<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>BELÂLARIN MÂNEVÎ SEBEPLERİ &#8211; İsme Özel Şiir</title>
	<atom:link href="https://sevdalilarmekani.com/etiket/belalarin-manevi-sebepleri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sevdalilarmekani.com</link>
	<description>Taner temel&#039;in şair ruhlu duygularıyla kurumuştur.Duygularını aktarabileceği bir blog sitesidir.</description>
	<lastBuildDate>Sat, 30 Apr 2016 17:07:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>

<image>
	<url>https://sevdalilarmekani.com/wp-content/uploads/2016/07/cropped-icon-150x150.png</url>
	<title>BELÂLARIN MÂNEVÎ SEBEPLERİ &#8211; İsme Özel Şiir</title>
	<link>https://sevdalilarmekani.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>BELÂLARIN MÂNEVÎ SEBEPLERİ</title>
		<link>https://sevdalilarmekani.com/belalarin-manevi-sebepleri.html</link>
					<comments>https://sevdalilarmekani.com/belalarin-manevi-sebepleri.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Apr 2016 16:55:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[BELÂLARIN]]></category>
		<category><![CDATA[BELÂLARIN MÂNEVÎ SEBEPLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[MÂNEVÎ]]></category>
		<category><![CDATA[SEBEPLERİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevdalilarmekani.com/?p=12106</guid>

					<description><![CDATA[<p>BELÂLARIN MÂNEVÎ SEBEPLERİ Prof. Dr. Mahmud Es'ad COŞAN Rh.A Esselâmü aleyküm ve rahmetullàhi ve berekâtühû!.. Cumanız mübarek olsun... Allah nice nice mübarek günlere, gecelere, aylara, yıllara, uzun ömürlere sıhhat afiyetle erdirsin... İki cihanda aziz ve bahtiyar olun. Peygamber SAS Efendimiz'den Sevban RA tarafından rivâyet edilmiş bir hadîs-i şerifle başlamak istiyorum. Üç hadis-i şerif okumak niyetindeyim. &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/belalarin-manevi-sebepleri.html">BELÂLARIN MÂNEVÎ SEBEPLERİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>BELÂLARIN MÂNEVÎ <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/belalarin-manevi-sebepleri">SEBEPLERİ</a></b></p>
<div>
<div class="ecxSection1">
<pre></pre>
<pre>Prof. Dr. <span class="ecxSpellE">Mahmud</span> <span class="ecxSpellE">Es'ad</span> COŞAN <span class="ecxSpellE">Rh</span>.A</pre>
<pre></pre>
<pre><span class="ecxSpellE">Esselâmü</span> <span class="ecxSpellE">aleyküm</span> ve <span class="ecxSpellE">rahmetullàhi</span> ve <span class="ecxSpellE">berekâtühû</span>!..</pre>
<pre></pre>
<pre>Cumanız mübarek olsun... Allah nice <span class="ecxSpellE">nice</span> <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/belalarin-manevi-sebepleri">mübarek</a> günlere, gecelere, aylara,</pre>
<pre>yıllara, uzun ömürlere sıhhat afiyetle erdirsin... İki cihanda aziz ve</pre>
<pre>bahtiyar olun.</pre>
<pre></pre>
<pre>Peygamber SAS <span class="ecxSpellE">Efendimiz'den</span> <span class="ecxSpellE">Sevban</span> RA tarafından rivâyet edilmiş bir hadîs-i</pre>
<pre>şerifle başlamak istiyorum. Üç hadis-i şerif okumak niyetindeyim.</pre>
<pre></pre>
<pre>Üçü de insanın başına gelen olayların mânevî mahiyeti, esrarı, neden</pre>
<pre>olduğuna dâir mânevî sebepleri anlatan hadis-i şerifler olduğu için seçtim</pre>
<pre>bunları...</pre>
<pre></pre>
<pre>Önce birinci hadis-i <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/belalarin-manevi-sebepleri">şerif</a>in metnini okuyayım,</pre>
<pre></pre>
<pre>"<span class="ecxSpellE">Bismillâhir</span>-<span class="ecxSpellE">rahmânir</span>-rahîm" diyerek:</pre>
<pre></pre>
<pre>a. Günahın Cezâsı veya İmtihan</pre>
<pre></pre>
<pre>370/12 (<span class="ecxSpellE">Mâ</span> <span class="ecxSpellE">esâbe</span> <span class="ecxSpellE">abden</span> <span class="ecxSpellE">musîbetün</span> <span class="ecxSpellE">femâ</span> <span class="ecxSpellE">fevkahâ</span> illâ <span class="ecxSpellE">bi</span>-<span class="ecxSpellE">ihdâ</span> <span class="ecxSpellE">hulleteyni</span></pre>
<pre><span class="ecxSpellE">bi</span>-<span class="ecxSpellE">zenbin</span> <span class="ecxSpellE">lem</span> <span class="ecxSpellE">yekünillàhu</span> <span class="ecxSpellE">liyağfira</span> <span class="ecxSpellE">lehû</span> illâ <span class="ecxSpellE">bi</span>-<span class="ecxSpellE">tilkel</span> <span class="ecxSpellE">musîbeh</span>, ev</pre>
<pre><span class="ecxSpellE">bi</span>-<span class="ecxSpellE">derecetin</span> <span class="ecxSpellE">lem</span> <span class="ecxSpellE">yekünillàhu</span> <span class="ecxSpellE">liyebluğahû</span> <span class="ecxSpellE">iyyâhâ</span> illâ <span class="ecxSpellE">bi</span>-<span class="ecxSpellE">tilkel</span>-<span class="ecxSpellE">musîbeh</span>)</pre>
<pre>Sadaka <span class="ecxSpellE">rasûlullàh</span>, fî <span class="ecxSpellE">mâ</span> kàl, ev <span class="ecxSpellE">kemâ</span> kàl.</pre>
<pre></pre>
<pre>Bu hadîs-i şerifte; hani insanların, toplumların başına çeşitli olaylar</pre>
<pre>geliyor, bunlar Allah'ın takdiri, mukadderât... Alın yazısı diyoruz Türkçe</pre>
<pre>olarak. Bunlar <a href="https://sevdalilarmekani.com/tag/belalarin-manevi-sebepleri">Allah</a>'ın yazdığı kader yazısı. Tabii biz hepimiz <span class="ecxSpellE">müslümanlar</span></pre>
<pre>olarak biliyoruz ki, dünya bir imtihan yeridir, Allah bizi imtihan ediyor.</pre>
<pre></pre>
<pre>"Nasıl kulluk edeceğiz, iyi miyiz, kötü müyüz? İyi mi davranacağız, kötü mü</pre>
<pre>davranacağız? Allah'ın rızâsına uygun, güzel, faziletli, erdemli mi hareket</pre>
<pre>edeceğiz; yoksa şaşırıp, sapıtıp, bozulup eğri büğrü mü hareket edeceğiz?"</pre>
<pre>diye Allah imtihan ediyor.</pre>
<pre></pre>
<pre>Bize göre hayat bir imtihan olduğuna göre, başımıza gelen olaylar da bu</pre>
<pre>imtihanın çeşitli soruları olmuş oluyor. Bu soruların karşısında vereceğimiz</pre>
<pre>cevaba göre, bu imtihanın sonucu belli olacak. Yâni <span class="ecxSpellE">geçeceğiz</span> veya</pre>
<pre>kalacağız, başarılı veya başarısız olacağız. Mükâfât alacağız, ödül</pre>
<pre>alacağız, <span class="ecxSpellE">ya</span> da kötülük işleyen insanlar cezâya uğrayacak. Temennî ediyorum</pre>
<pre>ki hiç biriniz cezâya, <span class="ecxSpellE">ikàba</span>, azâba uğramasın...</pre>
<pre></pre>
<pre>Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: (<span class="ecxSpellE">Mâ</span> <span class="ecxSpellE">esâbe</span> <span class="ecxSpellE">abden</span> <span class="ecxSpellE">musîbetün</span> <span class="ecxSpellE">femâ</span> <span class="ecxSpellE">fevkahâ</span>)</pre>
<pre>"İnsanoğluna bir musîbet veya bundan daha fazlası, yâni küçük bir şey veya</pre>
<pre>daha büyük bir şey, tek bir olay <span class="ecxSpellE">ya</span> da bir sürü olaylar isabet etti mi,</pre>
<pre>--başım dertten kurtulmuyor, dediği gibi bazı insanların-- bunun manevî bir</pre>
<pre>sebebi vardır." Neden insanın başına bu olay geldi?.. (İllâ <span class="ecxSpellE">bi</span>-<span class="ecxSpellE">ihdâ</span></pre>
<pre><span class="ecxSpellE">hulleteyn</span>) "İki sebepten olabilir bu olayın insanını başına gelmesi:</pre>
<pre></pre>
<pre>Bir sebep: (<span class="ecxSpellE">Bi</span>-<span class="ecxSpellE">zenbin</span> <span class="ecxSpellE">lem</span> <span class="ecxSpellE">yekünillàhu</span> <span class="ecxSpellE">liyâğfira</span> <span class="ecxSpellE">lehû</span> illâ <span class="ecxSpellE">bi</span>-<span class="ecxSpellE">tilkel</span>-<span class="ecxSpellE">musîbeh</span>)</pre>
