinde olmayarak boğazına su kaçmak.<br />
<strong>7</strong>. Zorlama sonucu orucu bozmak.<br />
<strong>8</strong>. Uyurken başkası tarafından boğazına su dökülmek.<br />
<strong>9</strong>. Ağız dolusu kusmak (kendi isteği ile)<br />
<strong>10</strong>. Akşam vakti girmediği halde akşam olduğunu zannederek iftar etmek.<br />
<strong>11</strong>. İmsak vakti geçtiği halde imsaka daha vardır zannederek yemek.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/orucu-bozup-yalniz-kazayi-gerektiren-seyler.html">ORUCU BOZUP YALNIZ KAZAYI GEREKTİREN ŞEYLER</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/orucu-bozup-yalniz-kazayi-gerektiren-seyler.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ORUCU BOZMAYAN ŞEYLER</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/orucu-bozmayan-seyler.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/orucu-bozmayan-seyler.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 May 2019 12:55:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[ORUCU BOZMAYAN ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27651</guid>

					<description><![CDATA[<p>ORUCU BOZMAYAN ŞEYLER 1.Oruçlu olduğunu unutarak yemek yemek. 2.Kulağına su kaçmak. 3.Göze ilaç damlatmak. 4. Gece yıkanması gerekirken sabah yıkanmak. 5.Kendi isteği olmayarak kusmak. 6.İhtilam olmak. 7.Kan aldırmak. 8.Ağızındaki tükürüğü yutmak. 9.Sürme çekmek. 10. Boğazına toz ve sinek kaçmak.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/orucu-bozmayan-seyler.html">ORUCU BOZMAYAN ŞEYLER</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ORUCU BOZMAYAN ŞEYLER</strong></p>
<p>1.Oruçlu olduğunu unutarak yemek yemek.<br />
2.Kulağına <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/orucu-bozmayan-seyler">su</a> kaçmak.<br />
3.Göze ilaç damlatmak.<br />
4. Gece yıkanması gerekirken sabah yıkanmak.<br />
5.Kendi isteği olmayarak kusmak.<br />
6.İhtilam olmak.<br />
7.<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/orucu-bozmayan-seyler">Kan</a> aldırmak.<br />
8.Ağızındaki tükürüğü yutmak.<br />
9.Sürme çekmek.<br />
10. Boğazına <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/orucu-bozmayan-seyler">toz</a> ve sinek kaçmak.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/orucu-bozmayan-seyler.html">ORUCU BOZMAYAN ŞEYLER</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/orucu-bozmayan-seyler.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Orucu Ne Bozar Ne Bozmaz</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/orucu-ne-bozar-ne-bozmaz.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/orucu-ne-bozar-ne-bozmaz.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 May 2019 09:45:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[Orucu Ne Bozar Ne Bozmaz]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27646</guid>

					<description><![CDATA[<p>ORUÇLUYA MEKRUH OLAN ŞEYLER 1.Bir şeyi yutmadan dil ucu ile tadına bakmak(Kocası titiz olan bir kadın yemek yaparken tadına bakabilir.) 2.Tükürüğünü ağzında biriktirip yutmak. 3. Kendini zayıf düşürecek derecede kan aldırmak. ORUCLUYA MEKRUH OLMAYAN ŞEYLER 1.Koku sürmek 2.Sürme çekmek. 3.Bıyıkları yağlamak. 4. Kan aldırmak. 5.Dişleri misvak veya fırça ile temizlemek (Diş macunu kullanmadan) 6.Ağzına su &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/orucu-ne-bozar-ne-bozmaz.html">Orucu Ne Bozar Ne Bozmaz</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ORUÇLUYA <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/orucu-ne-bozar-ne-bozmaz">MEKRUH</a> OLAN ŞEYLER</strong></p>
<p>1.Bir şeyi yutmadan dil ucu ile tadına bakmak(Kocası titiz olan bir kadın yemek yaparken tadına bakabilir.)<br />
2.Tükürüğünü ağzında biriktirip yutmak.<br />
3. Kendini zayıf düşürecek derecede kan aldırmak.</p>
<p><strong><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/orucu-ne-bozar-ne-bozmaz">ORUCLUYA</a> MEKRUH OLMAYAN ŞEYLER</strong></p>
<p>1.Koku sürmek<br />
2.Sürme çekmek.<br />
3.Bıyıkları yağlamak.<br />
4. Kan aldırmak.<br />
5.Dişleri misvak veya fırça ile temizlemek (Diş macunu kullanmadan)<br />
6.Ağzına <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/orucu-ne-bozar-ne-bozmaz">su</a> alıp gargara yapmak.<br />
7. Burna su çekip sümkürmek.<br />
8. Serinlemek veya rahatlamak için duş almak.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/orucu-ne-bozar-ne-bozmaz.html">Orucu Ne Bozar Ne Bozmaz</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/orucu-ne-bozar-ne-bozmaz.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TERAVİHİN TEK BAŞINA KILINIŞI</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/teravihin-tek-basina-kilinisi.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/teravihin-tek-basina-kilinisi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 May 2019 06:50:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[TERAVİHİN TEK BAŞINA KILINIŞI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27641</guid>

					<description><![CDATA[<p>TERAVİHİN TEK BAŞINA KILINIŞI &#8220;Niyet ettim Allah rızası için teravih namazını kılmaya&#8221; diyerek niyet edilir ve aynen sabah namazının iki rek&#8217;at sünneti gibi kılınır. Yirmi rek&#8217;at tamamlanıncaya kadar ikişer rek&#8217;at kılınmaya devam edilir, teravih bitince de Vitir namazı kılınır. İstenirse 4 rek&#8217;atta bir selam vererek kılınabilir.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/teravihin-tek-basina-kilinisi.html">TERAVİHİN TEK BAŞINA KILINIŞI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/teravihin-tek-basina-kilinisi">TERAVİHİN</a> TEK BAŞINA KILINIŞI</strong></p>
<p>&#8220;Niyet ettim Allah rızası için teravih namazını kılmaya&#8221; diyerek niyet edilir ve aynen sabah namazının iki rek&#8217;at sünneti gibi kılınır.<br />
Yirmi rek&#8217;at tamamlanıncaya kadar ikişer rek&#8217;at kılınmaya devam edilir, teravih bitince de <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/teravihin-tek-basina-kilinisi">Vitir</a> namazı kılınır.<br />
İstenirse 4 rek&#8217;atta bir selam vererek kılınabilir.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/teravihin-tek-basina-kilinisi.html">TERAVİHİN TEK BAŞINA KILINIŞI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/teravihin-tek-basina-kilinisi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TERAVİH NAMAZININ KILINIŞI</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/teravih-namazinin-kilinisi.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/teravih-namazinin-kilinisi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 May 2019 14:33:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[TERAVİH NAMAZININ KILINIŞI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27632</guid>

					<description><![CDATA[<p>TERAVİH NAMAZININ KILINIŞI Yatsı namazının farzı ve son sünneti kılındıktan sonra teravih namazına başlanır. Namazı kıldıracak imam: &#8220;Niyet ettim Allah rızası için teravih namazını kılmaya, bana uyanlara imam oldum&#8221; diye niyet ederek iftidah tekbirini alıp ellerini bağlar. İmamın arkasında kılan cemaat de: Niyet ettim Allah rızası için teravih namazını kılmaya, uydum imama&#8221; diyerek niyet eder &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/teravih-namazinin-kilinisi.html">TERAVİH NAMAZININ KILINIŞI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TERAVİH NAMAZININ KILINIŞI</strong></p>
<p><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/teravih-namazinin-kilinisi">Yatsı</a> namazının farzı ve son sünneti kılındıktan sonra teravih namazına başlanır.<br />
Namazı kıldıracak imam: &#8220;Niyet ettim Allah rızası için teravih namazını kılmaya, bana uyanlara imam oldum&#8221; diye niyet ederek iftidah tekbirini alıp ellerini bağlar.</p>
<p>İmamın arkasında kılan cemaat de: Niyet ettim Allah rızası için teravih namazını kılmaya, uydum imama&#8221; diyerek niyet eder ve imamın tekbirinden sonra &#8220;Allahu Ekber&#8221; diyerek tekbirini alır ve ellerini bağlar.</p>
<p>Bundan sonra imam ve <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/teravih-namazinin-kilinisi">cemaat</a> gizlice &#8220;Sübbanekeyi&#8221; okur. Sübbaneke&#8217;nin okunması bitince (Cemaat ayakta başka bir şey okumaz, sadece imam fatihayı bitirince gizlice &#8220;Amin&#8221; der.)</p>
<p>İmam gizlice Euzü-Besmele, açıktan fatiha ve bir sure okur. Camaatle birlikte rüku ve secdeleri yaptıktan sonra ikinci rek&#8217;ata kalkılır.<br />
Burada yine imam gizlice besmele, açıktan fatiha ve bir sure okuyup cemaatle birlikte rüku ve secdeleri yaparak oturulur.</p>
<p>Bu oturuşta imam ve cemaat Ettehiyyatü, Allahüme salli, Allahüme barik ile Rebbena atina duasını okuyarak selam verilir. Böylece iki rek&#8217;at kılınmış olur.</p>
<p>İsterse dört rek&#8217;atta bir selam vererek kılınabilir. O zaman 3.rek&#8217;atta kalkındığında hem imam, hemde cemaat gizlice Sübbaneke&#8217;yi okur. Sonra imam gizlice Euzü-Besmele, açıktan fatiha ve bir sure okur.</p>
<p>Sonra rüku ve secdelerini yaparak dördüncü rekata kalkarlar.</p>
<p>İmam gizlice besmeleyi, açıktan fatiha ve bir sure okuyarak yine rüku ve secdeler yapılır oturulur.</p>
<p>Bu oturuşta imam ve cemaat Ettehiyyatü, Allahüme salli, Allahüme barik ile Rebbena atina duasını okuduktan sonra selam verilir. Böylece teravih namazının ilk dört rek&#8217;atı kılınmış olur.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/teravih-namazinin-kilinisi.html">TERAVİH NAMAZININ KILINIŞI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/teravih-namazinin-kilinisi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TERAVİH NAMAZI</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/teravih-namazi.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/teravih-namazi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 May 2019 12:55:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[TERAVİH NAMAZI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27627</guid>

					<description><![CDATA[<p>TERAVİH NAMAZI -Teravih namazı, ramazan gecelerinde yatsının farzını ve sünnetini kıldıktan sonra vitir namazından evvel kılınan bir namazdır. Orucun değil Ramazanın sünnetidir. Hastalık, yolculuk gibi mazeretleri sebebiyle oruç tutamayanların da teravih namazı kılmaları erkek ve kadınlar için SÜNNET-İ MÜEKKEDE&#8217;dir. Peygamberimiz şöyle buyuruyor : (Allahu Teala size Ramazan orucunu farz kıldı, Ben de size teravih namazını &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/teravih-namazi.html">TERAVİH NAMAZI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TERAVİH NAMAZI</strong></p>
<p>-Teravih namazı, ramazan gecelerinde yatsının farzını ve sünnetini kıldıktan sonra vitir namazından evvel kılınan bir namazdır. Orucun değil Ramazanın sünnetidir. <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/teravih-namazi">Hastalık</a>, yolculuk gibi mazeretleri sebebiyle oruç tutamayanların da teravih namazı kılmaları erkek ve kadınlar için SÜNNET-İ MÜEKKEDE&#8217;dir.</p>
<p><strong>Peygamberimiz şöyle buyuruyor</strong> :</p>
<p>(Allahu Teala size Ramazan orucunu farz kıldı, Ben de size teravih namazını sünnet kıldım.)<br />
-Teravih namazı cemaatle kılındığı gibi yalnız başına da kılınabilir. Tabiki cemaatle kılınması daha faziletlidir.<br />
&#8211;<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/teravih-namazi">Teravih</a> namazı 20 rek&#8217;attır. Her iki rek&#8217;atın sonunda selam verilerek kılındığı gibi dört rek&#8217;atla da selam verilerek kılınır.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/teravih-namazi.html">TERAVİH NAMAZI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/teravih-namazi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BAYRAM NAMAZLARININ KILINIŞI</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/bayram-namazlarinin-kilinisi.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/bayram-namazlarinin-kilinisi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 May 2019 09:50:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[bayram namazı kaç rekattır]]></category>
		<category><![CDATA[BAYRAM NAMAZLARININ KILINIŞI]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27623</guid>

					<description><![CDATA[<p>BAYRAM NAMAZLARININ KILINIŞI İki dini bayramımız vardır. Biri Ramazan Bayramı, diğeri de Kurban Bayramıdır. Her iki bayramda da Bayram namazı kılınır. Bu namazlar ikişer rekattır. Cemaatle kılınır. Ezan ve kamet okunmaz. Namazı kıldıracak imam: &#8220;Niyet ettim Allah rızası için Bayram Namazını kılmaya, bana uyanlara imam oldum&#8221; diye niyet ederek iftidah tekbirini alıp ellerini bağlar. İmamın &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/bayram-namazlarinin-kilinisi.html">BAYRAM NAMAZLARININ KILINIŞI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/bayram-namazlarinin-kilinisi">BAYRAM</a> NAMAZLARININ KILINIŞI</strong></p>
<p>İki dini bayramımız vardır. Biri Ramazan Bayramı, diğeri de Kurban Bayramıdır. Her iki bayramda da Bayram namazı kılınır. Bu namazlar ikişer rekattır. <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/bayram-namazlarinin-kilinisi">Cemaatle</a> kılınır. Ezan ve kamet okunmaz.</p>
<p>Namazı kıldıracak imam: &#8220;Niyet ettim Allah rızası için Bayram Namazını kılmaya, bana uyanlara imam oldum&#8221; diye niyet ederek iftidah tekbirini alıp ellerini bağlar.</p>
<p>İmamın arkasında kılan cemaatte &#8220;Niyet ettim Allah rızası için Bayram Namazını kılmaya, uydum imama&#8221; diyerek tekbir alır ve ellerini bağlar.<br />
Bundan sonra imam ve cemaat gizlice</p>
<p>&#8220;Sübbaneke&#8217;yi okur. Sonra imam yüksek sesle cemaat de yavaşca&#8221; ALLAHÜEKBER&#8221; diye üç defa tekbir alırlar. Her tekbirde eller yukarıya kaldırılıp sonra yanlara salınır ve her tekbir arasında</p>
<p>&#8220;sübhanallah&#8221; diyecek kadar durulur. Üçüncü tekbirden sonra eller bağlanarak, imam içinden &#8220;Euzü-Besmele&#8221; çeker fatiha ve bir sure okunur yüksek sesle &#8220;ALLAHÜEKBER&#8221; diyerek namazlarda olduğu gibi rükua ve secdeye gider,</p>
<p>cemaatde aynı şekilde kendisini takip eder. Tekbir alıp ikinci rek&#8217;ata kalkınca imam içinden besmele çektikten sonra yine yüksek sesle fatiha ve zammı sure okur, tekrar üç defa tekbir alınır.</p>
<p>Her tekbirde eller yukarıya kaldırıp salınır ve her<br />
tekbir arasında &#8220;<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/bayram-namazlarinin-kilinisi">SÜBHANALLAH</a>&#8221;</p>
<p>diyecek kadar beklenir. Dördüncü tekbirde ise eller kaldırılmaz, sadece</p>
<p>&#8220;ALLAHÜEKBER&#8221; diyerek rüku ve secdeler yapıldıktan sonra &#8220;Ettehiyyatü,<br />
Allahüme Salli-Allahüme Barik, Rebbena atina&#8221; duaları gizlice okunarak iki tarafa selam verilir. Sonra imam Hutbe okumak üzere Mindere çıkar.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/bayram-namazlarinin-kilinisi.html">BAYRAM NAMAZLARININ KILINIŞI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/bayram-namazlarinin-kilinisi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İFTAR DUASI</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/iftar-duasi-2.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/iftar-duasi-2.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 May 2019 14:26:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[İFTAR DUASI]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27612</guid>

					<description><![CDATA[<p>İFTAR DUASI &#8220;Allahümme leke sumtu ve bike âmentü ve aleyke tevekkeltü ve alâ rızkıke eftartü ve savme&#8217;l-Ğadi min şehri Ramazane neveytü, feğfirlî mâ kaddemtü ve mâ ahhartü. Ya vesial mağrifeti iğfirli veli valideyye ve lil&#8217;mü&#8217;mine yevme-yekemül hisab. MEALİ (Ya ilahi, senin rızan için oruç tuttum, sana iman ettim, sana tevekkelde bulundum, senin rızkınla orucumu açtım, &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/iftar-duasi-2.html">İFTAR DUASI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İFTAR <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/iftar-duasi">DUASI</a></strong></p>
<p>&#8220;Allahümme leke sumtu ve bike âmentü ve aleyke tevekkeltü ve alâ rızkıke eftartü ve savme&#8217;l-Ğadi min şehri <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/iftar-duasi">Ramazane</a> neveytü, feğfirlî mâ kaddemtü ve mâ ahhartü.<br />
Ya vesial mağrifeti iğfirli veli valideyye ve lil&#8217;mü&#8217;mine yevme-yekemül hisab.</p>
<p><strong>MEALİ</strong></p>
<p>(Ya ilahi, senin rızan için oruç tuttum, sana iman ettim, sana tevekkelde bulundum, senin rızkınla orucumu açtım, Ramazan-ı şerif ayının yakın ki günü orucuna niyet ettim. Artık benim geçmiş ve gelecek günahlarımı yargıla.<br />
Ey affı bol <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/iftar-duasi">Allah</a>&#8216;ım beni, anam ile babamı ve bütün mü&#8217;minleri hesap gününde mağrifet buyur.)</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/iftar-duasi-2.html">İFTAR DUASI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/iftar-duasi-2.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ORUÇLUNUN İKİ SEVİNCİ</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/oruclunun-iki-sevinci.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/oruclunun-iki-sevinci.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 May 2019 12:30:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[ORUÇLUNUN İKİ SEVİNCİ]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27582</guid>

					<description><![CDATA[<p>ORUÇLUNUN İKİ SEVİNCİ &#8220;Oruçlunun iki sevinci vardır biri iftar anındaki sevinci, İkincisi ise Allah&#8217;a mülaki (Kavuşması) sırasındaki sevincidir.&#8221; ORUÇLUNUN UYKUSU &#8220;Oruçlunun Uykusu ibadettir.&#8221; GENÇLERİN ORUCU Bir hadisi kutside şöyle buyuruluyor: &#8220;Allahu Teala abid olan gençle, meleklere iftihar eder ve şöyle buyurur: -Ey benim için şehvetini terk edip gençliği feda eden genç,sen benim katımda bazı meleklerim &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/oruclunun-iki-sevinci.html">ORUÇLUNUN İKİ SEVİNCİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ORUÇLUNUN İKİ SEVİNCİ</strong></p>
<p>&#8220;Oruçlunun iki sevinci vardır biri iftar anındaki sevinci, İkincisi ise Allah&#8217;a mülaki (Kavuşması) sırasındaki sevincidir.&#8221;</p>
<p><strong>ORUÇLUNUN <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/oruclunun-iki-sevinci">UYKUSU</a></strong></p>
<p>&#8220;Oruçlunun Uykusu ibadettir.&#8221;</p>
<p><strong><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/oruclunun-iki-sevinci">GENÇLERİN</a> ORUCU</strong></p>
<p>Bir hadisi kutside şöyle buyuruluyor: &#8220;Allahu Teala abid olan gençle, meleklere iftihar eder ve şöyle buyurur:<br />
-Ey benim için şehvetini terk edip gençliği feda eden genç,sen benim katımda bazı meleklerim gibisin.&#8221;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/oruclunun-iki-sevinci.html">ORUÇLUNUN İKİ SEVİNCİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/oruclunun-iki-sevinci.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ORUCUN DERECELERİ</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/orucun-dereceleri.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/orucun-dereceleri.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 May 2019 09:35:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[ORUCUN DERECELERİ]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27578</guid>

					<description><![CDATA[<p>ORUCUN DERECELERİ Orucun dereceleri üçtür. 1.DERECE ORUÇ: Avamın orucu yalnız yemekten, içmekten, şehvetten sakınmaktır. 2.DERECE ORUÇ: Salihlerin orucu 1.derece oruçla beraber, KULAĞINI-DİLİNİ-AYAĞINI-ELLERİNİ-GÖZLERİNİ ve DİĞER AZALARINI günahtan korumaktır. 3.DERECE ORUÇ: 1. ve 2 derece oruçla beraber, kalbini hasis emellerden, dünya düşüncelerinden sıyırmak ve Allah&#8217;tan başka her şeyden çekerek bütün mevcudiyetiyle Allahü Tealaya bağlanmaktır. Bu oruç sıddıkların &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/orucun-dereceleri.html">ORUCUN DERECELERİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ORUCUN DERECELERİ</strong></p>
<p><strong>Orucun dereceleri üçtür.</strong></p>
<p><strong>1.DERECE ORUÇ</strong>:</p>
<p>Avamın orucu yalnız yemekten, içmekten, şehvetten sakınmaktır.</p>
<p><strong>2.DERECE <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/orucun-dereceleri">ORUÇ</a>:</strong></p>
<p><strong>Salihlerin orucu </strong></p>
<p>1.derece oruçla beraber, KULAĞINI-DİLİNİ-AYAĞINI-ELLERİNİ-GÖZLERİNİ ve DİĞER AZALARINI günahtan korumaktır.</p>
<p><strong>3.<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/orucun-dereceleri">DERECE</a> ORUÇ:</strong></p>
<p>1. ve 2 derece oruçla beraber, kalbini hasis emellerden, dünya düşüncelerinden sıyırmak ve Allah&#8217;tan başka her şeyden çekerek bütün mevcudiyetiyle Allahü Tealaya bağlanmaktır. Bu oruç sıddıkların ve Mukarreplerin orucudur.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/orucun-dereceleri.html">ORUCUN DERECELERİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/orucun-dereceleri.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ORUCUN FAYDALARI</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/orucun-faydalari.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/orucun-faydalari.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 May 2019 06:50:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[oruçun faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27574</guid>

					<description><![CDATA[<p>ORUCUN FAYDALARI Her ibadetin kendine göre birtakım maddi ve manevi faydaları vardır. Hiçbir ibadet haşa boşuna emredilmemiştir. Namaz yatıp kalkmaktan, oruç akşama kadar aç durmaktan, zekat malımızın belli miktarını sadece gösteriş için dağıtmaktan ibaret değildir. Bu ibadetlerin hepsinin ayrı ayrı hikmetleri ve faydaları vardır. Biz orucu Allah rızası için tutmakla beraber bize sağladığı faydaları şöyle &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/orucun-faydalari.html">ORUCUN FAYDALARI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ORUCUN FAYDALARI</strong></p>
<p>Her ibadetin kendine göre birtakım maddi ve manevi faydaları vardır. Hiçbir ibadet haşa boşuna emredilmemiştir. Namaz yatıp kalkmaktan, oruç akşama kadar aç durmaktan, zekat malımızın belli miktarını sadece gösteriş için dağıtmaktan ibaret değildir. Bu ibadetlerin hepsinin ayrı ayrı hikmetleri ve faydaları vardır. Biz orucu Allah rızası için tutmakla beraber bize sağladığı faydaları şöyle sıralayabiliriz.</p>
<p><strong>1.</strong></p>
<p><strong><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/orucun-faydalari">ORUÇ</a> AHLAKIMIZI GÜZELLEŞTİRİR</strong><br />
Sevgili Peygamberimiz şöyle buyuruyor:<br />
&#8220;Her kim yalan söylemeyi ve yalanla iş görmeyi bırakmazsa Allah&#8217;ın onun yemesini, içmesini bırakmasına ihtiyacı yoktur.&#8221;</p>
<p><strong>2.</strong></p>
<p><strong>ORUÇ KÖTÜLÜKLERDEN KORUR</strong><br />
Sevgili Peygamberimiz şöyle buyuruyor: &#8221; Oruç bir kalkandır&#8221;</p>
<p><strong>3.</strong></p>
<p><strong>ORUÇ RAHMET DUYGULARINI GELİŞTİRİR</strong>:</p>
<p>Hz. Aişe Validemiz şöyle buyuruyor :&#8221;Allah&#8217;ın Resulü 3 gün peş peşe karnını doyurmamıştır. İsteseydi doyururdu lakin yoksulları doyurup kendisi aç kalmayı tercih ederdi.</p>
<p><strong>4.</strong></p>
<p><strong>ORUÇ İNSANI <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/orucun-faydalari">SAĞLIKLI</a> YAPAR:<br />
</strong>Sevgili Peygamberimiz Şöyle Buyuruyor : &#8220;Oruç tutarsanız sıhhat bulursunuz.&#8221;</p>
<p><strong>5.</strong></p>
<p><strong>ORUÇ NİMETLERİN KIYMETİNİ ÖĞRETİR</strong><br />
Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor: &#8220;And olsun, şükrederseniz elbette (nimetimi) artırırım&#8221;</p>
<p><strong>6.</strong></p>
<p><strong>ORUÇ SABIRLI OLMAYI ÖĞRETİR</strong><br />
Sevgili Peygamberimiz şöyle buyuruyor: &#8220;Oruç sabrın yarısıdır, Sabır, imanın yarısıdır.&#8221;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/orucun-faydalari.html">ORUCUN FAYDALARI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/orucun-faydalari.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GÖZÜN ORUCU</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/gozun-orucu.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/gozun-orucu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 May 2019 04:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini kıssalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[GÖZÜN ORUCU]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=27569</guid>