<pre>Bir günah işlemiştir o günah sebebiyle başına bu musîbet geliyordur." Ama</pre>
<pre>Allah yine kulunu dünyada musîbete uğratarak, dünyada başına musîbet</pre>
<pre>vererek, işlediği günahın cezâsını dünyada çektirip kurtarıyor. Yâni bu</pre>
<pre>musîbet dolayısıyla, Allah <span class="ecxSpellE">âhirette</span> <span class="ecxSpellE">azab</span> çekmekten, cehenneme düşmekten</pre>
<pre>kurtaracak, işte bu dünyada çektiğiyle kalacak; yüzü çizildi, parmağı</pre>
<pre>incindi, ayağı burkuldu, veyahut daha başka bir sıkıntı... vs.</pre>
<pre></pre>
<pre>İlâhî kanunda iki defa cezâlandırma yok; dünyada cezâlandırırsa <span class="ecxSpellE">âhirette</span></pre>
<pre>cezâlandırmaz. Meselâ,<span class="ecxSpellE">hadd</span>-i şer'î diyoruz, yâni şeriatın verdiği cezâ...</pre>
<pre>Diyelim bir insan bir suç işlemiş, onun karşısında şeriat bir cezâ</pre>
<pre>kaydetmiş, mahkeme yazmış bu cezâyı, cezâya çarpılmış. Hem bu dünyada cezâya</pre>
<pre>çarptırılıp, hem de aynı suçtan dolayı <span class="ecxSpellE">âhirette</span> bir başka cezâya çarpılmak</pre>
<pre>olmadığını, iki defa cezâlandırılmadığını Peygamber Efendimiz bildiriyor.</pre>
<pre></pre>
<pre>Demek ki, insanın başına bu dünyada bir musîbet gelirse bir günahına kefaret</pre>
<pre>olacak. Allah o günahının dünyada iken silinmesini sağlamak için, o musîbeti</pre>
<pre>başına musallat etmiştir de, bu musîbet ondan başına gelmiştir, günahı</pre>
<pre><span class="ecxSpellE">affolacaktır</span>. Tabii kendisi bir günah işlemiştir, ama bu dünyada böyle bir</pre>
<pre>musîbetle <span class="ecxSpellE">affolması</span> bir kaç bakımdan iyi:</pre>
<pre></pre>
<pre>1. <span class="ecxSpellE">Âhiretteki</span> cezâlar, cehennem azabı, <span class="ecxSpellE">ikàbı</span> çok fazla olduğundan dünya</pre>
<pre>böyle gelip geçici bir şey, o iyi.</pre>
<pre></pre>
<pre>2. İnsan dünyada bir musîbete uğrayınca aklını başına toplar. "<span class="ecxSpellE">Haa</span>, ben</pre>
<pre>Allah'ın rızâsına aykırı bir iş yaptım, Allah başıma bir musîbet verdi.</pre>
<pre></pre>
<pre>Tövbe <span class="ecxSpellE">yâ</span> Rabbî, ben bir daha bu suçu artık işlemem!" diye, bir de</pre>
<pre>akıllanmasına sebep olur.</pre>
<pre></pre>
<pre>Onun için bazı alimler, böyle dünyada insanın başına gelen belâlara,</pre>
<pre>musîbetlere şefkat tokadı diyorlar. Yâni terbiye <span class="ecxSpellE">tokatı</span>... Allah terbiye</pre>
<pre>etmek için bir tokat vuruyor da, sonunda o suçu bir daha işlemeyecek, hayatı</pre>
<pre>boyunca rahat edecek. Çocukları bazen böyle terbiye ederler <span class="ecxSpellE">ya</span>, onun gibi...</pre>
<pre></pre>
<pre>Demek ki, insanın başına gelen musîbetin bir sebebi, bir günah işlemiştir de</pre>
<pre>Allah o günahı ancak böyle bir musîbet vererek sildiriyor. Kefaret oluyor,</pre>
<pre>ondan dolayıdır.</pre>
<pre></pre>
<pre>Tabi buradan çıkacak olan, bizim alacağımız ders şudur:</pre>
<pre></pre>
<pre>Günah işlemeyelim! İnsan bir günah işlerse bu dünyada bir musîbete uğrar,</pre>
<pre><span class="ecxSpellE">âhirette</span> de azaba uğrayabilir. Onun için günaha bulaşmamaya dikkat edelim!..</pre>
<pre>Hani, mayın tarlasına girip de mayına basmamak gibi, yolu dikkatli yürümek</pre>
<pre>lâzım! Doğru yoldan yürümek lâzım, tehlikeli yollara, yanlış yollara</pre>
<pre>sapmamak lâzım ki; Allah o işlediği günahtan dolayı bir cezâ, bir musîbet,</pre>
<pre>bir belâ vermesin; huzur içinde, asûde yaşasın, mutlu, bahtiyar olsun;</pre>
<pre>kendisi de mutlu olsun, çevresi de mutlu olsun.</pre>
<pre></pre>
<pre>Demek ki günah işlememeliyiz. Müslüman günah işledi mi cezâyı yer, ilahî bir</pre>
<pre>tokat ensesine veya suratına patlatılır. Ondan sonra "<span class="ecxSpellE">Haa</span>, ben bir</pre>
<pre>edepsizlik ettim, hata işledim, bundan sonra işlemeyeyim." der.</pre>
<pre></pre>
<pre>O da iyi... Demek ki, bir daha o günaha düşmeyecek, <span class="ecxSpellE">tevbe</span> etmesine sebep</pre>
<pre>olacak, bir de <span class="ecxSpellE">âhirette</span> çekmeyecek. O bakımdan bir bakıma iyi.</pre>
<pre>Peki başka neden gelir insanını başına bir musîbet, bir belâ, bir sıkıntı?..</pre>
<pre>Onu da söylüyor Peygamber SAS Efendimiz:</pre>
<pre></pre>
<pre>(Ev <span class="ecxSpellE">biderecetin</span> <span class="ecxSpellE">lem</span> <span class="ecxSpellE">yekünillàhu</span> <span class="ecxSpellE">liyebluğahû</span> <span class="ecxSpellE">iyyâhâ</span> illâ <span class="ecxSpellE">bitilkel</span>-<span class="ecxSpellE">musîbeh</span>)</pre>
<pre>"Yahut da o sevgili kulunu bir manevî makam verilecektir, yüksek bir</pre>
<pre>dereceye çıkaracaktır. Ancak böyle bir imtihandan <span class="ecxSpellE">geçip</span> sabrettiği takdirde,</pre>
<pre>o musîbetin karşısında tavrının güzelliği dolayısıyla, o dereceye çıkması</pre>
<pre>durumu vardır da, ondan o musîbeti göndermiştir."</pre>
<pre></pre>
<pre>İşte <span class="ecxSpellE">enbiyâullahın</span>, yâni Allah'ın peygamberlerinin ve <span class="ecxSpellE">evliyâullahın</span>, yâni</pre>
<pre>Allah'ın sevgili mübarek kullarının başına gelen dünyevî sıkıntılar</pre>
<pre>bundandır. Yâni Allah onları seviyor, Allah'ın sevgili kulu, mübarek kulu,</pre>
<pre>kıymet verdiği kullar... Peygamberi görevlendirmiş, insanlara göndermiş,</pre>
<pre>sevmiş, vazifelendirmiş; elbette iyi insanlar, amma başına musîbetler</pre>
<pre>geliyor <span class="ecxSpellE">geliyor</span>, derece yükseliyor. Yâni zorlu imtihanlardan <span class="ecxSpellE">geçiyor</span>, çok</pre>
<pre>yüksek puanlar kazanıyor, kulların birincisi oluyor.</pre>
<pre></pre>
<pre>Hani üniversite imtihanına <span class="ecxSpellE">yüzbinlerce</span> gencimiz giriyor, birincileri ilan</pre>
<pre>ediyorlar, herkes gıpta ediyor onlara, "Ne kadar üstün başarı sağladılar."</pre>
<pre>diye... Ama o başarı kolay kazanılmaz. Uykusuz geceler geçirerek, uzun</pre>
<pre>çalışmalar yaparak, başka insanların yapmadığı işleri yaparak, gayretleri</pre>
<pre><span class="ecxSpellE">sarfederek</span>, zahmetleri çekerek kazanılıyor. Demek ki <span class="ecxSpellE">evliyâullahın</span>, Allah'ın</pre>
<pre>sevgili kullarının, peygamberlerin derece kazanması da, o musîbetlerin</pre>
<pre>karşısındaki tavırlarından dolayıdır.</pre>
<pre></pre>
<pre>Bundan, Peygamber <span class="ecxSpellE">Efendimiz'in</span> verdiği bu güzel bilgiden dolayı çıkacak ders</pre>
<pre>ne olabilir: İnsanın başına bir musîbet gelirse <span class="ecxSpellE">ya</span> bir günahındandır,</pre>
<pre>kendisinin kusurudur, ama o günahın cezâsı bitiyor işte <span class="ecxSpellE">burda</span>; günahım var</pre>
<pre>mı diye düşünsün, bir daha o günahı işlemesin. <span class="ecxSpellE">Ya</span> da bir suçu, bildiği bir</pre>
<pre>hatası olmadığı halde o musîbet geliyor; demek ki, Allah imtihan ediyor. O</pre>
<pre>zaman, imtihanın cevabını en güzel şekilde vermek için güzel davranmalı,</pre>
<pre>sabretmeli, <span class="ecxSpellE">sabr</span>-ı cemîl göstermeli, isyân etmemeli, feverân etmemeli,</pre>
<pre>kızmamalı, bağırmamalı, ortalığı yakıp yıkmamalı, kasıp kavurmamalı!..</pre>
<pre></pre>
<pre>"<span class="ecxSpellE">Haa</span> bak, bu kulum imtihan ettim ama ne kadar güzel davrandı." diye, Allah o</pre>
<pre>zaman onun derecesini yükselttiği için, biz de böyle musîbetler karşısında</pre>
<pre>serinkanlılığımızı korumalıyız, sakin olmalıyız, dikkatli olmalıyız;</pre>
<pre>imtihanı kazanmağa çalışmalıyız, kaybetmemeğe dikkat etmeliyiz.</pre>
<pre></pre>
<pre>Tabii avâmın, yâni <span class="ecxSpellE">İslâmî</span> bilgileri çok olmayan insanların veya çocukların,</pre>
<pre>ilk başta tecrübesi az, toy insanların düşündüğü nedir:</pre>
<pre>"--Allah bir insanı seviyorsa hiç başına musîbet gelmez. O artık çok rahat</pre>
<pre>bir şekilde yaşar."</pre>
<pre></pre>
<pre>Hayır, öyle değil... Allah'ın en sevgili kulu Peygamberimiz, öteki</pre>
<pre>peygamberler de sevdiği kullar, ama hepsi çok sıkıntılar çekmişler.</pre>
<pre></pre>
<pre>Hazret-i İsâ <span class="ecxSpellE">AS'ı</span> düşünelim, hayatını, ne kadar sıkıntılar çektiğini</pre>
<pre>düşünelim. Peygamberlerin hayatını okumalıyız. İlk önce hayatlarını</pre>
<pre>öğrenmemiz gereken insanlar peygamberler...</pre>
<pre></pre>
<pre>Mûsâ <span class="ecxSpellE">AS'ı</span> düşünün, kendinizi o devre götürün, o olayların içine sokun, o</pre>
<pre>olayların karşısında o mübarek peygamberlerin nasıl davrandığına bakın!..</pre>
<pre>Onların büyüklüğünü o zaman daha iyi anlarsınız. Yâni bana tapınacaksınız</pre>
<pre>diyen bir Firavun, kendisini tanrı, put yerine koyan Firavun; ordusu var,</pre>
<pre>gücü var, kuvveti var... Karşı gelenlerin kollarını bacaklarını kesiyor,</pre>
<pre>hurma dallarına asıyor <span class="ecxSpellE">filanÉ</span> Böyle bir insanın karşısına görevli olarak</pre>
<pre>gidip de, Allah'ın emirlerini söylemek, yâni:</pre>
<pre></pre>
<pre>"--Sen put değilsin, <span class="ecxSpellE">mâbud</span> değilsin, tapınılacak tarafın yok, benim gibi</pre>
<pre>basit bir insansın, böyle yapman doğru değil! İnsanları kandırma, insanları</pre>
<pre>kendine taptırma, beşere tapılmaz, <span class="ecxSpellE">yaradana</span> ibadet edilir, senin bu yaptığın</pre>
<pre>doğru değildir." demek kolay değil.</pre>
<pre></pre>
<pre>Mûsâ AS kolay olmayan işi yaptı ve ne kadar sıkıntılara uğradı, ne kadar</pre>
<pre>imtihanlar geçirdi, ölüm tehlikeleri geçirdi. Firavun'un ordusu arkasından</pre>
<pre>kovaladı.</pre>
<pre></pre>
<pre>Daha gerilere, tarihin derinliklerine doğru gidersek, Nuh AS, İbrâhim AS,</pre>
<pre>diğer peygamberler... Onların hayatlarını düşünürsek, onlar da öyle, yâni</pre>
<pre>çok sıkıntılara uğramışlar.</pre>
<pre></pre>
<pre>Demek ki esas itibariyle dünya hayatı yâni şu içinde yaşadığımız hayat,</pre>
<pre>hepimizin buradaki hayatı karışık bir hayattır. İçinde musîbetler de vardır,</pre>
<pre>ferahlıklar da vardır; üzüntüler de vardır, sevinçler de vardır;</pre>
<pre>yorgunluklar da vardır, eğlenmeler, dinlenmeler de vardır.</pre>
<pre></pre>
<pre>Bunların hepsi imtihandır. Hayatın böyle olduğunu görüyoruz.</pre>
<pre></pre>
<pre>İsterseniz belgesel dizilere bakın, orda ormanlardaki hayatı görün!</pre>
<pre></pre>
<pre>Hayvanların birbirleriyle hayat müdafaalarını savunmalarını ve</pre>
<pre>mücadelelerini görün. Hayatın yapısı bu; yâni yaşamak için mücadele etmek</pre>
<pre>gerekiyor, bu mücadelede sıkıntılar oluyor, ama çalıştığın zaman elde edilen</pre>
<pre>bir takım rahatlıklar ve başarılar da oluyor. Her canlı için bu böyle, hayat</pre>
<pre>böyle.</pre>
<pre></pre>
<pre>Bu dünyada iyilikler ve kötülükler, yorgunluklarla dinlenmeler, sevinçlerle</pre>
<pre>hüzünler bir arada oluyor. <span class="ecxSpellE">Âhirette</span> cennette ebedî saadet olacak, cehennemde</pre>
<pre>de ebedî <span class="ecxSpellE">azab</span> olacak. <span class="ecxSpellE">Âhirette</span> bu ikisi birbirinden ayrılacak, cennette elem</pre>
<pre>keder olmayacak.</pre>
<pre></pre>
<pre>(Lâ <span class="ecxSpellE">yeravne</span> <span class="ecxSpellE">fîhâ</span> şemsen <span class="ecxSpellE">velâ</span> <span class="ecxSpellE">zemherîrâ</span>.) "Hattâ aşırı güneş ve aşırı soğuk</pre>
<pre>da olmayacak." Her şey tam karar, tam gönlünce olacak, mübarek insanların</pre>
<pre>istediği gibi... Allah memnun etmek <span class="ecxSpellE">murad</span> ettiği için, insanlara en güzel</pre>
<pre>şeyleri ihsân edecek. İnsanlara her şey güzel olacak. Cehennemde de her şey</pre>
<pre><span class="ecxSpellE">azab</span>, her şey <span class="ecxSpellE">ikàb</span> olacak. Allah cümlemizi Allah'ın rahmetine, rızâsına nâil</pre>
<pre>olanlardan, erenlerden eylesin... Azabına uğrayanlardan eylemesin...</pre>
<pre></pre>
<pre>Demek ki bu hadis-i şerif bizi kuvvetlendiriyor, mâneviyâtımızı</pre>
<pre>kuvvetlendiriyor. Yâni başımıza bir musîbet geldiği zaman, kendimizi kapıp</pre>
<pre>koyuvermemeliyiz, sağlam durmalıyız. İmtihanı kazanmak gerektiğini</pre>
<pre>düşünmeliyiz. Bu musîbet bizim kusurumuzdan olabilir; kusurlarımızı düşünüp,</pre>
<pre>o kusurlara bir daha düşmemeye çalışmalıyız. <span class="ecxSpellE">Ya</span> da Allah bize bir derece</pre>
<pre>vermek için bu zorlu imtihana sokmuştur; arkasından üstün bir başarı ödülü</pre>
<pre>gelecektir, yaldızlı diploma gelecektir. Tabii başarıyı da kaçırmamak için,</pre>
<pre>elde etmek için de dikkat etmemiz gerektiğini anlıyoruz.</pre>
<pre></pre>
<pre>Muhterem kardeşlerim! Böylece bu hadîs-i şerifi not alın, riâyet eyleyin!</pre>
<pre>Hayatın zorluklarından yılmayın, hayatın imtihan olduğunu unutmayın, güzel</pre>
<pre>şeyler yapmağa çalışın, kötü şeyler yapmamağa çalışın!..</pre>
<pre></pre>
<pre>Kötü şeylere ne diyoruz?.. Günah diyoruz. Allah her şeyin iyisini, kötüsünü</pre>
<pre>en iyi bildiği için, kötü şeyleri yapmamayı bize emretmiş ve bunlar dinde</pre>
<pre>günah diye isimlendirmiş. Diyelim ki, içki... Beni dinleyenlerden birileri</pre>
<pre>diyebilir ki:</pre>
<pre>--Bazıları içkiye para da veriyor, zevk duyuyor, keyif duyuyor, ondan</pre>
<pre>içiyor.</pre>
<pre></pre>
<pre>Ama içkinin o zevkinin arkasında sıhhati bozan, toplumu bozan, aileyi yıkan,</pre>
<pre>trafik kazasına sebep olan, kavgalara, cinayetlere sebep olan tarafları</pre>
<pre>olduğunu da biliyoruz. <span class="ecxSpellE">Kur'an</span>-ı Kerim'de de zaten, "Faydası da var ama,</pre>
<pre>zararı daha büyük!" diye <span class="ecxSpellE">buyruluyor</span>. Demek ki, içkinin içilmemesi lâzım!..</pre>
<pre></pre>
<pre>Geçen gün, "İki kardeş içki içiyorken, birisi ötekisine kızmış, bıçaklamış</pre>
<pre>öldürmüş." diye gazeteler yazdı.</pre>
<pre></pre>
<pre>Aziz ve sevgili kardeşlerim! Onun için günahları işlememeye dikkat edeceğiz.</pre>
<pre>Duvarda bir uzun liste olacak, "Bunlar günahtır, bunları yapmamak lâzım!"</pre>
<pre>diye, bunu çoluk çocuk bilecek. Bir de kötü şeyler, günahlar yazıldığı gibi,</pre>
<pre>iyi şeyler de yazılacak. "Bunlar sevaplı şeyler, bunları da yapmağa gayret</pre>
<pre>etmeli!" diye bunlar da öğrenilecek.</pre>
<pre>b. Zekâtın Verilmeyişi</pre>
<pre></pre>
<pre>Gelelim ikinci bir hadîs-i şerife; yine sohbetin bütünlüğüne uygun olacak,</pre>
<pre>bu konuda... Peygamber SAS Hazretleri, <span class="ecxSpellE">Ubade</span> <span class="ecxSpellE">RA'ın</span> rivâyet ettiğine göre,</pre>
<pre><span class="ecxSpellE">Taberânî'nin</span> ve <span class="ecxSpellE">İbn</span>-i <span class="ecxSpellE">Asâkir'in</span> rivâyet ettiğine göre, buyurmuş ki:</pre>
<pre></pre>
<pre>374/2 (<span class="ecxSpellE">Mâ</span> telefe <span class="ecxSpellE">mâlün</span> fî berrin <span class="ecxSpellE">velâ</span> bahrin illâ <span class="ecxSpellE">bi</span>-men'iz-<span class="ecxSpellE">zekâh</span>, <span class="ecxSpellE">feharrizû</span></pre>
<pre><span class="ecxSpellE">emvâliküm</span> biz-<span class="ecxSpellE">zekâti</span> ve <span class="ecxSpellE">dâvû</span> <span class="ecxSpellE">merdàküm</span> <span class="ecxSpellE">bis</span>-sadakati <span class="ecxSpellE">vedfe</span> <span class="ecxSpellE">anküm</span></pre>