					<description><![CDATA[<p>GÖZÜN ORUCU -Kalbini meşgul edecek, -Kendisini Allah&#8217;ı hatırlamaktan alıkoyacak, -Şer&#8217;an bakılması haram ve mekruh olan her şeyden gözünü çekip korumaktır. Peygamber Efendimiz : Şehvet nazarı ile bakmak, şeytanın zehirli oklarından bir oktur. -Kim Allah korkusu ile onu terk eder, yani şehvet gözü ile bakmazsa Allahu Teala ona öyle bir iman nasip eder ki; zevkini kalbinde &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/gozun-orucu.html">GÖZÜN ORUCU</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GÖZÜN ORUCU</strong></p>
<p>-Kalbini <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/gozun-orucu">meşgul</a> edecek,<br />
-Kendisini Allah&#8217;ı hatırlamaktan alıkoyacak,<br />
-Şer&#8217;an bakılması haram ve mekruh olan her şeyden gözünü çekip korumaktır.<br />
Peygamber Efendimiz :<br />
Şehvet nazarı ile bakmak, şeytanın zehirli oklarından bir oktur.<br />
-Kim Allah korkusu ile onu terk eder, yani şehvet gözü ile bakmazsa Allahu Teala ona öyle bir iman nasip eder ki; zevkini kalbinde duyar.<br />
Buyurmuştur.<br />
Başka bir hadisi şerifte ise:<br />
Beş şey orucu bozar.</p>
<p><strong>1.Yalan konuşmak</strong><br />
<strong>2.<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/gozun-orucu">Gıybet</a> etmek</strong><br />
<strong>3.Koğuculuk yapmak</strong><br />
<strong>4.Yalan yere yemin etmek</strong><br />
<strong>5.Bir kadına şehvetle bakmak.</strong></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/gozun-orucu.html">GÖZÜN ORUCU</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/gozun-orucu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cüneyd-i Bağdadi (k.s.) Hayatı/ Bağdat/Irak</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/cuneyd-i-bagdadi-k-s-hayati-bagdatirak.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/cuneyd-i-bagdadi-k-s-hayati-bagdatirak.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 Jul 2016 14:14:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Cüneyd-i Bağdadi (k.s.) Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Cüneyd-i Bağdadi (k.s.) Hayatı/ Bağdat/Irak]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[evliyaların hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[ımami rabbanilerin hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=14132</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cüneyd-i Bağdadi (k.s.) Bağdat/Irak Evliyânın büyüklerinden. Tasavvuf ehlinin çok tanınmışlarından olup, Seyyid-üt-Tâife denmekle meşhûrdur. Künyesi, Ebü&#8217;l-Kâsım&#8217;dır. Cüneyd bin Muhammed 822 (H.207)&#8217;de Nehâvend&#8217;de doğdu. Bağdat&#8216;ta büyüdü ve orada yaşadı. 911 (H.298) senesinde vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdî yedi yaşında iken, mektepten gelince babasının ağladığını görüp, sebebini sordu: &#8220;Zekât olarak dayın Sırrî-yi Sekâtî&#8217;ye birkaç gümüş göndermiştim, almamış. Kıymetli &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/cuneyd-i-bagdadi-k-s-hayati-bagdatirak.html">Cüneyd-i Bağdadi (k.s.) Hayatı/ Bağdat/Irak</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="js_4" class="_5pbx userContent" data-ft="{&quot;tn&quot;:&quot;K&quot;}">
<p><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/cuneyd-i-bagdadi-k-s-hayati">Cüneyd-i Bağdadi</a> (k.s.) Bağdat/Irak</p>
<p>Evliyânın büyüklerinden. Tasavvuf ehlinin çok tanınmışlarından olup, Seyyid-üt-Tâife denmekle meşhûrdur. Künyesi, Ebü&#8217;l-Kâsım&#8217;dır. Cüneyd bin Muhammed 822 (H.207)&#8217;de Nehâvend&#8217;de doğdu. <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/cuneyd-i-bagdadi-k-s-hayati">Bağdat</a>&#8216;ta büyüdü ve orada yaşadı. 911 (H.298) senesinde vefât etti.</p>
<p>Cüneyd-i Bağdâdî yedi yaşında iken, mektepten gelince babasının ağladığını görüp, sebebini sordu: &#8220;Zekât olarak dayın Sırrî-yi Sekâtî&#8217;ye birkaç gümüş göndermiştim, almamış. Kıymetli ömrümü, Allah adamlarının, beğenip almadığı gümüşler için geçirmiş olduğuma ağlıyorum.&#8221; dedi. Cüneyd-i Bağdâdî; &#8220;Babacığım, parayı ver ben götüreyim.&#8221; deyip dayısının evine gitti. Kapıyı çaldı. Dayısı, kim olduğunu sorunca; &#8220;Ben Cüneyd&#8217;im dayıcığım. Kapıyı aç ve babamın zekâtı olan bu gümüşleri al! &#8221; dedi. Dayısı; &#8220;Almam! &#8221; deyince, Cüneyd-i Bağdâdî; &#8220;Adl edip babama emreden ve ihsân edip, seni serbest bırakan Allahü teâlâ için al! &#8221; dedi. Dayısı; &#8220;Allahü teâlâ babana ne emretti ve bana ne ihsân etti? &#8221; dedi. Cüneyd-i Bağdâdî; &#8220;Babamı zengin yapıp, zekât vermesini emretmekle adâlet eyledi. Seni de fakir yapıp, zekâtı kabûl etmek ve etmemek arasında serbest bırakmakla ihsân eyledi.&#8221; dedi. Bu söz Sırrî-yi Sekatî&#8217;nin çok hoşuna gidip; &#8220;Oğlum! Gümüşleri kabûl etmeden önce seni kabûl ettim.&#8221; dedi ve kapıyı açıp parayı aldı.</p>
<p>Cüneyd-i Bağdâdî dayısına talebe olduktan bir süre sonra onunla berâber hacca gitti. Mescid-i Harâmda dört yüz kadar büyük zât, şükür hakkında konuşuyorlardı. Her zât şükrü târif ve îzâh ettiler. Netîcede dört yüz ayrı îzâh meydana geldi ise de, hepsi de bu târif ve îzâhları yetersiz buldu. Hazret-i Sırrî-yi Sekatî, orada bulunan Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;ye; &#8220;Mâdem ki buradasın, bu hususta bir de sen bir şeyler söyle.&#8221; dedi. Cüneyd-i Bağdâdî; &#8220;Şükür, Allahü teâlânın ihsân ettiği nîmet ile O&#8217;na isyân etmemek, O&#8217;na isyân için, ihsân ettiği nîmeti sermâye olarak kullanmamaktır.&#8221; buyurdu. Orada bulunanların hepsi bu cevâba çok sevinip; &#8220;Seni tebrik ederiz. Maksadı en güzel şekilde ifâde ettin. Bu, ancak bu şekilde târif edilebilirdi.&#8221; dediler. Sırrî-yi Sekatî; &#8220;Yavrum, öyle anlıyorum ki senin lisanın doğru ve kuvvetli olacak. Böyle güzel söyleyebilmek hâli sana nereden geliyor? &#8221; deyince, Cüneyd-i Bağdâdî; &#8220;Sizin sohbetlerinizde bulunmakla efendim.&#8221; dedi.</p>
<p><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/cuneyd-i-bagdadi-k-s-hayati">Cüneyd</a>-i Bağdâdî hocasına âid olan evin bir odasında kalırdı. Her an Allahü teâlâyı hatırlardı. Seccâdesi üzerinde, sabaha kadar &#8220;Allah, Allah&#8221; der, aynı abdestle sabah namazını kılardı. Bu hâl senelerce böyle devâm etti.</p>
<p>Bir gece yıkanmak için suya ihtiyâcı oldu. Hava çok soğuk olduğu için; &#8220;Sabah olmasını bekleyeyim, su ısıtırım veya hamama gidip yıkanırım&#8221; dedi. Sonra düşündü ki: &#8220;Ben yıkanmayı tehir için, sabahın olmasını, su ısıtmak, hamama gitmek gibi bir sürü şeyleri istiyorum. Halbuki, Allahü teâlâ bana sâdece bir defâ yıkanmamı emrediyor. Ben de onu tehir için çeşitli bahâneler arıyorum. Benim yaptığım hiç münâsip değil.&#8221; dedi. Hemen, gecelik elbisesi üzerinde olduğu halde, soğuk su ile gusletti.</p>
<p>Tasavvufu, dayısı Sırrî-yi Sekatî&#8217;den öğrendi. Asrının kutbu idi. Binlerce velî yetiştirdi. Otuz defâ yaya olarak hacca gitti. Kerâmetleri, nasîhatları, hikmetli sözleri ve ihlâslı amelleri ile meşhûr oldu. Zâhirî ilimleri, İmâm-ı Şâfiî&#8217;nin talebelerinden Ebû Sevr&#8217;den öğrendi. Ayrıca Hâris-i Muhâsibî, Muhammed Kassâb ve başka zâtlarla da sohbet etti.</p>
<p>Cüneyd-i Bağdâdî hazretleri, otuz sene cemâatle namazda ilk tekbiri kaçırmadı. Namazda kalbine dünyâ düşüncesi gelse, o namazı tekrar kılardı. Dâimâ Allahü teâlâyı hatırlardı. Her gün 400 rekat namaz kılardı. Otuz yıl yatsı namazından sonra hiç uyumadan ibâdetle meşgûl oldu.</p>
<p>Hocası Sırrî-yi Sekatî, ona bir meclis kurup, insanlara ilim öğretmesini, nasîhat etmesini söylerdi, fakat o kendini bu işe lâyık bulmayıp, nefsini kötülerdi. Bir Cumâ gecesi Peygamber efendimizi rüyâda gördü. Ona; &#8220;Ey Cüneyd! İnsanlara nasîhat et! Zîrâ senin sözün halkın kalplerinin rahatlık ve ferahlık bulmasına sebeptir. Allahü teâlâ senin sözünü, insanların kurtuluşa ermesi için sebep kılmıştır.&#8221; buyurdu. Uyandı, sabahleyin erkenden hocasının yanına vardı. O hiçbir şey söylemeden; &#8220;Peygamber efendimiz tarafından vazîfelendirilmedikçe, insanlara ilim öğretmekten çekindin.&#8221; dedi. Ertesi gün bir meclis kurup, insanlara Resûlullah&#8217;ın yolunu anlatmaya başladı.</p>
<p>Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;ye; &#8220;İhlâsı kimden öğrendiniz? &#8221; diye sorduklarında; &#8220;Mekke-i mükerremede bulunuyordum. Bir berber gördüm. Ona; &#8220;Allah rızâsı için benim saçlarımı düzeltebilir misin? &#8221; dedim. Berber; &#8220;Elbette.&#8221; dedi. O sırada, mevki sâhibi birini traş etmekte idi. Hemen traşını bırakıp; &#8220;Efendi, kalk. Bir kimse Allah için bir şey istedi mi, bütün işler durur, derhal ona bakılır.&#8221; dedi. Sonra berber koltuğuna beni oturtup traş etti. Sonra da bana bir mikdâr altın verip; &#8220;İhtiyaçların için lâzım olur, onlara harcarsın! &#8221; dedi. Ben bu hâle çok hayret edip, elime geçecek ilk parayı kendisine hediye etmeye niyet ettim. Az bir zaman sonra bana Basra&#8217;dan bir kese altın gönderdiler. Hemen götürüp o keseyi ona verince sebebini sordu. Ben de niyetimi açıkladım. Bunun üzerine bana; &#8220;Sen, Allah rızâsı için beni traş et.&#8221; dedin. Ben de o niyetle seni traş ettim. Şimdi bunları alırsam, niyetimde bir değişme olmasından korkuyorum.&#8221; dedi.</p>
<p>Sâlihlerden bir zât rüyâsında Peygamber efendimizi gördü. Cüneyd-i Bağdâdî de yanlarında bulunuyordu. Bu sırada biri gelip, Peygamber efendimize bir suâl sordu. Peygamber efendimiz; &#8220;Bunun cevâbını Cüneyd&#8217;den iste. O cevap versin.&#8221; buyurdular. Cüneyd-i Bağdâdî; &#8220;Yâ Resûlallah! Sizin mübârek huzûrunuzda ben nasıl konuşabilirim? &#8221; deyince, Peygamber efendimiz; &#8220;Diğer peygamberler ümmetlerinin tamâmı için ne kadar öğünüyorlarsa, ben de, Cüneyd ile o kadar öğünürüm.&#8221; buyurdular.</p>
<p>Zengin bir kimse vardı. Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;nin huzûruna gelip tövbe etti ve talebeliğe kabûlünü istedi. Malını da fakirlere dağıttı. Bin altını kaldı. Cüneyd-i Bağdâdî; &#8220;Bu bin altını da Dicle nehrine at.&#8221; buyurdu. O kimse, Dicle kenarına gidip altınları birer birer nehre attı. Geri döndüğünde Cüneyd-i Bağdâdî kendisine heybetle bakıp; &#8220;Niçin hepsini birden atmadın da birer birer sayarak attın? Demek hâlâ, gönlünde onlara muhabbet var.&#8221; buyurdu ve bir müddet kendisini sohbetlere kabûl etmedi. Sonunda o kimse buna da tövbe edip, nihâyet talebeliğe kabûl edildi.</p>
<p>Büyüklerden bir zât, Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;nin yanına gelmişti. Şeytanın, onun yanından hızla kaçtığını gördü. O kimse Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;nin yanına yaklaşınca, yüz hâllerinden, onun çok öfkelenmiş olduğunu anlayıp, sordu: &#8220;Ey Cüneyd! Biz biliyoruz ki, insan öfkelenince şeytan ona yaklaşır. Fakat görüyorum ki, bu kadar fazla öfkelenmiş olduğunuz halde, şeytan sizden kaçıyor. Bunun hikmeti nedir? &#8221; Cüneyd-i Bağdâdî cevâbında; &#8220;Sen bilmez misin ki, biz kendi nefsimiz için kızmayız. Başkaları, nefsleri için kızarlar. Bunun için de şeytan kendilerine musallat olur. Bizim kızmamız, hep Allah için oduğundan, şeytan bizden kızdığımız zaman kaçtığı gibi başka hiç bir zaman kaçmaz.&#8221; buyurdu.</p>
<p>Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;yi tanıyan ve sevenlerden Ebû Amr, bir gün bir ihtiyaç için çarşıya gitmişti. Bir cenâze gördü. &#8220;Cenâze namazına katılayım.&#8221; dedi. Yolda giderken bir kadın görüp ona baktı. Bu yaptığının uygun olmadığını hatırlayıp derhal tövbe etti. Eve geldiğinde yüzünün niçin karardığını sordular. Aynaya baktığında hakîkaten yaptığı o uygunsuz iş sebebiyle yüzünün karardığını anladı. Kırk gün, devamlı olarak bu günahına tövbe ve istiğfâr etti. Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;yi ziyâret etmek hatırına geldi. Bağdat&#8217;a gitti. Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;nin hânesine varıp kapısını çaldığında, içeriden ona; &#8220;Gel bakalım ey Ebâ Amr! Sen Ruhbe&#8217;de günah işle, biz de Bağdat&#8217;ta bu günâha istiğfâr edelim.&#8221; buyurdu.</p>
<p>Birisi, Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;ye; &#8220;Gözümü yabancı kadınlara bakmaktan nasıl koruyabilirim? &#8221; diye sordu. Cüneyd-i Bağdâdî; &#8220;Yabancı kadını gördüğün zaman, Allahü teâlânın seni, senin o kadını görmenden daha iyi gördüğünü hatırla.&#8221; buyurdu.</p>
<p>Mel&#8217;ûn şeytan, bir üstâdın hizmetçisi kılığında Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;nin yanına gelip; &#8220;Efendim, size hizmet etmekle şereflenmek, feyiz ve bereketlerinizden istifâde etmek arzusuyla geldim. Lütfen kabûl buyurunuz.&#8221; dedi. Cüneyd-i Bağdâdî kabûl etti. Şeytan yirmi sene kadar kendisine hizmet etti, ama bir kere olsun vesvese veremedi. Nihâyet ümidini kesip bir gün; &#8220;Ey üstâdım! Siz beni tanıyor musunuz? &#8221; dedi. Cüneyd-i Bağdâdî; &#8220;Ben seni ilk geldiğin gün tanımıştım. Sen iblissin.&#8221; dedi. Şeytan; &#8220;Ey Ebâ Kâsım! Ben senin kadar yüksek makam ve derecelere kavuşmuş olan bir zât daha tanımıyorum.&#8221; dedi. Cüneyd-i Bağdâdî; &#8220;Ey mel&#8217;ûn! Hemen defol git. Şimdi de kendimi beğenme, ucub gibi bir duruma düşürmek ve beni mahvetmek arzusundasın değil mi? Bu çirkin maksadına kavuşamayacaksın. Haydi defol! &#8221; buyurdu.</p>
<p>Hayr-ün Nessâc bir gün evinde oturuyordu. Kalbine; &#8220;Ebü&#8217;l-Kâsım Cüneyd-i Bağdâdî kapıdadır. Çıkıp karşılayayım.&#8221; diye bir düşünce geldi. &#8220;Fakat o buraya gelmez. Kalbime gelen düşünce vesvesedir.&#8221; deyip o düşünceyi kalbinden attı. Biraz sonra aynı düşünce yine geldi. Yine attı. Üçüncü defâ gelince; &#8220;Çıkıp bakayım.&#8221; dedi. Çıktı, Cüneyd-i Bağdâdî kapıda idi. Ona selâm verdi ve; &#8220;Ey Hayr! Kalbine ilk geldiği zaman niçin kalkıp kapıyı açmadın? &#8221; buyurdu.</p>
<p>Bir gün sohbetinde bulunanlardan biri, kendisini imtihan için yanına geldi ve bir suâl sordu. Cüneyd-i Bağdâdî; &#8220;Bu suâle söz ile mi, yoksa mânevî olarak mı cevap verelim? &#8221; dedi. O kimse; &#8220;İki şekilde de cevap ver.&#8221; deyince, Cüneyd-i Bağdâdî; &#8220;Keşke kendi kendini deneseydin. O zaman beni denemeye lüzum görmezdin. Mânevî cevap istiyorsan, böyle yapmakla artık bizim yolumuzdan ayrıldın. Allahü teâlânın dostlarını tecrübe etmeye, onları yaralamaya senin gücün yetmediğini bilmez misin? &#8221; buyurdu. Bunun üzerine hemen o kimsenin yüzü, simsiyah olup, kalbindeki bir parça yakîn de kayboldu. O kimse çok pişman olup yaptığına tövbe etti. Çok istiğfâr etti. Cüneyd-i Bağdâdî yine de o kimseye merhamet edip teveccüh etti. O kimsenin hâli bundan sonra daha düzgün oldu.</p>
<p>Kelâm ehlinden İbn-i Küllâb, bozuk fırkalar hakkında reddiyeler yazıyordu. Bâzı kimseler ona, tasavvuf ehlini de yazmasını söylediler. &#8220;Bunların reisleri kimdir? &#8221; diye sordu. Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;dir dediler. İbn-i Küllâb, Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;ye birisini gönderip görüşlerinin ne olduğunu öğrenmesini söyledi. Cüneyd-i Bağdâdî buna buyurdu ki: &#8220;Bizim yolumuz, bâkî olanı, fânî olandan ayırmak, bâkî olan için, faydası olmayan her şeyden uzak durmaktır.&#8221; Bu cevap, İbn-i Küllâb&#8217;a gelince; &#8220;Bu nasıl bir şeydir ki, bizim bunu anlamamız dahi imkânsız.&#8221; deyip, Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;nin bulunduğu meclise gitti. Ona tevhîd hakkında bir suâl sordu. Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;nin verdiği cevaptan hayrette kalıp; &#8220;Bu cevâbı tekrarlar mısınız? &#8221; dedi. Cüneyd-i Bağdâdî daha değişik bir şekilde cevap verdi. İbn-i Küllâb&#8217;ın hayreti daha da artıp; &#8220;Bu cevâbı da tekrar eder misiniz? &#8221; dedi. Cüneyd-i Bağdâdî bu sefer de daha başka bir şekilde cevap verdi. İbn-i Küllâb; &#8220;Söylediklerinizi kavrayabilmem, ezberleyebilmem imkânsız. Bâri bunları söyleyin de yazayım.&#8221; dedi. Hazret-i Cüneyd-i Bağdâdî; &#8220;Eğer, bütün bunları söyleyen, ben olsaydım yazdırırdım.&#8221; buyurdu. Bunun üzerine İbn-i Küllâb, Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;nin büyüklüğünü kabûl ve ona hayranlığını îtirâf etti.</p>
<p>Ebû Amr isminde bir zât bir sene hacca gidiyordu. Vedâlaşmak için Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;ye uğradı. İhtiyacı olmadığı hâlde, bereket olarak yanında bulunması için kendilerinden bir dirhem borç istedi. Fakat yanlarında hiç para olmadığını da biliyordu. Buna bir müddet baktılar. Sonra cebinden bir dirhem çıkarıp ona verdiler. Hacca gitti. Döneceği zaman, Medîne-i münevverede; Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;ye bir yüzük alıp hediye götürmek aklına geldi. Yüzüğü aldı. Bağdat&#8217;a döndü. Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;nin ziyâretine gitti, fakat yüzüğü evde unuttu. &#8220;Neyse şimdi yüzükten hiç bahsetmem, sonra ziyâret ettiğimde yüzüğü takdim ederim.&#8221; dedi. Ziyâret ettiğinde; &#8220;Efendim! Hacca giderken sizden ödünç olarak aldığım bir dirhemi iâde etmek istiyorum.&#8221; dedi. O da; &#8220;Biz onu, Medîne-i münevvereden getirip de evde unuttuğunuz yüzük gibi unuttuk, o zaman hediye etmiştik.&#8221; buyurdu.</p>
<p>Çocuğu kaybolan bir kadın, Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;ye gelip çocuğunun bulunması için duâ taleb etti. Cüneyd-i Bağdâdî duâ etti. Çocuk bulundu.</p>
<p>Cüneyd-i Bağdâdî bir gece uyandı. Uyumak istiyor, uyuyamıyordu. Oturmak istiyor, oturamıyordu. Bir zaman sonra kapıyı açıp dışarı çıkınca; birinin üzerine bir aba örtüp, büzüldüğünü gördü. Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;yi görünce başını kaldırdı ve; &#8220;Ey efendim! Bu kadar bekletilir mi? &#8221; dedi. Cüneyd-i Bağdâdî; &#8220;Gece geç vakitte geldiniz.&#8221; buyurdu. O kimse; &#8220;Kalplere hareket veren Allahü teâlâdan, sizin kalbiniz bana teveccüh etsin diye taleb ettim.&#8221; dedi. Cüneyd-i Bağdâdî; &#8220;Ne istiyorsunuz? &#8221; diye sordu. O kimse; &#8220;Nefsin hastalığına ilaç yok mudur? &#8221; deyince, Cüneyd-i Bağdâdî; &#8220;Nefsin ilacı, isteklerine muhâlefet etmektir.&#8221; buyurdu. Bunun üzerine o kimse, kendi kendine; &#8220;Ey ahmak nefsim! Bunu ben sana kaç defâ söyledim. Ama sen Cüneyd&#8217;den duymayınca inanmadın.&#8221; dedi.</p>
<p>Bir gün Cüneyd-i Bağdâdî câmide iken bir zât içeri girdi ve iki rekat namaz kıldı; sonra bir kenara çekildi. Biraz sonra, işâret ile Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;yi yanına çağırdı. Yanına gittiğinde; &#8220;Ey Ebü&#8217;l-Kâsım! Allahü teâlâya ve dostlara kavuşma vaktim yaklaştı. Vefâtımdan sonra yıkanmam, kefenlenmem ve defnim bittikten sonra senin yanına bir genç gelir, elbisemi, asâmı ve su kabımı ona verirsin. O, Allahü teâlâ katında mânevî derecesi olan birisidir.&#8221; dedi. O zât vefât edip, gömüldükten sonra Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;nin yanına bir genç geldi ve; &#8220;Emânet nerede ey Ebü&#8217;l-Kâsım? &#8221; dedi. O da; &#8220;Sen bunu nereden biliyorsun? Bize söyle.&#8221; deyince; &#8220;Falanca yerde bulunuyordum. Gizliden bir ses bana; &#8220;Kalk! Cüneyd&#8217;e git. Ondaki şu şu emâneti al. Sen ebdal denilen evliyâdan birinin yerine tâyin edildin.&#8221; dedi. Bunun üzerine Cüneyd-i Bağdâdî emânetleri ona verdi. O genç gusül abdesti aldıktan sonra, o elbiseleri giyip, gitti.</p>
<p>Cüneyd-i Bağdâdî bir yolculuğu sırasında Kûfe&#8217;ye uğradı ve şehrin ileri gelenlerinden birisinin sarayını gördü. Saray çok güzel ve süslü, kapısında hizmetçiler vardı. Penceresinde birisi şu mânâda şiir söylüyordu: &#8220;Ey Saray! Sana hüzün, gam, keder, girmez. Zaman senin sâkinlerine, içindekilere bir şey yapmaz. Sen muhtaçlar için ne güzel bir konaksın.&#8221; Aradan bir müddet geçtikten sonra Cüneyd-i Bağdâdî oraya tekrar uğradı. Bu sefer o sarayı öncekinden daha başka buldu. Kapısı kararmış, içinde yaşayanlar dağılmış, o güzelim saray perişan virâne bir vaziyetteydi. O manzara lisan-ı hâl ile sanki şunları fısıldıyordu: &#8220;Bu sarayın güzellikleri gitti. Yerini gördüğün şu manzara, aldı. Zaman içerisinde hiçbir şey aynı iyi hâl üzere kalmaz. İşte gördüğün şu saray güzel durumunu bu yalnızlık, gariplik hâline, sevincini gam ve kedere bıraktı.&#8221; Cüneyd-i Bağdâdî sarayın kapısını çaldı. İçeriden gâyet zayıf bir sesle birisi; &#8220;Buyurun.&#8221; deyince; &#8220;Bu sarayın o güzelliğine ne oldu? Nerede onun o parlak hâli, nerede onun içerisinde en kıymetli elbiselerle gezinenler, hani o gelip giden ziyâretçileri? &#8221; diye sordu. O şahıs ağlayarak; &#8220;Efendim! Onlar burada emânetçi olarak kalıyorlardı. Ömürleri bitip, bu dünyâdan âhirete göçtüler. Dünyânın hâli böyledir. Ona gelen gider. Bu dünyâ kendisine iyilik edenlere kötülük eder.&#8221; dedi. Cüneyd-i Bağdâdî; &#8220;Daha önce buraya uğradığımda birisi bu sarayın penceresinde; &#8220;Ey saray! Sana hüzün, gam ve keder girmez, diyordu.&#8221; deyince, o şahıs ağlayıp; &#8220;Vallahi şiiri okuyan bendim. Bu sarayın sâkinlerinden benden başka kimse kalmadı. Ah! Dünyâya aldananlara yazık! &#8221; dedi. Bunun üzerine Cüneyd-i Bağdâdî; &#8220;Bu harâbe, virâne olmuş yerde nasıl kalıyorsun, kalbin nasıl rahat ediyor? &#8221; diye sorunca; &#8220;O nasıl söz. Burası sevdiklerimin evi değil mi? Bu onların yâdigârı hâtırasıdır.&#8221; dedikten sonra, şu mânâda bir şiir okudu: &#8220;Bana dediler, sen sevdiklerinin bulunduğu yerlerde durmayı seviyorsun, ben dedim, her ne kadar buralarda onlarla buluşamıyorsam da, onların kalbimde yerleri büyüktür. O hâlde onların gezip dolaştıkları yerlere olan sevgisi sebebiyle kalbim bağlı iken, bu virâneyi nasıl terkederim? &#8221; Onun bu sözleri Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;ye çok tesir etti. Sevgisini samîmi bir dille anlatması, virâne olmasına rağmen sevdiklerine bağlılıkta gösterdiği sabır bakımından hoşuna gitti.</p>
<p>Gıybetten çok sakınırdı. Bir gün Şenûziyye mescidinde oturmuş cenâze namazı için cemâat bekliyordu. Bu sırada bir fakir gördü. Hâlinden ibâdet ehli olduğu anlaşılıyordu. Fakat dilenmek ile meşguldü. Kendi kendine; &#8220;Bu adamcağız böyle dileneceğine çalışıp nefsini bu hâle düşmekten korusa daha iyi olmaz mı? Üstelik sağlığı da yerinde.&#8221; diye düşündü. O gece ibâdet yapmak için kalkamadı ve rüyâsında bir tepsi içinde o fakirin eti sunularak; &#8220;Ye bunu.&#8221; dediler. &#8220;Ben onun gıybetini yapmadım ki.&#8221; diyecek oldu. &#8220;Senin gibisinin böyle düşünmesi bile hoş değil, derhal git ondan helâllik dile.&#8221; dediler. Sabah olunca o adamın peşine düştü. Bir yerde bakla yaprağı topladığını gördü. Yanına sokulup selâm verdi. Ona; &#8220;Bir daha böyle yapacak mısın? &#8221; diye sordu. Cüneyd-i Bağdâdî de; &#8220;Hayır.&#8221; karşılığını verdi. &#8220;Allah beni de seni de bağışlasın.&#8221; diye duâ etti.</p>
<p>Cüneyd-i Bağdâdî bir gün Câfer Huldî&#8217;ye bir dirhem verdi ve bir mikdâr incir almasını söyledi. O da alıp geldi ve önüne koydu. Cüneyd-i Bağdâdî ondan bir tâne alıp orucunu açmak için ağzına götürdü. O sırada ağlamaya başladı, inciri ağzından çıkarıp attı. Su ile de ağzını iyice çalkaladı. Câfer Huldî; &#8220;Niçin böyle yaptınız? &#8221; dediğinde; &#8220;Otuz seneden beri hep incir yemek istedim. O zamandan beri de hiç yemedim. Bugün nefsim ağır bastı ve ondan yemek istedim. Ağzıma aldığım zaman gizliden bir ses bana şöyle dedi: &#8220;Allah için yemesini bıraktığın şeyi yemeye utanmıyor musun? &#8221; Bunun üzerine onu ağzımdan çıkarıp attım. Onu yemeyi sözde durmamak kabûl ettim. Bu da bir hıyânettir. Hâin olan kimse de, Allah katında sevilen biri olamaz.&#8221; buyurdu.</p>
<p>Cüneyd-i Bağdâdî, tasavvuf yolunda olmasına rağmen ulemâ elbisesi ile dolaşırdı. &#8220;Niye sofilerin hırkası gibi hırka giymiyorsun? &#8221; diye soranlara; &#8220;Hırka ve yamalı elbise giymenin bir işe yarayacağını bilsem, demirden ve ateşten elbise yaptırıp giyerim. Ama kalbime; îtibâr hırkaya değil, yanık kalbedir, şeklinde de bir ilhâm geliyor.&#8221; karşılığını verdi.</p>
<p>Cüneyd-i Bağdâdî bir gün arkadaşı büyük velî Ebû Bekir Şiblî&#8217;yi; &#8220;Lâ havle velâ kuvvete illâ billah.&#8221; derken gördü. Ona; &#8220;Bu söz canı sıkılanların kelâmıdır. Can sıkıntısı ise kazâya rızâ göstermemekten kaynaklanır.&#8221; buyurdu.</p>
<p>Bir kimse, Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;ye; &#8220;Bu zamanda hakîki kardeşlikler azaldı. Nerede o, Allah için yapılan kardeşlikler? &#8221; deyince, Cüneyd-i Bağdâdî; &#8220;Eğer senin sıkıntılarına katlanacak, ihtiyaçlarını giderecek birini arıyorsan, bu zamanda öyle bir kardeşi, arkadaşı bulamazsın. Ama, kendisine Allah için yardım edeceğin, sıkıntılarına Allah rızâsı için katlanacağın bir kardeşlik istiyorsan böyleleri çoktur.&#8221; buyurdu.</p>
<p>Bir kimse Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;den duâ istediğinde şöyle duâ ederdi:</p>
<p>&#8220;Allahü teâlâ senin kalbini dağınık etmesin. Seni, kendisinden alıkoyan her şeyden kurtarsın. Kendisine kavuşturan şeylere kavuştursun. Seni mâsivâdan (kendisinden başka şeylerden) kurtarıp, kendisiyle meşgul eylesin. Sana kendisiyle berâber olmaya lâyık bir edep ihsân eylesin. Kalbinden, râzı olmadığı, beğenmediği şeyleri çıkarıp, kendi rızâsını koysun. Seni kendisine ulaştıran yola kavuştursun.&#8221;</p>
<p>Bir gün; &#8220;Derecesi hocasının derecesinden yüksek olan talebe var mıdır? Diye Sırrî-yi Sekatî hazretlerine sordular; &#8220;Evet vardır. Cüneyd&#8217;in derecesi benden yüksektir.&#8221; buyurdu.</p>
<p>Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;ye; &#8220;Rızkımızı arıyoruz.&#8221; dediklerinde; &#8220;Nerede olduğunu biliyorsanız, orada arayınız? &#8221; buyurdu. &#8220;Allahü teâlâdan istiyoruz.&#8221; dediklerinde, &#8220;Eğer sizi unutmuş sanıyorsanız, hatırlatınız! &#8221; buyurdu. &#8220;Tevekkül ediyoruz, bakalım ne gönderecek? &#8221; dediklerinde; &#8220;İmtihan ederek, deneyerek tevekkül etmek, îmânda şüphe bulunmasını gösterir.&#8221; buyurdu. &#8220;O hâlde ne yapalım? &#8221; dediklerinde; &#8220;Emrettiği için çalışmalı, rızk için üzülmemeli, tedbirlerin arkasında koşmamalıdır. Rızk için Allahü teâlânın verdiği söze güvenmelidir. Emrine uyarak çalışanı, rızkına ulaştırır.&#8221; buyurdu.</p>
<p>Cüneyd-i Bağdâdî hastalanmıştı. Vefâtından önce, Ebû Muhammed Cerîrî başucunda idi. Cüneyd-i Bağdâdî, Kur&#8217;ân-ı kerîm okuyordu. Hatmi tamamlayıp tekrar başladı. O zaman Ebû Muhammed Cerîrî: &#8220;Efendim zâten çok hâlsizsiniz. Kendinizi fazla yormasanız&#8230;&#8221;dedi. Ona; &#8220;Ey Ebû Muhammed! Şu anda bunlara benden daha çok ihtiyâcı olan kim vardır? Bak işte vefâtıma az kaldı.&#8221; buyurdu.</p>
<p>Cüneyd-i Bağdâdî, vefât edeceği zaman çok üzgündü. Talebeleri korkup; &#8220;Efendim! Bizim ümidimiz, sizin şefâatiniz bereketi ile kurtulmaktır. Sizin ise ızdıraplı ve üzüntülü bir hâliniz var. Bu hâliniz bizim yüreğimizi parçalıyor.&#8221; dediler. Bunlara cevâben; &#8220;Ey dostlarım! Ben, yetmiş senelik ibâdet ve tâatımdan ve sizlere üstâd olmak ile kazandıklarımın hepsini, bir kıl ile asılmış olduğunu ve rüzgâr esmesi ile bir tüy misâli sallandığını hissediyorum. Bu esen rüzgârın, red rüzgârı mı, yoksa kabûl yeli mi olduğunu bilmiyorum.&#8221; buyurdu. Biraz sonra; &#8220;Allah! &#8221; diyerek rûhunu teslim etti. Vefât ettiğinde 91 yaşındaydı.</p>
<p>Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;yi yıkayan kimse, mübârek gözlerinin içine su ulaştırabilmek için uğraştı ise de, mümkün olmadı. Gizliden bir ses duydu; &#8220;Kendini yorma! Cüneyd&#8217;in gözü Allahü teâlânın zikri ile kapanmıştır. O&#8217;nun dîdârını görmeden açılmaz.&#8221; diyordu. Yıkayan kimse, parmaklarını da açmak için çalıştı. Fakat; &#8220;Kendisi açmayınca açılmaz.&#8221; diye bir nidâ geldi. Mübârek vücûdu yıkandı, kefenlendi ve cenâze namazını oğlu kıldırdı. Cenâze namazında bulunanların sayısı sayılamayacak kadar çoktu. Hocası ve dayısı Sırrî-yi Sekatî&#8217;nin kabrinin yanına defnedildi.</p>
<p>Vefâtından sonra büyük zâtlardan biri kendisini rüyâda görüp; &#8220;Münker ve Nekir&#8217;in suâllerine nasıl cevap verdin? &#8221; diye sordu. Cüneyd-i Bağdâdî; &#8220;O iki melek bana gelip, men Rabbüke (Rabbin kim)? Dediler. Ben, Allahü teâlâ benim rûhumu yaratıp, Elestü birabbiküm (Ben sizin Rabbiniz değil miyim)? Diye sorduğu zaman, ben, evet, sen bizim Rabbimizsin, cevâbını vermiştim. Sizin, şimdi tekrar sormanızın mânâsı nedir? &#8221; dedim. Böyle deyince beni bırakıp gittiler.</p>
<p>Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;yi rüyâsında gören bir başka zât ona; &#8220;Allahü teâlâ sana nasıl muâmele eyledi? &#8221; diye sordu. Cüneyd-i Bağdâdî; &#8220;İlim, mârifet dolu sözlerimin hiç faydası olmadı. Öğrendiğim kıymetli bilgiler işime yaramadı. Yalnız gece vakti kıldığım namazlar imdâdıma yetişti. Onun için akıllı insan sâlih ameli terk etmemeli, hâllerden, mânâlardan uzak olmamalıdır.&#8221; buyurdu.</p>
<p>Ebû Câfer el-Haddâd diyor ki: &#8220;Eğer akıl, bir insan olsaydı, Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;nin sûretinde ve şeklinde olurdu.&#8221;</p>
<p>Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;den bir kimse bir şey istese onu boş çevirmez, ona faydalı olmaya çalışırdı ve; &#8220;Ben, Peygamber efendimizin güzel ahlâkına uymaya çalışıyorum.&#8221; buyururdu.</p>
<p>Alâüddevle bir gün, Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;nin vaktiyle çile çekmiş olduğu odaya girdi. Burada, ona fevkalâde bir zevk hâli hâsıl oldu. Sonra, Cüneyd&#8217;in mezarına gitti. Orada, önceki zevki bulamadı. Sebebini hocasına sordu. &#8220;O zevkler, Cüneyd sebebi ile mi hâsıl oldu? &#8221; dedi. &#8220;Evet.&#8221; dedi. &#8220;Ömründe birkaç gün kaldığı yerde zevk hâsıl olduğuna göre, senelerce birlikte bulunduğu bedeni yanına gidince, elbette daha çok zevk hâsıl olmak lâzım gelir. Belki, mezarı başında başka şeyleri görerek, ona teveccühün azalmış olabilir.&#8221; dedi.</p>
<p>Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;ye; &#8220;Hiç ibâdet ve tâat yapmadan karşılıksız olarak Allahü teâlânın lütfuna kavuşmak mümkün müdür? &#8221; diye sordular. Cevâbında; &#8220;Zâten gelen bütün nîmetler, bütün iyilikler, hep Allahü teâlânın lütfudur. Bu kadar âciz ve zavallı olan insanların yaptıkları ibâdet ve tâatlerin, O&#8217;nun lütfu olan nîmetlere karşılık olması mümkün müdür? &#8221; buyurdu.</p>
<p>Hazret-i Cüneyd, dükkanına girip kapıyı örter, içerde uzun süre namaz kılardı. Buyururdu ki: &#8220;Pazarda öyle kimse tanıyorum ki, her gün üç yüz rekat namaz kılmakta ve otuz bin tesbih okumaktadır.&#8221; Âlim ve ârifler bunun kendisi olduğunu bildirmişlerdir.</p>
<p>Cüneyd-i Bağdâdî buyurdu ki:</p>
<p>&#8220;İnsanları Allahü teâlânın sevgisine kavuşturacak yol, yalnız Muhammed aleyhisselâmın yoludur. Bundan başka olan dinler, inançlar, rüyâlar çıkmaz sokaktır. İnsanı saâdete kavuşturmazlar. Kur&#8217;ân-ı kerîmin ahkâmını öğrenmeyen ve hadîs-i şerîflere uymayan kimse câhil ve gâfildir. Buna uymamalıdır.&#8221;</p>
<p>Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;ye; &#8220;Tevâzu nedir? &#8221; diye sordular. Cevâbında; &#8220;Şefkat ve merhamet kanatlarını (ana kuşun yavrularını koruyabilmek için üzerlerine germesi gibi) mahlûklar üzerine germen ve herkese karşı yumuşak davranmandır.&#8221; buyurdu.</p>
<p>&#8220;Rabbim beni serbest bıraksa bir dilekte bulunmam. Kulun dilemesi olmaz. O&#8217;nun dilediğini yapardım.&#8221;</p>
<p>&#8220;Her kim gördüğünden ibret almazsa, onun görmemezliği görmesinden üstündür.&#8221;</p>
<p>&#8220;İbâdet etmek bakımından dünyânın bir saati, kıyâmetin bin senesinden daha iyidir. Zîrâ bu bir saatte, sâlih faydalı amel işlenebilir. Hâlbuki kıyâmetin o bin senesinde bir şey yapılamaz. O halde, ey mümin kardeşim! Vaktini boş şeylerle geçirme! Zamânının kıymetini bil ve en iyi şeyler için kullan! Namazlarını vaktinde kıl ki, kıyâmet günü pişman olmayasın ve büyük sevâba kavuşasın! &#8221; &#8221;</p>
<p>Kendisine gelip duâ talep edenlere Cüneyd-i Bağdâdî hazretleri şöyle duâda bulunurdu: &#8220;Cenâb-ı Hak, kendisine kavuşturan şeyleri yapmayı nasib etsin! Cenâb-ı Hak zenginliğini kalbine koysun! Seni bütün kötülüklerden alıp, kendisiyle meşgûl kılsın! Sana büyük edep ihsân etsin! Kalbinden râzı olmayacağı şeyi çıkarıp rızâsını koysun. Seni kendine varan en güzel ve doğru yola iletsin.&#8221;</p>
<p>&#8220;İnsanı Allahü teâlâya kavuşturan yol, Peygamber efendimizin izinde bulunanların gittiği yoldur. Bu yola bütün kötü yollar kapalıdır.&#8221;</p>
<p>&#8220;Bir kimse, Allahü teâlâya kavuşmak yolunda, milyonlarca sene sıdk ve ihlâs ile yürüse ve bir an geri dönse, kaybı kazancından fazladır.&#8221;</p>
<p>&#8220;İnsanın, Allahü teâlâya kavuşturan yolda yürümesi, Peygamber efendimize ve O&#8217;nun hakîkî vârisi olan büyük âlimlere tam tâbi ve teslim olmakla mümkündür. Şüphe çukuruna ve bid&#8217;at karanlığına düşmüş olanlar bu yolda yürüyemezler.&#8221;</p>
<p>&#8220;Allahü teâlânın rızâsına nasıl kavuşulur? &#8221; diye sorulunca; &#8220;Dünyâya düşkün olmayı terket, kavuşursun. Nefsin hevâsına uyma ulaşırsın.&#8221; buyurdu.</p>
<p>&#8220;Belâ ve musîbet, âriflerin kandili, müridlerin uyanıklığı, gâfillerin de helâkıdır.&#8221;</p>
<p>&#8220;Tasavvuf yollarından yalnız Resûlullah&#8217;ın izinde gidenlerin yolu, insanı kemâle ulaştırır. Başka yollar çıkmaz sokağa benzer.&#8221;</p>
<p>&#8220;Kur&#8217;ân-ı kerîmin çizdiği sınırları gözetmeyen ve hadîs-i şerîfleri bilmeyen kimse, mürşid, yol gösterici olamaz. Çünkü tasavvuf yolu, Allahü teâlânın kitâbına ve Resûlullah&#8217;ın sünnetine bağlıdır. Tasavvuf büyükleri, dîne uyan âlimlerdir. Resûlullah&#8217;ın vârisleridir. Sözlerinde, işlerinde ve huylarında hep Resûlullah&#8217;a uyarlar. Yâ Rabbî! O büyüklerden feyz almamızı, bereketlenmemizi nasîb eyle. Âmin! Her zaman söylüyorum ve bildiriyorum ki, Resûlullah&#8217;a uymakta gevşeklik eden, O&#8217;nun sünnet-i seniyyesini terk eden mutasavvıf olamaz. Onu Allah adamı sanmayınız! Onun dünyâdan kaçınır görünmesine, hârikalar göstermesine aldanmayınız! Onun zühd ve tevekkül ve mârifetler anlatan sözlerini kendinden bilmeyiniz! &#8221; &#8221;</p>
<p>&#8220;Ey tasavvuf yolunda bulunanlar! Eğer Allahü teâlâyı tanıdığınızı ve O&#8217;na tâzimde bulunduğunuzu söylüyorsanız, yalnız bulunduğunuz zaman Allahü teâlâya karşı tavrınıza bakınız. Yiyip içmenizde, yatıp kalkmanızda, konuşmanızda ve bütün işlerinizde vakitlerinizi Allahü teâlânın râzı olduğu ve beğendiği işlere sarfedebilirsiniz. Bunları, niyetlerinizi düzelterek yapabilirsiniz. Çünkü ameller niyetlere göredir. Bu bakımdan yemek yerken, su içerken lezzet almak için değil de, ibâdete kuvvet kazanmak, elde ettiği enerji ile daha iyi ibâdet edebilme niyetiyle yiyip içmelidir. Uykuyu, üzerindeki yorgunluk ve bıkkınlığı giderip, ibâdeti daha zinde ve râhat bir şekilde yapabilmek niyetiyle uyumalıdır. Diğer bütün işleri ve edindiği mesleği helâl kazanmak niyetiyle yapmalıdır. Bütün yapılan bu işler, niyeti düzeltmek sûretiyle ibâdet olur. Bir insan hâlis niyetle yaptığı işler sebebiyle sevâba kavuşur. Bu sebeple kalp nûrlanır. Bu nûr, nefse sirâyet eder. O kimse mânevî kirlerden temizlenir. Beşerî tabîatı, melek tabîatı gibi olur. Artık elinde olmadan tâatları, Allahü teâlânın beğendiği işleri yapar. Elinde olmadan ister istemez kötülüklerden sakınır.&#8221;</p>
<p>Birisi yanına gelip; &#8220;Bana nasîhat et.&#8221; deyince; &#8220;Kim sana Allah yolunu gösterirse, onunla berâber ol ve kim sana dünyâ yolunu gösterirse ondan uzak dur.&#8221; buyurdu.</p>
<p>&#8220;Tasavvuf nedir? &#8221; diye soran bir kimseye şöyle cevap verdi: &#8220;İnsanların rızâsını bırakıp, Allahü teâlânın rızâsını aramak, kötü huyları terkedip, nefsânî olan işlerden uzaklaşmak, rûhu yükselten vasıflar kazanmaya gayret etmek, hakîkî ilimlere sarılmak, hep en uygun şekilde hareket etmek, herkese nasîhatta bulunmak, Allahü teâlâya verilen ahidde durmak, Muhammed aleyhisselâmın dînine uymaktır.&#8221;</p>
<p>&#8220;Kimde şu dört haslet bulunursa, bu hasletler o kimseyi yüksek derecelere kavuşturur. Hem Allahü teâlânın katında, hem de insanlar yanında kıymeti çok olur. 1. Hilm (yumuşaklık ve sabır) sâhibi olmak, 2. İlim sâhibi olmak, 3. Cömert olmak, 4. Güzel ahlâk sâhibi olmak. Yine dört haslet vardır ki, bu hasletler de sâhibini en aşağı derecelere düşürür. Allahü teâlâ katında ve insanların yanında sevilmeyen birisi olur. 1. Kibir (büyüklenme), 2. Ucb (amellerini beğenmek), 3. Cimrilik, 4. Kötü ahlâk.&#8221;</p>
<p>Tasavvufun ne olduğu sorulduğunda, şöyle cevap verdi: &#8220;Tasavvuf on şeyi içerisine alan bir isimdir. Birincisi, dünyâdan (lâzım olan) az bir mikdârı edinmek. İkincisi, kalbin Allahü teâlâya güvenip dayanması. Üçüncüsü, tâat olan Allahü teâlânın beğendiği şeylere rağbet etmek. Dördüncüsü, yediği içtiği ve kullandığı şeylerin helâlden olmasında titiz davranmak. Beşincisi, kalbin Allahü teâlâ ile meşgûl olması. Altıncısı, gizli olarak Allahü teâlâyı hatırlamak. Yedincisi gerçek ihlâsa sâhib olmak. Sekizincisi, şek ve şüpheden uzak, kat&#8217;î bir îmâna sâhib olmak. Dokuzuncusu, tam bir teslimiyetle Allahü teâlâya yönelmek. Onuncusu, ihtiyaçlarını başkasından istemeyip, şikâyette bulunmamak. Kimde bu on haslet bulunursa, tasavvuftan söz etmeye lâyıktır. Yoksa yalancıdır.&#8221;</p>
<p>&#8220;Allahü teâlânın ihsân ettiği nîmetlerin çokluğunu göreceksin. Bir de, O&#8217;na karşı yaptığın ibâdet ve tâatlardaki kusurlarını göreceksin. Bu iki görüş arasında meydana gelen hâle hayâ denir.&#8221;</p>
<p>&#8220;Kulluk, her an Allahü teâlâya muhtâc olduğunu bilmek ve O&#8217;nun Resûlüne tam tâbi olmaktır.&#8221;</p>
<p>&#8220;Allahü teâlâ her şeyi kıymetli yaratmıştır, ama bir şeyi en kıymetli yaratmıştır. O da vakittir. Vakit zâyi olursa tekrar elde edilmesi mümkün değildir. Bunun için en kıymetli şey vakittir.&#8221;</p>
<p>&#8220;Müslüman temiz toprağa benzer. Temiz toprağa her şey atılır. Ezilip, hakâret görür. Lâkin ondan hep güzel, temiz, faydalı şeyler çıkar.&#8221;</p>
<p>&#8220;Rızâ, belâyı nîmet saymaktır.&#8221;</p>
<p>&#8220;Tasavvuf, kalbi temizlemek ve her an Allahü teâlâ ile olmaktır.&#8221;</p>
<p>&#8220;İhlâs; ameli, Allahü teâlâ için olmayan karışık düşünce ve niyetlerden arındırmaktır.&#8221;</p>
<p>&#8220;Birbirlerine muhabbet ve dostlukları çok kuvvetli olan iki kardeşten birinin, diğerinden az da olsa çekinmesi, mutlaka birinin kusuru sebebiyledir.&#8221;</p>
<p>&#8220;Fakirlik, kimseden bir şey istememek ve kimseye îtirâz etmemektir.&#8221;</p>
<p>&#8220;Bir kimsenin havada bağdaş kurup oturduğunu görseniz, İslâmiyetin emir ve yasaklarına uymaktaki hassâsiyetine bakınız. Eğer bu tam ise ona uyabilirsiniz. Eğer emir ve yasaklara uymakta (çok az da olsa) bir gevşekliği varsa hemen ondan uzaklaşınız, çünkü zararı dokunur.&#8221;</p>
<p>&#8220;Namazda kalbime dünyâ düşüncesi gelse, o namazı tekrar kılardım. İşin esâsı nefse uymamaktır.&#8221;</p>
<p>&#8220;İlim, kendi haddini bilmek; tasavvuf, kalbi temizlemektir.&#8221;</p>
<p>&#8220;Allahü teâlâdan gâfil olmak, ateşte olmaktan beterdir.&#8221;</p>
<p>&#8220;Şükretmek, kendini bu nîmete ehil ve lâyık görmemektir.&#8221;</p>
<p>&#8220;Sabır, yüzü ekşitmeden, acıyı yudum yudum içine sindirmektir.&#8221;</p>
<p>Vakit Geldi</p>
<p>Cüneyd-i Bağdâdî, insanlara ilim öğretmek için bir meclis kurdu. Herkes bu sohbetlere gelip istifâde etmeye başladı. Bir gün hıristiyan fakat hıristiyan olduğuna dâir görünüşte bir alâmeti bulunmayan bir genç, Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;nin sohbet ettiği meclise gelip, Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;ye şöyle dedi: &#8220;Ey üstâd! Hazret-i Peygamber buyuruyor ki: &#8220;Müminin firâsetinden korkunuz. Çünkü o, Allahü teâlânın nûru ile bakar.&#8221; Bunun mânâsı nedir? &#8221; Cüneyd-i Bağdâdî bir müddet sustu. Sonra başını kaldırıp; &#8220;Müslüman ol. Müslüman olmak zamânın geldi.&#8221; buyurdu. Meğer o genç hıristiyan imiş. Hemen zünnârını kesip orada müslüman oldu. İmâm-ı Yâfiî buyuruyor ki: &#8220;İnsanlar, bu hâdisede, Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;nin bir kerâmeti var zanneder. Halbuki, bu hâdisede onun iki kerâmeti vardır. Birisi, o gencin hıristiyan olduğunu bilmesi, diğeri de, gencin, müslüman olma vaktinin geldiğini bilmesidir.&#8221;</p>
<p>Esas Hasta Benmişim</p>
<p>Bir zaman Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;nin gözlerinde ağrı meydana geldi. Tabib çağırdılar, gelen tabib, hıristiyan idi. Muâyene edip; &#8220;Gözlerinize su değdirmeyeceksiniz.&#8221; dedi. Cüneyd-i Bağdâdî; &#8220;Su değdirmesem nasıl abdest alırım? &#8221; deyince, tabib; &#8220;Gözleriniz size lâzım ise su değdirmeyeceksiniz.&#8221; dedi. Cüneyd-i Bağdâdî abdest alıp namaz kıldı ve namazdan sonra bir mikdâr uyudu. Uyandığında gözlerinde hiç ağrı kalmamıştı. O anda duyduğu ses; &#8220;Yâ Cüneyd! Sen bizim için gözlerini fedâ ettiğin için, biz de senden o ağrıyı aldık.&#8221; diyordu. Bir zaman sonra hıristiyan tabib tekrar geldi. Baktı ki gözleri tamâmen iyi olmuş. Hayret edip; &#8220;Nasıl yaptın da iyi oldu? &#8221; dedi. Cüneyd-i Bağdâdî olanları anlatınca, Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;nin elini öpüp îmân etti ve; &#8220;Esas ağrıyan göz sizinki değil benim gözlerim imiş. Hakikatleri göremiyen ben imişim&#8221; dedi.</p>
<p>Şeytanın Pisliği</p>
<p>Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;nin talebelerinden biri şeytanın vesvesesine kapılıp; &#8220;Artık ben kemâle geldim. Sohbete devâm etmeme lüzum kalmadı.&#8221; deyip kendi başına bir yere çekildi. Benlik ve gururundan dolayı şeytânî bir rüyâ gördü. Rüyâsında, bağlık bahçelik içinde güzel nehirler ve çok lezzetli yemekler yediğini gördü. Bu rüyâyı hakîkat zannedip, kibiri daha da arttı ve bu hâlini arkadaşlarına anlattı. Onlar da Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;ye arzettiklerinde, Cüneyd-i Bağdâdî çok üzüldü ve anlatılan kimsenin yanına gitti. Baktı ki o kimseyi şeytan aldatmış, Ona; &#8220;Seni bu gece Cennet&#8217;e götürürlerse, Cennet&#8217;e vardığında üç defâ Lâ havle oku.&#8221; buyurdu. Hakîkaten o kimseyi rüyâsında Cennet&#8217;e götürdüler. O kimse Cennet&#8217;e vardığında üç defâ Lâ havle okudu. Gördüklerini ve kendisinde hâsıl olan şeytânî hâllerin hepsini unuttu. Bir anda kendisinin pislik ve çöplük içerisinde olduğunu gördü. Uyandığında gördüklerini hatırladı ve içine düştüğü hatâyı anladı. Çok pişman olup tövbe etti ve Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;nin elini öptü. Sohbetlere devâm edip, talebeler arasındaki yerini aldı. Hazret-i Cüneyd-i Bağdâdî buyurdu ki: &#8220;Herkese bir mürşid-i kâmil lâzımdır. Aksi halde mel&#8217;ûn şeytan gelip kendisine musallat olur ve insan maazallah ona tâbi olur.&#8221;</p>
<p>Kimsenin Görmediği Yerde&#8230;</p>
<p>Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin bir talebesi vardı. Bütün iyilik ve fazîletler onda mevcuttu. Sonradan gelmesine rağmen Cüneyd-i Bağdâdî hazretleri onu pek ziyâde seviyor, diğer talebeler bu hâli çekemiyorlardı. Talebelerinin bu hâli Cüneyd-i Bağdâdî&#8217;ye mâlûm oldu. Talebelerinin eline birer kuş verdi ve; &#8220;Her biriniz bu kuşları kimsenin görmediği bir yerde boğazlayıp getirsin.&#8221; buyurdu. Hepsi de kendilerine verilen kuşları aldılar, varıp ıssız bir mahalde boğazlayıp getirdiler. Yalnız o talebesi boğazlamadan getirdi. Cüneyd-i Bağdâdî; &#8220;Niçin boğazlamadın? &#8221; buyurdu. &#8220;Hocam! Siz; &#8220;Kuşları kimsenin görmediği bir yerde boğazlayın.&#8221; demiştiniz. Ben ise ıssız bir yer bulamadım. Her yeri Allahü teâlâ görüyor.&#8221; deyince, Cüneyd-i Bağdâdî buyurdu ki: &#8220;Arkadaşınızın firâsetini gördünüz mü? &#8221; Bunun üzerine; tövbe edip boyunlarını büküp, Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinden affedilmelerini dilediler.</p>
<p>Bana Da Bir Şey Var Mı?</p>
<p>Cüneyd-i Bağdâdî ordu ile bir sefere katıldı. Ordu kumandanı ona bâzı şeyler gönderdi. O da istemeyerek alıp, asker ve gâzilerin muhtaçlarına dağıttı. Bir gün öğle namazını kıldıktan sonra oturup; &#8220;Niçin o şeyi kabûl ettim? &#8221; diye kendi kendini kınıyordu. O sırada uykusu gelip uyudu. Rüyâsında, çok süslü bir takım köşkler gördü. &#8220;Bunlar kimin? &#8221; diye sordu. &#8220;Gâzilere dağıtılan malın sâhiplerinin&#8221; denildi. &#8220;Onlarla birlikte bana da bir şey var mı? &#8221; diye sordu. Ona içlerinde en güzel ve büyük olanı gösterip; &#8220;İşte bu senindir.&#8221; dediler. O; &#8220;Bana onlardan üstün tutulmamın ve en iyisinin bana verilmesinin sebebi nedir? &#8221; diye sorunca; &#8220;Onlar mallarını sevap bekleyerek verdiler. Bu sebeple verilen saraylar, ona göredir. Sen ise, o malı kabûl etmekle yanlış bir iş yapmaktan korkarak, nefsini sîgaya, hesâba çekerek dağıttın. İşte Allahü teâlâ bu hâline, böyle düşünmene kat kat sevap verdi.&#8221; dediler.</p>
<p>Yâ Rabbî</p>
<p>Cüneyd-i Bağdâdî her zaman şöyle duâ ederdi: &#8220;Allah&#8217;ım sana dâimâ ve büyüklüğüne lâyık bir hamdle hamd olsun. Resûlullah efendimize, Ehl-i beytine, Eshâbına, O&#8217;nun yardımcılarına hayır duâlar olsun.</p>
<p>Yâ Rabbî! Yerde ve gökte sana itâat edenlere merhamet eyle. Ey kerîm olan Allah&#8217;ım! Lütuf ve keremin hürmetine bütün günahlarımızı, hatâ ve kusurlarımızı affeyle. Yaptığımız zulüm ve haksızlıklar sebebiyle olan kul borçlarından bizi kurtar. Kereminle eğriliklerimizi düzelt. Kötülüklerimizi iyiliğe tebdîl eyle.</p>
<p>Ey dilediğini yok ve var eden Allah&#8217;ım! Kalan ömrümüzde bizi kötülüklerden koru. Râzı olmadığın, beğenmediğin şeyleri bize çirkin göster, beğendiklerini sevdir. Bizlere râzı olduğun işleri yapmayı nasîb eyle. Vefâtımıza kadar bu hâlimizi dâim eyle. İrâdelerimizi bu hususta kuvvetlendir, niyetlerimizi sağlamlaştır. Bunlar için kalbimizi ıslâh eyle. Uzuvlarımızı bu işlere sevkeyle. Bizi muvaffak kıl ve işlerimizde yardım eyle.</p>
<p>Yâ Rabbî! Bize senden utanmayı, beğendiğin her söze koşmayı ihsân eyle. Seçtiklerine, sevdiklerine nasîb ettiğin, beğendiğin işleri yapma ve seni devamlı anma hâlini, sırf senin için yapılan amellerin en güzelini yapmayı ömrümüzün sonuna kadar devâm etmeyi nasîb eyle. Ölümümüzü iyi eyle. Ölümü bize ikram, ihsân, sana yakınlık ve sevinç eyle; pişmanlık, üzüntü eyleme. Kabirlerimize neşe ve sevinç ile girmek nasîb eyle. Kabirlerimizi Cennet bahçeleri ve rahmetinin indiği yerler eyle. Orada bizi korkudan emin eyle. Dirilteceğin güne kadar bizi emin ve kalpleri huzurlu olanlardan eyle.</p>
<p>Ey mahlûkâtı, geleceğinden şüphe olmayan günde toplayacak olan Allah&#8217;ım! Bizim o günden aslâ şüphemiz yoktur. O günün korkularından emin kıl ve sıkıntılarından kurtar. O günün büyük sıkıntısını bizden kaldır. Bizi Muhammed aleyhisselâmın yanında bulunanların arasına kat.</p>
<p>Allah&#8217;ım! Hesâbımızı kolay eyle. Lütfunla kereminle muâmele eyle. Bize amel defterimizi sağ tarafımızdan ver. Sıratı çabuk geçen ve gıbta edilenlerden eyle. Tartı gününde sevâbımızı ağır kıl. Cehennem&#8217;in sesini bize işittirme. Cehennem&#8217;den ve Cehennem&#8217;e yaklaştıracak işlerden ve sözlerden kurtar. Lütuf ve kereminle bizi Cennet&#8217;te kendilerine ihsânda bulunduğun peygamber, sıddıklar, şehîdler ve sâlihler ile berâber eyle. Onlarla arkadaş olmak ne güzel.</p>
<p>Yâ Rabbî! Orada bizi, babalarımız, annelerimiz, yakınlarımız ve çoluk çocuğumuzla en güzel bir hâlde berâber bulundur. Dünyâda iken bizimle ülfetleri, yakınlıkları olanları da bize kat. Onları umduklarına kavuştur. Dilediklerinden fazlasını ver. Dünyâdan îmânla ayrılan bütün mümin erkek ve kadınlara rahmetinle muâmele eyle. Onlardan hayatta olanların günahlarını affeyle, tövbelerini kabûl eyle. Zulüm ve haksızlığa uğrayanlara yardım et. Hastalarına şifâ ver. Bize ve onlara nasûh tövbe etmek nasîb et. Çünkü sen, çok ihsân sâhibisin ve her şeye kâdirsin.</p>
<p>Yâ Rabbî! Senin yolunda cihâd edenlere yardım eyle. Hem idâreciyi hem de idâre edileni ıslâh eyle. Müslümanların işlerini üzerine alanlara, müslümanlara karşı şefkat ve merhamet nasîb et.</p>
<p>Yâ Rabbî! Sözlerimi birleştir. Bizden fitneyi gider. Belâlardan kurtar. Bize müslümanlar arasında ihtilaf gösterme. Bizleri sana yaklaştıran şeylerde birleştir.</p>
<p>Yâ Rabbî! Bizi aziz kıl, zelîl kılma. Bizi, senin rızâna götüren dünyâ ve âhiret işlerinde birleştir. Bu ancak senin yardımınla olur.</p>
<p>Yâ Rabbî! Bize, senden korkmayı, sana tâzim ve hürmeti, sevdiklerine lütfettiğin mârifet ve nîmetlerini bize ihsân ve bunları devamlı eyle.</p>
<p>Yâ Rabbî! Bedenlerimize, bütün kardeşlerimize, bizden sonra gelecek çoluk çocuğumuza, yakınlarımıza, sıhhat ve âfiyet ihsân eyle. Bu âfiyeti diğer bütün mümin erkek ve kadınlara da ver.&#8221;</p>
<p>1) Tabakât-us-Sûfiyye; s.155<br />
2) Hilyet-ül-Evliyâ; c.10, s.255<br />
3) Sıfat-us-Safve; c.2, s.270<br />
4) Tabakât-ül-Kübrâ; c.1, s.98<br />
5) Vefeyât-ül-A&#8217;yân; c.1, s.373<br />
6) Tabakât-üş-Şâfiiyye; c.2, s.260<br />
7) Târih-i Bağdâd; c.7, s.241<br />
8) Tabakât-ı Hanâbile; c.1, s.128<br />
9) Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye; (48. Baskı) s.1048<br />
10) Eshâb-ı Kirâm; s.210<br />
11) Kıyâmet ve Âhıret; s. 66, 67, 68 192, 195, 321,<br />
12) Tezkiret-ül-Evliyâ; s.223<br />
13) Câmiu Kerâmât-il-Evliyâ; c.1, s.383<br />
14) Nefehât-ül-Üns; s.81<br />
15) El-Bidâye ve&#8217;n-Nihâye; c.11, s.113<br />
16) Keşf-ül-Mahcûb; s.242<br />
17) Tabakât-us-Sûfiyye; (Abdullah-ı Ensârî); s.161<br />
18) Şezerât-üz-Zeheb; c.2, s.229<br />
19) Risâle-i Kuşeyrî; s.105<br />
20) Hadâik-ul-Verdiyye; s.56<br />
21) Mu&#8217;cem-ül-Müellifîn; c.3, s.162<br />
22) Keşf-üz-Zünûn; s.1727, 1806<br />
23) Ravdât-ul-Cennât; s.164<br />
24) Brockelman; Gal-1, 199, Sup-1, 345; Iı, 214<br />
25) Rehber Ansiklopedisi; c.3, s.257, 258<br />
26) Hazînet-ül-Asfiyâ; c.1, s.81<br />
27) Dirâsât fît-Tasavvuf-il-İslâmî; s.235<br />
28) Tabakât-ül-Evliyâ; s.127<br />
29) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; c.3, s.121<br />
30) Ravd-ur-Reyyâhîn</p>
<div class="_5wpt"></div>
</div>
<div class="_3x-2"></div>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/cuneyd-i-bagdadi-k-s-hayati-bagdatirak.html">Cüneyd-i Bağdadi (k.s.) Hayatı/ Bağdat/Irak</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/cuneyd-i-bagdadi-k-s-hayati-bagdatirak.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hadis-i Şerif</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/hadis-i-serif.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/hadis-i-serif.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Jun 2016 19:53:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dinle ilgili ne isterseniz]]></category>
		<category><![CDATA[Hadis-i Şerif]]></category>
		<category><![CDATA[hadisi şerifler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=13745</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hadis-i Şerif &#8220;Oruçlu kimse, yatağında uykuda olsa da ibadettedir.&#8221; Ravi:Hz. Enes (r.a.)</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/hadis-i-serif.html">Hadis-i Şerif</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Hadis-i Şerif &#8220;<a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/hadis-i-serif">Oruçlu</a> kimse,</strong></em><br />
<em><strong> yatağında uykuda</strong></em><br />
<em><strong> olsa da <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/hadis-i-serif">ibadet</a>tedir.&#8221; </strong></em><br />
<em><strong>Ravi:Hz. Enes (r.a.)</strong></em></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/hadis-i-serif.html">Hadis-i Şerif</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/hadis-i-serif.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MENKIBELER‏</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/menkibeler%e2%80%8f.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/menkibeler%e2%80%8f.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Mar 2016 19:29:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[dinle ilgili herşey]]></category>
		<category><![CDATA[MENKIBELER‏]]></category>
		<category><![CDATA[namaz hakkında bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=10971</guid>