<pre><span class="ecxSpellE">tavârikal</span>-<span class="ecxSpellE">belâi</span> <span class="ecxSpellE">bid</span>-<span class="ecxSpellE">duâi</span> <span class="ecxSpellE">feinned</span>-<span class="ecxSpellE">duâi</span> <span class="ecxSpellE">yenfeu</span> <span class="ecxSpellE">mimmâ</span> <span class="ecxSpellE">nezele</span> ve <span class="ecxSpellE">mimmâ</span> <span class="ecxSpellE">lem</span></pre>
<pre><span class="ecxSpellE">yenzil</span>, <span class="ecxSpellE">mimmâ</span> <span class="ecxSpellE">nezele</span> <span class="ecxSpellE">yekşifühû</span> <span class="ecxSpellE">vemâ</span> <span class="ecxSpellE">lem</span> <span class="ecxSpellE">yenzil</span> <span class="ecxSpellE">yahbisühû</span>) Sadaka <span class="ecxSpellE">rasûlüllàh</span>,</pre>
<pre>fî <span class="ecxSpellE">mâ</span> kàl ev <span class="ecxSpellE">kemâ</span> kàl.</pre>
<pre></pre>
<pre>Deminki hadis-i şerifte Allah'ın bazen insanlara bir günahtan dolayı musîbet</pre>
<pre>verdiğini söylemiştik. Bu hadîs-i şerifte de Peygamber Efendimiz SAS</pre>
<pre>buyuruyor ki:</pre>
<pre></pre>
<pre>(<span class="ecxSpellE">Mâ</span> telefe <span class="ecxSpellE">mâlün</span> fî berrin <span class="ecxSpellE">velâ</span> bahrin illâ <span class="ecxSpellE">bi</span>-men'iz-<span class="ecxSpellE">zekâh</span>)</pre>
<pre></pre>
<pre>"<span class="ecxSpellE">Müslümanın</span> karada, denizde malı telef olmuşsa, bir mal ancak zekât</pre>
<pre>verilmediğinden telef olur. Helâl mal telef olmaz. Denizde veya karada bir</pre>
<pre>mal telef olmuşsa, ancak sahibi zekâtı vermediğinden, cezâ olarak, <span class="ecxSpellE">ikàb</span></pre>
<pre>olarak telef olmuştur." diyor Peygamber Efendimiz SAS.</pre>
<pre></pre>
<pre>Demek ki hani bazı musîbetlerin insana günahtan geldiğini söylemiştik.</pre>
<pre>Günahlar iki çeşittir:</pre>
<pre></pre>
<pre>1. Kötü şeyleri yapmak o günahtır. Meselâ hırsızlık yapmak günahtır; çünkü</pre>
<pre>birisinin malını alıyorsun... Adam yaralamak, öldürmek günahtır; çünkü</pre>
<pre>birisinin malını, canını zedeliyorsun veya hayatını yok ediyorsun.</pre>
<pre></pre>
<pre>2. İyi şeyleri yapmamak da günahtır. Allah emretmiş, iyi şeyleri yapmıyor</pre>
<pre>bir <span class="ecxSpellE">müslüman</span>; o da günahtır.</pre>
<pre></pre>
<pre>--Ben hiç kötü bir iş yapmıyorum.</pre>
<pre></pre>
<pre>Hiç kötü iş yapmıyorsun ama, iyi şeyleri de yapmayınca, o da günah oluyor.</pre>
<pre>Bu hadis-i şeriften onu anlıyoruz.</pre>
<pre></pre>
<pre>O halde <span class="ecxSpellE">müslüman</span> vazifesini bilecek, farzları yerine getirecek.</pre>
<pre>Zekâtını da verecek. (<span class="ecxSpellE">Fe</span> <span class="ecxSpellE">harrizû</span> <span class="ecxSpellE">emvâliküm</span> biz-<span class="ecxSpellE">zekâh</span>)</pre>
<pre>"Zekâtınızı vererek mallarınızı koruyun! Mallarınıza telef gelmemesini</pre>
<pre>istiyorsanız, zekât vazifenizi yapın!"</pre>
<pre>Mallarınız temiz olsun, fukaranın hakkı içinde kalıp da kirlenmesin.</pre>
<pre>Haklı, <span class="ecxSpellE">gasblı</span> bir mal olmasın.</pre>
<pre></pre>
<pre>Demek ki, <span class="ecxSpellE">müslüman</span> günahları yapmayacak, bir de ibadetleri yapacak.</pre>
<pre>İbadetler nelerdir?..</pre>
<pre>En başta zikredilen ibadetlerden birisi namazdır, namazları kılacak.</pre>
<pre></pre>
<pre>--Müslüman mısın?</pre>
<pre>--<span class="ecxSpellE">Elhamdü</span> <span class="ecxSpellE">lillâh</span> <span class="ecxSpellE">müslümanım</span>.</pre>
<pre>--O halde namaz kılıyor musun?</pre>
<pre>--İşte hocam kusura bakma...</pre>
<pre></pre>
<pre>Ben kusura bakmışım ne olacak, bakmamışım ne olacak?</pre>
<pre>Allah emrettiği için yapman lâzım. Yapmayınca suç oluyor, günah oluyor.</pre>
<pre></pre>
<pre>Namazını kılacaksın. Bu cuma <span class="ecxSpellE">abdest</span> alacaksın, gusül <span class="ecxSpellE">abdesti</span> alacaksın,</pre>
<pre>bundan sonra namazını kılmağa, eksiksiz devam edeceksin.</pre>
<pre></pre>
<pre>Ömründe hiç namazı bırakmayan insanlar var, onları düşüneceksin.</pre>
<pre></pre>
<pre>"Ben ne kadar tembelim, niye onlar gibi yapmamışım?" diyeceksin ve bundan</pre>
<pre>sonra namazını kılacaksın.</pre>
<pre></pre>
<pre>Başka?.. Zekâtını vereceksin. İslâm mükemmel bir din. İslâm'da şahsî</pre>
<pre>ibadetler olduğu gibi, kişinin şahsında kalmıyor <span class="ecxSpellE">İslâmî</span> ibadetler, başkasına</pre>
<pre>da iyilik yapmaya yönelik ibadetler var...</pre>
<pre>Zekât da veriyorsun, mâlî bir ibadet; malını çıkartıyorsun, fukaranın</pre>
<pre>hizmetine saçıyorsun, veriyorsun. Fakirlere, yoksullara, yetimlere,</pre>
<pre>yolculara, yolda kalmışlara, <span class="ecxSpellE">mücahidlere</span> vs. veriyorsun. Zekâtın verilmesi</pre>
<pre>de önemli...</pre>
<pre></pre>
<pre>--Efendim vermiyorum, atlattım, şu kadar zekât kasadan çıkmadı, cebimde</pre>
<pre>kaldı.</pre>
<pre></pre>
<pre>--O zaman malına bir yerde bir telef gelir. Araban çarpar, gemin batar,</pre>
<pre>yangın çıkar, bir şey olur, mal telef olur.</pre>
<pre></pre>
<pre>--Neden?..</pre>
<pre></pre>
<pre>--Zekâtı vermedin de ondan. Malının korunmasını istiyorsan, malının zekâtını</pre>
<pre>vereceksin.</pre>
<pre></pre>
<pre>Başka hangi ibadetler var? Herkes biliyor. Hac var, umre var, <span class="ecxSpellE">cihad</span> etmesi</pre>
<pre>lâzım -- <span class="ecxSpellE">cihad</span> da bir ibadet tabi, insanın malıyla, canıyla.</pre>
<pre></pre>
<pre>--Âlimlerimiz kitap yazmışlar, "<span class="ecxSpellE">otuziki</span> farz" demişler, "elli dört farz"</pre>
<pre>demişler, ilmihal kitaplarında bu ibadetler bildiriliyor. Onarı yapmak</pre>
<pre>lâzım.</pre>
<pre></pre>
<pre>Efendimiz, "Mallarınızı zekât vererek koruyun!“</pre>
<pre>Telef olmamasını istiyorsanız, zekâtınızı verin de böylece malınız korunmuş</pre>
<pre>olsun. Başka türlü, bekçi koyarsın bekçi çalar, tedbir alırsın yangın çıkar,</pre>
<pre>bir şey olur. Daha aklımıza gelen gelmeyen, gazetelerde okuduğumuz</pre>
<pre>şekillerde bir telefât olmamasını istiyorsan, zekatını ver!" diyerek</pre>
<pre>başlamışken, devam buyuruyor:</pre>
<pre></pre>
<pre>(Ve <span class="ecxSpellE">dâvû</span> <span class="ecxSpellE">merdàküm</span> <span class="ecxSpellE">bis</span>-sadakati)</pre>
<pre>"Hastalarınızı, onlar nâmına fukaraya sadaka verip öyle tedâvi edin!"</pre>
<pre></pre>
<pre><span class="ecxSpellE">Burda</span> yine mânevî bir hakikatle karşılaşıyoruz.</pre>
<pre>Bir kula hastalığı veren Allah, şifayı veren de Allah, ilaca şifayı koyan da</pre>
<pre>Allah, şifayı nâsip eden de Allah...</pre>
<pre></pre>
<pre>Bazen ilaç da olsa, ameliyat da olsa, doktor da olsa, <span class="ecxSpellE">hastahane</span> de olsa,</pre>
<pre>hasta iyileşmeyebiliyor.</pre>
<pre></pre>
<pre>Demek ki, Allah'ın rızâsını kazanması lâzım <span class="ecxSpellE">müslümanın</span>...</pre>
<pre></pre>
<pre>Hasta olmuş, hasta nâmına gider fukaraya paraları verir, sadakaları verir.</pre>
<pre></pre>
<pre>Onlar da "Allah senden râzı olsun! Tam aç kalmıştım, açık kalmıştım, bu para</pre>
<pre>imdadıma yetişti, çok makbule geçti." diye can ü gönülden dua eder, öbür</pre>
<pre>taraftan da Allah râzı olduğu için şifasını verir, hastan iyi olur.</pre>
<pre></pre>
<pre>Onun için hastalarınızı sadaka vererek tedavi edin diye de devam ediyor.</pre>