					<description><![CDATA[<p>Açlıktan ölen servet sahibi Yusuf aleyhisselam, iftira yüzünden zindanda iken Mısır hükümdarı bir rüya görmüştü. Korku ile uykusundan uyanıp; Ben rüyamda 7 semiz ineğin 7 zayıf ineği yediğini ve 7 yeşil başak, 7 de kurumuş başak gördüm. Eğer rüya tabiri biliyorsanız, bu rüyamı tabir edin dedi. Onlar,Biz böyle rüyaları tabir edemeyiz dediler. Hazret-i Yusuf ile &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/menkibeler%e2%80%8f.html">MENKIBELER‏</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 class="rmSubject" style="text-align: center;"></h2>
<h2 style="text-align: center;"><strong><em><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/menkibeler%e2%80%8f">Açlıktan</a> ölen <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/menkibeler%e2%80%8f">servet</a> sahibi</em></strong></h2>
<table border="0" width="560" cellspacing="0" cellpadding="0" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div id="ecxp1" class="ecxmetin" align="justify">
<p><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/menkibeler%e2%80%8f">Yusuf</a> aleyhisselam, iftira yüzünden zindanda iken Mısır hükümdarı bir rüya görmüştü. Korku ile uykusundan uyanıp; <b>Ben rüyamda 7 semiz ineğin 7 zayıf ineği yediğini ve 7 <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/menkibeler%e2%80%8f">yeşil</a> başak, 7 de kurumuş başak gördüm. Eğer rüya tabiri biliyorsanız, bu rüyamı tabir edin </b>dedi. Onlar,<b>Biz böyle rüyaları tabir edemeyiz</b> dediler. Hazret-i Yusuf ile zindanda kalan şerbetçi, Hazret-i Yusuf’un rüya tabir ettiğini hatırlayarak;<b> Ben bu rüyayı tabir ettireceğim </b>dedi. Hazret-i Yusuf’un yanına gitti. Mısır hükümdarının rüyasını anlatıp tabirini istedi.</p>
<p>Hazret-i Yusuf,<b> “7 sene bolluk, sonra 7 sene kıtlık olacak. Bollukta saklayın, kıtlıkta bunları yersiniz. Bolluk senelerinde çok ekip, ekinleri sapları ile beraber, başakları ile ambarlara koymalısın. Bu şekilde ekinler bozulmadan kalır, hem de saplar hayvanlarınız için yem olur. Halka da, ekinlerinden ihtiyaçları kadarını yemelerini, geriye kalanını saklayıp korumalarını emretmelisin. Bu yiyecekler kıtlık senelerinde sizin ve çevredeki insanların ihtiyaçlarını karşılayacaktır” </b>dedi.</p>
<p>Hazret-i Yusuf’un tavsiyelerini beğenen hükümdar; Mısır’ın hazinelerinin idare işini Hazret-i Yusuf’a bıraktı. Yani onu maliye nazırı yaptı. O da gerekli tasarruf ve iktisat yolunu tuttu. 7 bolluk senesinden sonra 7 kıtlık senesi geldi. Her taraftan tahıl almak üzere insanlar gelmeye başlamıştı.</p>
<p>Bu olaylardan bir müddet sonra Yemen’e çok şiddetli bir sel gelir, ağaçları kökünden söker, binaların yıkılmasına sebep olur. Sular çekildikten sonra eski bir mezarın açıldığı görülür. Ortaya bir kadın cesediyle büyük bir servet çıkar. Kitabedeki yazı okunduğunda, bu cesedin Himyeri hükümdarlarından birinin kızı olan Tace adındaki bir kadına ait olduğu anlaşılır. Tace’nin cesedinin boynunda 7 inci gerdanlık, kollarında 7 kıymetli altın bilezik, ayaklarında mücevherli 7 halhal ve on parmağın 7 sinde muhteşem mücevher yüzüklerin bulunduğu görülür. Ayrıca baş tarafında çok kıymetli eşya ile doldurulmuş hazine gibi bir tabut parladığı da dikkatlerden kaçmaz. Bu tabutun ön kısmında ki levhada yazılı olanlar ilgi çekicidir.<br />
<b><br />
Hitabede şunlar yazılı idi:<br />
</b>Ben hükümdarın kızı Tace’yim. Memleketimizde müthiş bir kıtlık çıktığı için, tahıl getirtmek üzere, birkaç adamımı, Mısır maliye nazırı olan Yusuf aleyhisselama yolladım. Epey bir zaman geçtiği halde gönderdiğim adamlar gelmeyince, adamlarımızdan bazılarına bir kantar (50 kilo kadar) gümüş verip herhangi bir yerden bununla bir kantar un alıp getirmesini istedim. Onlar da bulamadılar. Nihayet bir kantar altın verip tekrar gönderdimse de, yine bulamadıklarından, incileri öğütüp yemekten başka çare bulamadım. Fakat o da beni besleyemediği için, büyük bir servet içinde açlıktan ölümle yüz yüze kaldım. Benim bu acıklı hâlimi işitenler, gerekli dersi almalı, servetine güvenmemeli, gerekli iktisat yolunu tutmalıdır. Tarihte altının da, incinin de, geçmediği durumlar varsa da, benden başka dünyada hangi kadın bu kadar muhteşem ziynetler içinde ölmüştür?</p>
<p>Hazineler bu kadına fayda etmediği gibi, ahirette de para pul geçmeyecektir.<b> </b>Hadis-i şerifte buyuruldu ki:<b><br />
(Üzerinde kul hakkı olan, ölmeden önce ödeyip helalleşsin! Çünkü ahirette altının, malın değeri olmaz. O gün, hak ödeninceye kadar, kendi sevaplarından alınır, sevapları olmazsa, hak sahibinin günahları buna yüklenir.) </b>[Buhari]
</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&nbsp;</p>
<table border="0" width="560" cellspacing="0" cellpadding="0" align="center">
<tbody>
<tr>
<td class="ecxbaslik" height="30"><b>Allahü ehad ver-resulü Ahmed</b></td>
</tr>
<tr>
<td>
<div id="ecxp1" class="ecxmetin" align="justify">İbrahim Havvas hazretleri anlatır:<br />
Bir sene hacca gitmeye niyet ettim. Bu niyetle yola çıktım. Maksadım Kâbe-i şerif tarafına gitmek olduğu halde, istemeyerek ters yöne gidiyordum. Allahü teâlânın iradesi beni batı tarafına çekiyordu. En sonunda İstanbul’a gitmeye karar verdim. Şehre girdim. Yüksek bir köşk gördüm. Kapı önünde bir kısım insanlar, bir araya toplanmışlardı. Yaklaştım ve (Niçin toplandınız?) diye sordum. (Rum Kayseri’nin kızı delirdi. Çare bulmak için doktorları toplandı) dediler.<br />
Bunda bir hikmet olsa gerektir, dedim ve içeri girdim. Orada Kayser’in kızını parlak ay<br />
gibi gördüm. Bana bakıp dedi ki:<br />
&#8211; Hoş geldin, ey İbrahim Havvas!<br />
&#8211; Beni nereden tanıyorsunuz?<br />
&#8211; Canımı, Cânâna teslim etmek istedim ve Hak teâlâdan sevdiği bir kulunu yanımda bulundurmasını niyaz ettim. Rüyamda buyuruldu ki: <b>“Yarın İbrahim Havvas sana gelecek!</b>”<br />
&#8211; Hastalığınız nedir?<br />
&#8211; Bir gece dışarı çıkıp ibret nazarıyla gökyüzüne baktım. Kendimden geçtim. <b>“Allahü ehad ver-resulü Ahmed”</b> kelimesi dilime, manası kalbime geldi. Bu kelimeyi dilimden düşürmez oldum. Bu sebepten hâlime delilik alameti, bana da deli dediler. [Bu sözlerin manası, “Allah birdir ve Peygamberi Ahmed (yani Muhammed aleyhisselam)‘dır].<br />
&#8211; Bizim diyara gelmek ister misin?<br />
&#8211; Sizin diyarda ne var?<br />
&#8211; Mekke, Medine ve Beytül-mukaddes (Mescid-i Aksa) oradadır.<br />
&#8211; Sağ tarafına bak!<br />
Baktım bir düzlükte Mekke, Medine ve Beytül-mukaddes karşımda duruyor gördüm. Az sonra dedi ki:<br />
&#8211; Vakit yaklaştı. İstek ve arzu haddi aştı.<br />
Kelime-i şehadet getirip ruhunu teslim etti.<b></b></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" width="560" cellspacing="0" cellpadding="0" align="center">
<tbody>
<tr>
<td class="ecxbaslik" height="30"><b>Allahü ehad ver-resulü Ahmed</b></td>
</tr>
<tr>
<td>
<div id="ecxp1" class="ecxmetin" align="justify">İbrahim Havvas hazretleri anlatır:<br />
Bir sene hacca gitmeye niyet ettim. Bu niyetle yola çıktım. Maksadım Kâbe-i şerif tarafına gitmek olduğu halde, istemeyerek ters yöne gidiyordum. Allahü teâlânın iradesi beni batı tarafına çekiyordu. En sonunda İstanbul’a gitmeye karar verdim. Şehre girdim. Yüksek bir köşk gördüm. Kapı önünde bir kısım insanlar, bir araya toplanmışlardı. Yaklaştım ve (Niçin toplandınız?) diye sordum. (Rum Kayseri’nin kızı delirdi. Çare bulmak için doktorları toplandı) dediler.<br />
Bunda bir hikmet olsa gerektir, dedim ve içeri girdim. Orada Kayser’in kızını parlak ay<br />
gibi gördüm. Bana bakıp dedi ki:<br />
&#8211; Hoş geldin, ey İbrahim Havvas!<br />
&#8211; Beni nereden tanıyorsunuz?<br />
&#8211; Canımı, Cânâna teslim etmek istedim ve Hak teâlâdan sevdiği bir kulunu yanımda bulundurmasını niyaz ettim. Rüyamda buyuruldu ki: <b>“Yarın İbrahim Havvas sana gelecek!</b>”<br />
&#8211; Hastalığınız nedir?<br />
&#8211; Bir gece dışarı çıkıp ibret nazarıyla gökyüzüne baktım. Kendimden geçtim. <b>“Allahü ehad ver-resulü Ahmed”</b> kelimesi dilime, manası kalbime geldi. Bu kelimeyi dilimden düşürmez oldum. Bu sebepten hâlime delilik alameti, bana da deli dediler. [Bu sözlerin manası, “Allah birdir ve Peygamberi Ahmed (yani Muhammed aleyhisselam)‘dır].<br />
&#8211; Bizim diyara gelmek ister misin?<br />
&#8211; Sizin diyarda ne var?<br />
&#8211; Mekke, Medine ve Beytül-mukaddes (Mescid-i Aksa) oradadır.<br />
&#8211; Sağ tarafına bak!<br />
Baktım bir düzlükte Mekke, Medine ve Beytül-mukaddes karşımda duruyor gördüm. Az sonra dedi ki:<br />
&#8211; Vakit yaklaştı. İstek ve arzu haddi aştı.<br />
Kelime-i şehadet getirip ruhunu teslim etti.<b></b></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" width="560" cellspacing="0" cellpadding="0" align="center">
<tbody>
<tr>
<td class="ecxbaslik" height="30"><b>Allahü ehad ver-resulü Ahmed</b></td>
</tr>
<tr>
<td>
<div id="ecxp1" class="ecxmetin" align="justify">İbrahim Havvas hazretleri anlatır:<br />
Bir sene hacca gitmeye niyet ettim. Bu niyetle yola çıktım. Maksadım Kâbe-i şerif tarafına gitmek olduğu halde, istemeyerek ters yöne gidiyordum. Allahü teâlânın iradesi beni batı tarafına çekiyordu. En sonunda İstanbul’a gitmeye karar verdim. Şehre girdim. Yüksek bir köşk gördüm. Kapı önünde bir kısım insanlar, bir araya toplanmışlardı. Yaklaştım ve (Niçin toplandınız?) diye sordum. (Rum Kayseri’nin kızı delirdi. Çare bulmak için doktorları toplandı) dediler.<br />
Bunda bir hikmet olsa gerektir, dedim ve içeri girdim. Orada Kayser’in kızını parlak ay<br />
gibi gördüm. Bana bakıp dedi ki:<br />
&#8211; Hoş geldin, ey İbrahim Havvas!<br />
&#8211; Beni nereden tanıyorsunuz?<br />
&#8211; Canımı, Cânâna teslim etmek istedim ve Hak teâlâdan sevdiği bir kulunu yanımda bulundurmasını niyaz ettim. Rüyamda buyuruldu ki: <b>“Yarın İbrahim Havvas sana gelecek!</b>”<br />
&#8211; Hastalığınız nedir?<br />
&#8211; Bir gece dışarı çıkıp ibret nazarıyla gökyüzüne baktım. Kendimden geçtim. <b>“Allahü ehad ver-resulü Ahmed”</b> kelimesi dilime, manası kalbime geldi. Bu kelimeyi dilimden düşürmez oldum. Bu sebepten hâlime delilik alameti, bana da deli dediler. [Bu sözlerin manası, “Allah birdir ve Peygamberi Ahmed (yani Muhammed aleyhisselam)‘dır].<br />
&#8211; Bizim diyara gelmek ister misin?<br />
&#8211; Sizin diyarda ne var?<br />
&#8211; Mekke, Medine ve Beytül-mukaddes (Mescid-i Aksa) oradadır.<br />
&#8211; Sağ tarafına bak!<br />
Baktım bir düzlükte Mekke, Medine ve Beytül-mukaddes karşımda duruyor gördüm. Az sonra dedi ki:<br />
&#8211; Vakit yaklaştı. İstek ve arzu haddi aştı.<br />
Kelime-i şehadet getirip ruhunu teslim etti.<b></b><br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
<div class="ecxmetin" align="justify">
<table border="0" width="560" cellspacing="0" cellpadding="0" align="center">
<tbody>
<tr>
<td class="ecxbaslik" height="30"><b>Eden bulur!..</b></td>
</tr>
<tr>
<td>
<div id="ecxp1" class="ecxmetin" align="justify">
<p>Eski zamanlarda, astığı astık kestiği kestik, karşı tarafın sözünü dinlemeden, araştırmadan karar veren bir hükümdar vardı. Bu hükümdar, bir gün hanımı ile sarayının geniş bahçesinde dolaşıyordu. Sarayın bahçıvanı da, bahçenin bakımını yapıyordu. Bahçıvan, hükümdarın hanımı ile beraber kendi tarafına doğru geldiğini uzaktan görünce, onu hanımının yanında rahatsız etmemek için ortadan kaybolmak, görünmemek istedi. Fakat nereye giderse gitsin, hükümdar kendisini görecekti.</p>
<p>Nasıl ortadan kaybolayım diye düşünürken, altında bulunan ağacın üstüne çıkmak aklına geldi. Hemen bir hamlede ağaca tırmandı. Yapraklarının arasına saklandı. Olacak ya hükümdar da hanımıyla beraber o ağacın altına oturmaz mı? Hükümdarın hanımı ortalıkta kimse olmadığı için kocasıyla rahat konuşuyordu.</p>
<p>Bir ara hanımı istirahat için sırt üstü yere uzandı. Bu esnada, yukarı doğru bakınca yaprakların arasındaki bahçıvanı fark etti. Derhal toparlanıp hiddetle bağırdı: “Seninle baş başa hiç konuşamıyacak mıyım? Adamların hep bizi mi takip edecek? Bu ne haddini bilmezliktir?”</p>
<p>Hükümdar şaşırdı, ne olduğunu anlayamadı: “Sultanım ne oldu? Ne istediğini anlayamadım. Birileri seni rahatsız mı etti?” Eliyle ağacın üstünü gösterip: “Görmüyor musun, adam tepemize çıkmış bizi dinliyor?”</p>
<p>Hükümdar, kafasını kaldırınca bahçıvanı gördü. Sesi çıkabildiği kadar bağırdı: “Bre densiz bu ne cüret, çabuk in aşağı!” Adamın dizlerinin bağı çözüldü. Eli ayağı tutmuyordu korkudan. Dallara tutunarak inecek hâli kalmamıştı. Pat diye aşağıya düştü.</p>
<p>Bu arada hükümdarın sesini işiten adamları da yanına gelmişti. Hükümdar: “Derhal bana celladı çağırın, gelsin!” emrini verdi. Bu arada biraz kendine gelen bahçıvan doğrulup ayağa kalktı. Eteklerine sarılıp özrünü beyan ederek hükümdardan affedilmesini talep etti. Fakat nafile. Hükümdar adamlarına tekrar bağırdı:<br />
&#8211; Nerede kaldı cellat, gelmedi mi daha, şu adam hâlâ konuşuyor?</p>
<p>Bahçıvan dedi ki:<br />
&#8211; Hükümdarım, biliyorum ömrümün sonu geldi. Nasıl olsa beni öldürteceksiniz. Ölmeden önce size önemli bir hadiseyi anlatmak istiyorum. Ne olur beni dinleyin. Beni yine öldürtün, fakat dinledikten sonra öldürtün. Nasıl olsa beni dinlemekle bir zararınız olmayacak. Bu hadise benim için önemli olduğu kadar sizin için de önemlidir!.. Hayatınız ile ilgili.</p>
<p>Hükümdar, biraz yumuşamıştı. Bu önemli hadiseyi merak etti. Kendisinin hayatı ile nasıl ilgili olabilirdi. Adamın kaçacak hâli yoktu nasıl olsa. “Anlattıklarını dinleyeyim ondan sonra öldürtürüm, gerçekten de belki benimle ilgisi vardır” diye düşündü. Adama dönüp:<br />
&#8211; Anlat öyleyse. Fakat beni oyalayıp ölümden kurtulmak istiyorsan yanılıyorsun, boşuna uğraşma! ikazını da yaptı.</p>
<p>Bahçıvan anlatmaya başladı: “Sultanım, benim babam da bir hükümdarın bahçesinde benim gibi bahçıvandı. Çiçeklerin, ağaçların bakımı ile ilgilenirdi. Sarayın bahçesinde değişik türden bir ceviz ağacı vardı. Her nedense bu ağaçta her sene bir tane ceviz yetişirdi. Fakat tam olgunlaşıp koparılacak duruma gelince ceviz kayboluyordu. Hükümdara bu cevizden yemek nasip olmamıştı. Üç sene üst üste böyle devam edince, hükümdarın artık sabrı kalmamış, babamı yanına çağırıp emrini bildirmiş:<br />
&#8211; Eğer bu sene de cevize sahip olup, olgunlaşınca bana getiremezsen, bilmiş ol ki kellen gidecek. Bunu kesin olarak böyle bil!</p>
<p>Zavallı babam, artık gece gündüz cevizin başında nöbet tutuyor. Ceviz ağacının altında yatıp kalkıyor. Devamlı gözü tek cevizde. Olgunlaşsa da kopararak hükümdara götürsem ve ölüm kalım sıkıntısından kurtulsam diye bekliyor.</p>
<p>Nihayet cevizin toplama zamanı gelir. Babamın artık gözüne uyku girmiyor. Çünkü kafasının gitme tehlikesi var. Bir gün bakıyor ki, artık cevizin tam koparma zamanı gelmiş. Sevinç içinde, tam koparacağı zaman, bir karga gelip cevizi dalından kopardığı gibi uzaklaşır.</p>
<p>Babam arkasından koşar, bağırır çağırır, fakat nafile. Gözü gibi baktığı ceviz gitti. Artık yapabileceği bir şey kalmaz. Arkasından, “Benim sonumun gelmesine sebep oldun. Senin de sonun gelsin. Bu yaptığın yanında kalmasın” diyerek beddua eder.</p>
<p>Bu sıra bir de bakar ki, büyük bir kartal karganın peşine takılmış, pençesini attığı gibi karganın işini bitirir. Babam aşağıdan kartala seslenir:<br />
&#8211; Ey kartal, kimsenin yaptığı yanına kalmaz. Senin de sonun yakındır. Sen de girdin sıraya!<br />
Derken bir de bakar ki, havada süzülerek uçmakta olan kartala bir avcı nişan almakta. Ve avcı okunu kartala gönderir. Anında ok hedefine varıp kocaman kartalı pat diye yere düşürür. Babam avcıya bağırır:<br />
&#8211; Sen ne yaptın? Şimdi sen de girdin sıraya!</p>
<p>Avcı, babamın sözünden pek bir şey anlamaz. Babam avcının yanına yaklaşırken ben arkasından ilerliyordum. Babam birden avcıya bağırmaya başladı:<br />
&#8211; Aman kendine dikkat et! Yılan!..</p>
<p>Fakat daha avcı ne olduğunu anlamaya fırsat kalmadan, büyük bir yılan avcının bacağına dolanıp zehirini avcının bacağına boşalttı. Sonra da kıvrıla kıvrıla uzaklaşmaya başladı. Babam yılanın arkasından bağırıyordu.<br />
&#8211; Ey yılan sen de girdin sıraya! Senin de sonun yakındır!</p>
<p>Ben olanların pek farkında değildim. Benim yanımdan geçerek uzaklaşmakta olan yılanı görünce, elime geçirdiğim büyük bir sopayı kaptığım gibi yılanın peşine takıldım. Babamın:<br />
&#8211; Aman oğlum, yapma evladım! demesine aldırmadan, yılanın başına elimdeki sopayı var gücümle vurduğum gibi, yılanı oracıkta öldürdüm.</p>
<p>Bu hali gören babam perişan olmuştu. Üzüntülü bir şekilde yanıma yaklaştı.<br />
&#8211; Evladım, şimdi sen de sıraya girdin. Niçin beni dinlemedin? diye üzüntüsünü bildirdi. Ama olan olmuştu. Artık yapacak bir şey yoktu! “</p>
<p>Neticenin nereye varacağını merakla, heyecanla bekleyen hükümdar, bahçıvanı öldürttüğü takdirde sıranın kendisine geldiğini anlamıştı. Korkudan:<br />
&#8211; Gözüme gözükme defol burdan! diye bahçıvana bağırdı.</p>
<p>Böylece canını kurtarabilmişti bahçıvan. Tabii ki aynı zamanda hükümdar da&#8230;</p>
</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h2 style="text-align: center;"><strong><em>-HAZIRLIYAN-</em></strong><br />
<strong><em>SALİH.Beytekin</em></strong></h2>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/menkibeler%e2%80%8f.html">MENKIBELER‏</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/menkibeler%e2%80%8f.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hani ilk</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/hani-ilk.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/hani-ilk.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Dec 2013 17:25:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[aşk hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[eşim için etkiliyci sözler]]></category>
		<category><![CDATA[Hani ilk]]></category>
		<category><![CDATA[isme özel manalı şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[kocama güzel sözler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi sözleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=7954</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hani ilk görüşmemiz vardı ya,  gözlerin bana aşk sunmuştu.  Ellerin yüreğimi ısıtmıştı.  Unutmadım hiç.  Hep mavi resimler çizdim karanlık geceme.  Düşlerde düşledim seni.  İçimi yak istedim.  Ve seni Dua kadar içten SEVDiM &#8230; BaYar ÖzeR</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/hani-ilk.html">Hani ilk</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class=" wp-image-7955 aligncenter" alt="" src="https://sevdalilarmekani.com/wp-content/uploads/2013/12/1465236_455705837868258_52373055_n.jpg" width="588" height="330" /></p>
<p style="text-align: center;"><strong><em>Hani ilk görüşmemiz vardı ya, </em></strong><br />
<strong><em>gözlerin bana aşk sunmuştu. </em></strong><br />
<strong><em><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/hani-ilk">Ellerin</a> yüreğimi ısıtmıştı. </em></strong><br />
<strong><em><a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/hani-ilk">Unutma</a>dım hiç. </em></strong><br />
<strong><em>Hep mavi resimler çizdim karanlık geceme. </em></strong><br />
<strong><em>Düşlerde düşledim seni. </em></strong><br />
<strong><em>İçimi yak istedim. </em></strong><br />
<strong><em>Ve seni Dua kadar içten <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/hani-ilk">SEVDiM</a> &#8230;</em></strong></p>
<h1 style="text-align: right;"><strong><em><a href="https://www.facebook.com/Bayar.Ozer2?ref=ts&amp;fref=ts">BaYar ÖzeR</a></em></strong></h1>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/hani-ilk.html">Hani ilk</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/hani-ilk.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BaL TeVSiRi</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/bal-tevsiri.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/bal-tevsiri.html#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Apr 2013 14:11:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[BaL TeVSiRi]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisi dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=4484</guid>

					<description><![CDATA[<p> BaL TeVSiRi kara davutta zikir edilen bir rivayete göre bir gün hz. ali (radyallahu anhu ) efendimize gazaden geldiklerinde ebu bekir ömer ül faruk ve osman ziynuren (radyallahu enha ) hazretleri imamı alinin evine gelip Gazan mubarek olsun Ey allahın aslanı dediler hz.ali ( radyallahu anhu ) bir kalaylı tasla bal getirip onlerine koydu ve &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/bal-tevsiri.html">BaL TeVSiRi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-4485" alt="bal" src="https://sevdalilarmekani.com/wp-content/uploads/2013/04/bal.jpg" width="588" height="330" /></h1>
<h1 style="text-align: center;"> <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/bal-tevsiri"><span style="color: #ff0000;">BaL TeVSiRi</span></a></h1>
<h3 style="text-align: center;"><span style="color: #0000ff;"><strong><em>kara davutta zikir edilen bir</em> </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>rivayete göre bir gün </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>hz. ali (radyallahu anhu )</strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>efendimize gazaden geldiklerinde </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>ebu bekir ömer ül faruk ve osman</strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>ziynuren (radyallahu enha ) </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>hazretleri imamı alinin evine gelip </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>Gazan mubarek olsun </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>Ey allahın aslanı dediler </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>hz.ali ( radyallahu anhu ) </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>bir kalaylı tasla bal getirip </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>onlerine koydu ve buyurundedi </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>hz. ebu bekir ( R.D ) mübarek </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>elini uzattı gördüki balın içinde</strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>bir kıl var kılı almak için davrandı </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>hz.ömer ( R.D ) kılı aldırmadı ve dediki Biz </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>peyğamberimiz ( S.A.S )</strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>efendimizin Varisleriyiz </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>belki kızı fatıma bizleri tecrube için bu kılı</strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>koymuştur dördümüzde üçer </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>misal getirelim münasıp olmazmı </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>dediler ve hz.ebu bekir ( R.D )</strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>Namaz kılınanların kalbi </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>nurludur bu tastan dünya endişelerini </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>kalbine getirmeden .namaz kılmak tatlıdır </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>bu baldan Namazın tadili </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>erkan üzere kılmak incedir bu kıldan.</strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>ondan sonra hz.ömer faruk ( Rad.an ) </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>hz söz aldı ve söyle hane sahiplerinin kalbi nurludur </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>bu tastan misafire ikram etmek ve </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>misafirini gönlünü almak tatlıdır bu baldan </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>misafirin kalbi incedir bu kıldan ondan </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>sonra osman Zinnureyn </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>( R.D ) hz söz aldı ve söyle buyurdu.</strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>Alimlerin kalbi nurludur bu tastan </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>Alimler ile sohpet etmek tatlıdır bu baldan </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>kuranın kerimin manası vermek incedir </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>bu kıldan ondan sonra Hz.ali ( R.d ) </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>efendimiz söz alarak söyle buyurdu</strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>Gazaya giden gazikrin kalbi nurludur </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>bu tastan gazada al kanlara boyanıp </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>kafirler ile cenketmek tatlıdır</strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>bu baldan kul hakkını üzerine </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>gecirmeden haram yemeden hanesine dönmek incedir </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>bu kıldan ondan sonra Hz.fatıma ( R.D ) </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>Validemiz söz alarak söyle </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>buyurdu. erkeyin hoşnut eden kadınları</strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong> kalbi nurludur bu tastan </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>erine cefa etmeyip güzel gecinmek tatlıdır.</strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>bu baldan ondan sonra hakkımı yerine</strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong> getirmek incedir bu kıldan </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong> ondan sonra resulu ekrem ( S.A.V ) </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>efendimize haber Saldılar.</strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>oda teşfir etti bende bir misal </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>getireyim dedi söyle buyurdu </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>Ümmetimin kalbi nurludur bu tastan </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>kevser şarabı tatlıdır bu baldan </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>şeriat yolu incedir bu kıldan </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>ondan sonra cenabı allah celle celaluhu </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>cebrail aleyhiselam dön ve söyle buyurdu </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>ya muhammet ( S.A.V ) senin Nübüvet </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>mührün nurludur bu tastan </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>yarın kıyamet günü ümmetine şefaat </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>etmek tatlıdır bu baldan sırat köprüsü ıncedir bu kıldan </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong> ondan sonra resulu ekrem ( S.A.V ) </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>efendimiz elkaldırıp dua etti </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>yarabbi bu bal tefsirini okuyan </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>dinleyen ve yazana yer yüzünde yatan </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>peygamberlerin sevabını isterim dedi. </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>Eshablar &#8221;amin&#8221; dediler haktan onlara </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>nida geldi &#8221;habibim ya muhammet &#8221; </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>( S.A.V ) senin ümmetinde her hangi</strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong> kim bu bal tevsirini taşır okur okutursa </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>yazar yazdırırsa ve din kardeşlerine </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>hediye ederse izzetim hakkı için</strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>bende okuluma yer yüzünde yatan </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>peygamberlerin sevabını ihsan ettim </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>defterine yazdırsan gerektir diye cevap verdi</strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>peygamber efendimiz ( S.A.V ) </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>buyurdu ki bu bal tevsirini taşıyan </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>ve her okuyan ve dinleyen katiyen dünya </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>darlığı görmez </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>ölürken o kula hasan-i fatıma </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>nasıp olur ahirete imanla gider gelecek </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>olan bütün kaza ve beladan Cenabı mevla </strong></span><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong>( celle celalühu ) o kulunu muhaza eder.buyurmuşlar</strong></span></h3>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/bal-tevsiri.html">BaL TeVSiRi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/bal-tevsiri.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hz. ÂISE (radiyallahu anhâ)</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/hz-aise-r-a.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/hz-aise-r-a.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Mar 2013 21:27:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[dini sözler]]></category>
		<category><![CDATA[dolduran Hz. Aişe (ra) |]]></category>
		<category><![CDATA[İlim hazinelerini]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=3600</guid>