<pre>Bir şey daha ilâve ediyor:</pre>
<pre>c. Belâya Karşı Dua</pre>
<pre></pre>
<pre>(<span class="ecxSpellE">Vedfe</span> <span class="ecxSpellE">anküm</span> <span class="ecxSpellE">tavârikal</span>-<span class="ecxSpellE">belâi</span> <span class="ecxSpellE">bid</span>-duâ)</pre>
<pre></pre>
<pre>"Başınıza gelip çatan belâları da dua ile def edin, kaldırın!"</pre>
<pre></pre>
<pre>--İnsanın başına bir belâ gelmiş, dayanmış, şimdi bunu dua edip nasıl</pre>
<pre>kaldıracağız?</pre>
<pre></pre>
<pre>Sen kaldırmayacaksın.</pre>
<pre>Sen dua edeceksin âlemlerin rabbi Allah-u <span class="ecxSpellE">Teálâ</span> Hazretleri duanı kabul</pre>
<pre>ederse, belâ kalkar. Buyuruyor ki Peygamber SAS Efendimiz:</pre>
<pre></pre>
<pre>(<span class="ecxSpellE">Fe</span> <span class="ecxSpellE">inned</span>-<span class="ecxSpellE">duâi</span> <span class="ecxSpellE">yenfeu</span> <span class="ecxSpellE">mimmâ</span> <span class="ecxSpellE">nezele</span> ve <span class="ecxSpellE">mimmâ</span> <span class="ecxSpellE">lem</span> <span class="ecxSpellE">yenzil</span>)</pre>
<pre></pre>
<pre>"Çünkü dua faydalıdır faydasız sanmayın, kesin faydası vardır, dua gelmiş</pre>
<pre>belâya da faydalı olur, gelmemiş belâya da faydalı olur. (<span class="ecxSpellE">Mimmâ</span> <span class="ecxSpellE">nezele</span></pre>
<pre><span class="ecxSpellE">yekşifuhû</span>) İnsanın üzerinden gelmiş belâyı kaldırır. (Ve <span class="ecxSpellE">mâ</span> <span class="ecxSpellE">lem</span> <span class="ecxSpellE">yenzil</span></pre>
<pre><span class="ecxSpellE">yahbisuhû</span>) Gelmemiş olan belâyı da durdurur."</pre>
<pre></pre>
<pre>Gelecek ama, Allah durdurur. Olacakken olmadı, gelecekken gelmedi, durdu.</pre>
<pre>Duayı kabul ederse belâyı durdurur. Gelecek belâyı durdurur, gelmiş belâyı</pre>
<pre>kaldırır.</pre>
<pre></pre>
<pre>Demek ki, dua da edeceğiz.</pre>
<pre></pre>
<pre>Aziz ve muhterem kardeşlerim, zaman <span class="ecxSpellE">zaman</span> sohbetlerimde söylemişimdir.</pre>
<pre>Siz de benim ağzımdan duymuşsunuzdur. Başka âlimlerden duymuşsunuzdur,</pre>
<pre>kitaplarda okumuşsunuzdur: Dua önemlidir. Dua bir ibadettir. Namaz bir</pre>
<pre>ibadet olduğu gibi, <span class="ecxSpellE">Kur'an</span> okumak, hatim indirmek ibadet olduğu gibi, zikir</pre>
<pre>etmek, <span class="ecxSpellE">tesbih</span> çekmek ibadet olduğu gibi, dua etmek de ibadettir.</pre>
<pre></pre>
<pre>--Şimdi ben bir yerde oturacağım, "<span class="ecxSpellE">Yâ</span> Rabbî bana şunu ver, şunu ver, şunu</pre>
<pre>ver!.." diye sıralayacağım ibadet mi bu?..</pre>
<pre></pre>
<pre>Evet, ibadet! Çünkü, Allah'ın varlığını biliyorsun, elini ona kaldırıyorsun,</pre>
<pre><span class="ecxSpellE">Allah'dan</span> istiyorsun. Allah kendisine dua edilmesini sever.</pre>
<pre></pre>
<pre>Ne kadar dua edilirse sever. Dua etmeyen kula, "Müstağni davranıyor, burnu</pre>
<pre>büyük, yönünü bana dönmüyor, elini bana kaldırmıyor, benim varlığımı</pre>
<pre>bilmiyor, benim dergâhıma yönelmiyor." diye kızar.</pre>
<pre></pre>
<pre>Onun için dua edeceğiz. Hayatta başımıza çeşitli haklı haksız belâlar</pre>
<pre>gelebilir. O belâların def'i için dua edeceğiz. El açacağız.</pre>
<pre></pre>
<pre>Duanın makbul zamanları var, makbul mekânları var.</pre>
<pre>Meselâ Kâbe'de dua, Peygamber <span class="ecxSpellE">Efendimiz'in</span> mescidinde dua, Arafat'ta dua;</pre>
<pre>bunlar makbul yerler. Seher vaktinde dua, namazla ikàmet arasında dua, <span class="ecxSpellE">harb</span></pre>
<pre>ederken, savaş başlarken, o esnada yapılan dua, yağmur yağarken dua</pre>
<pre><span class="ecxSpellE">makbuldur</span>. Bunlar da duanın makbul zamanları...</pre>
<pre></pre>
<pre>Dua ile ilgili bilginizi arttırın ve duayı can ü gönülden yapın! Başınıza</pre>
<pre>gelmiş özel belâları veyahut toplumsal belaları Allah kaldırsın diye dua</pre>
<pre>edersiniz. Allah duaları kabul eder. Bazen böyle anlı, şanlı, rütbeli,</pre>
<pre>itibarlı insanın değil de bir gariban yoksulun duasını kabul eder. Bir</pre>
<pre>çocuğun duasını kabul eder.</pre>
<pre></pre>
<pre>Onun için, --hoşuma gider benim-- yağmur yağmadığı zaman yağmur duasına</pre>
<pre>çocukları da götürürler. Eskiden beri adet böyle. Çocuk ne? Masum, yâni daha</pre>
<pre>henüz mükellef değil, tatlı gül yanaklı bir çocuk... O da dua edince,</pre>
<pre>Allah'ın rahmeti <span class="ecxSpellE">cûşa</span> geliyor. Allah çocuklar hürmetine, zayıflar hürmetine</pre>
<pre>duaları kabul ediyor. Bundan da istifade etmek lâzım!</pre>
<pre></pre>
<pre>Allah yaşıyorsa ömür versin, bizim Münih'te tanıdığımız bir <span class="ecxSpellE">Nureddin</span></pre>
<pre><span class="ecxSpellE">Nemengânî</span> Hoca vardı; öldüyse Allah rahmet eylesin, ruhu şâd olsun, makamı</pre>
<pre>âlâ olsun... <span class="ecxSpellE">Nemengân'lıydı</span>.</pre>
<pre></pre>
<pre>Kendisi demişti ki: "Bizim Türkistan'da binlerce dönüm arazisi olan zengin,</pre>
<pre>varlıklı bir insan, tarlasını ekerken yanındaki yoksul kimsenin tarlasını da</pre>
<pre>beraber ekerdi. 'Gel seninle ortaklık yapalım!' der, onun da tarlasını</pre>
<pre>sürer, beraber ekerlerdi yoksulla...</pre>
<pre></pre>
<pre>Neden? 'Yoksulun hürmetine Allah bana da bereket verir.' diye düşünürdü."</pre>
<pre></pre>
<pre>Tabii bu Türkistan önemli bir diyar, Türk eli Türkistan. Çok mübarek âlimler</pre>
<pre>yetişmiş, çok evliyâ yetişmiş. Onlar dinin inceliklerini çok iyi biliyorlar.</pre>
<pre>Çok zarif insanlar, edip insanlar, onları çok seviyorum.</pre>
<pre></pre>
<pre>Demek ki dua edelim, dualarımıza çocukları da "Âmin..." dedirtelim! Yaşlı,</pre>
<pre>ak sakallı büyüklerimizi de katalım, onları da Allah sever, hürmet eder. Bir</pre>
<pre>hadis-i şerifte geçmişti:</pre>
<pre></pre>
<pre>Doksan yaşını geçti mi artık bir insan, yeryüzünde Allah'ın imtiyazlı bir</pre>
<pre>kulu oluyor.</pre>
<pre>Dua etti mi, Allah duasını kabul ediyor. Ak sakallı nurlu insanların da</pre>
<pre>duasını almak lâzım!..</pre>
<pre>d. Allah Bir Topluluğa Kızarsa</pre>
<pre>Sonuncu hadîs-i şerife geliyorum. Üç hadis okuyacağım demiştim, iki tanesini</pre>
<pre>okudum,</pre>
<pre></pre>
<pre>Bu da <span class="ecxSpellE">ibn</span>-i <span class="ecxSpellE">Abbas</span> <span class="ecxSpellE">RA'dan</span> rivâyet edilmiş. Yine konumuzun içinde, bugünkü</pre>
<pre>sohbetimizin ana konusuna uygun:</pre>
<pre></pre>
<pre>375/8 (<span class="ecxSpellE">Mâ</span> <span class="ecxSpellE">sahitallàhu</span> <span class="ecxSpellE">azze</span> ve <span class="ecxSpellE">celle</span> âlâ ümmetin illâ galâ <span class="ecxSpellE">sa'ruhâ</span> ve <span class="ecxSpellE">eksede</span></pre>
<pre><span class="ecxSpellE">esvâkuhâ</span> ve <span class="ecxSpellE">eksera</span> <span class="ecxSpellE">fesâdühâ</span> <span class="ecxSpellE">veşdette</span> <span class="ecxSpellE">cevrü</span> <span class="ecxSpellE">sültànihâ</span> ve inde <span class="ecxSpellE">zâlike</span> lâ</pre>
<pre><span class="ecxSpellE">yüzekkî</span> <span class="ecxSpellE">ağniyâuhâ</span> ve lâ <span class="ecxSpellE">yaiffu</span> <span class="ecxSpellE">sültànühâ</span> ve lâ <span class="ecxSpellE">yusallî</span> <span class="ecxSpellE">fukarâühâ</span>) Sadaka</pre>
<pre><span class="ecxSpellE">rasûlüllàh</span>, fî <span class="ecxSpellE">mâ</span> kàl ev <span class="ecxSpellE">kemâ</span> kàl.</pre>
<pre></pre>
<pre>Bu üç hadîs-i şerifte de başımıza gelen olayların mânevî sebeplerini</pre>