					<description><![CDATA[<p>Allah Resulü Hz. Muhammed (s.a.s.)&#8217;e ilk iman eden onun en sadik arkadasi Hz. Ebu Bekr es-Siddîk&#8217;in kizi ve Hz. Peygamber&#8217;in zevcesi. Hicret&#8217;ten dokuz veya on sene önce Mekke-i Mükerreme&#8217;de dogdu. Annesi Ümmi Rûmân binti Âmir ibn Umeyr&#8217;dir. Hz. Âise çok küçük yasta müslüman olmustur. Resulullah, ilk zevcesi Hatîcetü&#8217;lKübrâ hayatta iken baska bir kadinla evlenmemisti. Onun &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/hz-aise-r-a.html">Hz. ÂISE (radiyallahu anhâ)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4 style="text-align: center;"><strong><em>Allah Resulü Hz. Muhammed (s.a.s.)&#8217;e ilk iman eden onun en sadik arkadasi Hz. Ebu Bekr es-Siddîk&#8217;in kizi ve Hz. Peygamber&#8217;in zevcesi. Hicret&#8217;ten dokuz veya on sene önce Mekke-i Mükerreme&#8217;de dogdu. Annesi Ümmi Rûmân binti Âmir ibn Umeyr&#8217;dir. Hz. Âise çok küçük yasta müslüman olmustur.</em></strong></h4>
<h4 style="text-align: center;"><strong><em>Resulullah, ilk zevcesi Hatîcetü&#8217;lKübrâ hayatta iken baska bir kadinla evlenmemisti. Onun vefatindan sonra bir süre daha evlenmedi. Resulullah, Hatice (r.a.)&#8217;in ölümüne çok üzüldü. Osman ibn Maz&#8217;un&#8217;un hanimi Havle binti Hakim, Resulullah&#8217;a gelerek Ebu Bekr es-Siddîk&#8217;in kizi Âise ile evlenmesini teklif etti. Sonra da Resulullah adina Ebu Bekr&#8217;e giderek kizi Âise&#8217;yi istedi.</em></strong></h4>
<h4 style="text-align: center;"><strong><em>Hz. Âise&#8217;nin Resulullah&#8217;a nikâhlanmasi Hicret&#8217;ten iki veya üç sene önce oldu. Kaynaklar, bu nikâhlanma sirasinda Hz. Âise&#8217;nin yasinin küçük oldugunu kaydetmektedir. Nikâhin kiyilmasindan iki yil kadar zaman geçtikten sonra zifâf vukû bulmustur. Hz. Âise&#8217;nin o zaman dokuz veya on bir yasinda oldugu rivayet edilmektedir. Bu rivayetleri bazi tarihçiler cerhetmekte ve Âise validemizin evlendikleri zaman daha büyük oldugunu ileri sürmektedirler. Âise validemizden rivayet edilen bir hadiste, Hz. Cebrâil Âise&#8217;nin resmini ipek bir hirka içinde Resulullah&#8217;a getirmis ve &#8220;Bu, senin dünya ve ahirette zevcendir.&#8221; demisti. Hz. Peygamber (s.a.s.)&#8217;in bâkire olarak nikâhladiklari tek zevcesi vâlidemiz Hz. Âise&#8217;dir. Resulullah onu çok severdi. Ona &#8216;Hümeyra&#8217; lâkabini vermis ve: &#8220;Dininizin yarisini bu Hümeyra&#8217;dan aliniz&#8221; buyurmuslardir. Hazret-i Âise, Medine&#8217;de Peygamberimizin muharebelerine katildi ve diger sahâbe hanimlari gibi harpte yaralilarin tedavisiyle bizzat mesgul oldu. Uhud gazâsinda sirtinda su ve yiyecek tasiyip yardim için Peygamber Efendimizin hep yaninda kalmisti. Hatta, peygamberimizin Uhud&#8217;da müsriklerin taslariyla yaralanan mübarek yüzlerine, hasir yakip, külünü basarak kanlarinin durmasini saglamisti. Hz. Âise bir ara Uhud&#8217;da kiliçla cepheye gitmek istemisse de, Resulullah buna müsaade etmemistir.</em></strong></h4>
<h4 style="text-align: center;"><strong><em>Âise 14-15 yaslarinda iken Benu Mustalik (Müreysi&#8217;) gazâsina Resulullah&#8217;la beraber katildi. Gazâ dönüsü tuvalet için geride kalmasi yüzünden iftiraya ugradi; savasa ganimet için katilan münafiklar Hz. Âise&#8217;nin, gecikmesi sebebiyle, kâfilenin ardindan yaninda Ashabtan Safvan ile birlikte geldigini görünce bunu kötü sözlerle ve çirkin bir sekilde yorumladilar. Yolda bu dedikodulara bazi müslümanlar da karisinca Hz. Âise çok üzüldü; Medine&#8217;ye gelince hastalandi. iftira, dedikodu etrafa yayilmisti. Atesi yükselerek yataga düstü. Bu arada kendisini fazla aramayan Rasûlullah&#8217;tan izin isteyerek babasi Ebû Bekir&#8217;in evine gitti. Orada bir müddet kaldi; sabirla bekledi. Bu arada Rasûlullah diger hanimlarina ve sahâbeden en yakinlarina Âise&#8217;nin durumunun ne olabilecegini sordu. Hepsi de Hz. Âise&#8217;nin temiz ve suçsuz oldugunu söylediler; &#8220;Peygamberini fenaliklardan koruyan Cenâb-i Hak, size böyle bir seyi revâ görmez, sabreyleyin&#8221; dediler.</em></strong></h4>
<h4 style="text-align: center;"><strong><em>Aradan bir ay gibi uzun bir zaman geçinceye kadar danismalarini sabirla sürdüren Resulullah, sonunda Hz. Ebû Bekir&#8217;in evine ugradi. Hz. Âise&#8217;yi, anne, babasi ve sahâbeden bir hanimla aglar buldu: &#8220;Ya Âise, senin için bana söyle söyle söylediler. Eger sen, dedikleri gibi degilsen; Allah&#8217;u Teâlâ yakinda senin dogrulugunu tasdik eder. Eger bir günah islediysen, tövbe ve istigfar eyle! Allah&#8217;u Teâlâ, günahina tövbe edenlerin tövbesini kabul eder. &#8221; buyurdular. Resulullah&#8217;in mübarek sesini isitince aglamayi kesen Hz. Âise babasina bakip cevap vermesini istedi. Hz. Ebû Bekir ve Âise&#8217;nin annesi böyle söylentilere ve dedi-kodu yapanlara sadece sasirdiklarini söylediler. Hz. Âise ise: &#8220;Allah&#8217;u Teâlâ&#8217;ya yemin ederim ki kulaginiza gelen lâflarin hepsi yalandir, iftiradir, Allah biliyor ki benim bir seyden haberim yoktur. Yapmadigim bir seye evet dedigimde kendime iftira etmis olurum. Sabretmek iyidir. Onlarin söyledigi sey için Allah&#8217;u Teâlâ&#8217;dan yardim bekliyorum.&#8221; dedi. Günahsiz oldugundan, kalbinin temizligi ile ve kendinden emin olarak bekledi .</em></strong></h4>
<h4 style="text-align: center;"><strong><em>Bu sirada Hz. Peygamber (s.a.s.)&#8217;in yüzünde vahiy alâmetleri belirdi. Hz. Ebû Bekir, Resulullah&#8217;in basinin altina bir yastik koyup üzerine çarsaf örterek beklediler. Vahiy tamamlaninca Resulullah terlemis yüzünü örtünün altindan kaldirarak: &#8220;Müjdeler olsun sana ey Âise! Allah&#8217;u Teâlâ seni temize çikardi. Senin pak olduguna sahit oldu.&#8221; deyip Kur&#8217;an&#8217;daki Nûr Suresinden, o an nazil olunan 10 ayeti okudu. Hz. Ebû Bekir hemen kalkip kizi Âise&#8217;yi basindan öptü, &#8220;Kalk, Resulullah&#8217;a tesekkür et.&#8221; dedi. Kendisi için ayet inecegini aklindan geçirmeyen Âise saskinlik içinde: &#8220;Hayir kalkmam baba vallahi kalkmam. Allah&#8217;u Teâlâ&#8217;dan baskasina sükretmem. Çünkü Rabbim beni Ayet-i Kerîme ile methetti.&#8221; dedi. Ama, çok sevindi. iftirada bulunanlar zamanla hakîr ve zelîl oldular.</em></strong></h4>
<h4 style="text-align: center;"><strong><em>Peygamberimiz (s.a.s.) 632 senesinde hastalaninca son gününü Hz. Âise validemizin evinde geçirdi. Rebiü&#8217;levvel ayinin onikinci pazartesi günü ögleden önce mübarek basi, Hz. Âise validemizin gögsüne yaslanmis oldugu halde vefat etti. Resulullah&#8217;in vefatindan sonra Ashâb-i Kirâm, Hz. Aise validemize müminlerin annesi adini vererek, ona büyük hürmet göstermislerdir. Hz. Âise de, sahâbe içinde, kirk yila yakin bir müddet daha yasamis ve pek çok hadis rivayet etmistir.</em></strong></h4>
<h4 style="text-align: center;"><strong><em>Hz. Âise&#8217;nin bu son kirk yillik hayatindaki en önemli olay; Cemel Vak&#8217;asi&#8217;dir. Hz. Osman&#8217;in karisiklik çikaran entrikaci asiler tarafindan sehid edilmesinden sonra halîfe olan Hz. Ali, katilleri bulmak ve kisas yapmak hususunda günün sartlari geregi olarak sabirla hareket etmeyi uygun bulmustu. Bu yumusak davranistan yüz bulan asiler taskinliklarini artirarak fenaliklarina devam ettiler.</em></strong></h4>
<h4 style="text-align: center;"><strong><em>Durum böyle endise verici bir hâl alinca Ashâb-i Kiram&#8217;in büyüklerinden bir kismi (Talha, Zübeyr&#8230;) Mekke&#8217;ye giderek o sirada hac için orada bulunan Hz. Âise&#8217;yi ziyaret edip, olaylara el koymasini ve kendilerine yardimci olmasini istediler. Hz. Âise de; acele etmemelerini, sabirla bir köseye çekilip Hz. Ali&#8217;ye yardimci olmalarini tavsiye etti. Ashâb-i Kirâm&#8217;in büyükleri de Hz. Âise&#8217;nin tavsiyesine uyarak, askerleriyle Irak ve Basra&#8217;ya gitmeyi uygun gördüler. Hz. Âise&#8217;ye de: &#8220;Ortalik düzelinceye ve halifeye kavusuncaya kadar bizimle beraber bulun, bize destek ol, çünkü sen müslümanlarin annesi ve Resulullah&#8217;in muhterem zevcesisin, herkes seni sayar dediler. Hz. Âise de, müslümanlarin rahat etmesi ve Ashâb-i Kirâm&#8217;in korunmasi için onlarla birlikte Basra&#8217;ya hareket etti. Bu gidisi asiler, Hz. Ali&#8217;ye baska türlü anlattilar. Bu arada Hz. Ali&#8217;yi de zorlayarak Basra&#8217;ya gitmesini sagladilar. Hz. Ali de Basra&#8217;ya gelince Hz. Âise&#8217;ye bir haberci yollayarak, olaylar ve yolculugu hakkindaki düsüncelerini sordu. Hz. Âise, fitneyi önlemek ve sulhu saglamak için Basra&#8217;ya geldigini; öncelikle katillerin yakalanmasini istediklerini halife Hz. Ali&#8217;ye bildirdi. Bu görüsü Hz. Ali de uygun bularak sevindi. Memnun olan her iki taraf üç gün sonra birlesmeyi kararlastirdilar.</em></strong></h4>
<h4 style="text-align: center;"><strong><em>Bu baris haberini ve memnunlugu isiten münafiklar birlesmeye engel olmak için, gece karanlik basinca, her iki tarafa da ayri ayri askerlerle saldirdilar. Taraflara da: &#8220;Bakin, karsinizdakiler sözünde durmadi&#8221; deyip bu gece baskini ile ortaligi karistirdilar. Karanlikta neye ugradiklarini bilemeyen müslümanlar harb etmeye basladilar. Her iki taraf da karsisindakini suçluyordu. iste bu iki müslüman grup arasinda meydana gelen çatismaya Cemel vak&#8217;asi denir.</em></strong></h4>
<h4 style="text-align: center;"><strong><em>Bu vak&#8217;ada Hz. Aise&#8217;nin ictihadi Hz. Ali&#8217;nin ictihadina uymamisti. Buna ragmen galib olan Hz. Ali, müminlere anneligi Kur&#8217;an-i Kerim ayeti ile sabit olan Hz. Aise&#8217;ye ikram ve izzette bulundu. &#8220;Ali&#8217;yi sevmek imandandir.&#8221; hadisini haber veren Hz. Âise de Hz. Ali&#8217;yi çok severdi. Daha sonra Hz. Ali&#8217;nin sehâdetine üzüldü ve çok agladi. Çünkü, sahâbiler birbirlerini çok severlerdi.</em></strong></h4>
<h4 style="text-align: center;"><strong><em>Hayatinin son devrelerini müctehid olarak bilhassa kadinlara mahsus hallere dair fikhî hükümlerde fetvalar vererek geçirdi. 676 yilinda Medine-i Münevvere&#8217;de vefat etti. Cenazesini Ashâbtan Ebû Hureyre (r.a.) kildirdi. Vasiyyeti üzerine Medine&#8217;de el-Bakî&#8217; kabristanina defnedildi. Küçük yaslarda iken Âise&#8217;nin egitim ve ögretimiyle bizzat babasi Hz. Ebû Bekir (r.a.) ilgilenmistir. Bütün müminlerin annesi olan Âise validemiz daha küçük yaslarda iken okuma yazma ögrenmis, zekâsi ve kabiliyeti ile etrafinin dikkatini çekmistir. Ögrendiklerini unutmaz, ezbere tekrar ederdi. Hafizasi çok kuvvetli idi. Akilli, zeki, âlime, edibe, iffet sahibi bir hanim idi. Pek çok konulari siirle anlatan sanatkârca bir ifadeye sahipti. Ashâb, karakter ve hâfizasina güvendikleri ayet-i kerime ile övüldügünü bildikleri için birçok meseleyi ondan sorar ve ögrenirlerdi.</em></strong></h4>
<h4 style="text-align: center;"><strong><em>Hz. Âise vâlidemiz babasi Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer, Hz. Osman&#8217;in hilâfetleri zamaninda Hz. Peygamber&#8217;den isittiklerini müslümanlara anlatti. Devamli oruç tutar ve daima gece namazi kilardi. Hz. Âise fikih ve ictihadda keskin, kuvvetli görüse sahiptir. Fikih ilminin kurucularindan sayilir. Devrinin üstün âlimlerinden ve Fukahâ-i Seb&#8217;a*dandir.</em></strong></h4>
<h4 style="text-align: center;"><strong><em>Hz. Âise, güzel ahlâkli, merhamet dolu, cömert ve ibadete düskün, çok zeki bir sahâbiydi. Hepsinin basinda en mümtaz vasfi ise islâm&#8217;a ve ilme olan büyük hizmeti idi. Müslüman bilginler arasinda yaygin bir rivayete göre fikih ve dinî ilimlerin dörtte birini Hz. Âise nakletmistir.</em></strong></h4>
<h4 style="text-align: center;"><strong><em>Ebû Mûsa el-Es&#8217;ârî: &#8220;Bizler, müskül bir mesele ile karsilastigimizda gider Hz. Âise&#8217;ye sorardik.&#8221; demistir.</em></strong></h4>
<h4 style="text-align: center;"><strong><em>Abdurrahman b. Avf&#8217;in oglu Ebû Seleme: Resulullah&#8217;in sünnetini Hz. Âise&#8217;den daha iyi bilen; dinde derinlesmis, Ayet-i Kerîme&#8217;lere bu derece vâkif ve sebeb-i nüzulleri bilen, ferâiz ilminde mâhir bir kimseyi görmedim.&#8221; demistir.</em></strong></h4>
<h4 style="text-align: center;"><strong><em>Hakkinda imam Zührî: &#8220;Eger zamaninin bütün âlimlerinin ve peygamberimizin diger zevcelerinin ilmi bir araya toplansa, Hz. Âise&#8217;nin ilmi yine daha agir basardi&#8221; derdi.</em></strong></h4>
<h4 style="text-align: center;"><strong><em>Atâ b. Ebî Rebâh; &#8220;Hz. Âise, ashâb içinde en çok fikih bilen, isabetli rey bakimindan en ileri gelen bir kimse idi.&#8221; demistir.</em></strong></h4>
<h4 style="text-align: center;"><strong><em>Tabiinden Mesruk; &#8220;Allah&#8217;a yemin ederim ki, Ashâb-i Kirâm&#8217;in ileri gelenlerden bir çogu gelir Hz. Âise&#8217;den Ferâiz&#8217;e ait sorular sorar ve ögrenirlerdi.&#8221; demistir.</em></strong></h4>
<h4 style="text-align: center;"><strong><em>Hz. Âise Peygamberimizden ikibinikiyüzon hadîs rivayet etmistir. Kendisinden de Ashâb ve Tabiin&#8217;den bir çok kimse hadîs nakletmislerdir. Sahih hadis kitaplari Hz. Âise&#8217;nin fetvalari ile doludur. Ahmet b. Hanbel Müsned adli eserinde de Âise&#8217;nin rivayet ettigi hadislerinden uzun uzun bahseder .</em></strong></h4>
<h4 style="text-align: center;"><strong><em>Hz. Âise&#8217;nin naklettigi hadislerden bazilari:</em></strong></h4>
<h4 style="text-align: center;"><strong><em>&#8220;Ey Âise, Allah, kullarina lutf ile muamele edicidir. Her iste yumusak davranilmasini sever.&#8221;</em></strong></h4>
<h4 style="text-align: center;"><strong><em>&#8220;Her gün yirmi kere ölümü düsünen kimse, sehidlerin derecesini bulur&#8221;</em></strong></h4>
<h4 style="text-align: center;"><strong><em>&#8220;Resul-i Ekrem (s.a.s.) &#8216;in en ziyade hoslandigi ibadet, devamli olani idi, az olsa bile.&#8221;</em></strong></h4>
<h4 style="text-align: center;"><strong><em>&#8220;Sekir (sarhosluk) veren her içki haramdir. &#8220;</em></strong></h4>
<h4 style="text-align: center;"><strong><em>Hazret-i Peygamber (s.a.s.) söyle buyurmustur: &#8220;Cebrâil hiç durmaz komsu hakkina hürmet olunmasini bana tavsiye ederdi. Hatta ben yakinda komsuyu mirasçi kilacak sandim. &#8220;</em></strong></h4>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/hz-aise-r-a.html">Hz. ÂISE (radiyallahu anhâ)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/hz-aise-r-a.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ASHAB-I KEHF</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/ashab-i-kehf.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/ashab-i-kehf.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Mar 2013 20:08:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Ashab-i Kehf]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Yahudiler dini bilgiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=3548</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Ashab-i Kehf, Yahudiler&#8217;in &#8220;genç yigitler&#8221; dedikleri kisilerdir. Bunlara; &#8220;magara arkadaslari&#8221;, &#8220;yedi uyurlar&#8221; adi da verilmektedir. Kehf sûresin onuncu âyetinden yirmi yedinci âyetin sonuna kadar Ashâb-i Kehf&#8217;den bahsedilmektedir. Ibn ishak&#8217;in naklettigine göre, Ashâb-i Kehf, isa aleyhisselâm&#8217;in dini üzere amel eden birkaç genç olup, bunlar kendilerini putlara taptirmak veya öldürmek için takip eden Roma toplumu ve &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/ashab-i-kehf.html">ASHAB-I KEHF</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<h4><em><strong><span style="font-size: medium;">Ashab-i Kehf, Yahudiler&#8217;in &#8220;genç yigitler&#8221; dedikleri kisilerdir. Bunlara; &#8220;magara arkadaslari&#8221;, &#8220;yedi uyurlar&#8221; adi da verilmektedir. Kehf sûresin onuncu âyetinden yirmi yedinci âyetin sonuna kadar Ashâb-i Kehf&#8217;den bahsedilmektedir.</span></strong></em></h4>
<h4><em><strong>Ibn ishak&#8217;in naklettigine göre, Ashâb-i Kehf, isa aleyhisselâm&#8217;in dini üzere amel eden birkaç genç olup, bunlar kendilerini putlara taptirmak veya öldürmek için takip eden Roma toplumu ve bölge valisine karsi mücâdele ve dinlerini korumak üzere daga çikmis, magaraya gizlenmislerdi. Cenâbi Hak onlari düsmanlarindan korumak ve öldükten sonra dirilmeye ibret ve isaret kilmak için üçyüzdokuz yil magarada uyuttu. Uyandiklari zaman birkaç saat uyuduklarini sandilar. içlerinden birisi, bir seyler almak için kasabaya inince bir kaç asir önceki gümüs para, olayin anlasilmasina yol açti. Böylece topluma, öldükten sonra dirilmenin uygulamasi gösterilmistir (9-22).</strong></em></h4>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: xx-small;"> </span></p>
<p><em><strong><span style="font-size: medium;"> </span></strong></em></p>
<h2 style="text-align: center;"></h2>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/ashab-i-kehf.html">ASHAB-I KEHF</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/ashab-i-kehf.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nihat Hatipoglu NAMAZIN ÖNEMi</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/nihat-hatipoglu-namazin-onemi.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/nihat-hatipoglu-namazin-onemi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 Mar 2013 22:28:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbetler]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Dini Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[NAMAZIN ÖNEMi]]></category>
		<category><![CDATA[Nihat Hatipoglu]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=3458</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nihat Hatipoglu NAMAZIN ÖNEMi</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/nihat-hatipoglu-namazin-onemi.html">Nihat Hatipoglu NAMAZIN ÖNEMi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 id="watch-headline-title"><em><strong>Nihat Hatipoglu NAMAZIN ÖNEMi</strong></em></h1>
<p><iframe loading="lazy" src="https://www.youtube.com/embed/Bl8Ru6jON50" height="315" width="420" allowfullscreen="" frameborder="0"></iframe></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/nihat-hatipoglu-namazin-onemi.html">Nihat Hatipoglu NAMAZIN ÖNEMi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/nihat-hatipoglu-namazin-onemi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cennet Ve Dereceleri imam Gazali 1/2</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/cennet-ve-dereceleri-imam-gazali-12.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/cennet-ve-dereceleri-imam-gazali-12.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Feb 2013 20:34:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Cennet Ve]]></category>
		<category><![CDATA[Dereceleri imam]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Gazali 1/2]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[sohbetler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=2905</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cennet ve Dereceleri imam Gazali 1/2</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/cennet-ve-dereceleri-imam-gazali-12.html">Cennet Ve Dereceleri imam Gazali 1/2</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #0000ff;">Cennet ve Dereceleri imam Gazali 1/2</span></p>
<p><iframe loading="lazy" title="Cennet ve Dereceleri - Imam Gazali 1/2" width="1220" height="686" src="https://www.youtube.com/embed/tNMihd2GJ6g?start=4&#038;feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/cennet-ve-dereceleri-imam-gazali-12.html">Cennet Ve Dereceleri imam Gazali 1/2</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/cennet-ve-dereceleri-imam-gazali-12.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HZ MUHAMMED (S.A.V.) MEKKE DÖNEMi</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/hz-muhammed-s-a-v-mekke-donemi.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/hz-muhammed-s-a-v-mekke-donemi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 05 Jan 2013 16:43:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberlerin hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[HZ MUHAMMED (S.A.V.)]]></category>
		<category><![CDATA[MEKKE DÖNEMi]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerin hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=2098</guid>