<pre>gösteren konuları seçmiştim, onlar anlatılıyordu. Yâni ilahî kanunlar,</pre>
<pre>manevî kanunlar...</pre>
<pre></pre>
<pre>Dünya hayatında başımıza gelen olayların bir fizikî kanunları var:</pre>
<pre>Suyu tencereyi ocağın üstüne koyarsan, belli bir dereceye geldiği zaman şu</pre>
<pre>olur, şu olur; bu fizikî kanunlar... Kimya kanunları var: Şu madde ile şunu</pre>
<pre>katarsan şu olur; kimya kanunu... Bu kanunların hepsi Allah'ın...</pre>
<pre></pre>
<pre>Kâinatı yaratan Allah fizik kanunları koymuş, kimya kanunları koymuş, tabiat</pre>
<pre>kanunları koymuş, hayat kanunları koymuş... <span class="ecxSpellE">İctimaî</span> yaşamın kanunlarını</pre>
<pre>koymuş; erkekle hanım evlenecek, evlâtları olacak, nesiller devam edecek, bu</pre>
<pre>da bir kanun. Nikâh bir ilahî kanun meselâ... Bunun gibi, mânevî olayların</pre>
<pre>mânevî sebeplerini gösteren mânevi kanunlar da var. Bu üç hadis-i şerif</pre>
<pre>onları anlatıyor. Bugünlerde uygun olduğu için bunları seçtim.</pre>
<pre>Peygamber SAS Efendimiz bu mânevî kanunlar hakkında çok ilginç bilgiler</pre>
<pre>veriyor.</pre>
<pre></pre>
<pre>Buyuruyor ki:</pre>
<pre></pre>
<pre>"Aziz ve <span class="ecxSpellE">celil</span> olan Allah bir ümmete kızdı mı, şunlar, şunlar, şunlar olur."</pre>
<pre>Onları sayacak şimdi. Allah bazı ümmetlere kızar, <span class="ecxSpellE">gazab</span> eder. Neden?</pre>
<pre></pre>
<pre>"Emrettim buyruğumu tutmuyorlar, yasakladım yasakları icrâ ediyorlar. Günah</pre>
<pre>işlemeyin dedim, günah işliyorlar. Nimet verdim nimete şükretmiyorlar." diye</pre>
<pre>Allah kullarına kızar, <span class="ecxSpellE">gazab</span> eder.</pre>
<pre></pre>
<pre>Allah-u <span class="ecxSpellE">Teàla</span> Hazretleri'nin rahmeti çoktur, <span class="ecxSpellE">erhamür</span>-<span class="ecxSpellE">râhimîndir</span> ama, bir de</pre>
<pre><span class="ecxSpellE">azizün</span> <span class="ecxSpellE">züntikàmdır</span>; azizdir, izzet sahibidir ve intikam sahibidir. Yâni</pre>
<pre>zâlimden mazlumun <span class="ecxSpellE">ahını</span> alır, zâlimi kahreder. Suçluyu dünyada, <span class="ecxSpellE">âhirette</span></pre>
<pre>cezâlandırır. Böyle insanları ve kavimleri cezâlandırabilir. Bazen böyle bir</pre>
<pre>cezâ umumî olarak gelir.</pre>
<pre></pre>
<pre>Tarihe dönelim, meselâ İslâm âlemi, İslâm tarihi ibretlerle dolu...</pre>
<pre>Peygamber Efendimiz bir avuç mübarek sahabesiyle nasıl başladı İslam'ı</pre>
<pre>yaymağa?..</pre>
<pre>Bu İslâm nasıl <span class="ecxSpellE">kıt'alara</span> yayıldı, nasıl deryaları geçti, kocaman okyanusları</pre>
<pre>geçti, nerelere ulaştı?.. Ondan sonra da meselâ, bir Moğol istilâsı, fâciâsı</pre>
<pre>oldu. Moğollar geldiler, hilâfet merkezini bile yakıp yıktılar ve oradan</pre>
<pre>akan nehirler kıpkırmızı aktı, insanları kestiler, kütüphaneleri yaktılar,</pre>
<pre>suya attılar.</pre>
<pre></pre>
<pre>Endülüs bir ara <span class="ecxSpellE">müslümandı</span>, yedi asır <span class="ecxSpellE">müslüman</span> yaşadı. Ondan sonra büyük</pre>
<pre>katliamlarla <span class="ecxSpellE">müslümanlar</span> <span class="ecxSpellE">ordan</span> silindiler, çıkarıldılar.</pre>
<pre></pre>
<pre>Balkanlar bir İslâm yarımadasıydı, büyük bir yerdi, Endülüs kadar büyüktü;</pre>
<pre>işte başımıza neler geldi?.. Bosna'da, Arnavutluk'ta, Kosova'da,</pre>
<pre>Bulgaristan'da kardeşlerimize neler yaptılar?..</pre>
<pre></pre>
<pre>Allah-u <span class="ecxSpellE">Teàlâ</span> Hazretleri, demek ki bazen cezâ veriyor, kavimleri</pre>
<pre>cezâlandırıyor, <span class="ecxSpellE">müslüman</span> da olsa...</pre>
<pre></pre>
<pre>Müslüman neden cezâlanır? Önceki hadîs-i şeriflerden gördük, zekât vermediği</pre>
<pre>zaman mala telef geliyor, bir günah işlediği zaman Allah bir musîbet</pre>
<pre>gönderiyor. Onlardan oluyor.</pre>
<pre></pre>
<pre>Ben bunları niçin anlatıyorum? Günahkârlar günah işlemekten vazgeçsin diye</pre>
<pre>anlatıyorum tabii. Allah bir kavme <span class="ecxSpellE">gazab</span> etti mi, artık aralarındaki bir kaç</pre>
<pre><span class="ecxSpellE">sâlihin</span>, tek tük iyi insanın "<span class="ecxSpellE">Ya</span> Rabbî yapma, affet, bağışla, bu musîbet def</pre>
<pre>olsun, gelmesin!" demesiyle belâ def olmuyor. Bir tufan gibi geliyor; silip,</pre>
<pre>süpürüp götürebiliyor. Büyük cezâlar gelebiliyor.</pre>
<pre></pre>
<pre>Yâni bir şey var, Arapça kelimelerden kurulu bir söz var, bu sözde, "Allah</pre>
<pre>ihmâl etmez, <span class="ecxSpellE">imhâl</span> eder." <span class="ecxSpellE">buyrulur</span>. İhmâl etmez, yâni Allah bir suç</pre>
<pre>işlendiği zaman cezâyı vermekte ihmalkâr davranmaz, <span class="ecxSpellE">imhal</span> eder. <span class="ecxSpellE">İmhâl</span> ne</pre>
<pre>demek, mühlet vermek demek... Yâni mühlet verir.</pre>
<pre></pre>
<pre>--Niye mühlet veriyor da suçlu birden cezâlanmıyor? Adam günahı işledi, niye</pre>
<pre>başına ateş yağmıyor, niye adam kahrolmuyor?..</pre>
<pre></pre>
<pre>Allah'ın rahmetinden...</pre>
<pre>Allah suçluya da bir <span class="ecxSpellE">tevbe</span> müddeti tanıyor, "Bakalım <span class="ecxSpellE">tevbe</span> edecek mi,</pre>
<pre>hatasını anlayacak mı, pişman olacak mı, affet <span class="ecxSpellE">ya</span> rabbî diyecek mi?" diye</pre>
<pre>mühlet veriyor.</pre>
<pre></pre>
<pre>İhmâl etmez, <span class="ecxSpellE">imhâl</span> eder. İhmâl'de h harfi önce, <span class="ecxSpellE">imhâl'de</span> m harfi önce... Bir</pre>
<pre>harfin değişmesiyle, iki harfin yer değiştirmesiyle mânâ değişiyor. Allah</pre>
<pre>ihmâl etmez amma, <span class="ecxSpellE">imhal</span> eder, mühlet verir, cezâlandırır. Onun için kavimler</pre>
<pre>günahları işlemesin!</pre>
<pre></pre>
<pre>Şimdi ben bizim aziz ve sevgili ülkelerimize bakıyorum, Türkiye'ye</pre>
<pre>bakıyorum, başka ülkelere bakıyorum. Bu ülkeler <span class="ecxSpellE">müslüman</span> ülkeleri, %99'u</pre>
<pre><span class="ecxSpellE">müslüman</span>...</pre>
<pre>Neresi <span class="ecxSpellE">müslüman</span>?!. Müslüman olduğu nerden belli? Yemin et bakayım!</pre>
<pre></pre>
<pre>--Yenim edeyim pekiyi: Vallàhi billâhi <span class="ecxSpellE">müslüman</span>!..</pre>
<pre></pre>
<pre>Ama bu ne biçim <span class="ecxSpellE">müslümanlık</span>? Giyimi <span class="ecxSpellE">müslümana</span> benzemez, yemesi <span class="ecxSpellE">müslümana</span></pre>
<pre>benzemez, ticareti <span class="ecxSpellE">müslümana</span> benzemez, hareketi <span class="ecxSpellE">müslümana</span> benzemez, sözü</pre>
<pre><span class="ecxSpellE">müslümana</span> benzemez, özü <span class="ecxSpellE">müslümana</span> benzemez... Bir sürü günah; zina, <span class="ecxSpellE">fısk</span> u</pre>
<pre>fücur, faiz, <span class="ecxSpellE">ribâ</span> bir sürü şey... Ne olacak? Allah <span class="ecxSpellE">gazab</span> eder.</pre>
<pre></pre>
<pre>Bu "Allah <span class="ecxSpellE">gazab</span> eder." sözü iki kelimeyle kurulmuş bir cümle ama, sonucu çok</pre>
<pre>mühim. Allah bir kavme <span class="ecxSpellE">gazab</span> etti mi, başına neler gelir...</pre>
<pre></pre>
<pre>Bir kaç sene önce hatırlıyorum, Güney Amerika'da bir yanardağ patlamıştı,</pre>
<pre>kilometrekarelerce mesafelere yayılmıştı. İnsanlar nasıl helâk olmuştu,</pre>
<pre>nasıl anında lâvlara tutulmuş, hayvanlar nasıl donmuş kalmıştı. İbretle</pre>
<pre>seyrettik televizyonlarda... Allah'ın gazabı hafife alınacak bir şey değil.</pre>
<pre></pre>