					<description><![CDATA[<p> HZ. PEYGAMBERIN DOGUMU Putlari kabul etmenin ve onlarin etkili olduguna inanmanin tek delili ve mesruiyeti gelenekti: Babalari, babalarinin babalari ve daha büyük atalari hep öyle yapmisti. Bununla birlikte Allah, Abdullah için büyük bir gerçeklik ifade ediyordu. Ibrahim&#8217;in dinini tam anlamiyla sürdüren bir kaç kisi vardi ve daima olmustu. Onlar putlara ibadetin geleneksel olmaktan çok, sonradan &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/hz-muhammed-s-a-v-mekke-donemi.html">HZ MUHAMMED (S.A.V.) MEKKE DÖNEMi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 style="text-align: center;"> <strong><em><a href="http://www.alexa.com">HZ. PEYGAMBERIN DOGUMU</a></em></strong></h3>
<h3 style="text-align: center;"><em>Putlari kabul etmenin ve onlarin etkili olduguna inanmanin tek delili ve mesruiyeti gelenekti: Babalari, babalarinin babalari ve daha büyük atalari hep öyle yapmisti. Bununla birlikte Allah, Abdullah için büyük bir gerçeklik ifade ediyordu.</em></h3>
<h3 style="text-align: center;"><em>Ibrahim&#8217;in dinini tam anlamiyla sürdüren bir kaç kisi vardi ve daima olmustu. Onlar putlara ibadetin geleneksel olmaktan çok, sonradan ortaya çikmis bir tehlike (bid&#8217;at) oldugu kanaatindeydiler. Hubel&#8217;in Israilogullarinin altin buzagisindan pek farkli olmadigini görebilmek için tarihe bir göz atmak yeterliydi. Kendilerine Hanifler adini veren bu sahislarin putlarla hiç ilgisi yoktu ve putlari Mekke&#8217;yi pisleten ve alçaltan varliklar olarak görüyorlardi. Taviz vermekten uzak oluslari ve çogu seye karsi çikislari onlari Mekke toplumunun disinda kalmaya zorluyordu. Onlara karsi takinilan tavir, hosgörü, saygi veya kötü davranma, bir bakima kisiliklerini, bir bakima da kendilerini korumaya hazir olan kabileler tarafindan belirleniyordu.</em></h3>
<h3 style="text-align: center;">******************************</h3>
<h3 style="text-align: center;"><span style="color: #800080;"><a href="http://www.alexa.com"><span style="color: #800080;"><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #ff0000; font-size: small; text-decoration: underline;">FIL YILI</span></span></strong></span></a></span></h3>
<h3 style="text-align: center;">Abdulmuttalip dört tane Hanif taniyordu ve onlarin en saygini olan Varaka hristiyan olmustu. O bölgedeki hristiyanlar arasinda bir peygamberin gelisinin yakin oldugu fikri yaygindi. Bu inancin bu kadar yayilmasinin sebebi ise dogudaki kiliselerden bazilarinin bu inanci desteklemesi ve astrologlarla kahinlein de bu inanci paylasmasiydi. Yahudilere gelince, onlar da son gelen peygamberin Isa oldugunu bildikleri için yeni bir peygamberin gelecegi konusunda hemfikirdiler. Yahudi alimleri onlara peygamberin çok yakinda gelecegini, onun gelecegine delalet eden birçok isaretin görüldügünü ve muhakkak onun seçilmis kavim olan yahudilerden çikacagini söylüyorlardi. Varaka&#8217;nin da içlerinde bulundugu bir grup hristiyan ise bu konuda süphedeydiler; onlara göre peygamberin Arap olmamasi için hiç bir sebep yoktu. Araplarin, yahudilerden daha çok peygambere ihtiyaçlari vardi, çünkü en azindan yahudiler tek Tanri&#8217;ya tapma bakimindan Ibrahim&#8217;in dinini takip ediyor ve putlara tapmiyorlardi. Araplarin bu yalanci tanrilara tapmalarini ise sadece bir peygamber önleyebilirdi. Kabe&#8217;nin içinde ve çevresinde toplam 360 put vardi; bunun yanisira Mekke&#8217;de her evde, evin merkezini olusturan bir put bulunurdu. Bu uygulamalar sadece Mekke&#8217;ye özgü degildi, tüm Arabistan&#8217;a yayilmisti.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Develer kurban edilir edilmez, Abdulmuttalip kurtulan oglunu evlendirmeye karar verdi. Biraz arastirdiktan sonra, Vehb&#8217;in kizi Amine&#8217;yi uygun bir es olarak seçtiler. Abdulmuttalip, Amine&#8217;yi ogluna, kizkardesi Hale&#8217;yi de kendine istedi.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Abdulmuttalip o sirada yetmis yaslarindaydi, fakat yasina göre her bakimdan hala genç görünüyordu. Abdullah güzellikte zamanin Yusuf&#8217;u gibiydi ve o da yirmibes yasindaydi. Dügün yerine giderken yolda Varaka&#8217;nin kardesi Kuteyle&#8217;nin yanindan geçmislerdi ki &#8220;Ey Abdullah&#8221; diye bir ses duydular. Abdullah yüzünü Kuteyle&#8217;ye çevirdi, kadin ona nereye gittigini sordu. Abdullah &#8220;Babamla gidiyorum&#8221; diye cevap verdi. Kuteyle: &#8220;Beni simdi burada al ve benimle evlen, sana yerine kurban edilen develer kadar deve verecegim.&#8221; dedi. Abdullah ise &#8220;Babamla beraberim, onun isteklerinin disina çikamam ve onu birakamam&#8221; diye cevap verdi.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Dügünden bir kaç gün sonra Abdullah yine Varaka&#8217;nin kardesi Kuteyle&#8217;ye rastladi. Kadinin gözleri yüzünü öyle arastirir bakislarla tariyordu ki, konusmasini bekler bir sekilde yaninda durdu. Kadin bir sey söylemeyince, bir gün önce söylediklerini neden tekrarlamadigini sordugunda Kuteyle&#8217;den su cevabi aldi: &#8220;Dün yüzünde varolan isik bugün yok. Bugün benim senden istediklerimi bana veremezsin.&#8221;</h3>
<h3 style="text-align: center;">Evlenmelerin meydana geldigi yil MS 569 idi. Bunu takip eden yil Fil Yili olarak bilinir ve birden fazla sebeple önem tasir.</h3>
<h3 style="text-align: center;"></h3>
<h3 style="text-align: center;">++++++++++++++++++++++++++</h3>
<h3 style="text-align: center;"><a href="http://www.alexa.com"><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #ff0000; font-size: small;">RAHIP BAHIRA</span></span></strong></a></h3>
<h3 style="text-align: center;">Abdulmuttalib&#8217;in mallari hayatinin son döneminde oldukça azalmisti, ölümünden sonra ogullarina sadece çok küçük bir miras birakmisti. Ogullarindan bazilari, özellikle Ebu Leheb olarak taninan Abdu&#8217;l Uzza, kendiliklerinden zengin olmuslardi. Fakat Ebu Talib fakirdi. Bu nedenle yegeni kendisini, yasamini kazanmak için elinden geleni yapmaya zorunlu hissediyordu. Yasamini keçi ve koyunlara çobanlik ederek kazaniyordu ve gün geçtikçe Mekke&#8217;nin üstündeki tepelerde veya ötesindeki ovalarda yalniz geçirdigi günler artiyordu. Buna ragmen amcasi onu bazen beraberinde yolculuga götürüyordu. Bunlardan birinde, Muhammed (S.A.V.) dokuz, bir görüse göre de oniki yasindayken bir ticaret kervaniyla Suriye&#8217;ye kadar gitti. Busra&#8217;da, Mekke kervaninin her zamanki konak yerlerinden birinde, içinde nesilden nesile bir hristiyan rahibin yasadigi bir hücre vardi. Biri öldügünde, digeri onun yerini aliyor ve eski el yazmalarini da içeren manastirdaki bütün esyaya varis oluyordu. Bu el yamalarindan birinde Araplara bir peygamber gelecegi kayitliydi. Manastirda yasayan Rahip Bahira bu kitaplarin hepsinden haberdardi. Bu konuyla ilgilenmesinin asil sebebi ise Varaka gibi onun da peygamberin kendi yasam süresi içinde gelecegine inanmasiydi.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Bahira, Mekke kervaninin manastirdan pek uzak olmayan konak yerinde konakladigini bir çok defa görmüstü. Fakat bu sefer daha önce hiç karsilasmadigi bir seyle karsilasti ve dona kaldi: alçak ve küçük bir bulut onlarin üstünde yavas yavas ilerliyor ve sürekli yolculardan bir veya ikisi ile günesin arasinda yer aliyordu. Büyük bir ilgiyle onlarin yaklasmasini izledi. Birden ilgisi saskinliga dönüstü. Çünkü konakladiklari anda bulut hareket etmeyi durdurdu ve altinda gölgelendikleri agacin üstünde sabit olarak kaldi. Agaç ise dallarini asagiya indirerek onlarin iki kat gölgede olmalarni sagliyordu. Bahira böyle bir mucizenin öneml oldugunu biliyordu. Sadece yüce bir sahsiyetin varligi bu olayi açiklayabilirdi ve aniden beklenen peygamber aklina geldi.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Manastira kisa bir süre önce büyük miktarda yiyecek gelmisti, elindekilerin hepsini birlestirerek kervana söyle bir haber gönderdi: &#8220;Ey Kureysliler! Sizin için yiyecekler hazirladim ve buraya gelmenizi istiyorum. Yasli-genç, köle-hür hepinizi davet ediyorum.&#8221;</h3>
<h3 style="text-align: center;">Bunun üzerine hepsi manastira geldiler, fakat Bahira&#8217;nin tembihlerine ragmen Muhammed (S.A.V.)&#8217;i develerin ve yüklerin yaninda gözcü olarak biraktilar. Bahira oradakiler içinde kitapta tarif edilene benzer bir yüz göremeyince eksikligi farketti. &#8220;Ey Kureysliler! Geride kimse kalmadigindan emin misiniz?&#8221; diye sordu. &#8220;Baska kimse kalmadi&#8221; dediler, &#8220;sadece en küçügümüz olan bir erkek çocuk kaldiç&#8221; Bahira &#8220;Ona öyle davranmayin, onu da çagirin; bizimle beraber yemekte bulunsun&#8221; dedi. Sonra çocugu yemege çagirdilar.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Çocugun yüzüne bir kez bakmak Bahira için bu mucizeleri açiklamaya yetti. Yemek boyunca onu dikkatle incelediginde yüz ve vücut özelliklerinin kendi kitabinda anlatilanlara ne denli yakin oldugunu gözledi. Yemekten sonra rahip bu genç misafirin yanina gitti ve ona yasam sekli, uykulari ve genel konulardaki tavirlariyla ilgili bazi seyler sordu. Çocuk ona bu konularda ayrintili cevaplar verdi; çünkü adam saygidegerdi, sorular ise saygili ve hürmetkarca soruluyordu. Hatta rahip sirtina bakmak istediginde, gömlegini siyirmakta tereddüt etmedi. Bahira zaten kesinlikle onun peygamber oldugu kanaatindeydi. Bir de sirtindaki iki kürek kemigi arasinda, kitabinda anlatilan yerde peygamberlik mührünü görünce tüm süpheleri silindi. Bahira Ebu Talib&#8217;e döndü ve &#8220;Bu çocukla akrabalik dereceniz nedir?&#8221; diye sordu. Ebu Talib &#8220;Oglumdur&#8221; dedi. Rahip, &#8220;Oglunuz degil, bu çocugun babasi sag olamaz&#8221; dedi. Ebu Talib &#8220;Kardesimin ogludur&#8221; dedi. &#8220;Peki babasina ne oldu?&#8221; dedi rahip. Öteki &#8220;Daha annesi ona hamileyken öldü&#8221; dedi. &#8220;Iste bu dogru&#8221; dedi Bahira, &#8220;Kardesinin oglunu ülkene geri götür ve onu yahudilerden koru. Çünkü benim bildigimi onlar da bilirler ve görürlerse ona kötülük yaparlar. Kardesinin oglunun geleceginde büyük seyler gizli.&#8221;</h3>
<h3 style="text-align: center;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</h3>
<h3 style="text-align: center;"><strong><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="text-decoration: underline;"><a name="ev"></a><a href="http://www.alexa.com/">EVLILIK TEKLIFLERI</a></span></span></strong></h3>
<h3 style="text-align: center;">Mekke&#8217;deki zengin tüccarlardan birisi bir kadindi -Esed kabilesinden Huveylid&#8217;in kizi Hatice. Ayni zamanda hristiyan olan Varaka&#8217;nin ve kardesi Kuteyle&#8217;nin de kuzeni idi. O zamana dek iki kez evlenmisti ve ikinci kocasinin ölümünden beri kendi adina ticaret yapacak bir adam görevlendirmeyi adet edinmisti. Bunlardan biri de artik Mekke&#8217;de el-Emin (güvenilir), serefli olarak taninan Muhammed (S.A.V.)&#8217;di. Bu söhreti isekendisine emanet edilen ticaret kervanlarinin sahiplerinden yayiliyordu. Hatice, O&#8217;nu bir kölesini de yanina vererek ticaret kervaninin basina getirdi. Gidip dönene kadar yanindaki köle bir çok mucizelere sahit olmustu. Bunlari Hatice&#8217;ye anlatti, Hatice de Kuzeni Varaka&#8217;ya. Varaka &#8220;Eger bu dogruysa, Hatice, Muhammed (S.A.V.) kavmimize gönderilen peygamberdir. Uzun süreden beri bir peygamberin gelecegini biliyordum ve iste geldi.&#8221;</h3>
<h3 style="text-align: center;">Hz. Hatice, Hz. Muhammed (S.A.V.)&#8217;e evlilik teklifi götürdü. Hz. Muhammed (S.A.V.) maddi imkansizligini ileri sürerek &#8220;Ben böyle bir evliligi nasil yapabilirim?&#8221; dedi. Araci Nuseyfe &#8220;Orasini bana birak!&#8221; deyince Hz. Muhammed (S.A.V.) &#8220;O halde benden tarafi tamam&#8221; dedi. Gereken her sey yapildi ve aralarinda Hz. Muhammed (S.A.V.)&#8217;nin yirmi disi deve vermesi kararini aldilar.</h3>
<h3 style="text-align: center;">*************************************************</h3>
<h3 style="text-align: center;"><strong><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="text-decoration: underline;"><a name="c"></a><a href="http://www.alexa.com/">ÇOCUKLARI VE HZ. ZEYID</a></span></span></strong></h3>
<h3 style="text-align: center;">Damat amcasinin evinden ayrildi ve gelinle birlikte yasamak üzere onun evine yerlesti. Hatice kocasina bir es oldugu kadar, onun en yakin arkdasi ve ideallerini ve isteklerini paylasan bir dostu idi. Acilar ve kayiplar olsa da evlilikleri çok mutlu geçiyordu. Hz. Hatice, Hz. Muhammed (S.A.V.)&#8217;e alti çocuk dogurdu, iki erkek ve dört kiz. En büyük çocuklari Kasim adinda bir oglan çocuguydu. Bundan sonra O&#8217;na Ebu&#8217;l Kasim (Kasim&#8217;in babasi) denmeye baslandi. Fakat çocuk iki yasini doldurmadan vefat etti. Ikinci çocuklari Zeyneb adinda bir kizdi, onu üç kiz çocugu daha takip etti: Rukiyye, Ümmü Gülsüm ve Fatima. Son çocuklari ise yine çok az bir süre yasayan bir erkek çocuguydu. Evlendigi gün Muhammed (S.A.V.) babasindan miras kalan sadik cariyesi Bereke&#8217;yi azat etti. Hatice ise O&#8217;na kölesi Zeyd&#8217;i hediye etti. Zeyd iyi bir ailedendi, fakat yillar önce kaçirilarak köle olarak satilmisti. Muhammed (S.A.V.)&#8217;in kölesi olduktan aylar sonra bir gün daha önce yakalayamadigi bir firsati, ailesine haber gönderme imkanini yakalamisti: Mekke sokaklarinda kendi kabilesinden adamlara rastladi. Eger onlari bir önceki yil görmüs olsaydi, duygulari çok farkli olurdu. Böyle bir karsilasmayi uzun süredir arzuluyordu, fakat simdi saskinliga düsmüstü. Rahatinin iyi oldugunu ve geri dönmek istemedigini anlatmak üzere birkaç misra yazip gönderdi. Ailesi haberi aldiginda hemen yola çiktilar ve Hz. Muhammed (S.A.V.)&#8217;e Zeyd&#8217;i kendilerine satmasini teklif ettiler. Hz. Muhammed (S.A.V.) &#8220;Birakin kendisi seçsin, eger sizi seçerse hiçbir ücret istemeden onu size veririm; eger beni seçerse, ben; beni seçen birinin üstünde karar verici degilim.&#8221;dedi. Zeyd&#8217;e soruldugunda sunlari söyledi: &#8220;Senin üstüne baska adam seçecek degilim. Sen bana annem ve babam gibisin.&#8221; Ailesi hayret etti.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Hz. Muhammed (S.A.V.) daha sonraki konusmalari kisa keserek onlari Kabe&#8217;ye davet etti. Hicr&#8217;de ayakta durarak yüksek sesle sunlari söyledi: &#8220;Ey burada bulunanlar, sahid olun ki, Zeyd benim oglumdur, ben onun, o da benim varisimdir.&#8221; O günden sonra Zeyd, Zeyd Ibn Muhammed diye anilmaya basladi.</h3>
<h3 style="text-align: center;">++++++++++++++++++++</h3>
<h3 style="text-align: center;"><strong><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="text-decoration: underline;"><a name="kabe"></a>KABE&#8217;NIN YENIDEN INSASI</span></span></strong></h3>
<h3 style="text-align: center;">Hz. Muhammed (S.A.V.) 35 yasinda iken Kureys&#8217;liler Ka-be&#8217;nin tekrar insasina karar verdiler. Kabe yikildiktan sonra Hacerü&#8217;l Esved&#8217;in bulundugu kösede Süryanice bir yazi buldurlar ve onu bir yahudiye okuttular. &#8220;Ben Allah&#8217;im ve Bekke (Mekke)&#8217;nin Rabbiyim. Mekke&#8217;yi ve gökleri ben yarattim, Ay&#8217;a ve Günes&#8217;e sekil verdigimi ve Günes&#8217;in etrafina dokunulmaz olan yedi melegi yerlestirdigim gün yarattim. O (Mekke), insanlara süt ve su ile yardim eden iki tepe varoldukça varolmaya devam edecektir.&#8221; yazmakta idi. Bir parca yazida Ibrahim makaminda Kabe&#8217;nin kapisi yaninda Hz. Ibrahim&#8217;in ayak izini tasiyan kayanin altinda bulundu. &#8220;Mekke, Allah&#8217;in kutsal evidir. Onun sürekliligi üç yönden gelir. O&#8217;nun yakinindaki insanlar onu ilk kirletenler olmasin.&#8221;</h3>
<h3 style="text-align: center;">Ka-be&#8217;nin yapilmasinda bütün kabileler çalisti ve yeniden yapildi. Sira Hacerü&#8217;l Esved tasinin yerine konulmasina geldiginde yerlestirme serefine tüm kabileler nail olmak istemekte idiler. Aralarinda anlasamiyarak ihtilafa düstüler. Bu tartisma bir kaç gün sürdü ve yasli bir adam söyle bir öneri getirdi: &#8220;Mescid&#8217;e ilk giren hakem olsun.&#8221; Tam busirada Hz. Muhammed kapidan içeri girdi. Hepsi Muhammed Emin&#8217;dir karari kabulumuzdür dediler. Durumu kendisine anlattilar. Hz Muhammed bana bir kumas getirin dedi. Kumasi yere serdi. Hacerü&#8217;l Esvedi kendi elleriyle kumasin üzerine yerlestirdi. Her kabilenin reisi bezin ucundan tutsun. dedi. Tas yükselincede onu yerine kendi elleriyle yerlestirdi. Böylece insaatin kalan kismina devam edildi ve sorun çözüldü.</h3>
<h3 style="text-align: center;">+++++++++++++++++++++</h3>
<h1 style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><strong><span style="text-decoration: underline;"><a name="ilk"></a><a href="https://sevdalilarmekani.com">ILK VAHIY VE PEYGAMBERLIK</a></span></strong></span></h1>
<h3 style="text-align: center;">Hz. Muhammed&#8217;e bazi haller olmaya basladi. Bunlarin nasil oldugu soruldugunda &#8220;uykuda iken gelen sabahin aydinligi gibi gerçek görüntüler&#8221; oldugu söylerdi. Hira dagindaki bir magaraya inzivaya çekilmeye basladi. Sehirden ayrilip magaraya yaklastiginda &#8220;Ey Allah&#8217;in Rasülü, sana selam olsun.&#8221; seslerini duyardi. Geriye dönüp bakinca agaçlar ve taslardan baska hiç bir sey göremezdi. Ramazan ayinda kirk yasinda iken insan seklinde bir melek geldi ve O&#8217;na &#8220;OKU&#8221; dedi. O, &#8220;ben okuma bilmem&#8221; deyince, Melek onu eline aldi ve dayanabilecegi son nokyata kadar sIktI. Sonra tekrar &#8220;OKU&#8221; dedi. &#8220;Ben okuma bilmem!&#8221;. Üçüncü kez ayni olay tekrarladindi. ve biraktiginda söyle dedi:</h3>
<h3 style="text-align: center;">Insana bilmedigini ögretti. (A&#8217;lak Suresi 1-5) Bunlar Kur&#8217;an-i Kerimin ilk gelen ayetleridir.</h3>
<h3 style="text-align: center;">O bu sözleri melegin arkasindan tekrarladi ve melek onu birakip gitti. (Bu melek vahiy meledigi Cebrail A.S.&#8217;di) Sonra Peygamberimiz Hira magarasindan evine döndü. Olaylari Hz Hatice validemize anlatti. Hz. Hatice O&#8217;na &#8220;-Senin peygamber olacagini umuyordum. Ne mutlu sana. Müjdeler olsun sana!&#8221; dedi. Hz Hatice hemen amcasinin oglu Varaka Bin Nevfel&#8217;e olanlari anlatti. Varaka&#8217;nin cevabi: &#8220;-Bu gördügün Allah-i Tealanin Musa&#8217;ya indirdigi Namus-u Ekber&#8217;dir. (Cebrail&#8217;dir) Ah keske senin davet günlerinde genç olsaydim. Kavmin seni çikaracagi günlerde hayatta bulunsaydim.&#8221; dedi ve Rasulullahin mübarek baslarindan öptü.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Ilk vahiyden sonra vahiy belli bir süre kesintiye ugradi. Bu sessizlik döneminden sonra onu temin edici bir vahiy geldi. (Duha Suresi 1-11)</h3>
<h3 style="text-align: center;">++++++++++++++++++++++++</h3>
<h3 style="text-align: center;"><strong><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="text-decoration: underline;"><a name="na"></a><a href="https://sevdalilarmekani.com">ILK EMIR NAMAZ</a></span></span></strong></h3>
<h3 style="text-align: center;">Hz Muhammed (S.A.V) en yakin ve sevgili buldugu kisilere Melek ve Vahiy hakkinda gördüklerini anlatmaya basladi.Bir gün Cebrail ona geldi ve topuguyla çimenlige vurdu. Oradan hemen su fiskirmaya basladi.Namazdan önce nasil temizlenecegini peygambere gösterdi ve abdest aldi. Peygamber onu taklit ettive namazi nasil kilacagini, kiyam, rüku, sücud ve tesehhüd mikteri oturmanin nasil yapilacagini ögretti ve namaz vakitlerini ögretti. Peygamber evine dönünce ögrendiklerini Hatice&#8217;ye de ögretti ve birlikte namaz kildilar.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Din artik abdest ve namaz esalari üzerine kurulmustu.Hatice&#8217;den sonra bu esalari ilk uygulayanlar Ali, Zeyd, Ebu Bekir idi.</h3>
<h3 style="text-align: center;">*****************************</h3>
<h3 style="text-align: center;"><strong><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="text-decoration: underline;"><a name="ai"></a><a href="https://sevdalilarmekani.com">AILENI UYARIP KORKUT</a></span></span></strong></h3>
<h3 style="text-align: center;">Henüz Islam&#8217;a açik bir çagri yapilmamisti, fakat gün geçtikçe mü&#8217;minler grubuna kadin-erkek bir çok genç katiliyordu. Peygamberin kuzenleri de dahil bir çok akrabasi yeni dine girmelerine ragmen amcalarindan hiçbiri onun pesinden gelmeye yatkin görünmüyordu. Ebu Talib, Hamza ve Abbas Peygamberi kisisel olarak sevdikleri halde, Ebu Leheb açikça yegeninin sapik oldugunu söylüyordu.</h3>
<h3 style="text-align: center;">&#8220;<strong><em>(Öncelikle) en yakin hisimlarini(asiretini) uyarip korkut.&#8221;(Suara :214)</em></strong> ayetinden sonra Peygamber(sav),Ali!yi çagirip Abdulmuttalib ogullarini bir araya toplamasini, onlara yemek verecegini söyledi. Hasim Kabilesi gelince 1 koyun budu ve bir masrapa süt bütün kabileyi doyurmaya yetti.</h3>
<h3 style="text-align: center;">++++++++++++++++++</h3>
<h3 style="text-align: center;"><a href="https://sevdalilarmekani.com"><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="color: #ff0000; font-size: small;">KUREYS KARSI ÇIKIYOR</span></strong></span></a></h3>
<h3 style="text-align: center;">Islâm&#8217;in ilk günlerinde, müslümanlar sik sik Mekke&#8217;nin disina gider ve topluca namaz kilarlardi. Bir gün birkaç putperest,onlar namaz kilarken alay edince Zühre Kabilesinden Sa&#8217;d kafirlerden birini yaraladi. Bu Islam&#8217; da ilk kan dökülmesi oldu. Fakat Peygamber Efendimize sik sik gelen vahiylerde sabrin tavsiye edilmesini dikkate alarak o günden sonra siddetten kaçinmaya karar verdiler. <strong><em>&#8220;Onlarin demelerine karsi sen sabret ve onlardan güzel kopma(düsünce ve eylem bakimindan köklü bir tutum )ile kopup ayril&#8221;</em></strong> ve &#8220;<strong><em>Sen simdi o küfretmekte olanlara mühlet ver, kendilerine az bir süre tani&#8221;(Müzemmil:10-11)</em></strong></h3>
<h3 style="text-align: center;">Kureys&#8217;ten bir grup Ebu Talib&#8217;e gelip yegenini engellemesini, yoksa savas  çikaracaklarini söylediler. O da yegenine haber göndererek kendini korumasini istedi. Kureysin korkusu o sene hacca gelecek olanlarin Muhammed (sav) ve taraftarlarinin putlari horgördügünü farkedip, bir daha Mekke&#8217;ye gelmemeleri ve bunun sonucu olarak da hem ticaret hem de Mescit koruyucularinin seref ve haysiyetinin kötü duruma sokulacak olmasiydi</h3>
<h3 style="text-align: center;">Kureys bu durumu önlemek için çesitli yöntemler aradi.Mekke&#8217;ye gelen Arap&#8217;lara, Muhammed&#8217; in (sav) araplari temsil etmedigi anlatilmaliydi. Bunun yanisira baska seyler söylemek gerekliydi.Önce mecnun (deli) veya sair demeyi düsündüler, fakat daha sonra büyücü demek konusunda hemfikir oldular. Çünkü biliyorlardi ki Muhammed insan kazanmak konusunda çok basariliydi.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Planlarini titiz bir sekilde uygulamalarina ragmen, nasibi olanlarin Islam&#8217;a girmesine engel olamadilar. Mekke&#8217;ye gelen hacilar,kendilerine düsmanlarindan farkli bir hikaye anlatan Peygamber (sav) taraftarlariyla karsilastilar ve her biri yaratilisinin geregi olarak iman etti.Arabistan&#8217;in her yerinde, özellikle de Yesrib&#8217;de yaygin olarak yeni dinden bahsedilmeye baslandi.</h3>
<h3 style="text-align: center;">++++++++++++++++++++++++++++++++++</h3>
<h3 style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><strong><span style="text-decoration: underline;"><a name="evs"></a><a href="https://sevdalilarmekani.com">EVS VE HAZREÇ</a></span></strong></span></h3>
<h3 style="text-align: center;">Evs ve Hazreç kabileleri kendileriyle birlikte Yesrib&#8217;de yasayan bazi yahudi kabileleriyle müttefiktiler. Fakat çogunlukla aralari kötü idi.Çünkü tek tanrici yahudiler, Allah&#8217;in seçilmis kullari olarak, çok tanrili Arap&#8217;lara güçlerinden dolayi saygi duymalarina ragmen kisaknçlik besliyorlardi. Yahudi alimleri ve kahinler,peygamberin nereye gelecegini soranlara Yemen tarafini isaret ederlerdi. Yesribliler Mekke&#8217;de bir peygamber gelecegini duyunca dikkat kesildiler, çünkü zaten akide olarak tek tanrici akideye asina idiler. Yahudiler, onlarla iyi geçindikleri zamanlarda, Tanri&#8217;nin biriligini ve insanin esas amacinin ne oldugunu anlatirlar ve bu konuyu birlikte tartisirlardi.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Yahudiler peygamber gelecegine inaniyor; fakat &#8220;Allah nasil olur da seçilmis olmayan bir milletten birini peygamber olarak gönderir.&#8221;diye inanmiyorlardi.Bunun yaniisra Hazreçliler, simdi bir peygamber oldugunu iddia eden ve daha önce çocukken annesiyle, sonralari da Suriye&#8217;ye giderken birçok kez ugramis Yesrib&#8217;e ugramisolan bu adamla aralarinda güçlü kan bagi oldugunun farkindaydilar.Hacilar ve Mekke&#8217;yi ziyaret edenlerin getirdigi haberlerle desteklenen tüm bu faktörler, vadi halkinin üzerinde etkisini göstermeye basladi.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Evs ve Hazreç Kabileleri arasinda; -2 kisi arasindaki bir çatismadan dolayi- savas baslamisti ve bu baslica sorun haline gelmisti.Bu nedenle Evs&#8217;in ileri gelenleri, Mekke&#8217;ye,Kureyslilerden Hazreç&#8217;e karsi yardim istemek üzere bir delege göndermeye karar verdiler. Delegeler,Kureys&#8217;ten cevap beklerken Peygamber(sav) yanlarina geldi; o da görevinden ve teblig etmekle yükümlü oldugu dinden bahsetti,Kur&#8217;an&#8217;dan bir bölüm okudu.Muaz oglu Ilyas ona inandi.Bu nedenle o,Islam&#8217;a giren ilk Yesrib&#8217;li sayilabilir.</h3>
<h3 style="text-align: center;">**************************</h3>
<h3 style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><strong><span style="text-decoration: underline;"><a name="ebu"></a><a href="https://sevdalilarmekani.com">EBUCEHIL VE HAMZA</a></span></strong></span></h3>
<h3 style="text-align: center;">Mekke&#8217;deki Mü&#8217;minlerin sayindaki artis,beraberinde kafirlerin düsmanligini da arttirdi. Islam&#8217;in en kötü düsmanlarindan biri, ailesi ve arkadaslari arasinda Ebu&#8217;l Hakem diye anilan,mü&#8217;minlerinse adini Ebu Cehil(cehaletin babasi ) koyduklari Mahzum kabilesinden Amr idi. O zaman Mahzumilerin basinda bulunan Velid&#8217;in de yegeni oluyordu ve onun yerine geçeceginden emindi. Peygamberi kötülemek için çalisanlarin en usanmazi ve onu büyücü diye adlandiranlarin en bagirgani idi. Çaresiz Mü&#8217;minlere karsi acimasizlikta çok asiri idi ve diger kabileleri de buna tesvik ediyordu.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Bir gün Peygamberimizi (sav) Mescid&#8217;in disindaki Safa kapisi yakininda otururken gördü. Karsisina geçerek agzina gelen bütün küfürleri söyledi. Peygamber(sav) ona sadece bakti, hiçbirsey söylemedi. Ebu Cehil Kureyslilerin yanina döndü. O sirada avdan dönen Hamza karsidan gözüktü. Onun yaklastigini görünce, Safa kapisina yakin olan evinden bir kadin çikti ve onu durdurdu. Peygambere bagli olan bu kadin,  Ebu Cehil&#8217;in Peygambere(sav) küfürlerini duymus ve sinirlenmisti. Hamza&#8217;ya; Ebu Cehil&#8217;in yegenine küfür ve hakaret ettigini, onun da karsiliginda hiçbirsey söylemedigini anlatti. Kabe&#8217; yi isaret ederek Ebu Cehil&#8217;in orada oldugunu belirtti.Hamza yumusak huylu bir insandi,bununla birlikte Kureys&#8217;in en cesuru idi,kizdirildiginda ise en sert adami olurdu. Su anda güçlü yapisi kizginliktan sarsiliyordu. Kabe&#8217;ye giren Hamza, Ebu Cehil&#8217;in yanina giderek yayi tüm gücüyle arkasina indirdi. &#8220;Ben de onun dinindenim, onun iddia ettiklerinin hepsini onayliyorum. Eger karsi çikmaya gücün varsa bana karsi çik.&#8221; Ebu Cehil kendisine yardim etmek isteyenleri durdurarak söyle dedi: &#8220;Birakin, Ebu Umare istedigini yapsin, çünkü Tanri&#8217;ya andolsun ki onun yegenine çirkince küfrettim.&#8221;</h3>
<h3 style="text-align: center;">++++++++++++++++++</h3>
<h3 style="text-align: center;"><strong><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="text-decoration: underline;"><a name="kurey"></a><a href="https://sevdalilarmekani.com">KUREYS&#8217;IN ISTEKLERI VE TEKLIFLERI</a></span></span></strong></h3>