<pre>Onun için günah işlememek lâzım, günah işlenmişse <span class="ecxSpellE">tevbe</span> etmek lâzım!..</pre>
<pre></pre>
<pre>Bu hadîs-i şerifleri, bir ikaz vazifesi olsun diye söylüyorum. Biliyorsunuz</pre>
<pre>peygamberler (<span class="ecxSpellE">Aleyhis</span>-<span class="ecxSpellE">salâvatü</span> <span class="ecxSpellE">vet</span>-teslîmât) kavimlerine ikazcı olarak</pre>
<pre>geldiler. İkazcı kelimesinin Arapça'sı nezîr veya <span class="ecxSpellE">münzîr</span>... Nezîr olarak</pre>
<pre>geldiler.</pre>
<pre></pre>
<pre>Bir de müjdeci olarak geldiler. "İyi kulluk yaparsanız cennete</pre>
<pre>gireceksiniz." bu müjde. "Kötü kulluk yaparsanız, dünyada <span class="ecxSpellE">âhirette</span> belâya</pre>
<pre>uğrarsınız." bu da ihtar, ikaz, korkutmak, intibaha davet etmek gibi bir şey</pre>
<pre>tabii...</pre>
<pre></pre>
<pre>Bu peygamberlerin vazifesi. Peki bizim peygamberimiz Muhammed-i Mustafa,</pre>
<pre>(Aleyhi <span class="ecxSpellE">efdalüs</span>-<span class="ecxSpellE">salevâti</span> ve <span class="ecxSpellE">ekmelüt</span>-<span class="ecxSpellE">tahiyyâtü</span> <span class="ecxSpellE">vet</span>-teslîmât) peygamberlerin</pre>
<pre><span class="ecxSpellE">serveri</span>, âhir zaman peygamberi, son peygamber... Ondan sonra peygamber yok,</pre>
<pre><span class="ecxSpellE">evliyâullah</span> var; Allah'ın emirlerini onlar anlatacaklar.</pre>
<pre></pre>
<pre>O halde peygamberlerin, <span class="ecxSpellE">evliyâullahın</span> vazifesi nedir?.. Kavimler hata</pre>
<pre>işlediği zaman hatalarını söylemektir. Çünkü peygamberlerin vazifesi bu idi.</pre>
<pre>Onun için âlimlerin söylemesi lâzım,</pre>
<pre></pre>
<pre>"Ey kavmimiz, yanlış yapıyorsunuz, böyle yapmayın, Allah'a âsî olmayın!</pre>
<pre>İbadetleri yapın, helâlleri işleyin, haramları <span class="ecxSpellE">terkedin</span>, ibadetlerinizi îfa</pre>
<pre>edin!.." diye bildirmesi lâzım ve bu bildirmekten yılmamak lâzım!..</pre>
<pre></pre>
<pre>--Ben çok söyledim bizim mahallede, bizim ahâliye, evde çok söyledim, köyde</pre>
<pre>çok söyledim. Kimse beni dinlemedi, günaha devam ediyorlar".</pre>
<pre></pre>
<pre>Tamam, onun karşısında da âlimlerimiz şöyle diyor, ben de çok seviyorum bu</pre>
<pre>sözü, katılıyorum:</pre>
<pre></pre>
<pre>--Eğer günahkâr, günah işlemekten yılmıyor, bıkmıyor, kötü bir şeyi yapmağa</pre>
<pre>devam ediyorsa, o zaman sen onu ikaz etmekten niye bıkıyorsun?</pre>
<pre></pre>
<pre>Sen iyi bir şey yapıyorsun, ikaz ettikçe sevap kazanıyorsun!</pre>
<pre></pre>
<pre>O halde sen de bıkmayacaksın, sen de onu günahtan kurtarmağa, haramdan</pre>
<pre>kurtarmağa çalışacaksın; ibadetini yaptırmağa çalışacaksın, sevaplı işlere</pre>
<pre>çekmeğe çalışacaksın.</pre>
<pre></pre>
<pre>Bu kadar açıklamadan sonra <span class="ecxSpellE">İbn</span>-i <span class="ecxSpellE">Abbas</span> <span class="ecxSpellE">RA'ın</span> okumuş olduğumuz hadis-i</pre>
<pre>şerifini açıklayalım, sohbetimizi tamamlayalım sevgili kardeşlerim:</pre>
<pre></pre>
<pre>Aziz ve <span class="ecxSpellE">celil</span> olan Allah, bir ümmete kızdığı, <span class="ecxSpellE">gazab</span> ettiği zaman sonuçları</pre>
<pre>olur.</pre>
<pre>Toplumda görülür bu sonuçlar.</pre>
<pre>Göstergeler kırmızı yanmağa başlar, alarm zilleri çalmağa başlar.</pre>
<pre>Nedir bu alarm zilleri, göstergelerin işaretleri nereye dayanıyor, nelerdir</pre>
<pre>göstergeler?..</pre>
<pre></pre>
<pre>(<span class="ecxSpellE">Mâ</span> <span class="ecxSpellE">sahitallàhu</span> <span class="ecxSpellE">azze</span> ve <span class="ecxSpellE">celle</span> âlâ ümmetin illâ galâ <span class="ecxSpellE">sa'ruhâ</span>) O zaman ne</pre>
<pre>olurmuş? (galâ <span class="ecxSpellE">sa'ruhâ</span>)</pre>
<pre></pre>
<pre>Efendimiz diyor ki: "Önce pazarlarında <span class="ecxSpellE">fiatlar</span> yukarıya fırlar, pahalılaşır.</pre>
<pre>Pahalılaşınca ne olur? Adamın parası mahdut olduğuna göre nimeti gidip de</pre>
<pre>alamaz, yâni hayat fakirleşir. Bak bereketsizlik oldu, <span class="ecxSpellE">fiatlar</span> arttı.</pre>
<pre></pre>
<pre>Adamın yaşam düzeyi aşağı indi, bu sefer rahatı kaçtı. Eskiden sofrasında</pre>
<pre>bal kaymak olurdu, şimdi tuz ekmek var. Onu bile bulamıyor, sıraya girip</pre>
<pre>alıyor. Neden?.. Allah o kavme kızdı. <span class="ecxSpellE">Fiatlar</span> fırladı, arasan bulunmuyor.</pre>
<pre></pre>
<pre>"Hocam bizim memlekette böyle şeyler yok!" demeyin. Bakın meselâ kuzey</pre>
<pre>Irak'ta, <span class="ecxSpellE">Saddam'ın</span> olaylarından sonra nice kıtlıklar oldu.</pre>
<pre></pre>
<pre>Orta Asya'da <span class="ecxSpellE">Çeçenistan'da</span> nice açlıklar çekiliyor. Hindistan'da,</pre>
<pre><span class="ecxSpellE">Bengladeş'de</span>, Pakistan'da, <span class="ecxSpellE">Filipinler'de</span>, Afrika'da, <span class="ecxSpellE">Somali'deÉ</span> Orta Afrika</pre>
<pre>ülkelerinde görüyoruz; birbirleriyle çarpışıyorlar, kabileler <span class="ecxSpellE">ordan</span> oraya</pre>
<pre>göçüyor. Yollarda ölüyor, yiyecek bulunmuyor.</pre>
<pre></pre>
<pre>Yâni olmuyor demeyin. Evet bizim ülkemizde olmuyor, şükredin, çok şükür ki</pre>
<pre>olmuyor; ibadet edin ki, Allah <span class="ecxSpellE">gazab</span> etmesin, mahrumiyete uğratmasın...</pre>
<pre></pre>
<pre>"Allah bir kavme <span class="ecxSpellE">gazab</span> etti mi, fiyatlar artar."</pre>
<pre></pre>
<pre>Bu ne demek? Mallar <span class="ecxSpellE">pahallaşır</span>, kişiler onu alamaz olur, hayat seviyesi</pre>
<pre>düşer, yoksullar artar demek. Cezâ <span class="ecxSpellE">ordan</span> geliyor.</pre>
<pre></pre>
<pre>(Ve <span class="ecxSpellE">eksede</span> <span class="ecxSpellE">esvâkuhâ</span>) "Çarşı, pazarları <span class="ecxSpellE">kesâda</span> uğrar, Allah <span class="ecxSpellE">kesâda</span> uğratır."</pre>
<pre>Çarşının pazarın kesat olması ne demek?.. İşlerin iyi gitmemesi demek...</pre>
<pre>Çarşıda pazarda bir şey yok, tam takır.</pre>
<pre></pre>
<pre>Biz Orta Asya ülkelerini geziye gittiğimiz zaman, <span class="ecxSpellE">şurdan</span> dönüşümüzde</pre>
<pre>kardeşlerimize, ev halkımıza hediye götürelim diye, çarşıya pazara çıktık,</pre>
<pre>bir şey yok.</pre>
<pre></pre>
<pre>Neden?.. Mal, üretim olmayınca; gittik, çarşıdan eli boş döndük. Bir şey</pre>
<pre>almadan döndük. Halbuki bazı ülkelere gidiyoruz. Her şey var, bolluk,</pre>
<pre>bereket, pazarlar kaynıyor, mallar çok... Bir şeyler alıyorsun,</pre>
<pre>götürüyorsun, hediye veriyorsun. Demek ki ticaretler <span class="ecxSpellE">kesâda</span> gider, <span class="ecxSpellE">fiatlar</span></pre>
<pre>artar.</pre>
<pre></pre>
<pre>(Ve <span class="ecxSpellE">eksera</span> <span class="ecxSpellE">fesâduhâ</span>)</pre>
<pre></pre>
<pre>"Ülkenin fitnesi, fesadı artar." <span class="ecxSpellE">Fesad</span> tabii bozgunculuk demek...</pre>
<pre>Bozgunculuk çeşitli şekillerde olur.</pre>
<pre></pre>
<pre>Bugün arkadaşlarla konuşuyoruz. Arkadaşların bir tanesinin annesi Kafkasya</pre>
<pre>kökenli.</pre>
<pre>"--Kafkasya'ya gitsek..." diyoruz.</pre>
<pre>Öbür arkadaş diyor ki:</pre>
<pre>"--Gidemeyiz hocam, yol emniyeti yok!".</pre>
<pre>"--Birkaç araba gideriz."</pre>
<pre>"--Bir kaç arabaya para yetmez. Polisine de güvenilmez, askerine de</pre>
<pre>güvenilmez. Yolda çalabilirler, insanın can ve mal emniyeti yok!" diyor.</pre>
<pre></pre>
<pre>Bakın bunlar bizim çevremiz, yakın çevremiz. Balkanlardan <span class="ecxSpellE">geçip</span> gitmek</pre>
<pre>istediğiniz zaman veya Avrupa'dan gelmek istediğiniz zaman, bazı ülkelerde</pre>
<pre>bu durum oluyor.</pre>
<pre></pre>
<pre>Bizim futbolseverler Bulgaristan'a <span class="ecxSpellE">BMV'lerle</span>, <span class="ecxSpellE">Mercedeslerle</span> gitmişler, maçı</pre>
<pre>seyretmişler, dönüşte bakmışlar koydukları yerlerde arabaları yok... Mal</pre>
<pre>emniyeti yok, can emniyeti yok. Kaç araba çalınmış, gitmiş.</pre>
<pre></pre>
<pre>Demek ki <span class="ecxSpellE">fesad</span> arttı mı, çok fena oluyor. Düzen oldu mu, iyi oluyor. Dirlik</pre>
<pre>ve düzenlik, kanun ve nizam, güzel oluyor. Emniyet güzel oluyor.</pre>
<pre></pre>
<pre>Meselâ, <span class="ecxSpellE">Osmalı</span> zamanında bir vali bir yere tayin olmuş. Demiş ki:</pre>
<pre>"--Herkes kapısı açık yatacak."</pre>
<pre></pre>
<pre>Kendisine güveniyor, yâni asayişi sağlayacak, güveniyor, tellâl çıkartmış:</pre>
<pre></pre>
<pre>"Herkes kapısını açacak öyle yatacak, bir tenceresi çalınana devlet bir</pre>
<pre>kazan verecek!" demiş; amma, bir de zabıta vazifelilerine emretmiş, kuş</pre>
<pre>uçurtmamış. Böyle <span class="ecxSpellE">böyle</span> düzeltmiş. Yâni asayiş güzel bir şey intizam, düzen</pre>
<pre>güzel bir şey.</pre>
<pre></pre>
<pre>"Allah bir kavme kızdı mı, orası bozular, <span class="ecxSpellE">fesad</span> olur."</pre>
<pre></pre>
<pre><span class="ecxSpellE">Fesad</span> Arapça bir kelime; bu devirdeki karşılığı, bozgunculuk veya anarşi...</pre>
<pre>Anarşi dersek millet, "<span class="ecxSpellE">Haa</span>, tamam anladım!" diyor.</pre>
<pre>Fesadı belki anlamaz, belki başka türlü düşünür.</pre>
<pre>Yâni anarşi olur, her türlü işler bozulur. Ticaret de bozulur, <span class="ecxSpellE">fiatlar</span> da</pre>
<pre>artar.</pre>
<pre></pre>
<pre>(<span class="ecxSpellE">Veştedde</span> cevri <span class="ecxSpellE">sultànihâ</span>) "Yöneticilerin zulmü artar." O da bir cezâ...</pre>
<pre>Peygamber Efendimiz, "Allah bir kavme kızdı mı, yöneticilerin de zulmü</pre>
<pre>artar." diyor.</pre>
<pre></pre>
<pre>Hadi bakalım, sultan asayişi sağlamakla görevliydi, huzur ve sükûnu</pre>
<pre>sağlayacaktı, dış düşmanlara karşı koruyacaktı, içte de bozgunculara karşı</pre>
<pre>koruyacaktı; bu sefer kendisi <span class="ecxSpellE">zulm</span> etmeye başladı. O da bir ceza... Allah o</pre>
<pre>kavme <span class="ecxSpellE">gazab</span> ettiği için sultanının cevri artar.</pre>
<pre></pre>
<pre>(Ve inde <span class="ecxSpellE">zâlike</span>) "İşte böyle olunca, yâni Allah <span class="ecxSpellE">gazab</span> ettiği zaman bunlar</pre>
<pre>görülür. (lâ <span class="ecxSpellE">yüzekki</span> <span class="ecxSpellE">ağniyâuhâ</span>) Zenginler zekât vermemeye başlar. (Ve lâ</pre>
<pre><span class="ecxSpellE">yaiffu</span> <span class="ecxSpellE">sultànühâ</span>) Sultanlar namuslu, dürüst olmamağa başlar, rüşvet alır,</pre>
<pre>haksızlık yapar, <span class="ecxSpellE">cevreder</span>; yâni iffetli olmaz, temiz, namuslu, iffetli</pre>
<pre>çalışmaz. (Ve lâ <span class="ecxSpellE">yüsalli</span> <span class="ecxSpellE">fukarâühâ</span>) Fakirleri de namaz kılmaz, dua etmez bir</pre>
<pre>duruma düşer."</pre>
<pre></pre>
<pre>İlk başta Allah <span class="ecxSpellE">gazab</span> ediyor. <span class="ecxSpellE">Gazab</span> ettikten sonra, toplumun göstergeleri</pre>
<pre>kırmızıya dayanıyor, alarm zilleri çalmağa başlıyor, her şey bozuluyor.</pre>
<pre>Ondan sonra, zenginler zekât vermiyor, fakirler namaz kılmıyor, sultanlar</pre>
<pre>iffetli olmuyor, rüşvet vs. vs. her türlü berbatlık oluyor.</pre>
<pre></pre>
<pre>Aziz ve sevgili kardeşlerim, bu hadis-i şerifler çok önemli!</pre>
<pre>Bunlara dikkat edelim, bunların gereğini yapalım!..</pre>
<pre></pre>
<pre>Onun için ben hadis-i şerifi okuyunca, "Gereği nedir?" diye de düşünüyorum.</pre>
<pre>Düşüncemi de size söylüyorum.</pre>
<pre>Demek ki Allah bir kavme <span class="ecxSpellE">gazab</span> edince böyle <span class="ecxSpellE">böyle</span> olduğuna göre, bir kere</pre>
<pre>şöyle düşünebiliriz:</pre>
<pre></pre>
<pre>--Bu göstergeler bizde var mı?..</pre>
<pre>Varsa, o zaman Allah bize <span class="ecxSpellE">gazab</span> etmiş demektir.</pre>
<pre></pre>
<pre>Ne yapmamız lâzım? Allah'ın gazabından kurtulmamız lâzım.</pre>
<pre>Allah'ın gazabından kurtulmak nasıl olur?</pre>
<pre>Allah'ın emrine tekrar dönmekle olur, emrini tutmakla olur.</pre>
<pre>Haramlardan sakınmak, kaçınmakla olur.</pre>
<pre>İbadetleri yapmakla olur, dua ile olur. İş böyle düzelir.</pre>
<pre></pre>
<pre>Allah'tan insanı hiç bir şey kurtaramaz. Bir insanı cezâlandırmak <span class="ecxSpellE">murad</span> etti</pre>
<pre>mi; cümle cihanın halkı yardıma gelse, onu Allah'ın cezâsından koruyamaz.</pre>
<pre>Allah bir insanı veya bir kavmi kurtarmak isterse; cümle cihan halkı üstüne</pre>
<pre>saldırsa, zarar veremez, Allah onu kurtarır. İbrahim <span class="ecxSpellE">AS'ı</span> ateşten kurtardığı</pre>
<pre>gibi.</pre>
<pre></pre>
<pre>O halde görülüyor ki sevgili kardeşlerim, bu işin manevî kanunu çok açıktır.</pre>
<pre>Allah'ın sevgili kulu olmağa çalışmak lâzım, Allah'ın rızasını kazanmağa</pre>
<pre>çalışmak lâzımdır. Allah'ın sevgili kulu olunursa, işler düzeliyor.</pre>
<pre></pre>
<pre>Allah'ın kızdığı işler yapılınca, Allah belâyı gönderiyor, musîbeti</pre>
<pre>gönderiyor, işler berbat oluyor, her şey bozuluyor.</pre>
<pre></pre>
<pre>Zenginler zekât vermiyor, fakirler dua etmiyor, ibadet etmiyor, sultanlar</pre>
<pre><span class="ecxSpellE">cevr</span> ü cefa ediyor, iffetli olmuyor, rüşvet alıyor, haksızlık ediyor...</pre>
<pre>filân.</pre>
<pre></pre>
<pre>Onun için gelin, bu mübarek cuma gününde <span class="ecxSpellE">tevbe</span> edelim.</pre>
<pre>Bir daha günah işlememeğe <span class="ecxSpellE">azm</span> ü <span class="ecxSpellE">cezm</span> ü <span class="ecxSpellE">kasd</span> eyleyelim.</pre>
<pre>Bundan sonra da hakîkaten, merdâne verdiğimiz sözü tutalım, iyi insanlar</pre>
<pre>olalım.</pre>
<pre>Allah-u <span class="ecxSpellE">Teàlâ</span> Hazretleri bizi hem dünyada, hem <span class="ecxSpellE">âhirette</span>, musîbetlerden,</pre>
<pre>belâlardan, <span class="ecxSpellE">azablardan</span>, <span class="ecxSpellE">ikàblardan</span> korusun... Rahmetine erdirsin, aziz ve</pre>
<pre>bahtiyar eylesin... Cennetiyle, cemâliyle müşerref eylesin...</pre>
<pre></pre>
<pre><span class="ecxSpellE">Bi</span>-hürmeti <span class="ecxSpellE">esmâihil</span>-<span class="ecxSpellE">hüsnâ</span> ve <span class="ecxSpellE">habîbihî</span> <span class="ecxSpellE">muhammedinil</span>-<span class="ecxSpellE">mustafâ</span> <span class="ecxSpellE">sallallàhu</span> <span class="ecxSpellE">teàlâ</span></pre>
<pre>aleyhi ve âlâ <span class="ecxSpellE">âlihî</span> ve <span class="ecxSpellE">selleme</span> <span class="ecxSpellE">teslîmen</span> <span class="ecxSpellE">kesîrâ</span>...</pre>
<pre><span class="ecxSpellE">Esselâmü</span> <span class="ecxSpellE">aleyküm</span> ve <span class="ecxSpellE">rahmetullàhi</span> ve <span class="ecxSpellE">berekâtühû</span>!..</pre>
<pre>27. 06. 1997 - ALMANYA</pre>
</div>
</div>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com/belalarin-manevi-sebepleri.html">BELÂLARIN MÂNEVÎ SEBEPLERİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://sevdalilarmekani.com">İsme Özel Şiir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevdalilarmekani.com/belalarin-manevi-sebepleri.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