<h3 style="text-align: center;">Hamza&#8217;nin müslüman olusundan sonra Kureys artik Peygamber&#8217;e, Hamza&#8217;nin koruyacagini düsünerek, direkt saldirilarda bulunamiyorlardi. Bunun için Muhammed (s.a.v.)&#8217;e teklif götürmeye karar verdiler. O&#8217;na  &#8220;Sen, bildigin gibi kabilenin soylularindansin ve senin soyun sana serefli bir konum sagliyor. Fakat sen halkina ciddi ve tehlikeli bir mesele getirdin, bununla onlarin toplulugunu birbirinden ayiriyor, onlarin yasam tarzinin saçma oldugunu söylüyor, dinlerini ve tanrilarini küçümsüyorsun ve onlarin atalarina kafir diyorsun. Eger istedigin zenginlikse, mallarimizi birlestirir seni aramizda en zengin kimse yapariz.. Eger istedigin serefse, seni liderimiz yapariz ve senin sözünden hiç çikmayiz. Ve eger kral olmak istiyorsan seni kral yeperiz. Eger sana musallat olan cinden ve hastaliktan kurtulamiyorsan sana bir hekim buluruz ve iyilesene dek senin için tüm servetimizi harcariz. Peygamber (s.a.v.), ayetlerle etkileyici bir cevap verdikten sonra okumasini su sözlerle bitirdi:</h3>
<h3 style="text-align: center;">&#8220;Gece, gündüz, günes ve ay O&#8217;nun ayetlerindendir. Siz günese de, aya da secde etmeyin. Allah&#8217;a secde edin ki, bunlari kendisi yaratmistir. Eger O&#8217;na ibadet edecekseniz.&#8221;</h3>
<h3 style="text-align: center;">Onlarin tek cevabi daha önce kaldiklari yerden devam etmeleriydi. Eger onlarin tekliflerini kabul etmiyorsa, Allah&#8217;in elçisi olduguni ispatlayacak birseyler göstermeliydi, o zaman mesele hallolurdu. &#8220;Rabbinden çevremizdeki daglari kaldirmasini, topragi dümdüz yapmasini ve ülkemizdeki daglari kaldirmasini, topragi dümdüz yapmasini ve ülkemizden Suriye ve Irak gibi nehirler akitmasini iste&#8230; Veya bizin için bunlari istemeyeceksen kendin için bir seyler iste. Allah&#8217;tan senin sözlerini dogrulayip bizimkileri yalanlayacak bir melek indirmesini iste&#8230; ki senin Allah katinda ne kadar degerli olduguni görelim.&#8221; Peygamber onlara su cevabi verdi: &#8220;Ben Allah&#8217;tan böyle seyler isteyecek degilim, çünkü O beni uyarmam ve müjdelemem için gönderdi.&#8221; Onu dinlemeyi reddederek söyle dediler: &#8221; O zaman gökyüzünü parça parça üzerimize indir.&#8221; Bunu su ayete karsi söylüyorlardi: &#8220;Eger biz dilersek onlari yerin dibine geçirir, ya da gökten üzerlerine parçalar düsürürüz.&#8221; &#8220;Karar verecek olan Allah&#8217;tir, dilerse yapar&#8221; diye cevap verdi Peygamber (s.a.v.).</h3>
<h3 style="text-align: center;">******************************</h3>
<h3 style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><strong><span style="text-decoration: underline;"><a name="ileri"></a><a href="https://sevdalilarmekani.com">KUREYS&#8217;IN ILERI GELENLERI</a></span></strong></span></h3>
<h3 style="text-align: center;">Peygambere tabi olanlar sürekli artiyordu. Fakat bunlarin hemen hepsi ya köle ya azatli ya da Mekke disindaki Kureyslilerden olusuyordu. Abdurrahman, Hamza ve Erkam istisna hepsi zayif idiler, bunlar da liderlik vasfindan uzaktilar. Bu nedenle Peygamber (sav), içinde amcasi Ebu Talib&#8217;in de bulundugu Kureys liderlerinden hiç olmazsa birkaçini kazanmak istiyordu. Eger Ebu Cehil&#8217;in amcasi Velid&#8217;in destegini kazanirsa, davetini daha kolay yapabilecekti. Bir Gün Peygamber (sav) Velid&#8217;le sohbete dalmisken, Islam&#8217;a henüz girmis kör bir adam yanlarindan geçti; Peygamberin (sav) sesini duyunca kendisine Kur&#8217;an&#8217;dan bir parça okumasini rica etti. O da biraz sabirli olmasini istedi. Adam israr edince Peygamber (sav) hiddetlendi ve ondan yüzünü çevirdi. Sohbeti yarim kalmisti. Fakat bunun bir kaybi yoktu, çünkü Velid mesaja tamamen kapaliydi.</h3>
<h3 style="text-align: center;">O anda vahiy geldi.<strong><em>&#8220;Surat asti ve yüz çevirdi;kendisine o kör geldi diye.&#8221;</em></strong></h3>
<h3 style="text-align: center;">Kisa süre sonra Velid &#8220;Ben Kureys&#8217;in en üstünü oldugum halde bana gelmiyor da Muhammed&#8217;e mi vahiy geliyor?&#8221; diyerek kendini begenmisligini ortaya koyuyordu. Ebu Cehil de ondan geri kalmiyordu: &#8220;Biz, Abdu Menaf ogullari ile aramizda seref konusunda yaris ederiz.Simdi onlar &#8216; Bizim adamlarimizdan biri Peygamber&#8217;dir. Ona gökten vahiy geliyor.&#8217; diyorlar. Biz onun bir esini ne zaman elde edecegiz.Tanri&#8217;ya andolsun ki biz ona inanmayacagiz.&#8221; diyordu.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Digerleri de Ebu Cehil kadar olmasa da ayni seyi düsünüyorlardi.Hepsi de degisik derecelerde vahyin diline ve üslûbuna duyarliydilar.Fakat anlamina gelince babalarinin hiçbirsey kazanmadigini ve onlarin tüm çabalarinin bosa gittigini vurgulayan âyetlere gönüllerini kapatmislardi:<strong><em> &#8220;Bu dünya hayati, yalnizca bir oyun ve (eglence türünden) &#8216;tutkulu bir oyalanmadir.&#8217;Gerçekte ahiret yurdu ise, asil hayt odur.Bir bilselerdi.&#8221;(Ankebut:34).</em></strong></h3>
<h3 style="text-align: center;">++++++++++++++++++</h3>
<h3 style="text-align: center;"><a href="https://sevdalilarmekani.com"><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="color: #ff0000; font-size: small;">KORKU VE ÜMIT</span></strong></span></a></h3>
<h3 style="text-align: center;">Elbette gençlerin ve zayiflarin hepsi ilahi daveti hemen kabul etmemisti; fakat hiç olmazsa küçük yasamlarini bir klarnetin notalari gibi bölen davet ve vaazlarin önem ve siddetine karsi kulaklarini tikamalarina neden olacak kendini begenmislikleri yoktu.Osman&#8217;in çölde duydugu:&#8221;<em>Ey uykudakiler, uyanin</em>&#8221; sesi vahyin kendisiydi.ve daveti kabul edenler uykudan uyanmislardi.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Kafirlerin tutumu su sözlerle ifade edilebilir:<strong><em>&#8220;Bu dünya hayatimizdan baskasi yoktur.Ve bizler diriltilecek de degiliz.&#8221;(en&#8217;am:29)</em></strong>Bu sözlere ilahi cevap da suydu<strong><em>:&#8221;Biz gögü, yeri ve ikisi ikisi arasindakileri oyun olsun diye yaratmadik.&#8221;(Enbiya:16;Duhan:38) &#8220;Bizim bos bir amaç ugruna yarattigimizi ve sizin gerçekten bize döndürülüp getirilmeyeceginizi mi sanmistiniz?&#8221;(Mü&#8217;minûn:115)</em></strong>Bu ayetlerse henüz küfrün yerlesmedigi kimselerde etkisini gösteriyorduve bunda emirleri getiren elçinin etkisi çok büyüktü.</h3>
<h3 style="text-align: center;"><strong><em>&#8220;Süphesiz:&#8217;Bizim Rabbimiz Allah&#8217;tir.&#8217;deyip dosdogru bir istikamet tutturanlar (yok mu) onlarin üzerlerine melekler iner (ve der ki):&#8217;Korkmayin ve hüzne kapilmayin,size vadolunan cennetle sevinin.Biz dünya hayatinda da ahirette de sizin velileriniziz..Orda nefislerinizin arzuladigi hersey sizindir ve istemekte oldugunuz hersey de sizindir.Çok bagislayan, çok esirgeyen (Allah)&#8217;tan bir agirlanma olarak&#8221;(Fussilet:30-32)</em></strong></h3>
<h3 style="text-align: center;">Benzer bir ayet:<br />
<strong><em>&#8220;Bu mu daha hayirli, yoksa takva sahiplerine vadedilen cennet mi? Ki onlar için bir mükafat ve son duraktir.Içinde ebedi kalicilar olarak, orada her istedikleri onlarindir, bu rabbinin üzerinde istenen bir va&#8217;didir.&#8221;(Furkan:15-16)</em></strong></h3>
<h3 style="text-align: center;">Gerçek Mü&#8217;minler &#8220;Bizimle Karsilasmayi umanlar&#8221;diye tanimlanmistir.Oysa kâfirler:<strong><em>&#8220;Bizimle karsilasmayi ummayanlar,dünya hayatina razi olanlar ve bununla tatmin olanlar ve bizim ayetlerimizden habersiz(gafil) olanlar.&#8221;</em></strong>dir. Mü&#8217;min&#8217;in tutumu, her konuda kafirinkinin aksi olmalidir. Hakk&#8217;a uyanik olmak sadece ümitlerin bu dünyadan Ahirete çevrilmesi degil, Dünyada her tarafa serpilmis olan ayetlerden ders almasidir:</h3>
<h3 style="text-align: center;"><strong><em>&#8220;Gökte burçlari kilan, onlariniçinde bir aydinlik ve nurlu bir ay vareden (Allah) ne yücedir.O gece ile gündüzü birbiri ardinca kilandir;ögüt alip düsünmek ya da sükretmek isteyenler için.&#8221;(Furkan:61-62)</em></strong></h3>
<h3 style="text-align: center;">Kureys liderleri küstahça peygamberlerden bu ayetleri (isaret ve mucizeleri) göstermesini istediler.Gökten onu destekleyen bir melegin gelmesini veya onun göge yükselmesini istiyorlardi. Ve bir gün dolunayin aydinlattigi bir gecede, bir grup kâfir gelerek, eger gerçekten Allah&#8217;in Resûlü ise Ay&#8217;i ikiye bölmesini istediler. Mü&#8217;min ve kararsizlari da  içeren büyük topluluk, Ay&#8217;i ikiye ayrilmis görünce büyük bir saskinlik yasadilar. Peygamber(sav) &#8220;Iste sahit olun.&#8221; dedi. Bu mucizeyi asil isteyenler inkar ettiler ve bunun büyü oldugunu söylediler. Diger taraftan inananlar sevindi, kararsizlarin bazilari iman etti, bazilari da imana yaklasti.</h3>
<h3 style="text-align: center;"><strong><em>&#8220;Kendileri bakmiyorlar mi o deveye, nasil yaratildi? Göge nasil yükseltildi? Daglara; nasil oturtulup-kuruldu? Yere; nasil yayilip dösendi?&#8221;(Gasiye:17-20)</em></strong></h3>
<h3 style="text-align: center;">Inananlardan beklenen korku ve ümidin her ikisi de Allah&#8217;a götüren davranislardir. Allah&#8217;a sükrün belirtisi olarak söylenen <strong><em>&#8220;Hamd alemlerin Rabbi olan Allah&#8217;adir.&#8221;</em></strong> sözü ayni zamanda korku da tasir. <strong><em>&#8220;Rahman ve Rahim olan Allah&#8217;in adiyla&#8221;</em></strong> sözü insani ümitle ayni yöne yöneltir. Bu, en belirgin sekilde Fatiha sûresinde yer almistir : <strong><em>&#8220;Hamd, alemlerin Rabbi, Rahman, Rahim ve din gününün maliki olan Allah&#8217;adir.Biz yalnizca sana ibadet eder ve yalnizca Senden yardim dileriz.Bizi dosdogru yola ilet, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna, gazaba ugrayanlarin ve sapiklarinkine degil&#8230;&#8221;</em></strong> Kur&#8217;an&#8217;in son sürelerinden Ihlas suresi de Islam ögretisinin en güzel ve tam ifadesini yazan bir sûredir.</h3>
<h3 style="text-align: center;"><strong><em>&#8220;De ki: O Allah birdir. Allah Samed&#8217;dir. O dogurmamis ve dogrulmamistir.Ve hiç birsey O&#8217;nun dengi degildir.&#8221;(Ihlas Sûresi)</em></strong></h3>
<h3 style="text-align: center;">********************************</h3>
<h3 style="text-align: center;"><a href="https://sevdalilarmekani.com"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><strong>ES-SAA (KIYAMET)</strong></span></span></a></h3>
<h3 style="text-align: center;">Kafirlerin siki sik öne sürdügü seylerden biri de, eger Allah gerçekten vahiy gönderdiyse bir melek göndermeliydi fikri idi. Buna karsi Kur&#8217;an&#8217;in cevabi suydu:<br />
<strong><em>&#8220;Eger yeryüzünde (insan degil de) tatmin bulmus yürüyen melekler olsaydi, biz de onlara göklerden elçi olarak elbette melek gönderirdik.&#8221;(Isra:95)</em></strong></h3>
<h3 style="text-align: center;">Cebrail&#8217;in zaman zaman yeryüzüne inmesi onu Kur&#8217;anî anlamda elçi yapmiyordu. Elçi olabilmek için, mesaj getirilen insanlar arasinda yeryüzüne yerlesmek gerekliydi. Kur&#8217;an söyle diyordu:<br />
<strong><em>&#8220;Bize kavusmayi ummayanlar dediler ki: &#8216;Bize meleklerin indirilmesi ya da Rabbimizi bir görmemiz gerekmez miydi? &#8216;Andolsun onlar kendi nefislerinde büyüklüge kapildilar ve büyük bir azginlikla bas kaldirdilar. Melekleri görecekleri gün, suçlu günahkârlara bir müjde yoktur. Ve ogün (melekler onlara) derler ki:'(Size sevinçli haber) yasaktir,yasak.&#8217; &#8220;(Furkan:21-22)</em></strong></h3>
<h3 style="text-align: center;">Bu yasaklama, onlarin dünya ile ahiret arasina bir perde çekilmesi için yalvarmalarina, ama kibir içinde yalvarmalarina karsiliktir. Sema ile direkt baglantiya geçildiginde ve dünya yerle bir olup zaman ve mekan anlamsizlastiginda ebedi son gelmis olacaktir. &#8220;Insanlarin, her yana dagilmis &#8216;pervaneler gibi olacaklari gün ve daglarin da etrafa saçilmis&#8217; renkli yünler gibi olacaklari gün&#8221;   ve çocuklarin saçlarini agartan gün.&#8221;, &#8220;Gerçekten Rabb&#8217;inin katinda bir gün, sizin saymakta olduklarinizdan bin yil gibidir.&#8221;</h3>
<h3 style="text-align: center;">Kiyameti beklemek, muhakemeyi beklemektir. Kur&#8217;an, dogruyu yanlistan ayiran bir vahiy kitabidir. Çünkü vahiy ezeli ebedi olanin fani iolanda görünmesidir.ve bu nihai muhakemeye öncülük eder. Bu muhakeme  sonucunda Cennet&#8217;le Cehennem açikça görülür. Iyilik ve kötülügün izleri artik ortaya çikmistir. Peygamberin(sav) dogru yola çagirmasi kendisine karsi koyanlarin sapikligini tespit ettigi gibi, kendisine tabi olanlari da mükemmellik derecesine ulastirir.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Bu konuda birçok ayet indirilmistir:<br />
<strong><em>&#8220;Andolsun, biz bu Kur&#8217;an&#8217;da çesitli açiklamalar yaptik, ögüt alisverisi düsünsünler diye.Oysa bu, onlarin daha da uzklasmalarindan baskasini getirmiyor.&#8221;(Isra:41)</em></strong><br />
<strong><em>&#8220;Biz onlari korkutmayiz.Fakat (bu) onlarda büyük bir azginliktan baska birsey artirmiyor.&#8221;(Isra:60)</em></strong></h3>
<h3 style="text-align: center;">++++++++++++++++++++++++</h3>
<h3 style="text-align: center;"><strong><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="text-decoration: underline;"><a name="uc"></a><a href="https://sevdalilarmekani.com">ÜÇ SORU</a></span></span></strong></h3>
<h3 style="text-align: center;">Kureysliler toplandikleri her seferde, kendilerince en büyük problem telakki ettikleri konu hakkinda mutlaka konusurlardi.Bu defa da Yesrib&#8217;deki Yahudi Alimlerine danismaya karar verdiler.&#8221;Onlara Muhammed&#8217;den bahsedin , onu tarif edin ve söylediklerini iletin ;Çünkü onlar ilk kutsal kitaba inaniyorlar ve mutlaka peygamberler hakkinda bilgileri vardir, bizim se hiçbir bilgimiz yok&#8221; dediler.Yahudi alimleri su cevabi verdi&#8221;Ona bizim söyleyecegimiz 3 soru sorun.Eger bunlara cevap verebilirse, o Allah&#8217;in peygamberidir, fakat cevap veremezse yalanci ve sahtekârdir  .Ona eski günlerde ülkesini terk eden genç adamlari, onlara ne oldugunu ve ilginç hayat hikayelerini sorun. Yeryüzünün ötesine, dogusuna ve batisina ulasan uzak yollarin yolcusundan haber vermesini isteyin.Bir de Ruh&#8217;u, onun ne oldugunu sorun.Eger size bunlari söylerse ona uyun, çünkü o bir peygamberdir.&#8221;</h3>
<h3 style="text-align: center;">Elçiler gelince Kureys liderleri bu 3 soruyu sordu. Peygamber(sav) de &#8220;Yarin size bunlarin cevabini verecegim.&#8221; dedi, fakat &#8220;Insaalah&#8221; demeyi unuttu. Ertesi gün Kureysliler cevap için geldiginde onlari geri gönderdi. O günden itibaren onbes gün boyunca hiçbir vahiy gelmedi.Cebrail de hiç yanina ugramadi. Mekkeliler onunla alay ettiler, o ise bu sözler için bekledigi yardimi alamadigi için üzülüyordu. En sonunda Cebrail, onu teselli eden ve 3 soruya da cevap veren vahyi getirdi. Bu uzun bekleyisin sebebi su ayetlerle açiklaniyordu: &#8220;Hiç bir sey hakkinda &#8216;Ben bunu yarin mutlaka yapacagim.&#8217; deme.Ancak: &#8216;Allah dilerse'(yapacagim de).&#8221;</h3>
<h3 style="text-align: center;">Vahyin bu gecikisi peygamberi üzmesine ragmen mü&#8217;minlere güç kazandirmistir. Her ne kadar kâfirler bu gecikmeden sonuç çikarmayi reddettilerse de, kafalarinda süphe olan birçok Kureys&#8217;li için bu, vahyin Peygamber tarafindan uydurulmadigina, bilakis Allah&#8217;tan geldigine delil idi. Eger Muhammed (sav) daha önceki vahiyleri uydurdu ise, bu alay edilme ve üzüntüye ragmen bu kez vahyi geciktirmesi anlamsiz degil miydi?</h3>
<h3 style="text-align: center;">Inananlar herzaman oldugu gibi vahyin kendisinden güç aliyorlardi. Kureysliler, eski günlerde ülkesini terkeden gençlerin hikayesini sorduklarinda _bu hikâyeyi o zamana kadar Mekke&#8217;de hiç kimse duymamisti_bu hikayenin o anki durumlariyla ilgili oldugunu, inananlarin yüceligini ve inanmayanlarin kötülügünü anlattigini bilmiyorlardi. Efes&#8217;li uyuyanlarin hikayesi söyle anlatilir : Milattan sonra III.yy.in ortalarinda halki putperestlige sapmis olan bir grup genç Allah&#8217;a imani muhafaza ediyorlardi, halk da onlari bu yüzden cezalandiriyordu. Bu eziyetlerden kaçmak için bir magazaya sigindilar ve orada 300 yil kadar uyudular.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Yahudilerin o zamana dek bildiklerinden baska Kur&#8217;an-i Kerim&#8217;deki kissa hiçbir insanin görmedigi ayrintilardan da bahseder.Örnegin, uyuyanlarin uyandiktan sonra yüzyillar boyu uyuduklarini nasil farkettiklerini ve köpeklerin ön ayaklarini kapinin esigine nasil uzatarak yattigini anlatir.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Ikinci soruya gelince, bu büyük yolcu Zü&#8217;l-Karneyn&#8217;dir. Vahiy onun doguya ve batiya yaptigi yolculugu anlatir ve sorulandan fazlasina cevap vererek 3.yolculuktan bahseder. Zü&#8217;l-Karneyn iki dagin arasinda yasayan bir topluluga rastlar ve o topluluk Zü&#8217;l-Karneyn&#8217;e kendilerini Yecüc, Mecüc ve cinlerden koruyacak bir duvar yapmasi için yalvarirlar.Allah da ona cinleri ve kötü ruhlari bir yere toplama gücü verir. O belirli günde, bu kötü ruhlar yeryüzünde büyük karisikliklara sebep olacaklardir. Onlarin ortaya çikisi, Kiyamet saatinden önce olacaktir ve vaktin yaklastigini gösteren isaretlerden biri olacaktir.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Üçüncü soruya cevap olarak Vahiy, insanin aklî kapasitesinin ruhu kavarmaya yetmeyecegini söyler: &#8220;Sana ruhtan sorarlar, de ki:<strong><em>&#8216;Ruh, Rabbimin emrindedir, size ilimden yalnizca az birsey verilmistir.&#8217; &#8220;(Isra:85)</em></strong></h3>
<h3 style="text-align: center;">Yahudiler, Peygamberin(sav) sorulara verdigi cevaplari ilgiyle karsiladilar ve son cümledeki &#8220;ilmden az verilmistir&#8221; ibaresinin yahudileri mi yoksa Araplari mi kasdettigini sordular.Peygamber:&#8221;Her ikisini de&#8221; cevabini verince kendilerinin her türlü konuda bilgi sahibi oldugunu söyleyerek karsi çiktilar.Çünkü onlar ,Kur&#8217;n&#8217;in da tasdik ettigi gibi<strong><em> herseyi ayri ayri açiklayan(En&#8217;am:154)</em></strong> bir kitap olan Tevrat&#8217;i okuyorlardi.Peygamber onlara söyle dedi: &#8220;Sizin bildikleriniz Allah&#8217;in ilmi yaninda çok azdir.Fakat yine de eger uygulasaniz bildikleriniz size yeter.&#8221;Bundan sonra su ayet nazil oldu:&#8221;Eger yeryüzündeki agaçlarin tümü kalem ve deniz de -onun ardina yedi deniz eklenerek -(mürekkep) olsa, yine de Allah&#8217;in kelimeleri yazmakla tükenmez.&#8221;(Lokman:27)</h3>
<h3 style="text-align: center;">Kureys liderleri yahudi alimlerini sözüne uymadilar,Yahudi alimleri de tüm sorulara cevap vermesine ragmen onu kabul etmediler.Fakat bu cevaplar baskalarinin Islâm&#8217;i kabûl etmesine neden oldu.Peygamberin taraftarlari arttikça düsmanlari yasam tarzlarinin tehlikeye girdigini daha çok anliyor ve kabilelerindeki müslümanlara iskenceler yapiyor, onlari dövüyor, aç ve susuz birakiyorlardi.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Iskence yapanlarin en acimasizi Ebû Cehîl&#8217;di Eger yeni dine giren kisinin kendisini koruyacak güçte bir ailesi varsa ona iskence edemiyor fakat hakaret ediyirdu. Zayif kimselere iskence ediyor, diger kabileleri de buna tesvik ediyordu.Kabilesindeki Yasîr,Sümeyye ve ogulleri Ammar&#8217;a (ra) inkence edilmesine ve bunun sonucunda Sümeyye&#8217;nin ölümüne o sebep oldu.Diger kabiledekiler onlar kadar dayanikli olamadilar. Içlerinden gelmese de &#8221; Lat ve Uzza da Allah gibi sizin tanrilariniz degil mi? diye soruldugunda &#8220;Evet&#8221; diyorlardi.Bu insanlar artik Islâm&#8217;i açikça yasayamiyorlar, çogu gizli olarak bile yasayamiyordu. Peygamber(sav),kendisi iskenceden kurtulabildigi halde, diger mü&#8217;minlerin sürekli iskence çektiklerini görünce onlara söyle dedi:&#8221;Eger Habesistan&#8217;a giderseniz, orada hiç kimseye haksizlik adaletsizlik yapmayan bir kral bulacaksiniz.Orada dine simsiki bagli bir yasam vardir.Allah size çektiklerinizden bir kurtulus yolu gösterene dek orada kalan kalin.&#8221;Bunun üzerinebir grup mü&#8217;min Habesistan&#8217;a gitmek üzere yola koyuldu. Bu, Islâm&#8217;daki ilk hicret idi.</h3>
<h3 style="text-align: center;">*******************************</h3>
<h3 style="text-align: center;"><a href="http://www.alexa.com/"><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="color: #ff0000; font-size: small;">MIRAÇ</span></strong></span></a></h3>
<h3 style="text-align: center;">Ebû Talib&#8217;in karisi Fatimâ müslüman olmustu, Ali ve Cafer&#8217;in kizkardesleri olan Ümmü Hani (ra) de Islâm&#8217;a girmisti.Fakat kocasi Hubeyre, Allah&#8217;in birigine kapali idi. Bununla beraber peygamber her geldiginde onu iyi karsilar, namaz vaktiyse evdeki müslümanlar cemaatle namaz kilarlardi. Böyle günlerin birinde Peygamber (sav), namazini kildiktan sonra Ümmü Hani &#8216;nin teklifini kabul ederek geceyi onlarda geçirdi, fakat uyuduktan kisa bir süre sonra kalkarak Mescid-i Haram&#8217;a gitti.Çünkü geceyi orada geçirmeyi severdi. Oradayken uyku bastirdi ve uyudu: &#8221; Cebrail geldi ve beni ayagiyla dürterek uyandirdi. Bundan sonra, beni kolumdan tutup kaldirdi, birlikte Mescid&#8217;in kapisindan çiktik. Orada esekle katir arasi beyaz bir binek vardi. Iki yaninda bacaklarini oynattigi yerde kanatlari vardi ve her adimi gözün görebilecegi uzakliga variyordu.&#8221;</h3>
<h3 style="text-align: center;">Daha sonra Peygamber (sav), Burak adli binege Cebrail&#8217;le nasil bindigini, Cebrail&#8217;in göge yükselirken binegin hizini, yönünü nasil ayarladigini, kuzeye, Yesrib ve Hayber&#8217;in ötesine gidip Kudüs&#8217;e vardiklarini anlatti. Orada bir grup peygamberle &#8211; Ibrahim, Musa, Isa ve digerleri &#8211; karsilastilar. Mescidde namaz kilarken bütün peygamberler onun arkasinda namaz kildilar. Daha sonra önüne iki fiçi kondu. Biri süt, biri sarap doluydu. Peygamber (sav) süt dolu fiçidan aldi ve sarap fiçisina hiç dokunmadi. Cebrail söyle dedi:&#8221; Sen dogru yola yöneltildin, sen de halkini o yöne yönelttin ve sarap sana yasaklandi.&#8221;</h3>
<h3 style="text-align: center;">Daha sonra bu dünyadan semaya yükseltildi. Kudüs topraginin ortasindaki bir tasin üstünden Burak&#8217;a tekrar binerek yedi kat göge yükseldi. Her sema katinda Peygamberlerden biriyle görüstü. Onlari dünyevi olarak degil, semavi olarak görüyordu. Sonra Cennet ve Cehennemi gördü. Cennetteki bahçeleri söyle anlatir: &#8221; Yay büyüklügündeki bir cennet parçasi, günesin dogup battigi tüm alandan daha iyidir. Eger Cennet kadinlarindan biri yeryüzünün insanlarina görünse, gökle yer arasindaki bütün alani isik ve güzel koku doldurur.&#8221; Kendi manevi varligi hakkinda söyle demistir: &#8220;Adem henüz su ile çamur arasi bir seyken ben peygamberdim.&#8221;</h3>
<h3 style="text-align: center;">Göge yükselisinin zirvesi <strong><em>Sidret&#8217;ül Münteha</em></strong> idi.Bir tefsirde sunlar geçer:<strong><em>&#8220;Sidr kökünün kökü Taht&#8217;tadir ve bu agaç peygamber olsun, Cebrail olsun herkesin bilme noktasinin sinirini belirler. Onun ötesi Allah&#8217;tan baska herkese gizlidir.</em></strong>&#8221; Evrenin bu kisminda Cebrail (as) Muhammed (sav) &#8216;e asil sekliyle, yaratildigi gibi göründü. Daha sonra âyette geçtigi gibi: <strong><em>&#8220;Sidre&#8217;yi örten örtmekte iken, göz kayip sasmadi ve (siniri) tasmadi. Andolsun, O, Rabbi&#8217;nin en büyük âyetlerinden olanini gördü..&#8221;</em></strong></h3>
<h3 style="text-align: center;">Sidr Agacinda Peygamber ümmetine elli vakit namaz  farz kilindi. Söyle anlatir:&#8221;Dönüsümde Musa&#8217;nin  &#8211; o size ne iyi bir dosttu! &#8211; yanindan geçerken bana:&#8217;Sana kaç rekat namaz farz oldu? diye sordu.Ben elli vakit oldugunu söyleyince, Hz.Musa: &#8216;Namaz agir bir ibadettir. Rabbine söyle, ve bunu hafifletmesini iste.&#8217;dedi. Bunun üzerin egeri döndüm.Allah on vakit indirdi ve geri gönderdi.Fakat Hz.Musa yine çok buldu ve geri dönmemi söyledi. Her seferinde beni geri gönderiyordu.Sonunda bes vakit namaz farz kilindi. Musa (as) yine ayni seyleri söylüyordu. Ben: &#8216; Rabbime gittim ve utanana dek azaltmasini istedim; artik geri dönemem.&#8217; dedim.Ihlas ile kilinacak her namaz on kati sevap kazandirir.&#8221;</h3>
<h3 style="text-align: center;">Peygamber (sav) ve Cebrail (asv) , Kudüs&#8217;teki otasin yanina indikten sonra geldikleri yoldan, güneyden gelen kervanlari görerek Mekke&#8217;ye döndüler. Kâ&#8217;be&#8217;ye vardiklarinda hâlâ geceydi. Peygamber oradan Yine Ümmü Hani&#8217;nin evine gitti. Sabah olunca namaz kildilar. Sonra Peygamber ona : &#8221; Sizinle aksam namazini kildim. Daha sonra Kudüs&#8217;e gittim ve orada namaz kildim. Simdi de gördügün gibi namazi birilikte kildik.&#8221; dedi.Ümmü Hani ona: &#8220;Bunu baskalarina söyleme, çünkü onlar sana yalanci der ve seninle alay ederler.&#8221; O ise :&#8221;Allah&#8217;a yemin ederim ki söyleyecegim.&#8221; dedi.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Ertesi gün Peygamber bu olayi anlatinca müsrikler inanmadilar. &#8220;Ona deli demek için delil bulduk.&#8221; dediler. Çünkü hepsi Kudüs&#8217;e gidip gelmenin bir ay sürecegini biliyorlardi. Sonra bir grup Hz.Ebu Bekir&#8217;e gittiler. &#8220;Simdi bakalim arkadasin hakkinda ne düsüneceksin? O bize dün Kudüse gidip oarada namaz kildigini söylüyor.&#8221; dediler.Ebu Bekir: &#8220;Eger o söylediyse dogrudur. Bunda sasilacak ne var.&#8221; dedi. Ve onun yanina giderek herkesin içinde onu tasdik etti. Bazi kararsizlar dönmek üzereydiler, Peygamber, Mekke&#8217;ye dönerken yolda gördügü kervanlari anlatiyor, O kervanin kaç gün sonra ve ne sekilde gelebileceklerini söylüyordu. Kervanlar Resulallah&#8217;in tarif ettigi sekilde gelince gerçekler ortaya çikmis oldu.</h3>
<h3 style="text-align: center;">++++++++++++++++++++</h3>
<h3 style="text-align: center;"><strong><span style="color: #ff0000; font-size: small;"><span style="text-decoration: underline;"><a name="goc"></a><a href="http://www.alexa.com/">GÖÇLER</a></span></span></strong></h3>
<h3 style="text-align: center;">Peygamber (sav), Mekke&#8217;deki müslümanlari Yesrib (Medine)&#8217;e hicret etmeye tesvik ediyordu. Ikinci Akabe Biatindan sonra Kureysli müslümanlar yavas yavas hicret etmeye basladilar. Ebu Bekir ve Ali disinda tüm müslümanlar hicret edince, Ebu Bekir (ra), Peygamber (sav)&#8217;den hicret etmek için izin istedi. Peygamber (sav) ona: &#8220;Acele etme, belki Allah sana bir arkadas verir&#8221; dedi. Ebu Bekir (ra), Peygamber (sav)&#8217;i beklemesi gerektigini anladi.</h3>
<h3 style="text-align: center;">Kureysliler müslümanlari, göçten men etmek, için ellerinden geleni yapiyorlardi.Gidecegini haber aldiklari mü&#8217;minleri iskence ile dinden döndürmeye çalisiyorlardi.Bu sekilde Hisam ve Ayyas, yalan söylenerek yollarindan çevrildiler, ve iskence ile Islam&#8217;dan döndüklerini açikladilar. Kisa zaman sonra bunun affedilmeyecek bir suç oldugunu anladilar. Fakat bir süre sonra su ayet nazil oldu:<strong><em>&#8220;De ki:Ey aleyhlerinde olmak üzere ölçüyü tasiran kullari, Allah&#8217;in rahmetinden ümit kesmeyin. Süphesiz Allah bütün günahlari bagislar. Çünkü O, bagislayandir, esirgeyendir. Azab size gelip çatmadan evvel, Rabbinize yönelip- dönün ve ona teslim olun. Sonra size yardim da edilmez.&#8221;(Zümer:53-54)</em></strong></h3>
<h3 style="text-align: center;">Hisam bu ayetleri okudu ve Ayyas&#8217;a gösterdi. Ikisi de Islam&#8217;a girdiler ve kaçmak için bir firsat beklemeye basladilar.</h3>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/hz-muhammed-s-a-v-mekke-donemi.html">HZ MUHAMMED (S.A.V.) MEKKE DÖNEMi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/hz-muhammed-s-a-v-mekke-donemi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
